Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

BİLGİ ÜZERİNE SÖZLER

31 Mart 2017 Cuma / No Comments
acer, Bilgelik ile İlgili Sözler, Bilgi Hakkında Sözler, Bilgi ile İlgili En Güzel Sözler, Bilgi ile İlgili Sözler 2018, Bilgi Sözleri Facebook, Bilgi Sözleri Kısa, Bilgi Sözleri Twitter,  Bilgi Sözleri

Bilgi;
aydınlık yarınlara kapı aralar...acer
*
Bilen hürdür, özgürdür.
Bilgi özgürlüktür.
*
Bilen güçlüdür.
Bilgi güçtür.
*
BİLGİ HAKKINDA EN GÜZEL SÖZLER

”Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?” (Zumer Suresi 9. Ayet)
*
”Çin’de bile olsa bilgiyi arayın, gidin elde edin.” (Hz. Muhammed)
*
”Bilginin mürekkebi, şehidin kanından daha kutsaldır.” (Hz. Muhammed)
*
”Bilgi, ibadetten üstündür.” (Hz. Muhammed)
*
”Bilgiyle dirilenler ölmez.” (Hz. Ali)
*
”Çok bilen, çok yanılır.” (Moliere)
*
”Bilgi, kudrettir.” (Thomas Hobbes)
*
”Bilgi, bölüşüldükçe artan hazinedir.” (Bhartrihari)
*
”Bilmek, Tanrı’ya yaklaşmak demektir.” (Ernest Renan)
*
”E*n az bilinen şeylere, en çok inanılır.” (Montaigne)
*
”İnsanın bilgisi arttıkça, huzursuzluğu da artar.” (Goethe)
*
”Ben, bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan farklıyım.” (Socrates)
*
”Hiçbir şeyin, yüzde birinin milyonda birini bile bilmiyoruz.” (Thomas Edison)
*
”Bilgi hayat, cehalet ölümdür.” (Yalnız Adam)
*
”Bilgi, kar topu gibi yuvarlandıkça büyür.” (L. Sidney)
*
”Ne kadar bilirsen, o kadar üzülürsün.” (Lao Tzu)
*
”Bilgi, kalitenin en önemli içeriğidir.” (Aguayo)
*
”Bilgi de tek başına bir güçtür.” (F. Bacon)
*
”Bilgi cesaret verir, cehalet küstahlık.” (Terry)
*
”Bilgi, sakalla ölçülmez.” (Moliére)
*
”Her bildiğini söyleme; fakat her söylediğini bil.” (Matrel Lenoir)
*
”İnsan ne kadar az bilirse, o kadar çok bildiğini sanır.” (Jean J. Rousseau)
*
”Bilgi olmayan yerde, cehalet ilim olur.” (G.B. Shaw)
*
”Bilgi bal, kitap petektir.” (Mustafa Özdamar)
*
”Doğru insanın üzerinde uygulanırsa, bilgi bir güçtür.” (Ethel Mumford)
*
”Bilgi, hürriyetin ayrılmaz bir parçasıdır.” (William Ellery Channing)
*
”Bilgiden kanatlar tak, cennete uçmak için.” (W. Shakespeare)
*
”Bilgili adam güneş gibidir, girdiği yeri aydınlatır.” (Zübeyir Gündüzalp)
*
”Bilginin yerini tutacak, bir şey yoktur.” (Deming)
*
”Bilgi, iyi yazmanın kaynağıdır.” (Horatius)
*
”Bilgi ile inanç çarpışırsa, ikincisi darmadağın olur.” (A. Schopenhauer)
*
”Bilgi adası ne kadar büyük olursa, şaşma kıyısı da o kadar büyük olur.” (Ralph W. Stockman)
*
”Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım, başım göğe değerdi.” (Ebu Hanife)
*
”Doğa bize bilginin tohumlarını vermiştir, bilginin kendisini değil.” (L. Annaeus Seneca)
*
”Bilmek, ileriyi görmek; ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” (Auguste Comte)
*
”Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır.” (H.de Balzac)
*
”Bir şeyi gerçekten bilmek, onu anlatmakla olur.” (Socrates)
*
”Başarılı olmak şans işi değil, tamamen bilgi işidir.” (William Basse)
*
”Bir çokları hayranlık duyarlar; fakat çok az kimse bilir.” (Hipokrates)
*
”Kişi bilgi sahibi olmadan, nasıl insanca olabilir ki?” (Konfüçyus)
*
”Bilgi ve erdem, öğrenilebilen ve öğretilebilen bir şeydir.” (Aristoteles)
*
”Bilgi; düşüncenin, dilinin altında saklıdır.” (Musa Uludağ)
*
”Bilgi güçtür, ne biliyorsanız gücünüzün temeli odur, bütün enerjinizi ondan alırsınız.” (Steve Chandler)
*
”Bilgi yüklemek, hem de özümsenmemiş bilgi yüklemek, eğitim demek değildir.” (Öztin Akgüç)
*
”Bilgi iki çeşittir; bir konuyu bilmek, o konuyu nereden öğreneceğini bilmek.” (Samuel Johnson)
*
”Bilgi aşağıdakileri yükseltir, bilgisizlik yukarıdakileri alçaltır.” (Hz. Ali)
*
”Az şey bilirsek, bir şeyin doğruluğuna emin olabiliriz. Bilgi artınca kuşku da artar.” (Goethe)
*
”Edindiğin bilgiler giysilerine benzememeli, sen yıkanırken akıp gitmemelidir.” (El Buruni)
*
”Bilgi insanı kuşkudan, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak da korkudan kurtarır.” (Konfüçyüs)

”Gençken bilgi ağacını dikelim ki yaşlandığımız zaman, gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun.” (Lord Chesterfield)
*
”Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmezler, yaşayanlara ilave ederler.” (Kızılderili Atasözü)
*
”Bildiğini bilmek ve bilmediğini de bilmek, işte gerçek bilgi budur.” (Confucius)
*
”Bilginin üç temel taşı: Çok görmek, çok ıstırap çekmek ve çok çalışmaktır.” (Catherall)
*
”Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır.” (Yusuf Has Hacip)
*
”Denenmiş bir bilgi yarım bilgidir, ne işe yarayacağı kesin değildir.” (Amiel)
*
”Bilgisiz dürüstlük zayıf ve faydasızdır, dürüst olmayan bilgi ise tehlikeli ve korkunçtur.” (Samuel Johnson)
*
”Faydalanılmayan bilgi, harcanmayan ve hiç kimseye hayrı dokunmayan define gibidir.” (Hz. Muhammed)
*
”Bilgi büyük adamı alçakgönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir.” (Brigitte)
*
”Aklın ve bilginin üç büyük düşmanı vardır: Kötülük, bilgisizlik ve tembelliktir.” (Haeckel)
*
”Genel bir kural olarak, yaşamdaki en başarılı insan en iyi bilgiye sahip olandır.” (Benjamin Disraeli)
*
”Bildiklerimiz değil, doğru zannettiklerimiz başımızı belaya sokar.” (Abraham Lincoln)
*
”Bilgiyi sunmanın yöntemleri, kanalları, araçları, en az bilginin içeriği kadar önemlidir.” (J. Fabian)
*
”İş ve hayat olmayınca, kuru bilgi insanı kendi iç benliğinin çıkmazlarına iter.” (Sedat Turan)
*
”Bilginin hayırlısı, Allah’a karşı saygı ile korku- haşyet-uyandırandır.” (Ataullah İskenderi)

