Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

HADİS-İ ŞERİFLER-3

14 Aralık 2017 Perşembe / No Comments
hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis

Hz. Muhammed (sav)'in hayatımıza dair sözleri(hadisler) bu sayfada bulabilirsiniz.


hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis




hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis




hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis



hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis








hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif, sadaka hadis, sabır hadis, rüya hadis

HADİS-İ ŞERİFLER-2

11 Aralık 2017 Pazartesi / No Comments
   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif


Hz. Muhammed (sav)'in hayatımıza dair sözleri(hadisler) bu sayfada bulabilirsiniz.



   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif








   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif




   hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif









hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif

HADİS-İ ŞERİFLER-1

/ No Comments
hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hadisi şerif, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler


Hz. Muhammed (sav)'in hayatımıza dair sözleri(hadisler) bu sayfada bulabilirsiniz.


hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler





hadisler, kırk hadis, 40 hadis, resimli hadisler, hayatımıza yön veren hadisler, hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed sözleri, resimli hz muhammed hadisler, hadisi şerif

VATAN SİZE MİNNETTAR

6 Aralık 2017 Çarşamba / No Comments
asker ne demek, askerlik nedir, asker tanımı, özel harekat, polis, resimli mesajlar, resimli sözler, şehitlik, terör, vatan haini, vatan sevgisi, vatan size minnettar,

VATAN SİZE MİNNETTAR 

Soğuk, sıcak demeden,
Kara, yağmura aldırmadan,
Vatan deyip canını, kanını hiç çekinmeden veren,
Türk Milletinin yiğit evlatları;
Vatan size minnettardır...

*

ASKER VE ASKERLİK

Asker demek: Bir ordu içerisindeki en ufak rütbeden yani erden başlayarak en yüksek rütbeye yani generale kadar olan herkese asker denir. Bizim ülkemizde de askere özgü hukuksal ve genel bir tanım vardır. Askerlik mükellefiyeti altına girmiş olan erbaş ve erlere özel kanunlar ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ne girmiş olan ve resmi kıyafet giyen kişilere ASKER denir.

Asker kelimesi aslen Arapça kökenli bir kelimedir. Dilimizde yüz yıllardır kullanılan bu terim artık bizim öz malımız gibi olmuştur. Asker kelimesi 5 adet kelimenin baş  harflerinin bir araya gelerek oluşturduğu bir terimdir. Şimdi tek tek bu kelimelerin anlamlarına bakalım. Asker kelimesinin ilk harfi olan A yani Arapçada E Ulviyet-i Ruhiye anlamını taşımaktadır. Bu kelime askerin ruhunun yüksek bir ruh yapısına sahip olmasını anlatır. Asker ocağında bütün ruhlar temizlenir, geliştirilir ve yükseltilir. Manası çıkmaktadır. İkinci harf yani S harfinin kelimesi Selamet-i Fikriyedir. Bu söylem ise asker’in Salih bir fikre sahip olması için söylenmiştir. 

Asker kelimesindeki K harfi ise Keramet-i Tabiyedir. Keramet-i Tabiye iyi taktik yapmayı ve düşmanı çok iyi bir biçimde sezmeyi belirtmektedir. İlmi esaslara dayanmakta olan askerlik de son derece iyi tetkikler vermek gerekildiği belirtilmektedir. Askerler her türlü şartlarda kendi hayatlarını en iyi şekilde idame ettirmelidirler. Asker kelimesinin son harfi olan R harfi ise Riyazat-ı bedeniye yani sağlam vücut manasına gelmektedir. Asker ruhunu çok iyi geliştirmenin ve ruhu terbiye etmenin yanında vücudun çok iyi bir biçimde geliştirmek ve dayanıklı bir hale getirmek zorundadır. Bu kelimelerdeki üstün manalar askerliği onurlu bir meslek haline getirmektedir.





asker ne demek, askerlik nedir, asker tanımı, özel harekat, polis, resimli mesajlar, resimli sözler, şehitlik, terör, vatan haini, vatan sevgisi, vatan size minnettar, 

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ VE AİLE EĞİTİMİ-5

1 Aralık 2017 Cuma / No Comments
çocuk psikolojisi, aile danışmanlığı, çocuklarla doğru iletişim nasıl kurulur, çocukla iletişim kurmanın altın kuralları çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği,

ÇOCUKLARLA İLETİŞİM KURMADA ALTIN KURALLAR

Çocuğunuzu yetiştirirken, onunla kurduğunuz iletişim biçimi çok önemli. Bu iletişim biçiminin, yaşam boyu onunla kurulacak ilişkinin temellerini oluşturacağını söyleyen uzmanlar, doğru iletişim için 13 altın kuralı anlattı.

