Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

KUL HAKKI NEDİR? NASIL ÖDENİR?

30 Temmuz 2018 Pazartesi / No Comments
adalet, hak, haram, helal, hukuk, kul hakkı, kul hakkı ile ilgili ayetler, kul hakkı ile ilgili hadisler, kul hakkı nasıl ödenir, kul hakkı nedir, kul hakkı affedilir mi? resimli sözler, altın sözler

Onca nimet var.
Helal daire herkese yeter.
Her şey en güzel şekilde yaratılmış.
İnsanoğlunun emrine verilmiş.
Neden hakkımıza razı olmuyoruz?
Neden başkasının hakkına göz dikiyoruz?
Neden doymuyoruz? 

*

 KUL HAKKI NEDİR? NASIL ÖDENİR?

Beş türlü kul hakkı vardır:
1- Mali
2- Nefsî (hayati yönden)
3- Irzî (Haysiyetle ilgili)
4- Mahremî (Namusla ilgili)
5- Dini.

1- Mali olan kul hakları: Yetim malı yemek, hırsızlık, gasp, aldatarak, yalan söyleyerek mal satmak veya almak, sahte para vermek, başkasının malına zarar vermek, yalancı şahitlik, rüşvet almak gibi.

Bu haklar için sahibi ile helalleşmek gerekir. Dünyada helalleşmezse, ahirette sevapları ona verilerek helalleştirilecektir.

Mal sahibi ölmüş ise, vârisine ödenir. Vârisi yoksa veya mal sahibi bilinmiyorsa, salih bir fakire hediye olarak verilip, sevabı sahibine gönderilir. Salih fakir yoksa, İslamiyet’e hizmet eden hayır kurumlarına, vakıflara verilir. Kendi salih akrabasına, fakir olan ana babalarına, çocuklarına hediye olarak vermesi de, caiz olur. Bunları yapmak imkanını bulamazsa, mal sahibinin ve kendisinin af olunmaları için dua eder.

Kâfirin hakkı için de, onunla helalleşmek gerekir. Eğer ölmüşse onun varislerine verilir. Buna da imkan yoksa ahirete kalır, ahirette af olunması ise, çok zor olur.

2- Nefsi, yani hayati günah olan kul hakları: Adam öldürmek, bir uzvunu kesmek, sakat bırakmak gibi şeylerdir.

Önce tevbe eder. Adam ölmüş ise, velisi ile helalleşmek gerekir. Velisi isterse af eder. İsterse belli bir mal ister. İsterse, mahkemeye verip, hakimden cezalandırılmasını (kısas gibi)ister. İslamiyet’te kan davası yoktur.

3- Irza dokunan kul hakları: Dedikodu, iftira, alay, sövmek gibi haysiyetle, şerefle ilgili şeylerdir.

Tevbe etmek ve helalleşmek lazımdır. Bunlarda vârisleri ile helalleşmek olmaz. Müslüman ölmüş ise gıyabına çok çok dua etmek gerekir.

4- Mahremi olan kul hakları: Başkasının çoluk çocuğuna hıyanet etmek gibi şeylerdir.

Tevbe ve istiğfar eder. Fitne ihtimali göz önüne alınarak helalleşmek yerine, ona dua etmek ve onun için sadakalar vermek gerekirNamaz Kılan Genç. Yaptığı ibadetlerin sevaplarını ona bağışlar. Fitne ihtimali olunca, helalleşirken işlediği günahları bildirmeyip, bendeki bütün haklarını af et demekle yetinir.

5- Dini olan kul hakları: Akrabasına ve emri altında olanlara doğru din bilgisi vermeyi terk etmek, insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibadetlerine mani olmak, onlara kâfir, fâsık demek. Bid’at çıkarıp veya mevcut bid’atleri savunup Müslümanların yanlış inanmalarına ve yanlış ibadet etmelerine sebep olmak. Açıktan oruç yiyerek veya açıktan başka haram işleyerek kötü örnek olmak. Bu günahlar için de tevbe etmek, hak sahipleri ile helalleşmek gerekir.

Kul hakkına dair bir Hadisi kudside "Benim huzuruma ne ile gelirseniz gelin affederim ancak kul hakkı ile gelmeyin" buyrulmuştur.Kul hakkına dair bir çok Ayet ve hadisi şerif mevcuttur.