”Bilim kendi başına öyle büyük bir kitle ki birçok insanı taşır, oysa onu hiçbir insan taşıyamaz.” (Goethe)
*
”Erken olgunlaşmış bir bilgi, kendi çağının saçmalığıyla çarpıştığında bir paradoks çıkar ortaya.” (Karl Kraus)
*
”Bilgimiz gizem ve korkunun boşluğunda ilerlerken, bir adım önümüzü aydınlatan meşaledir.” (George Santayana)
*
”Bir insanın bilgisini tutacak erdemi yoksa, neyi kazanırsa kazansın, sonunda her şeyi kaybeder.” (Konfüçyus)
*
”Ne kadar az bildiğimizi anlayabilmek için ne kadar çok şey bilmemiz gerektiği ne kadar gariptir.” (Benjamin Disraeli)
*
”Bilgi için her fetih her ileri adım; cesaretten, kendine karşı sertlikten, kendine karşı temizlikten doğar.” (Sigmund Freud)
*
”Ah! Mutluluk bilginin kendisinde değil, bilginin edinilmesi sürecindedir.” (Edgar Allen Poe)
*
”Bilgi; büyük adamı alçak gönüllü yapar, normal adamı şaşırtır, küçük adamı ise kibirlendirir.” (Brigitte)
*
”Endüstriyel toplumun yakıtı paraydı. Ancak bilgi toplumunda yakıt da, güç de; bilgidir.” (J.K. Golbraith)
*
”Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal.” (Kızılderili Özdeyişi)
*
”Bilgi, bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız, daha parlak olur, kullanmazsanız söner.” (A. Everett)
*
”Bilinen şeyler hakkında tam olarak anlaştıktan sonra; ancak bilinmeyene doğru beraberce ilerlenebilir.” (Goethe)
*
”Hiç bilmeyen gözü ile düşünür, az bilen ise kafasıyla görür. Asıl bilgili insan, gözü ile görür kafasıyla düşünür.” (Kazım Taşkent)
*
”Asla her şeyi bildiğini sanma, gerçekten çok bilgili olsan da kendi kendine ben cahilim diyebilecek cesaretin daima olmalı.” (Ivan Pavlov)
*
”Bütün bilgiler içinde en faydalısı, bize nefsimiz hakkında en doğru fikirleri veren, kendi kendimizi idare etmeyi öğreten bilgidir.” (Janes Howell)
*
”İki nesne en büyüktür, bilgi ve yumuşaklılık Bilgi ile doğru yol görünür, yumuşaklık ile insanlara katlanılır.” (Hacı Bektaş-ı Veli)
*
”Var olmaya değer her şey bilinmeye de değerdir; Çünkü bilgi varlığın bir simgesidir, onda iyi ve kötü aynı anda bulunabilir.” (Francis Bacon)
*
”Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, Bildiğini bilmeyeni uyarınız, Bilmediğini bilene öğretiniz, Bilmediğini bilmeyenden kaçınınız.” (Confucius)
*
”Bir şeyi iyi bilmek için ayrıntılarını bilmek gerekir, bu da hemen hemen sonsuz olduğuna göre, bilgilerimiz hep yüzeysel ve eksiktir.” (François de La Rochefaucauld)
*
”Bilgiyi, başka kimseler üzerinde üstünlük sağlama, kar ve şöhret veya bunun gibi aşağılık şeyler için değil, yaşamda ondan yararlanmak ve kullanmak için ara.” (Francis Bacon)
*
”Eski zamanlarda insanlar, bilgiyi kendilerini yetiştirmek için edinirlerdi. Bu zamanda ise insanlar bilgiyi başkalarına kendini methetmek için elde etmeye çalışıyorlar.” (Konfüçyus)
*
”Bilgi bizi yanlış yollara yöneltebilir, fakat bunun cevabı ancak daha fazla ve daha iyi bilgidir. Çılgınların elindeki cehalet hiçbir zaman bir şeyi çözememiştir.” (İsaac Asımov)
*
”Bildiğimiz şeyler arttıkça, bilmediğimiz şeylerin ne kadar çok olduğunu daha iyi anlarız, çünkü onların çerçevesi büyüdükçe, bilinmeyenlerle olan temasları da artar.” (Blaise Pascal)
*
”Endüstri toplumuna hız kazandıran şey paradır; fakat bilgi toplumunu hızlandıran ve güce ulaştıran bilgidir, şimdi bilgi sahibi olanlar ve olmayanlar şeklinde yeni bir sınıfsal bölünme ortaya çıktı. Bu yeni sınıf, gücünü paradan ya da sahip olunan topraklardan değil, sadece bilgiden alıyor.” (John Kenneth Galbraith)








Bilgelik ile İlgili Sözler, Bilgi Hakkında Sözler, Bilgi ile İlgili En Güzel Sözler, Bilgi ile İlgili Sözler 2018, Bilgi Sözleri Facebook, Bilgi Sözleri Kısa, Bilgi Sözleri Twitter,  Bilgi Sözleri, acer




acer, aydınlık, aydınlık yarınlar, bilgi, kapı aralamak, kitap, ne okumalı, okumak, resimli mesajlar, sözler, yazar, 

İNSANLAR NEYİ UNUTMAZ?

/ No Comments
unutma beni, unutulmaz filmler, insan hakları, insan neyi unutur, hissettim şiiri

İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler.
Ne yaptığınızı da unutabilirler.
Ama onlara nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar...Maya Angelou






hissettiklerimiz, hissettirdiklerimiz, insan neyi unutmaz, insanlar, maya angelou, resimli mesajlar, söylemler, unutmak, yaptıklarımız, 

DOĞAYI KORUMAK GELECEĞİ KORUMAKTIR

/ No Comments
çevre, doğa, doğayı korumalıyız, geleceğimiz, resimli mesajlar, tabiat, yaban hayatı, çevreyi korumak, çevre temizliği, doganın önemi,

Doğa; Yaratıcının emanetidir.
Emanet gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde teslim edilmelidir.
Doğayı korumak, geleceği korumaktır.




çevre, doğa, doğayı korumalıyız, geleceğimiz, resimli mesajlar, tabiat, yaban hayatı, çevreyi korumak, çevre temizliği, doganın önemi,

HAYIRLI CUMALAR

/ No Comments
Allah eğer hikmetiyle bir kapıyı kaparsa,
rahmetiyle başkasını açar...Sadi Şirazi

KADINSI SÖZLER

28 Mart 2017 Salı / No Comments
bayanlar, güzel kokular, kadın nedir, kadının adı var, kadınlar, kadınsı özellikler, altın sözler, kadınsı sözler, kadın sözleri, bayanlar için özlü sözler, kadınlar için güzel sözler

Kadınlar;
çiçek açmış,
hoş kokulu,
kökleri derin ağaçlar gibidir.

*

KADINLARLA İLGİLİ ÖZLÜ SÖZLER

Bir kadın sevgisine ulaşmak için geçilen yolların en kısası”acındırmak”tır. B.I.FLETCHER
*
Kadını güzel yapan Tanrı; sevimli yapanda şeytandır. VİCTOR HUGO
*
Kadınların aşkları suya yazılmış inançlarıda kuma çizilmiştir. AYTOUN
*
Kadınların üzüntüsü yaz fırtınası gibidir; şiddetli ama kısa olur. JOANNA BAİLLİE
*
Kadın insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar. CHAMFORT
*
Erkekler, kadınlara istediklerini söylerler; kadınlar, erkeklere istediklerini yaparlar. DE SEGUR
*
Kadınların çoğu, resimleri kadar genç değildir.SİR MAX BEERBOHM
*
Kadınlar, gururlarını kurtaran yalanlardan hoşlanırlar. G.F.ATHERTON
*
Kadınların ellerine düşeceğine kucaklarına düş. BİERCE
*
Kadınların en büyük suçları erkeklere benzemek istemeleridir. DE MAİSTRE
*
Kadının namusunu erkeklere karşı koruması, ününü kadınlara karşı korumasından çok daha kolaydır. ROCHEBRUNE
*
Kadının kötüsü kadar kötü, iyisi kadar da iyi bir yaratık yoktur. EURİPİDES
*
Bir kedinin dokuz canı, bir kadının da dokuz kedi kadar canı vardır. FULLER
Seven bir kadin icin sevdigi erkegin yuzu, ona tipki denizin denizciye gorundugu gibi gorunur. » HONORE DE BALZAC 
*
Bir kadin, eger bir erkek onun eline dusmeden once kucagina dusebilseydi daha cazibeli olurdu. » AMBROSE BIERCE 
*
Modasi hic gecmeyen birkac seyden biri de disi bir kadindir. » RALSTON 
*
Tanri, kadinlari agzi laf yapan yakisikli erkeklerden korusun. » HONORE DE BALZAC 
*
Kadinlarin erdemi, erkegin en buyuk kesfidir. » CORNELIA OTIS SKINNER 
*
Bir kadina guzel oldugunu soylemeyin; ona baska bir kadinin onun gibi olamadigini soyleyin ve goreceksiniz ki buun kapilar size acilacak. » JULES RENARD 
*
Guzel bir kadin, gorenleri kibarca cildirtan bir resim gibidir. » RALPH WALDO EMERSON 
*


bayanlar, güzel kokular, kadın nedir, kadının adı var, kadınlar, kadınsı özellikler, altın sözler, kadınsı sözler, kadın sözleri, bayanlar için özlü sözler, kadınlar için güzel sözler

YÜREK YANGINI

/ No Comments
aşk acısı, fayda, gönül yarası, hüzünlü aşk, maşallah, resimli mesajlar, su, üflemekle sönmez, yangın, yürek yangını, Mine Geçeli  Gönlüm Yaralı Şarkı Sözü, acer sözleri

Yürek yangını;
üflemekle sönmez,
su fayda vermez, küllenir ama bitmez...acer
*
Mine Geçeli - Gönlüm Yaralı Şarkı Sözü

Bu yürek yangını geçer sanma
Sen gittin gideli bir garibim
Mevsimler bir bir gelip geçiyor
Hasretine talibim

Gelde öp kalbimden 
Gönlüm yaralı
Öldüm ben derdinden sensiz kalalı
Bu aşkın esiri oldum olalı 
Çaresizim sensiz kalalı