İŞTE, DOĞRU İLETİŞİMİN 13 ALTIN KURALI

1) Öncelikle çocuğunuzu iyi dinlemeyi öğrenmelisiniz. Onu dinliyormuş gibi yapmayın, bunu hemen hisseder. Eğer bir işiniz varsa biraz beklemesini ve birazdan onu dinleyeceğinizi ifade edin.

2) Onunla konuşurken göz göze gelmelisiniz. Bu onun kendisini önemli hissetmesine neden olur. Konuşma başlamadan önce onu kucağınıza alabilir ya da onun mesafesinde oturabilirsiniz. Yukarıdan konuşmanız onun karşısında bir güç olduğunuz imajını yaratabilir. Söylediklerini anladığınızı belli etmek için onay işaretleri verin (başınızı sallamak, “hıı… hıı…, evet, seni anlıyorum” demek gibi).

3) Görüşlerini saygı ile dinleyin. Haksız olduğu bir konu söz konusu olsa bile dinlenmeye hakkı vardır. Kendi duygularını, düşüncelerini tanımalı ve özgür bir ortamda bunu her zaman söyleme hakkı olduğunu bilmelidir. Kendisini rahatlıkla ifade edebilen bir çocuk kendisine daha çok güvenir.

4) Sorunlarını çözmek için kendisi çaba göstermelidir. Zorlandığı anlarda çözümsel davranmayın sadece ona yol gösterin. Çözümü kendisi bulabildiğini görebilsin.

5) Yanlış bir davranış yapmış olsa bile ondan bahsederken öncelikle olumlu olan yönlerini vurgulayın. Bu davranışı ile onu sevmenizden bir şey eksilmediğini hissettirmelisiniz. Olumlulardan sonra olumsuz davranışlar nedenleri ile vurgulanmalı ve çözüm için birlikte yeni kararlar alınmalıdır.

6) Almış olduğunuz her yeni karar ya da koymuş olduğunuz her kural kararlı ve sürekli bir biçimde uygulanmaya devam edilmelidir. Sağladığınız tutarlılık doğru davranışın yerleşmesini sağlayacaktır.

7) Ona gün içerisinde yaşına uygun sorumluluklar verin. Yapmış olduğu her sorumluluk için dönem dönem ona teşekkür etmeyi unutmayın.

8) Gün içerisindeki yapacağı her şey yaşına uygun bir şekilde planlanmalıdır. Ne kadar süre televizyon izleyecek, saat kaçta uyuyacak, oyuncaklarını ne zaman toplayacak gibi. Bunun bilincinde olan bir çocuk kendi sınırlarının ve birey olduğunun daha çok farkındadır.

9) Anne ve baba olarak her akşam onunla özel rutin aktiviteler planlayın. Bir çocuk için annenin yeri ayrı, babanın yeri ayrıdır. Bu nedenle birbirinizin rollerini almak için çaba göstermeyin. Her akşam sizinle en az bir şey yapacağını bilmesi onu mutlu eder, rahatlatır ve ilişkinizi güçlendirir.

10) Onu sevdiğinizi dile getirmelisiniz. Sevgiyle büyüyen bir çocuk yaşam karşı çok daha güçlü durur.

11) Söz verdiğiniz şeylerde kesinlikle geri çekilmeyin. Bu onun size olan güvenini zedeler.

12) Ona ait olan sınırları aştığında uyarıda bulunun. Bu uyarılar çocuğu azarlayacak ya da rencide edecek biçimde olmamalıdır. Açıklayıcı bir uyarı, bu davranış sonrasında ondan beklediğiniz davranış biçimi ve kararlı bir tutumla zaten istediğiniz sonucu alabilirsiniz.