Mazlumun bedduasından sakınınız. Çünkü onun duasıyla ALLAH arasında perde yoktur."
(Buharî, Müslim)

"Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır."
(Müslim)

"Kaçmayarak, yalnız ALLAH'tan sevap bekleyip sabrederek, düşmana karşı durduğun halde öldürülürsen, borçlarından başka bütün günahlarına kefaret olur. Bunu bana Cibril söyledi."
(Müslim)

KUL HAKKI İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER


1. 16:71. Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
en-NAHL, Ayet 71

2. 17:26. Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma.
el-İSRÂ, Ayet 26

3. 30:38. O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını
isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
er-RÛM, Ayet 38

4. 4:9. Geriye eli ermez, gücü yetmez çocuklar bıraktıkları takdirde (halleri ne olur) diye korkacak olanlar (yetimlere haksızlık etmekten) korkup titresinler; Allah'tan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.
en-NİSA, Ayet 9

5. 2:42. Bilerek hakkı bâtıl ile karıştırmayın, hakkı gizlemeyin.
el-BAKARA, Ayet 42

6. 22:19. Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir!
el-HACC, Ayet 19

7. 37:113. Kendisini ve İshak'ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden
iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.
es-SÂFFÂT, Ayet 113

8. 58:22. Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa- Allah'a ve Resûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah'ın tarafında olanlardır.
el-MÜCADELE, Ayet 22

9. 60:3. Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah, yaptıklarınızı görendir.
el-MÜMTEHINE, Ayet 3

10. 64:14. Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
et-TEĞABÜN, Ayet 14

11. 4:7. Ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından erkeklere bir pay vardır; ana-babanın ve yakınların bıraktıklarından kadınlara da bir pay vardır. Gerek azından, gerek çoğundan belli bir hisse ayrılmıştır.
en-NİSA, Ayet 7

12. 4:11. Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (Çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da ana-babası ona vâris olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer. Bütün bu paylar ölenin) yapacağı vasiyetten ve borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin size, fayda bakımından daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bunlar Allah tarafından konmuş farzlardır (paylardır). Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
en-NİSA, Ayet 11

13. 4:12. Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.
en-NİSA, Ayet 12

14. 4:19. Ey iman edenler! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.
en-NİSA, Ayet 19

15. 4:33. (Erkek ve kadından) her biri için, ana, baba ve akrabanın bıraktığından (hisselerini alacak olan) vârisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı kimselere de paylarını verin. Çünkü Allah her şeyi görmektedir.
en-NİSA, Ayet 33

16. 4:127. Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah açıklıyor: Kitap'ta, kendileri için yazılmışı (mirası) vermeyip nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karşı âdil davranmanız hakkında size okunan âyetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymaktadır). Hayırdan ne yaparsanız şüphesiz Allah onu bilmektedir.
en-NİSA, Ayet 127

17. 4:176. Senden fetva isterler. De ki: "Allah, babası ve çocuğu olmayan kimsenin mirası hakkındaki hükmü şöyle açıklıyor: Eğer çocuğu olmayan bir kimse ölür de onun bir kızkardeşi bulunursa, bıraktığının yarısı bunundur. Kızkardeş ölüp çocuğu olmazsa erkek kardeş de ona vâris olur. Kızkardeşler iki tane olursa (erkek kardeşlerinin) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer erkekli kadınlı daha fazla kardeş mevcut ise erkeğin hakkı, iki kadın payı kadardır. Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.
en-NİSA, Ayet 176

18. 2:229. Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helâl olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.
el-BAKARA, Ayet 229

19. 2:237. Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (velinin) vazgeçmesi hali müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvâya daha uygundur. Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.
el-BAKARA, Ayet 237

20. 4:4. Kadınlara mehirlerini gönül rızası ile (cömertçe) verin; eğer gönül hoşluğu ile o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu da afiyetle yeyin.
en-NİSA, Ayet 4

21. 4:20. Eğer bir eşi bırakıp da yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alır mısınız?
en-NİSA, Ayet 20

22. 4:21. Vaktiyle siz birbirinizle haşir-neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam bir teminat almış olduğu halde onu nasıl geri alırsınız!
en-NİSA, Ayet 21

23. 4:24. (Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı. Allah'ın size emri budur. Bunlardan başkasını, namuslu olmak ve zina etmemek üzere mallarınızla (mehirlerini vererek) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan faydalanmanıza karşılık kararlaştırılmış olan mehirlerini verin. Mehir kesiminden sonra (bir miktar indirim için) karşılıklı anlaşmanızda size günah yoktur. Şüphesiz Allah ilim ve hikmet sahibidir.
en-NİSA, Ayet 24

24. 4:25. İçinizden, imanlı hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyen kimse, ellerinizin altında bulunan imanlı genç kızlarınız (sayılan) cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı daha iyi bilmektedir. Hep aynı köktensiniz (insanlık bakımından aranızda fark yoktur). Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost da tutmamaları şartı ve sahiplerinin izni ile onları (cariyeleri) nikâhlayıp alın, mehirlerini de normal miktarda verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa onlara, hür kadınların cezasının yarısı (uygulanır). Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.
en-NİSA, Ayet 25