Geceler uzun sabahlar uzak
Her sevda başka başka tuzak
Ben sensizlikten sen aşktan yaralı
Çaresizim sensiz kalalı

Gelde öp kalbimden
Gönlüm yaralı
Öldüm ben derdinden sensiz kalalı
Bu aşkın esiri oldum olalı
Çaresizim sensiz kalalı

Ahh sevdiğim ahh
Olmasaydı sonumuz böyle





aşk acısı, fayda, gönül yarası, hüzünlü aşk, maşallah, resimli mesajlar, su, üflemekle sönmez, yangın, yürek yangını, Mine Geçeli  Gönlüm Yaralı Şarkı Sözü, acer sözleri

İYİ HAFTALAR

27 Mart 2017 Pazartesi / No Comments
iyi haftalar mesajı, kutlama, tebrik etme, iyi haftalar dileme, iyi hafta sonları, iyi hissetmek, beklenen şiiri

Beklenen gelmiyorsa eğer;
ya elma olmamıştır,
ya da dal yeterince yorulmamıştır henüz...Anonim

Güzel bir hafta diliyorum.




ağaç, anonim, beklenen, beklenti, dallar, dilek, elma, evet, güzel bir hafta, hayır, resimli mesajlar, temenni, yetmek, yorulmak, 

CUMA

23 Mart 2017 Perşembe / No Comments
bereket, cuma günü, cuma kutlaması, cuma mesajı, evet, gülümek, hayır, hayırlı cumalar, maşallah, resimli mesajlar, seviye, terbiye,

Kişi gülüşüyle terbiyesini,
güldüğü şey ile seviyesini gösterir. Hz.Mevlana
*
Cuma Gününün hayır ve bereketi üzerinize olsun.




bereket, cuma günü, cuma kutlaması, cuma mesajı, evet, gülümek, hayır, hayırlı cumalar, maşallah, resimli mesajlar, seviye, terbiye, 

GERÇEK DOST

/ No Comments
arkadaş, aydınlık, çerkez atasözü, dost, dostluk, gerçek dost, karanlıklar, resimli mesajlar, çerkez sözleri, dost nedir, dost sözleri, dostluk sözleri, resimli sözler

Gerçek dost yıldızlara benzer,
karanlık çöktüğünde aydınlatırlar...Çerkez Atasözü







arkadaş, aydınlık, çerkez atasözü, dost, dostluk, gerçek dost, karanlıklar, resimli mesajlar, çerkez sözleri, dost nedir, dost sözleri, dostluk sözleri, resimli sözler

SEVGİNİN ETKİSİ

22 Mart 2017 Çarşamba / No Comments
aşk, en güzel sevgi sözleri, sevginin hayatımıza etkisi, sevginin dünyamızıa etkisi, sevginin etkisi, ben enerjiyim kitabı, insan, resimli mesajlar, resimli sevgi sözleri, sevgi nedir,

Sevgi, 
kusura gören gözü kapatır,
güzellik gören gözü açar.
Seveceksen, önce sev.
Ne kusursuz insan ara,
ne de insanda kusur...
*
SEVGİNİN ETKİSİ

Sevgiyi incelediğimizde, onun bitmez tükenmez bir kaynak olduğunu keşfederiz. Bu kaynak sayesinde fiziksel, ruhsal ve tanrısal dünyaların değişik ortamlarıyla haberleşebiliriz. Daha önce de gördüğümüz gibi, tüm enerji titreşimleri kendilerini değişik frekanslarda gösterirler. Demek oluyor ki, sevginin gücü, iç dünyamızın kuvvetlerinden  çok daha etkili (yüksek ve hızlı) titreşimler sergilerler. Bu gerçeğin farkına vararak, onların günlük yaşamımızda kendilerini ortaya koymalarını keşfedebiliriz.

Sevgi, özgürlük kaynağı 

          Sevginizin ateşini körükleyin, sizi boğan ve sizin hareketinizi kısıtlayan bütün bağları yakıp yok edin. Sevginizin parıldayan ışığı utanma, acı ve korkuların barındığı karanlık bölgeleri de yok edececektir. Işığın belirmesini sağladığınız anda, tüm bu saydıklarımızın kaybolduğunu göreceksiniz!.

         Sevgi, korkunun karşıtıdır. Kişi kendini üzgün, bunalımda veya yalnız hissediyorsa,  bu onun sevgi eksikliği yaşaması yüzündendir. Eğer sevgisinin ateşini biraz olsun canlandırabilirse, küllerden tekrar doğduğunu ve yeniden parıldadığını görürsünüz.

 Düşmanlığa karşı sevgi 

      Kişi kendini sevmeyi ve içindeki yaşam ateşini körüklemeyi öğrendiği zaman, bu ışığı başkalarına da yayabilir. Düşmana karşı beslenen sevgi, tümüyle özgür hareket eden ileri seviyedeki ruhlardan ödünç alınmış bir yöntemdir.

          Bildiğiniz gibi, sevginin gücü sınırsızdır ve her tarafta bulunur. Üstad Peter Deunov, bu konuyu şöyle dile getirmiştir. 

      “Sevgi yolu, tehlikesizce yürüyebileceğimiz tek yoldur. Aşk kuvvetlidir, yolu üzerinde karşılaştığı tüm engelleri yokeder. Sevgiyi, dünyadaki tüm kötülüklere karşı bir zırh gibi giy. Bu zırh, hiçbir silahın delemeyeceği tek kalkandır.” 

Sevgi eksikliği 

        Sevgi eksikliği, kendini, içimizde hissettiğimiz büyük bir boşlukta gösterir. Sevgisiz kişi kayıtsız olur. Doğdukları andan itibaren, herhangi bir insanla iletişim kurmamış, en ufak bir sevgi almamış çocukları düşünün. Onları yaşamdan, ışıktan yoksun, boş gözlerle bakarken görürsünüz. Yine yaşam içinde, çökmüş, hasta dolaşan bu yetişkinler, yaşam kaynağı olan sevgiden kopukturlar. Kişinin mutluluğu, sevginin gizemli ateşine sahip olduğunun bilincinde olmasına bağlıdır. Bu ateş, güzel veya çirkin, herşeye bir anlam verir. Ruh, bu bağlantıyı kurduğunda, ışık yaymaya başlar. Konuya yine Peter Deunov ile devam edelim. 

         “Cennet sevgidir. Sevgi müziktir. Tanrısal sevgiye daldığınızda ve titreşimlerini hissettiğinizde, hayatın senfonisini anlayacaksınız.

          Bir çiçeği güneş ışığından uzaklaştırınca, peşinden meydana gelen büyük değişikliği bilirsiniz. Bir varlıktan sevgiyi alırsanız, yine aynı sonucu elde edersiniz.”

        Sevgi eksikliği, kişiyi, korku, üzüntü, hastalık, nefret gibi olumsuzlukla yüklü güçlere karşı korumasız bırakır. Kalbinizi sevgiye açın ve aynı anda, ışıktan kaçan bu istilacıları derin karanlıklara doğru kovalayın. 

            Yeni yaşam           

        Şu anda içinde bulunduğumuz çağ, güneşin doğuşundan önceki döneme benzer. Karanlık dağılır, kuşlar ötmeye başlar, tan kızıllığı dağın zirvesini okşar. Kendimizi yücelme anında buluruz: güneş doğar, aşk kendini gösterir.



         “… eski yaşamda, aşk neşeyle başlar ve acıyla biterdi. Yeni yaşamda, aşk neşeyle başlar ve öyle kalır.  Sevgi ve Neşe, Barış’ı doğurur. 

        Sevgi tüm insanları birleştirecek yepyeni bir kültür oluşturacaktır. Sevgi, tüm varlıkları büyük bir uyum içinde birleştirir. Sevgi yaşama mükemmel bir birlik getirir. Tüm insanların düşüncelerini ve kalplerini birleştirir ve adına sevgi dediğimiz olguyu bütün kozmoza işler.

        Hepimiz içimizde her gün bizi biraz daha canlandıran bu alevi hissediriz. Üstad Peter Deunov bize yaşamaya başladığımız bu yeni dünya hakkında şunları söylüyor: 

         “Dünyayı yeniden oluşturacak ve düzenleyecek olanlar, aydınlanmış ve bilinçli varlıklardır.

      Bilgi ve aşk’ın yasalarına göre, dünyamızda zengin ve yoksulların yardımlaşacağı, bilgi ve cahillerin eşit olacağı, genel, yeni bir kardeşlik doğacaktır: Bu yepyeni bir kültür olacak ve sevgi şimdi bizi bu kültüre katılmaya çağırıyor. Onu dinlemeye, onun için çalışmaya hazır mısınız?

        Çağımızın büyük acıları ve düzen bozuklukları, tıpkı büyük bir kültürün doğum sancıları gibidir. Bu patırtının ve kargaşanın ortasında kişide evrensel sevgi fikri doğacaktır. Güçlük kaynaklar, insanların kalplerinden akacaktır. İlerlemenin yasaları böyle haber veriliyor. Kişinin bilinci, belli bir gelişme düzeyine geldiğinde, sevgiye çevrilecektir. 