13) Bir çocuk yetiştirirken sabırlı olmak ve karşınızdakinin bir çocuk olduğunun farkında olmak çok önemlidir. Sabırlı olabilmeniz için kendinize de zaman ayırmalı, yaşamdaki yerinizin ve beklentilerinizin daha fazla farkında olmalısınız. Unutmayın; mutlu bir anne-babalar daha mutlu çocuklar yetiştirebilecektir.




çocuk psikolojisi, aile danışmanlığı, çocuklarla doğru iletişim nasıl kurulur, çocukla iletişim kurmanın altın kuralları çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği, 

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ VE AİLE EĞİTİM-4

/ No Comments
çocuk psikolojisi, aile danışmanlığı, çocuk neden yalan söyler, yalan söyleyen çocuğa nasıl davranmalı, çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği,

Çocuğunuz Yalan mı Söylüyor?

Yalan söylemek, insanın kaygı ve korku duyduğu anlardan kurtulmak için başvurduğu savunma mekanizması, yani kendini koruma yoludur. Zararlıda olsa Zarasızda olsa yalan, yalandır. Sonuçta kişinin kendini aldatması ve bununla birlikte başkalarını da adatmaya çalışmasıdır. Bir hatayı gizleme amacı ile gerçeğe uygun olmayan bu girişim sözle olabildiği gibi bazen de ,jest,yazı ve susma ile de olabilmektedir.

Yalan ile hayal gücüne dayalı abartılar birbirine karıştırılmamalı.
Aileler Çocuklarda 6-7 yaşlarına kadar görülen abartılı söylemler ve hayallerle ilgili ifadeleri gerçeğin tam olarak çarpıtılması anlamına gelen yalanla karıştırılmamalıdır. Çocukların gelişim süreci içinde gerçeklik duygusunun oturması biraz zaman alır. Çocuklar anlattıkları olayları biraz abartılı ve zengin hayal güçlerini kullanarak gerçek olmayan abartılı şeyler anlatabilirler. Örneğin; dev gibi bir kedi gördüğünü, sindi bebeği ile konuştuğunu söylemesi gibi. Aileler bu anlatılanlar ile bir uyum davranış bozukluğu olan yalanla karıştırılmamalıdır
Çocuklarda bir uyum ve davranış bozukluğu olarak görülen yalan söyleme davranışının altında yatan sebepler incelendiğinde

· Aile içinde veya çevrede çok sık yalan söyleniyor olması
Çocuklar ana-babayı model ve örnek alır. Anne-babalar “yalan söyleme” konusunda da model oluştururlar. Anne-babanın yalana başvurduğuna tanık olan çocuk, yalan söylemeyi öğrenir. Ör; eve gelmek isteyen misafire anne ve babanın gerçeği söyleme yerine “akşam başka bir yere davetliyiz” şeklinde yalan söylemesi birde bu söylemin çocuğun yanında yapılması ebeveynin çocuğunun yalan söylemesine zemin hazırlamış olur.

· Anne -babanın ve çevrenin yeterince sevgi, ilgi göstermemesi
Anne – babası ve çevresi tarafından sevilmediği ve ilgi görmediği hissiyle Kendini değersiz hisseden çocuk çevresindekiler tarafından değerli algılanma ve onaylanma ihtiyacıyla, sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu veya yapmadığı bir şeyi yaptığını ifade edebilir. Örneğin; başının ağrımadığı halde kendini acındıracak bir şekilde baş ağrısı çektiğini söylemesi, okul başarısı düşük olduğu halde anne ve babasına deneme sınavında soruların hepsini yaptığını söylemesi gibi

· Çocuk cezadan kaçmak için yalan söyler
Çocukları yalana iten diğer bir neden de ailesi tarafından aşağılanmamak ve cezalandırılmamak için yapmadığı davranışları yapmış gibi ya da yaptığı davranışları yapmamış gibi ailesine aktarabilir.
örn; Harçlığını ailesinin istemediği yerde harcayan çocuk, anne – babasının parasını ne yaptığını sorduğunda çocuğun “parasının çalındığını söylemesi” şeklinde cevap vermesi

· Çocuklar özlem duydukları, olmasını istedikleri şeyler için yalan söylerler
örn(babasından ayrı yaşayan bir çocuğun her gün babasının kendisini aradığını söylemesi).
örn (annesiz büyüyen bir çocuğun arkadaşlarına annesiyle yaptıklarından söz etmesi gibi)
Bazen de bunun tam tersi bir tutumla çocuk annesi yaşamasına rağmen öğretmenlerine veya arkadaşlarına, annesinin öldüğünü söylemesi şeklinde gözüke biliyor. Annesinin göstermediğini hissettiği sevgi ve ilginin özlemini cevreden telefi etmeye çalışması şeklinde gözükebiliyor).

· Çocuk çevresinin hayranlığını kazanmak için yalan söyler.
Örn (arkadaşlarına fakir olduğu halde çok zengin olduğunu, arabası olmadı halde son model bir arabası olduğunu söylemesi)

· Anne-babası sevgi ve ilgisini paylaşmamak için yalan söyler.
örn (çocuk, anne babasına ablasının onu dövmediği halde kendisini dövdüğünü söylemesi )

· Arkadaşlarının sevgi ve ilgisini paylaşmamak için yalan söyler
Özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarda arkadaşlarının ilgisini kendine çekmek için (“Ahmet senle dolaşmak istemiyormuş” bana öyle söyledi diyerek yalana başvurması buna örnek gösterilebilinir.)

· Erken çocukluk döneminde aşırı ödüllendirilen çocuklarda yalan söyler
Aşırı ödüllendirilen çocuk, sosyal hayatla tanışmaya başladığında sosyal hayatın içindeki arkadaş, öğretmen vb kişilerden de aynı ödüllendirmeyi bekler. Bunu da elde etmek için yalan söyleme tutumu içine girer. Ya da hiçbir davranışı ödüllendirilmeyen çocuk yalan söyleme gereksinimi duyabilir.

Anne-babanın çocuğu küçümsemesi ve aşağılaması kendi yalanına çocuğunu ortak etme çabası, çocuğundan beklentilerin fazlalığı, yapamayacakları şeylerin istemesi, çocuğuna doğruyu söyletme adına baskı yapması. Çocuktaki çekingenlik, saldırganlık, aşağılık duygusu, suçluluk duygusu vb etkenler çocuklarda yalan söyleme davranışına neden olmaktadır.
Kızmakla, bağırmakla yalancılık önlenmez insanlar sevdikleri saydıkları, aralarında sağlam ilişki bulunan kimseyi kolay kolay aldatmazlar

Çocuğumuzun yalancı olmasını istemiyorsak?

1. Yalan söylem davranışını iyileştirmek, önlemekten daha zordur. Önemli olan, çocuğu yalana itecek durumlara meydan vermemektir
2. Anne ve babalar çocuklarına model olduklarını akıldan çıkarmamalı ve doğru model olmalıdırlar
3. Ebeveynin söyledikleri ile davranışları arasında tutarlılık olmalı.
4. Anne ve babalar çocuklarını çok iyi tanımalı ve yapabileceğinin üzerinde davranışlar, başaramayacağı şeyler istememeli
5. Çocuklarınızı, kardeşi ve çevresindeki diğer insanlar ile kıyaslamayın
6. Anne-baba çocuğa aşıdı otoriter ve baskıcı bir tutumla yaklaşmamalı
7. Ebeveyn, çocuğu tehdit etmemeli
8. Anne-baba yalanlan söylemlerine çocuğunu ortak etmemeli “bu yaptığımızı annene söylemeyeceksin tamam mı oğlum”
9. Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini anne-babası ile konuşabilmelidir. Çocuğu dinlemek ve çözüm yollarını kendisinin bulmasına yardımcı olmak gerekir.
10. Yalan söylemekte ısrar eden çocuğa ulaşmanın yolu, kendisini yalan söylemeye iten sorunların çözülmesine yardım etmek ve yalan söylemeyi gereksiz kılacak bir ortam hazırlamaktır.
11. Çocuğun yalan söylemesine neden olan şeye odaklanmalı, yalanın içeriğine değil
12. Çocuğunuz yalan söylediğinde ona bu söylediğinin yalan olduğunu anladığınızı hissettirmeniz önemlidir. Anne-baba bir avcı gibi çocuğun yalanını yakalamaya çalışmamalıdır. Bu çocuğa güvenmediğinizi gösterir ve çocuk nasıl olsa güvenmiyor diye yalan söylemeye devam edebilir
13. Çocuğa yeterli ilgi ve sevgi gösterilmelidir.
14. Çocuğun yalan söylediğini tespit ederseniz, onu bu durumla hemen yüzleştirip yorum yapmayın.
15. Çocuğunuzu hangi durumlarda yalana başvurduğunu irdeleyin. Mesela; Okul başarısında problemi mi var? Baskıcı otoriter tepkinizden mi çekiniyor?
16. Yalanın her türlüsüne karşı olduğunuzu sadece çocuğunuzu uyararak değil, yaşayarak, örnek olarak da gösterin.
17. Çocuk yalana başvurmadığında, dürüst davrandığında onun bu davranışının ailesi tarafından fark edilmesi ve bu davranışı pekiştirilmesine yardımcı olunmalı.
18. Yalan, bazen bir patoloji (hastalık) belirtisi de olabilir. Ağır psikolojik dengesizliklerde ya da kişilik bozukluklarında yalana rastlanabilir. Bu durumlarda uzman yardımı alınmalı.
19. İnsanın her yaşta takdir edilmeye ve onaylanma ihtiyacı vardır. Çünkü çoğu kez onaylanma ihtiyacı nedeniyle yalan söylüyor olabilir.