            Bu sevgi enerjisinin galip geleceği, daha iyi bir dünya umuduyla…

“Ben Enerjiyim!.”  adlı kitaptan alıntıdır.

Ben Enerjiyim!.      

Chislaine D. Martel

Çeviren. Arzu Ünel

Arıon Yayınevi, İstanbul, Kasım 1995






aşk, en güzel sevgi sözleri, sevginin hayatımıza etkisi, sevginin dünyamızıa etkisi, sevginin etkisi, ben enerjiyim kitabı, insan, resimli mesajlar, resimli sevgi sözleri, sevgi nedir, 

SEVEN İNSAN NASIL DAVRANIR?

/ No Comments
 aşk sözleri, en güzel sevgi sözleri, nasıl sevmeliyiz, sevildiğimizi nasıl anlarız, resimli sevgi sözleri, seven insan ne yapar, sevgi nedir, aşık insan ne yapar, seven erkek nasıl davranır,

Sevmek;
zaman ayırmaktır,
boş zamanları
doldurmak değil...

*

Aşık insan neler yapar?

Hani hep soruyorsunuz ya, “Biri benimle ilgileniyor ama aşık olup olmadığını nasıl anlarım?” diye... Aşağıda aşık insanların özellikleri var. Okuduktan sonra sizinle ilgilenen insanın aşık olup olmadığını ‘şıp’ diye anlayacaksınız.

■ Aşık insan, görüşmek için fırsat yaratır. İş, okul, arkadaşlar gibi bahaneler bulmaz.

■ Aşık insan, sürprizler yapar. Bu sürprizleri hazırlarken yaratıcılığını kullanır.

■ Aşık insan, incitmekten korkar. Konuşurken yumuşak olur. En tartışmalı anda bile sesini yükseltmez.

■ Aşık insan, tartışmalarda haklı-haksız aramaz. Çünkü bilir ki tartışmaların uzaması aradaki bağın zayıflamasına yol açar.

■ Aşık insan, dokunur. Dokunmak için can atar. Her fırsatta elini tutmayı, saçını okşamayı, beline sarılmayı, omuzuna yaslanmayı düşünür.

■ Aşık insan, dürüsttür. Küçücük bir yalanın bile büyük sorunlara yol açacağını bilir.

■ Aşık insan, sadıktır. Zaten bir başkasıyla ilgileniyorsa kesinkes söyleyebilirim ki sana aşık değildir.

■ Aşık insan, ilgi duyduğu kişiye saygı duyar. Kişiliğine, yaşam biçimine, geçmişte yaşadıklarına mutlaka saygı ile yaklaşır.

■ Aşık insan, senin tarafındadır. Asla rakibin olamaz. Başkalarının önünde seninle tartışmaz, seni aşağılamaz.

■ Aşık insan, bir sorunu olduğunda bunu başkasıyla değil önce seninle paylaşır. Çözümü de seninle birlikte arar.

■ Aşık insan, seninle plan yapar. Bu planların gerçekleşmesi için çaba harcar.

■ Aşık insan, hoşgörülüdür. Seni olduğun gibi kabul eder. Değiştirmeye çalışmaz.

■ Aşık insan, aşkını gösterir. Başkalarına ilan etmekten çekinmez.

■ Aşık insan, duygularını her şekilde belli eder. “Ben böyleyim, duygularımı belli edemem” diyen kişi aşık değil, sahtekardır.

MÜKEMMEL AŞK VAR MI?

Aşk nasıl mükemmel olabilir? Ya da gerçekten aşkta mükemmeliyete ulaşmak mümkün müdür? Amerikalı Psikoloji Profesörü Robert Sternberg’in ‘Aşkın Üçgen Kuramı’nda yazdığına göre, mükemmel aşkın üç boyutu var: Yakınlık, tutku ve adanmışlık.

■ Tutku; fiziksel ve cinsel çekimin simgesi. Duygunun çok fazla olduğu bir durum.

■ Adanmışlık; kişinin ilişkiyi sürdürme çabası. Duygu değil, akıl daha ön planda.

■ Yakınlık; aşık olunan kişiyle arada kurulan bağ.

Bu üç boyutun ışığında yedi tür aşk olduğu ortaya çıkmış: 

1- Mükemmel aşk: Tutku, adanmışlık ve yakınlık bir arada.

2- Hoşlanma: Yakınlık var, tutku ve adanmışlık yok.

3- Sekse dayalı aşk: Tutku var, yakınlık ve adanmışlık yok.

4- Platonik aşk: Adanmışlık var, tutku ve yakınlık yok.

5- Romantik aşk: Yakınlık ve tutku var, adanmışlık yok.

6- Arkadaşça aşk: Yakınlık ve adanmışlık var, tutku yok.

7- Karşılıksız aşk: Tutku ve adanmışlık var, yakınlık yok.

AŞKIN ZAMAN ÇİZELGESİ

9 ay sonra: Baştaki düzen ve özen yavaş yavaş özensizliğe dönüşüyor.

1 yıl sonra: Baştaki tutkulu sevgi ve sevgiliyi özleme durumu şefkate dönüşüyor.

1,5 yıl sonra: Eşler ya da sevgililer artık kendi bakımlarına dikkat etmemeye başlıyor.

2 yıl sonra: Yıldönümleri sıkıcı olmaya başlıyor.

2,5 yıl sonra: Dışarıdaki sürpriz akşam yemekleri terk ediliyor. Televizyon izlerken sokulmalar ve sarılmalar bitiyor.

3 yıl sonra: Monotonluk, özensizlik, düzensizlik, terslemeler ve çekilmez olma haliyle birlikte hakaretler başlıyor ve aşk ölüyor.

3,5 yıl sonra: Birlikteliği bitirme isteği başlıyor.

Çizelge ortalama süreler düşünülerek hazırlanmış. Yoksa ben sonsuz aşkın varlığına hâlâ inanıyorum.

Mehmet Coşkundeniz/Posta Gazetesi






aşk sözleri, en güzel sevgi sözleri, nasıl sevmeliyiz, sevildiğimizi nasıl anlarız, resimli sevgi sözleri, seven insan ne yapar, sevgi nedir, aşık insan ne yapar, seven erkek nasıl davranır,

HATA

19 Mart 2017 Pazar / No Comments
ders almak, hata, hatasız kul olmaz, kabul etmek, kul, resimli mesajlar, tekrar, unsur, hata nedir, hata sözlük anlamı, hata nasıl yapılmaz, hata neden yapılır, hata çeşitleri,

Hata yaptığında
şu üç unsuru dikkat et;
Kabul et, Ders al, Tekrarlama... Paula Byrant
*

Hata Nedir, Nasıl Yapılmaz?

(Bu metin, 12 Kasım 2014 tarihinde Antalya’da yapılan 35inci Ulusal Radyoloji Kongresindeki sunum temel alınarak hazırlanmıştır).

Hata, profesyonellerin yaşamında olduğu kadar sıradan insanların yaşamının da önemli bir parçasıdır. Başlığı “Nasıl Hata Yapılmaz” olan bir sunuma hiç ilgi duymayacak çok az kişi olsa gerek. Hepimiz hata yapıyoruz çünkü. Hem de sık sık!

Gündemimizden hiç eksilmiyor olmasına karşın, “hata” dendiğinde farklı şeyler anladığımızı düşünüyorum. İşte örnekler:

– Hatalı yapılan apartman 4.5 büyüklüğünde depremde yıkıldı, 20 kişi öldü.

– Hatalı sollama nedeniyle gerçekleşen kazada…

– Uçağın pilotaj hatası nedeniyle düştüğü anlaşıldı.

Bunlarda “hata” sözcüğünün gerçekten yerinde kullanıldığına emin misiniz? “Nasıl hata yapılmaz?” sorusunun yanıtını aramadan önce, neyin hata olduğu konusunda anlaşmak gerek. En azından, hatanın sözlük anlamı konusunda…

Önce, şu sorulara nasıl yanıt vermeyi düşündüğünüze bir bakalım :

1 – Yemeği ateşte unuttum. Dibi tuttu. Hata mı?

2 – Tanımadığım bir akrabamdan 5000 lira miras kalmış! Tümünü bağışlamayı düşünüyorum. Hata mı olur?

3 – Dün kırmızı ışıkta geçtim. Polis durdurup ceza yazdı. Kırmızıda geçmekle hata mı yaptım?

4 – Çocuğum yurt dışına gitsin ve hayatını orada sürdürsün istiyorum. Hata mı olur?

5 – Geçenlerde, bir tanıdığım, ailesinin istemediği / onaylamadığı biriyle evlendi. Hata mı yaptı?

6 – Titanik’in kaptanı, buzdağları ile ilgili uyarıları ciddiye almadı. Hata mıydı?