Kaynaklar:
*Yörükoğlu, A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür yayınları, İstanbul, 2003.
*Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitapevi, İstanbul, 1997.
*Öz,İ. Çocukta Uyum Ve Davranış Bozuklukları, kök yayıncılık ,Ankara,1997.
*Ağca, H.Ailede Eğitim,Seha Neşriyat,İstanbul,1995.




çocuk psikolojisi, aile danışmanlığı, çocuk neden yalan söyler, yalan söyleyen çocuğa nasıl davranmalı, çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği, 


ÇOCUK PSİKOLOJİSİ VE AİLE EĞİTİM-3

/ No Comments
çocuk psikolojisi, aile eğitimi, aile danışmanlığı, ders çalışmak istemeyen çocukların eğitimi, çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği, çocuklar nasıl ders çalışır

Ders çalışmak istemeyen çocukla 5 adımda başa çıkın!

“Ders çalışma sorunu, hem öğretmenlerin hem de anne-babaların en fazla şikayet ettikleri konulardan biri. Yetişkinlerin bakış açısına göre, çocuklara her türlü imkan ve fırsat sağlanmasına rağmen büyük bir sorumsuzluk göstererek ders çalışmıyorlar. Öğretmenler, anne babalar, ellerinden geleni yapmalarına rağmen istedikleri sonucu alamayınca da zaman zaman aşırı kaygılanıp öfkeleniyorlar. Duygularını yönetemedikçe de çocuklarının ders çalışma sorunu içinden çıkılamaz bir hal alıyor”


Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Oktay Aydın’ın bu sözleri aslında binlerce velinin hislerine tercüman oluyor. Ders çalışmamak bir suç değil beynin tercihi! Ders çalışmama gerçekten de birçok öğrencinin sorunu. Çocuklar her türlü imkana göre neden çalışmıyor?

“Beyin ve öğrenme ilişkileri”, “Zeka ve zekanın geliştirilmesi”, “Üstün zekalı çocukların eğitimi” konularında ihtisas yapan Oktay Aydın işte bu noktada veli ve öğretmenlerin bilmesi gereken bilimsel gerçeklere dikkat çekiyor:

“Çocukların ders çalışmamaları sanıldığı kadar basit bir sorun değil. Ders çalışmamanın çocuğa göre farklılaşan nedenleri olmakla birlikte bazı ortak nedenlerden söz edilebilir. Bu sorun sadece çocuklarımızın değil aslında öğrencilik sürecini geçirmiş tüm insanların ortak noktası. Aslına bakılırsa, ders çalışmak özünde kimsenin zevk alarak yaptığı bir şey değil. Çünkü, ders adı altında sunulan konuları bizler belirlemiyoruz, dışımızdan birileri tarafından belirleniyor. Doğal olarak da bu kimseye çok heyecanlı gelmiyor. Hatta diyebiliriz ki, bir çocuğun ders çalışmayı istemesi değil, istememesi daha doğaldır.”

Ders çalışmanın gerçek ödülünün çok uzun zaman sonra üniversite sınavı ya da iyi bir meslek sahibi olunduğunda alındığını söyleyen Oktay bu ödüllerin en büyük tehdidinin çocuğun burnunun ucunda duran, bilgisayar, TV, sinemaya gitme, arkadaşlarla sosyal bir ortamı paylaşma gibi etkinlikler olduğunu söylüyor: “Bir çocuğun ders çalışabilmesi için, şimdiki hazdan vazgeçip uzun vadeli sıkılmayı göze alması gerekiyor. İşte bu, çoğu zaman beynimizin tercihleri ile örtüşmeyen bir durum. Çünkü beynimiz en kısa sürede haz veren faaliyete yönelmeyi sever. Beynin, hazzı kontrol eden alın bölgesi en geç olgunlaşan (yirmili yaşlar) bölümüdür. Bu nedenle, çocukların ders çalışmayı istememesi bir suç değil, beyinlerinin tercihidir.”

Çocuğunuza ders çalıştırırken şu yöntemi uygulayın

Çocukların ders çalışmasını sağlamak çok iyi yönetilmesi gereken bir süreç. Yaşa göre farklı uygulamalar söz konusu olsa da genelde bu çocuklar üzerinde uygulanan ve başarı elde edilmiş bir modelden söz etmek mümkün. Bu yöntem henüz ders çalışma alışkanlığı oturmamış çocuklarda etkili oluyor…

Psikolojik Direnci Kırma

Bu aşamada, çocuğunuzla konuşarak günde en az ne kadar ders çalışabileceğini sorun. Diyelim ki yarım saat demiş olsun. Bu sürenin yarısı olan 15 dakikayı esas alın. Çocuğunuza da, “Sen yarım saat dedin ama ben senden yarım saat çalışmanı istemiyorum, sadece 15 dakika çalışmanı istiyorum” deyin.

“Çünkü, şu an sende öncelikle ders çalışma alışkanlığını kazandırmamız gerekiyor” gibi bir açıklama, uygulamanın başlangıç mantığını çocuğun fark etmesini sağlar. Rutin oluşturun İkinci aşamadaki temel hedef, çocuğunuzun belirlenen süreyi her gün çalışmasını sağlamak olmalı. Bunun için ona, “Belirlediğimiz süre ile ilgili bazı kurallarımız var. Bu kurallarımızdan birincisi, belirlediğimiz bu 15 dakikalık çalışma süresini her gün tekrarlayacağız. Tüm sürelerimizi biriktirip hafta sonu çalışmak yok” şeklinde bir açıklama yapın. Düzeni kurun Bu aşamada, çocuğunuzun çalışma ortamı ile ilgili düzenin oturtulması gerekiyor. Çocuğa, “İkinci kuralımız, televizyon karşısında, yatarak, uzanarak çalışmak yok. Belirlediğimiz süreyi, çalışma odamızda ve masamızda tamamlıyoruz. Çünkü, senin hep aynı ortamda çalışmanı sağlayarak çalışma alışkanlığını pekiştirmek istiyoruz” demelisiniz.

Otokontrolü sağlayın

Çocuğunuzun belirlenen sürenin altına düşmemesini sağlayın. Bu aşamada çocuğunuzla, “Senden, belirlediğimiz 15 dakikalık sürenin altına düşmemeni istiyorum. Bunun nedeni, senin ders çalışma alışkanlığını kazanabilmen için otokontrolünü güçlendirmeyi istememiz. Böylece, belirli bir öz disiplin kazanacak ve bu alışkanlığı iyice güçlendirmiş olacaksın” şeklinde konuşun. Masasına bir çalar saat koyarak kurmasını istemek ve süreyi çalar saatle kontrol altına almak mümkün.