Bu soruların tümüne herkesin sizin gibi yanıt veriyor olacağını düşünür müsünüz? Hiç sanmıyorum.

Daha basit bir soru, tanıma yaklaşırken işleri kolaylaştırabilir:

4 x 25 =125 diyorum. Hata mı yaptım?

Bu sorularla nereye varmaya çalıştığımı alıntıladığım tanım gösterecek:

Hata: Bilmeden, istemeden yapılan yanlışlık, yanılgı…. (Güncel Türkçe Sözlük, www.tdk.gov.tr)

Sorun şu : Yanlış, yanılgı, dikkatsizlik, umursamazlık, unutkanlık, bilgisizlik, kasıt gibi pek çok sözcüğün yerine üzerinde pek durmadan “hata” deyip geçiyoruz. Bazen bunu nezaket gereği yapıyoruz. Oysa, sıradan bir erişkin “4 x 25 = 105” demişse, bu hata değil, “yanlış”tır. Hafif bir sallantıda koca bina yıkılmışsa, binayı yapanlar “hatalı” değil, bilgisiz, sorumsuz, paragöz olabilirler. Yaptıkları da her bakımdan “yanlış”tır.

Örnek Hatalar

1) Maginot Hattı

1930’larda, gittikçe güçlenen ve niyeti bozuk görünen Almanyanın bir gün kendilerini işgal etmek isteyeceğini düşünen Fransızlar, General Maginot’un aklına uyarak, Almanya sınırı boyunca olağanüstü güçlü bir savunma hattı oluşturur. Yer altında yollar, yatakhane, yemekhane, cephanelik gibi yapılar, kısmen yer üstünde ise kalın beton duvarlı top yuvaları gibi binlerce tesis yapılır. Bunun için büyük paralar harcanır. Ancak, savaş gelip çattığında, Almanlar bu hat ile hiç uğraşmaksızın daha Kuzeydeki Belçika üzerinden gelip kısa süre içinde Fransayı işgal eder! Bu, çoğu kişinin gözünde tarihteki en büyük, en pahalı hatalarından biridir.

Ancak, tartışma bitmiş değildir! Aynı dönemde diğer ülkeler tarafından (İtalya ve Almanya dahil) benzer amaçla yapılan benzer hatlar savaşta düşman geçişine izin vermemiş, işe yaramıştır. Bu gün bile Maginot Hattı’nın bir hata olduğu düşüncesine karşı çıkılabilmektedir. Sizce hata mıydı?

2) Penaltı pozisyonu

Futbol maçı. Son dakika. Beyaz takım, maç böyle biterse kupayı kazanıyor; kırmızı takım ise, gol atarsa. Kırmızı takım hücumda. Ceza sahasının içinde bu forvet oyuncusu ile karşı karşıya olan beyaz savunma oyuncusu o anda şöyle düşünüyor : “Beni geçerse bu golü atar. Faulle durdurursam penaltı olur. Penaltı gol olmayabilir”. Bu akıl yürütmeyle, beyaz oyuncu kırmızı forveti “indirirse” hata mı yapmış olur?

Biraz daha yakından bakalım. Penaltı gol olabilir. Oysa, oyun devam etseydi gol olmayabilirdi… O zaman, penaltıya neden olmak hata!

Beyaz oyuncu penaltıya neden olmaktan vazgeçerse, kırmızı forvet golü atıp takımına kupayı kazandırabilir. Bu kez de penaltıya neden olmamak hata!

Beyaz oyuncu penaltıya neden olmaktan vazgeçmesine karşın, kırmızı oyuncu gol atamayabilir. O zaman, penaltıya neden olmak hata olabilir…

Bunu daha da uzatabiliriz. Herkesin oynayanlardan daha iyi bildiği futbolda, tartışmanın hiç bitmemesinin bir nedeni olmalı!

Doğrusu, maçın nasıl bittiğini bilmiyorsak, beyaz oyuncunun hangi davranışının hata olacağı konusunda anlaşmak olanaksız. Maçın sonucunu bilmek bile hata konusunda anlaşacağımızı garanti etmez.

Sanırım çok önemli bir şey fark etmiş bulunuyoruz : Neyin hata olduğu konusunda fikir birliği içinde değiliz. Pek çok başka konudaki sorulara hep birlikte aynı yanıtı verebildiğimiz düşünüldüğünde, bu durumun bir anlamı olmalı. Örnek olarak, “Türkiye’nin başkenti Ankara mıdır?” diye sorsaydım, hep birlikte “evet” diyecektik. “İnsan vücudunun yaklaşık % 70’i su mudur?” desem, yanıt gene aynı olacaktı. Bu konularda, hepimizin aynı düşündüğümüz, hepimizde aynı bilginin bulunduğu anlaşılıyor. Hata konusu neden böyle değil?

Hata konusundaki anlaşmazlıkların kaynağı ne olabilir? Hata, gerçekliğin bir parçası değil mi? Hayvanlar hata yapabilir mi?

Böyle soruların yanıtlarına ulaşmadan önce, hata dediğimiz durumların birtakım ortak özelliklerini bilmeliyiz.

Hataların Özellikleri

1 – Hata, “a posteriori”dir. Gerçekleştikten, başa geldikten sonra anlaşılır.

2 – Hata yargısı, bir kanaati, inancı, duyguyu belirtir; bir bilimsel gerçeği değil.

3 – Hata, çoğu kez “başkasının”dır! (Psikiyatrist ile görüşürken veya rakı sofrasındayken kendi hatalarımızdan da söz edebiliriz; o ayrı!).

Böyle olunca, başlangıçtaki sorulardan “gelecek” ile ilgili olanların tümü geçersiz oluyor. Çünkü, henüz gerçekleşmemiş bir olayın hata olup olmayacağı bilinemez (madde 1). İnanılması güç ama, “yarın işe gitmesem hata mı olur?” sorusunun evet diye yanıtlanması, teknik olarak yanlıştır. (Bu, işe gitmemenizin doğru olduğunu da garanti etmez!).

Hata konusundaki yargılarımıza bir yandan çok güveniyor olmamıza karşın, yakından bakınca, neyin hata olduğu, neyin olmadığını değerlendirmenin zorluğu görülüyor. Gündelik yaşamı sürdürürken, her türlü “bilgi”, işlerimizi kolaylaştırıyor, karar verirken kendimizi güvende hissetmemizi sağlıyor. Bilginin hatayı tanımlamada dışlanıyor gibi olması (madde 2) kabullenilmesi zor bir durum.

Hatalar, “iş” ile ilgili olduğunda sonuçları canımızı acıtabilir. Suçlanma, yargılanma, cezalandırılma olasılıkları kapıdadır. Özel yaşamımızdaki hatalar da, aşağılanma, dışarıda bırakılma gibi istenmeyen durumlarla karşı karşıya getirir bizi. “Ben olsam böyle yapmazdım” sözünü duymak, hoşumuza gitmez. Kendi hatalarımızdan söz ederken (madde 3), “keşke” sözcüğünü kullanırız, işe pişmanlık karışır.

Gene de hatalardan söz etmeye, daha doğrusu başkalarının hatalarından söz etmeye, çok düşkünüzdür. Çünkü, bu dedikodunun en has halidir ve – böyle olduğunu kabul etmeyenler için bile – başkalarının hatalarından söz etmek çok zevkli olabilir.

Hata – Bilgi İlişkisi

Peki, hata yargımızın dayandığı bilgi, nasıl bir bilgi? Deneyimden, görüş farklılıklarından bağımsız, aklıbaşında herkesin sorgusuz sualsiz kabul ettiği bilgiler ” a priori” olarak adlandırılıyor. Bunlar bir anlamda “sağlam bilgi”! “Karenin dört kenarı vardır”, “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır”, “elmas tahtadan serttir”, “hiçbir evli erkek bekar değildir” gibi bilgiler böyle. Hata yargısının dayanağı olanlar ise, böyle bilgiler değil.

Deneyime bağımlı olan, doğru mu diye kalkıp bakmak, denemek gereken, söylendiği anda herkes için doğru olmayan, doğrulanması gereken bilgiler “a posteriori bilgi” olarak adlandırılıyor. “Dışarıda yağmur yağıyor”, “bu sabah uçakla geldim”, “yediğiniz pırasaya bir tutam da şeker koydum” gibi ifadeler, bilgi olarak “a posteriori”. Bunlara “inanabilirsiniz”. Ancak, inanmayanlar olabileceğini de aklınız alır.

Henüz gerçekleşmemiş bir eylemle ilgili a posteriori bilgimiz olamayacağına göre, gelecek ile ilgili “hata” yargılarımızın bilgiye dayalı olması olanaksızdır! Gelecek ile ilgili şu anda vereceğimiz bir kararın, yapacağımız bir seçimin hata olup olmadığını ŞU ANDA ASLA BİLEMEYİZ!