Motivasyonu artırın

Beşinci son adımda, çocuğunuzun motivasyonunu geliştirici hamleyi yapmak son derece önemli. Çocuğunuza, belirlenen sürenin üstüne çıkmakta serbest olduğunu söyleyin. Bir başka ifadeyle, “Eğer istersen, 15 dakikadan daha fazla çalışabilirsin” anlamında bir mesajla, çocuğun çalışma isteğindeki yoğunlaşmaya bağlı olarak tercih yapması sağlayın. Özellikle bu aşamada, çocukların birçoğu, kendilerinin bile farkında olmadıkları şekilde belirledikleri sürenin üstüne çıkıyor. Böylece çocuklar, düşündükleri ve belirledikleri sürenin üstüne çıkmanın gururunu yaşıyor ve başarılı oldukları ya da başarılı olacakları inancını iyice güçleniyor. Bu hissediş, onlar açısından önemli bir kırılma aşaması. Unutulmamalı ki, her başarısızlık bir sonraki başarısızlığın, her başarı da bir sonraki başarının zeminini hazırlar.

“Ders çalışmada hırslı olmak değil, azimli olmak gerekiyor. Hırslı çocuklar, yapacakları işe değil, arkadaşlarına odaklanır. Sürekli rekabet halindedir ve arkadaşlarını geçmeye çalışırlar. Bu nedenle, çocuklarda hırsı beslememek gerekiyor. Ancak aşırı iç motivasyon ‘hırs’ olarak karşımıza çıkabiliyor. Hırs ise asla beslenmemesi gereken bir özellik. Çünkü aslolan hırs değil, azimdir. Azimli çocuklar, görev odaklı olup üzerlerine düşen görevi sonuna kadar yapar ve mutlu olurlar. Oysa hırslı çocuklar ilişki odaklıdır. Bir başka ifadeyle, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmekten çok arkadaşlarını geçmeye çalışırlar.””

MOTİVASYON TİPİNE GÖRE ÖNLEM ALMAK GEREKİYOR!

Ders çalışmayı engelleyen en önemli şeyin motivasyontipi olduğunu söyleyen Aydın, insanda bir iç bir de dış motivasyon diye tanımlanabilecek iki yapı bulunduğunu ve bunların doğuştan gelen kişiliğin bir parçası olduğunu söylüyor.

İç motivasyonu yüksek çocuklar

1- Genelde amaçlarını bilmek isterler

2- Planlı çalışmayı severler

3- İstekli ve sabırlıdırlar

Dış motivasyonu yüksek çocuklar

1- Sürekli yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar

2- Sonuç odaklıdırlar ve kısa sürede işi tamamlamak isterler

3- Kısa sürede tamamlanmayan işlerden çok çabuk sıkılırlar ve enerjileri düşer

4- Başladıkları işleri çoğu zaman yarım bırakırlar ve sürekli mazeret üretirler

5- En belirgin özellikleri de ertelemedir. Sorumluluklarını sürekli erteler ve biriktirirler

Oktay Aydın’a göre, çocuğu sürekli suçlayıp eleştirmek yerine motivasyon tipini anlamak ve ona uygun önlemler almak gerekiyor: “Dış motivasyon tipine sahip çocukların iç motivasyon kaynaklarını harekete geçirecek faaliyetler yaptırılmalı. Buradaki en kritik nokta da, çocukta, başarılı olduğu ve başarılı olacağı inancının hep üst düzeyde tutulması.”

Dikkat

Temel alışkanlıkların ve yeni davranışların kazandırılması için yaklaşık olarak 21 gün tekrar edilmesi gerekiyor. Bu nedenle, çocukların ders çalışma alışkanlığını kazandırmak amacıyla yapılacak bu uygulama 2-3 hafta kadar hiç değiştirilmeden aynen devam ettirilmeli. Böylece, çocuğun beyninde ders çalışma ile ilgili nörolojik aktiviteyi iyice belirginleştirmek ve kalıcılığı sağlamak mümkün olur. Bu süre sonunda, çocukla tekrar görüşerek, çalışma süresinin üzerine 5-10 dakika eklenmesini sağlayabilirsiniz. Süreç bu şekilde adım adım ve azar azar ileriye doğru götürülerek ideal süreye kadar devam ettirilmeli.

Kaynak: Vatan-Türkan Hiçyılmaz




çocuk psikolojisi, aile eğitimi, aile danışmanlığı, ders çalışmak istemeyen çocukların eğitimi, çocuk yetiştirme rehberi, çocuk yetiştirmede aile rehberliği, çocuklar nasıl ders çalışır