Hata konusundaki anlaşmazlıklarımızın, farklılıklarımızın temelinde yatan bir başka etken de “ardışıklık / nedensellik yanılsaması”dır. Bu, kabaca, birbirini izleyen ve yinelenen olayları “bilgi” olarak kaydetmemizden kaynaklanır. İnsanın çevresiyle ilişkisi sürekli bir anlamlandırma etkinliğidir. Onbinlerce yıldır süregelen bu etkinlik, yaşamımızı kolaylaştırır, atacağımız adımların yararımıza olmasına katkıda bulunur. Ancak, günlük yaşamda yinelenen ardışık deneyimlerin “nedensellik” ilişkisi içinde olup olmadıklarını sistemli biçimde sorgulamamız gerekmez. Gerçekte, ne tarih bu biçimde bir çizgisellik sergiler, ne de gelecek. Yarın ne olacağı ile ilgili düşüncelerimiz, “bilgi” değil, tahmindir. Oysa, hayatı anlamlandırırken bunlara – farkında olmadan – “a priori” bilgiler kadar değer veririz!

Kimi olayların bu güne dek düzenli olarak yinelenmiş olması, yarın da aynı şekilde olacaklarını garanti etmez. Aralarında neden-sonuç ilişkisi olduğunu kanıtlamaz. Örnek : Yirmi yıldır hep piyango bileti alan bir adam… Evine ekmek götürecek parası yok. Yarınki çekilişi için bilet alması hata mı olur? Yanıtı size bırakıyorum…

Neden / Nasıl Hata Yapıyoruz?

Hata dediğimiz olayların, sonradan hata olduğunu kabul ettiğimiz seçimlerin, kararların temelinde, “belirsizlik durumunda, eksik bilgilerle karar verme” eylemi yatar. Belki, hata kavramı konusunda akılda tutulması gereken en önemli bilgi budur.

Belirsizliğin iki temel kaynağı vardır :

1 – Bilgi eksikliği veya yanlış bilgi (epistemik belirsizlik).

2 – Rastlantısal (kaçınılmaz, önlenemez, önceden bilinemez, zar atmaktan farklı olmayan, “aleatorik” belirsizlik).

Bilgi, bir yerlerde varsa bile, karar verme anında erişilemez veya bilinemez olabilir. A priori olanlar, anında ulaşılabilir, test edilebilir olanlar dışında.

Mühendislik başta, pek çok alanda “karar verme ortamında belirsizliğin azaltılması, giderilmesi” önemli ve karmaşık bir konudur (tıp dahil). Tıpta da, ideal olan “belirsizliklerin sıfırlandığı koşullarda” karar vermek, iş yapmaktır. (Kırk yaşlarında, genel sağlığı iyi olan, ilk kez meme kanseri ile ilgili tarama yapılacak bir kadında hangi inceleme yöntemlerinin kullanılacağı gibi…).

Ancak, gündelik hayatta, “belirsizliğin azaltılması”nı amaçlayan araçların / yöntemlerin çoğu kullanılamaz durumdadır.

Bilgi eksikliği ile ilişkilendirilebilecek bir örnek : Yanan binanın 3üncü kattaki penceresinden atlamak üzere olan bir kişi gördünüz. Henüz itfaiye yok. Ne zaman geleceğini bilmiyorsunuz.

Çevredekilerle yardıma koştunuz. Penceredeki kişi desteğinize de güvenip atladı, kafası sertçe yere çarptı, belki öldü. Yaptığınız HATA mıydı?

Diyelim ki, öyle yapmayıp itfaiyenin gelmesini beklediniz. On dakika sonra geldi. Pencerede gördüğünüz kişinin dumandan boğulup öldüğünü öğrendiniz. Yaptığınız HATA mıydı?

Rastlantısal belirsizliğe bir örnek : Bölünmemiş bir yolda arabanızla gidiyorsunuz. Karşıdan bir kamyon (belki şöförü uyumuş!) üstünüze doğru geliyor! Sağa mı kırmalısınız sola mı? Hemen karar vermelisiniz !!!

(Neden olabileceği sorunlar bir yana, rastlantısal belirsizlik ve olayların önceden kestirilemez oluşu, “hayatımızı yaşanabilir kılan”, “zevkli kılan” en önemli unsurlardan biri de olabilir. Birazdan ne olacağını, yarın ne ile karşılaşacağını bilememek, mutlaka kötü olmak zorunda mıdır?… )

Son bir olası hata örneği : Karadeniz Sahil yolu. Yağmur… Sevdiğiniz biri telefon ediyor, köyden. Gelip beni al, hastaneye götür diyor. Arabanızla yola çıkıyorsunuz, kenarda “Dikkat Heyelan Tehlikesi” işareti (bilgi!). Tek tük taşlar düşüyor, yuvarlanıyor (bilgi!). Yağmur devam ediyor (bilgi!)… Arabanızla geçerken düşen kayaların altında kalabilirsiniz. Bu, mümkün. Kararınız nedir? Hastaya yardıma gidecek misiniz? Edindiğiniz bilgiler kararınızı ne kadar etkiledi? Yoksa, seçiminiz zar atmak gibi mi? Devam etmek? Beklemek? Geri dönmek? Hangisi “hata”, hangisi “doğru seçim”? Baştan bilemezsiniz gibi görünüyor, değil mi?





ders almak, hata, hatasız kul olmaz, kabul etmek, kul, resimli mesajlar, tekrar, unsur, hata nedir, hata sözlük anlamı, hata nasıl yapılmaz, hata neden yapılır, hata çeşitleri,

GÜNLERİN EN HAYIRLISI CUMA GÜNÜDÜR

17 Mart 2017 Cuma / No Comments
cuma, cuma mesajları, cuma suresi, dua, en hayırlı gün, hayır, resimli mesajlar, şer, resimli cuma mesajları, hayırlı cumalar mesajları,

HAYIRLI CUMALAR

Cuma gününün huzur ve bereketi tüm insanlığın üzerine olsun.




cuma, cuma mesajları, cuma suresi, dua, en hayırlı gün, hayır, resimli mesajlar, şer, resimli cuma mesajları, hayırlı cumalar mesajları, 

HAYIRLI CUMALAR

/ No Comments
alllah, cuma duası, cuma kutlama, cuma mesajları, cuma tebriği, cumanız mübarek olsun, hayırlı cumalar, resimli mesajlar,  en güzel dualar, en güzel cuma duası,

CUMA DUASI

Allah'ım sev bizi,
sevdir bizi,
sevindir bizi...Amin
*
DUALAR

Cuma Duası

Cuma Duası, La ilahe illallah Cumanın nedeniyle, Muhammedün Resullullah gerek yüzün nurun gölgesiyle dünya ve ahiret muradımı ver bana. Melekler duasıyla, Ya vedüdüm, entel maksudum, Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya samed eyle, cennet kapılarını bana aç, benim günahımdan geç. Benim günahım varsa da senin gibi halikim var Yüce rabbim. Muhammed Aleyhisselam dostum var Allah'ım. İlahi kabre vardığım gece lütfeyle bana tek kaldığım gece bilmediğimi bildir. Kabrimi nurla doldur. Kevser şarabına daldır, ulu cemalini bana göster. Gece gündüz yalvarırım sana dünya ve ahiret muradımı ver bana Allah'ım. Rabbim Allah, fikrim zikrullah, kalbimin nuru Resullullah, evvelim Allah'ım, ahirim Allah, La ilahe illallah Muhammedün Resullullah. Cuma gibi günümüz var bizim. İslam gibi dinimiz var bizim. Muhammed gibi şahımız var bizim. Allah dedim, dostum dedim, 99 ismine mühür vurdum üzerine. Sırrım sübhanım Allah, derdim dermanım Yüce Allah, gafil kuluna gam düşmüş yetiş imdadımıza ya Muhammed Resulullah. Kulhüvellahü ehad, bin bir kere ya Samed, ya Allah, ya Muhammed umarız senden şefaat. La ilahe illallahtır özüm, Muhammed Mustafadır sözüm, ihlas-ı şerif ile yıkadım yüzüm. Ayetele kürsü için sen kabul eyle benim sözüm. Bugün Cuma günü dinim İslam dinidir, dinimin İslam dini olduğuna, yetmiş binin nısfını mühürledim üstüne La ilahe illallah 3 muradım var, biri cennet, bir ırmak diyarını görmek aç cemalini göster ya rabbim. 

Ya Resullullah, Ya rabbena her halimiz muhtaçtır sana, gece gündüz yalvarırım sana Allah'ım. Her zaman sana muhtacım sana, cemalini göster bana ya rabbim. Cennetine davet et Allah'ım kabrimiz de rahatlık, sırat da selamet, tatlı canımız sana emanettir, son nefesde selamet ihsan eyle Allah'ım. 

Kabir suallerimiz ahsan et, cennetinle cemalini cümleyle birlikte bana da nasip et yüce rabbim. La ilahe illallah selalar duası için Muhammed'ün Resullullah arşı ala gölgesi için hastalara şifa et, dertlilere deva et, borçlulara edalar ihsan et Ya Rabbim. Elif Allah, Nur Muhammed tez selamet et. Ya Celil etme Ya rabbim zelil gönder. İlahi Yarabbi hacetimi rahmet deryasını eriştir, duaya açılan elleri icabete kavuştur Yüce Allah'ım. Allah'ım senden başka kimsemiz yoktur. La ilahe illallah arşı alaya Muhammed'ün Resullullah şükür olsun Mevlaya. Yarabbi ya rabbena her halim malumdur sana, cenneti alada cemalini göster bana Ya Rabbim. 

La ilahe illallah günahlarımızı af eyle, Muhammed'ün Resullullah makamımı nur eyle. İlahi Ya Rabbim son nefesimde kendime malik olmadığım vakit bu duamı sana emanet ettim Ya rabbim selatü selaya yolladım Mevlaya, sen hepimizin muradını ver gelecek Cuma’ya. La ilahe illallah ve cellehü edası ile, Rabbim muradımızı ver melekler duası ile. La ilahe illallah kalbimizi karartma benim, rızkımızı azaltma benim, kabrimizi daraltma, senden başka kapı aratma Allah'ım, bizi kimseye muhtaç etme. La ilahe illallah imanla sabır, Muhammed'ün Resullullah azapsız kabir. Allah'ım beni affet, her  derdimi def et, rızkımızı bol et, kabrimizi nur eyle, sual meleklerinin cevabını muktedir eyle Ya rabbim. Allah'ım şeytanın şerrinden koru, kabirdeki yılanlardan koru, çıyanlardan koru, ölümün dehşetinden koru, kabirin azabından koru, sıratın zulmetinden muhafaza eyle Allah'ım. Ölümün hayırlısını ver, üç ayların birisini nasip eyle, Yasin'in yarısını okurken ölmeyi nasip eyle bana Yarabbi. Amin.


allah, cuma duası, cuma kutlama, cuma mesajları, cuma tebriği, cumanız mübarek olsun, hayırlı cumalar, resimli mesajlar,  en güzel dualar, en güzel cuma duası, 

EGO

16 Mart 2017 Perşembe / No Comments
anlamak, bilgi sahibi olmak, ego, egolar, en büyük erdem, farkında olmak, insan, insanoğlu, öğrenmek, resimli mesajlar, ego ne demek, ego nasıl anlaşılır, egonun zararları nelerdir, ego nedir

EGO NE DEMEKTİR?

Öğrendim ki;
sadece bilgi sahibi olmak yetmiyor.
Farkında olmak,
daha büyük bir erdem.
Egolarınızı insanlar üzerinde denemeyin!
*
EGO

İnsan hayatındaki yeri yadsınamayacak kadar büyük olan ego, çağımızın en önemli sorunları arasında geliyor. Özellikle gençlerde kendini gösteren ego yapılan her harekette, söylenen her sözde varlığını hissettiriyor. En karmaşık düşüncelerden en masum denilen davranışlara kadar her konu ego barındırıyor. Kimi zaman varlığından şiddetle şikayetçi olunsa da ego kişiliğin değişmez parçalarından biri. Haliyle bu kavram için insanın yapı taşlarından biridir denilebilir.

Her ne kadar olumsuz bir davranış olarak algılansa da, aslında ego her insanın kişiliğinde bulunan fakat kontrol altında tutulması gereken bir kavramdır. İnsanın ruhsal yapısının en temel üçlüsü olan; id (alt bilinç), ego (benlik), süper ego (üst benlik) kişilik dengenizi yaratmanızı sağlamaktadır. Eğer egonuz, id ve süper egonuzu dengede tutma konusunda başarılıysa bu sizin karakterinizin en sağlam ve övünülecek yanıdır. Egosuz olan, sağlıklı bireylerin ruhsal hastalıklara kolay kolay yakalanmadığı tespit edilmiştir.

Hem iç dünyasında hem de dış dünyasında kendini var edebilen insan, ihtiyaçlarını da dengede tuttuğu egosu sayesinde belirler. Kendini kanıtlama içgüdüsü taşıyan kişi egosunun baskısı ile karakterini belirler. Bu da kişinin farkında olmadan hata yapmasına sebep olur. O yüzden diyoruz ki, egonuzun kölesi olmayın!

Ego Latinceden gelen bir kelimedir. Benlik, bencillik ve ben gibi anlamları karşılamaktadır. Kişinin özgüveninin ve özsaygısının meydana getirdiği iç alemi ego olarak tanımlanabilir. Kişilik ve kimlik demek de doğru bir ifade olacaktır. Bu tanım üzerine sizlere “egosuz insan olur mu?” sorusunu yöneltirsek, cevabınız kesinlikle hayır olmalıdır. Çünkü ben duygusu elbette her şeyin öncesinde gelmelidir. Eğer kendinizi arka plana atar da, ben yeterli değilim düşüncesine kapılırsanız bu da özgüven eksikliği denen diğer bir psikolojik sorunu doğuracaktır. Özgüven eksikliği hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Ego, id ile süper ego arasında bir denge kurar ve hakemlik görevi görür. Bunlar zihnin katmanlarıdır. Ego insanın hem özne olmasını (yani iradesi ve bilincini), hem de nesne olmasını ifade eder (yani tutkularını ve dürtülerini). İnsan benliğinin bir bileşeni olarak kabul edilir, aynı zamanda bütünlük ile eş değerdir. Bu bileşen, sosyal ve kültürel etkilerle yön alabilen bir katmandır. Ego insanın kişisel güvenliğini sağlayarak, bazı isteklerine cevap verir.

Ego, çevreden gelen bilgilerin filtrelenmesi ve yapılandırılması ile meydana gelir. Kişinin arka planında kendiliğinden işleyen seçici, düzenleyici ego sistemi gerçekliğin filtresidir. Çevreden kişiye gelen uyarı ve bilgiler, ego filtrelerinden geçer ve cevap üretilir. Egonun kendisi gözlenemese de duygu, düşünce ve davranış tarzlarında etkileri gözlenebilir.

Ego etkilerini kişinin konuşmalarında, davranışlarında ve hatta bakışlarında bile gösterir. Fazlası kişilik bozukluğu olarak nitelendirilen ego, aslında psikolojik bir durumdur. Egoist kişi, kendini merkez olarak kabul ettiği bir dünya yaratır ve o dünyada kendisinden başka değerli hiç kimse yoktur. Olabildiğince kibirli, öfkeli ve kindardırlar. Bu kişilerin konuşmaları çoğu zaman “ben” ile başlar. Kendilerinden başka hiç kimse takdir edilmeyi hak etmemektedir. İnsanların eşitliğine inanmazlar, kendileri daima diğerlerinden üstün ve iyidirler. Onların eşi benzeri yoktur.

Kişiler, egonun bu etkilerinin bazen farkındadır. Kimi zamansa yalnızca sonuçlarını görebilirler. Ego dengesi yaratamayan insanlarda bu gibi sorunlar ortaya çıktığında, etraflarındaki insanlar hemen farkına varır. Egosu, id ile süper ego arasında başarılı olan bireyler dış dünyadaki insanların hayranlıklarını toplarlar. Özsaygı ve özgüven sahibi bu kişiler insanların eşitliğine inanırken, egoistlik sorunu olan kişiler, kendilerini daima tüm insanlardan üstün görürler. Diğer insanlara tepeden bakarlar. Bu durumun düzeltilmesi zor olsa da biraz çaba ile mümkün olabilir.

Ben en iyiyim, en güzelim, en başarılı ben olmak zorundayım, önce benim kararlarım ve benim mutluluğum gelir; ben kimseden özür dilemem, hata kabul etmem, isteyen konuşur isteyen konuşmaz, o kim ki bana akıl veriyor vs. diye uzayıp giden bir liste. Eğer kendinizde bu saydığımız düşünceleri görüyorsanız, üzgünüm siz de egoist bir insansınız. Şimdi gelelim egolu olmanın kişiye verdiği zararlara..

Egonun Zararları Nelerdir?

Ego, kişilerin duygularında, düşüncelerinde ve davranışlarında kendini gösterdiğine göre bunun zararları da çoğunlukla sosyal hayatı etkilemektedir. Öncelikle kişinin kendisine zarar verir. Kendini diğer insanlardan üstün görmek, şüphesiz kişiyi yalnızlığa itecektir.

Araştırmacılar da ego sorunu olan kişilerde özgüven problemine kesin gözüyle bakmaktadır. Egoist kişiler, bu tavırlarıyla kendilerini yücelttiklerini zannetseler de aslında kendilerini ve kişiliklerini alçaltmaktadırlar. Bu insanlar, genel anlamda merhametten bihaber ve kişisel anlamda gelişimden uzaktır. Yeni insanların, yeni hikayelerin ve güzelliklerin hayatlarına girmesine engel olmuş olurlar. Kişiyi gerçek ve mantıktan uzak tutan fazla ego, bencillik, kibir ve ukalalık ile insanı yalnızca kendisinin inandığı bir masalda yaşamaya mahkum eder.

Ego Nasıl Yenilir?

Ego nasıl yenilir aslında çok da doğru bir ifade olmadı. Sonuçta ego yenilmesi gereken bir hastalık ya da düşman değil. Ama günümüzde etkisi altına aldığı ve bu durumdan şikayetçi olan kişi sayısı öyle çok ki, nasıl yenilir ifadesi bu yüzden çok da yanlış değil aslında. Öncelikle şunu belirtelim, ego yani benlik duygusu herkesin doğasında vardır. Bir insan hayata geldiği andan itibaren, ilk olarak kendi sağlığını, kendi mutluluğunu ve kendi başarısını düşünmeye odaklanmıştır. Ama bu demek değil ki, dünyanın en başarılı insanı olmak zorundalar. Daha doğrusu kendilerini öyle görüp, herkesin de buna inanması gerekmiyor.

Ego duygusunu yenmenin ilk adımı tevazudur. Yani alçakgönüllü insanlar hiçbir zaman ego sahibi olmazlar. Eğer siz böyle biri değilseniz, öncelikle nefsinizi, kibrinizi terbiye ederek tevazu sahibi bir insan olmaya çalışmalısınız. Herkesin tek bir yaratıcı tarafından yaratıldığına, herkesin aynı ölçüde değerli olduğuna kendinizi inandırmalısınız. Ego dozunda olduğu sürece kimseye zarar vermez. Ne zaman ki “ben” duygusu her şeyin ötesine geçer, o zaman durum vahim bir hal alabilir.

Bu durumda uzman bir psikologdan yardım alabilirsiniz. Eğer doktora gitmek istemiyorsanız, bu konuda size yardımcı olacak psikoloji ve kişisel gelişim kitapları okuyabilirsiniz. Bu kitapların üzerinizde yarattığı etkiye kendiniz dahi inanamayacaksınız. Etrafınızdaki insanların da değerli bir birey olduğunu, onların da harika birer insan olabileceğini kendinize inandırın. Bu şekilde, zamanla ego duygunuzu yenebilir ve sizden uzaklaşan arkadaşlarınızı, yeniden kazanabilirsiniz.




anlamak, bilgi sahibi olmak, ego, egolar, en büyük erdem, farkında olmak, insan, insanoğlu, öğrenmek, resimli mesajlar, ego ne demek, ego nasıl anlaşılır, egonun zararları nelerdir, ego nedir

ŞÜKRETMEK

14 Mart 2017 Salı / No Comments

ŞÜKÜR

Her şeyi biliyoruz.
Her şeyi öğrendik.
Ama
bir şükretmeyi öğrenemedik!
*
NASIL ŞÜKRETMELİYİZ?

Güzel ahlâkın özü, hiç şüphesiz ki Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e ve O’nun izinden giden sâlih kullara dost olmaktan geçer. Fazîletler halkasına tutunmanın ilk şartı budur. Onlarla dostluğu kaybederek gafletin girdâbında helâk olmak ise kötü ahlâkın özünü teşkil eder.

Sâlih ve sâliha bir mü’min, rûhundan âleme rahmet taşıran, merhamette zirveleşen, affedebilmenin hazzını duyan, çile ve ıztırapları sabır gücü ile bertaraf eden ve dâimâ Cenâb-ı Hakk’a şükür duyguları içerisinde bulunan zarif bir kişiliktir.

ŞÜKÜR; ALLAH’I BİLMEKTİR

Şükür; mü’minin, kendisine lûtfedilen nîmetlere ve iyiliklere karşı sevinerek, onları ihsân eden Rabbine çeşitli söz ve davranışlarla hâlisâne bir kullukta bulunmasıdır. Yani şükür, nîmetin hakikî sâhibini bilmektir.

Hadîs-i şerîfte buyrulur:

“Îman iki kısımdır. Yarısı sabırda, yarısı şükürdedir.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, VII, s. 127)

Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- şükür ve sabrın birbirine olan üstünlüğü hakkında şöyle buyurur:

“Şükürle sabır birer binek hayvanı olsalardı, hangisine daha önce bineceğimi kestiremezdim.”

Hadîs-i şerîfte şükür ve sabır ehli şöyle tavsîf edilmektedir:

“…Dindarlıkta kendinden üstün olana bakıp tâbî olmak, dünyalıkta ise kendinden aşağıda olana bakıp, Allâh’ın kendisine verdiği üstünlüğe hamd etmek… Böyle yapanları Allah, şükredici ve sabredici olarak yazar. Kim de dindarlıkta kendinden aşağıda olana, dünyalıkta ise kendinden üstün olana bakar da elde edemediğine üzülürse, Allah onu şükredici ve sabredici olarak yazmaz.” (Tirmizî, Kıyâmet, 58)

ŞÜKÜR, SADECE “ŞÜKÜRLER OLSUN” DEMEMEKTİR

Makbûl bir şükür, yalnızca sözle ifâde edilen şükür değildir. Gerçek bir şükür, birbirine bağlı üç unsurdan oluşur. Bunlar; ilim, hâl ve ameldir.

–İlim; bütün nîmetlerin Hak’tan geldiğini bilmektir.

–Hâl; nîmetlerin gerçek sahibine karşı tâzim, hürmet ve muhabbet duymaktır.

–Amel ise; bu duyguların gerektirdiği minvâl üzere yaşayıp şükrü kavlen ve fiilen ifâde etmek, nîmetleri Hakk’ın rızasına uygun olarak kullanıp O’na isyandan sakınmaktır.

Muhammed Es’ad Erbilî Hazretleri şükrü şöyle târif etmektedir:

“Şükür, sadece lafzan; «Yâ Rabbi Sana şükürler olsun!» demek değildir. Bilâkis Allâh’ın kendisine lûtfettiği nîmetlerin hepsini yaratılış maksadına uygun olarak kullanmaktır. Şükrün en makbûlü ise sârî olan, yani din kardeşlerine fayda veren (ictimâî) ibadetlerden (ve hizmetlerden) ibârettir.”

HAYAT DEĞİŞİR, MÜ’MİN DEĞİŞMEZ

Cenâb-ı Hakkʼa hamd, şükür, zikir, rızâ ve duâ hâli, hayatın şartları değişse de mü’minin değişmez bir vasfı olmalıdır.

Şükür, şımarıklığa, aşırılığa direnişte bulunmak, dolayısıyla da nîmetin elden gidişine engel olabilme gayretidir. Nitekim Cenâb-ı Hakk’ın şükür hakkındaki vaadi şöyledir:

“…Şükrederseniz (elbette size olan) nîmetimi artırırım…” (İbrahim, 7)

İnsan olarak en büyük vazifemiz, Rabbimize olan şükür borcumuzu ödemeye çalışmak. Yoktan var edilmiş olmak bile, şükründen âciz kalınacak bir nîmet… Hâl böyleyken; varlıklar içinde insan, insanlar içinde ehl-i îmân, -rivâyete göre- 124 bin küsur peygamber içinde Hazret-i Muhammed Mustafâ -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e ümmet olmak, ne muazzam mazhariyetler!..

Sadece bu nîmetler için bile Rabbimiz’e şükür secdesine kapanıp bir ömür başımızı kaldırmasak, yine de az, yine de noksan, yine de “hiç” hükmünde…

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Şebnem Dergisi, Yıl: 2015 Ay: Ağustos Sayı: 126



elhamdulillah, kime şükredilir, maşallah, neye şükretmeli,resimli mesajlar, şükretmek, şükür, nasıl şükretmeliyiz, şükür nedir, osman nuri topbaş, osman nuri topbaş şükür, şebnem dergisi şükür

YOL

13 Mart 2017 Pazartesi / No Comments
resimli mesajlar, vahim olan nedir, yol, yolcu, yolculuk, yolsuz, yolsuzluk, dur yolcu şiiri, yol arkadaşım, yol durumu, yol ayrımı, yol durumu, yol tarifi, yol

YOL VE YOLCU

Vahim olan;
yolun yolcusuz olması değil,
yolcunun yolsuz olmasıdır...acer
*
DUR YOLCU!

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın 
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. 
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın 
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda 
Gördüğün bu tümsek Anadolu'nda, 
İstiklal uğrunda, namus yolunda 
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele, 
Son vatan parçası geçerken ele, 
Mehmed’in düşmanı boğdugu sele 
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin 
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin 
Bir harbin sonunda bütün milletin 
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil Onan




resimli mesajlar, vahim olan nedir, yol, yolcu, yolculuk, yolsuz, yolsuzluk, dur yolcu şiiri, yol arkadaşım, yol durumu, yol ayrımı, yol durumu, yol tarifi, yol