25. 4:34. Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
en-NİSA, Ayet 34

26. 7:85. Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.
el-A’RÂF, Ayet 85

27. 11:85. Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın.
HÛD, Ayet 85

28. 26:183. İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
eş-ŞUARÂ, Ayet 183

29. 6:152. Rüşd çağına erişinceye kadar, yetimin malına, sadece en iyi tutumla yaklaşın; ölçü ve tartıyı adaletle yapın. Biz herkese ancak gücünün yettiği kadarını yükleriz. Söz söylediğiniz zaman, yakınlarınız dahi olsa adaletli olun, Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte Allah size, iyice düşünesiniz diye bunları emretti.
el-EN’AM, Ayet 152

30. 7:85. Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.
el-A’RÂF, Ayet 85

31. 11:84. Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin! Sizin için ondan başka tanrı yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Zira ben sizi hayır (ve bolluk) içinde görüyorum. Ve ben, gerçekten sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.
HÛD, Ayet 84

32. 11:85. Ve ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle yapın; insanlara eşyalarını eksik vermeyin; yeryüzünde bozguncular olarak dolaşmayın.
HÛD, Ayet 85

33. 17:30. Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
el-İSRA, Ayet 30

34. 17:35. Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.
el-İSRA, Ayet 35

35. 26:181. Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.
eş-ŞUARÂ, Ayet 181

36. 26:182. Doğru terazi ile tartın.
eş-ŞUARÂ, Ayet 182

37. 55:8. Sakın dengeyi bozmayın.
er-RAHMÂN, Ayet 8

38. 55:9. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.
er-RAHMÂN, Ayet 9

39. 83:1. Eksik ölçüp noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 1

40. 83:2. Onlar insanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 2

41. 83:3. Onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 3

42. 83:4. Onlar düşünmezler mi ki, tekrar diriltilecekler!
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 4

43. 83:5.Büyük bir günde
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 5

44. 83:6.Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
el-MÜTAFFİFÎN, Ayet 6

adalet, hak, haram, helal, hukuk, kul hakkı, kul hakkı ile ilgili ayetler, kul hakkı ile ilgili hadisler, kul hakkı nasıl ödenir, kul hakkı nedir, kul hakkı affedilir mi? resimli sözler, altın sözler

MERHAMET HADİSLERİ

24 Temmuz 2018 Salı / No Comments
altın sözler, dolar, güven, güven duymak, ılık, kalp kazanmak, merhamet ile ilgili hadisler, merhamet ne demek, merhamet nedir, merhametli olmak nedir, merhamet hadisleri, resimli sözler, sevgi,

MERHAMET ILIKTIR, ISITIR...

Merhamet ılıktır.
Gösterenin de, görenin de içini ısıtır.
Merhamet gösteren daima kazanır.
Kalbi huzur doludur. 
Kalp kazanır.
Merhamet görenin de kalbine sevgi ve güven dolar.
Merhamet sürekli kazançtır.

*

MERHAMET İLE İLGİLİ HADİSLERİ

• Allah mahlûkâtı yarattığı vakit, kendi nezdinde arşın üstünde bulunan kitabına "Rahmetim gazabıma üstün geldi" diye yazdı. (Buhârî, Tevhid 15, 22, 28 55; Müslim, Tevbe, 14-16)

*

• Rabbiniz gerçekten çok merhametlidir. Kim içinden bir iyilik yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, on katından yedi yüz katına hatta kat kat fazlasına kadar iyilik sevabı yazılır. Kim de içinden bir kötülük yapmayı geçirir de onu yapmazsa, ona bir iyilik sevabı yazılır. Eğer onu yaparsa, bir kötülük günahı yazılır veya Allah onu siler. (Dârîmî, Rikâk, 70)

*

• Bu, Allah’ın kullarının kalplerine yerleştirdiği merhamettir ve Allah, ancak merhametli kullarına rahmet eder. (Müslim, Cenâiz, 11; Buhârî, Merdâ, 9)

*

• Allah Tealâ rahmetini yüz parçaya ayırdı. Doksan dokuzunu kendi yanında tuttu, bir parçasını ise yeryüzüne indirdi. İşte bu bir parça rahmet sebebiyle bütün canlılar birbirine merhamet ederler. Hatta kısrak (emzirirken) yavrusuna basıp da zarar verir korkusuyla ayağını kaldırır. (Buhâri, Edeb, 19; Müslim, Tevbe 21)

• Allah Teâlâ yeri ve gökleri yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet yerle gök arasını dolduracak kadardır. Bu yüz rahmetten yeryüzüne bir tek rahmet indirdi ki bu sayede anne yavrusuna, yabani hayvanlar ve kuşlar da birbirlerine merhamet ederler. Kıyamette ise O, bu rahmetin tamamı ile kullarına merhamet eder. (Müslim, Tevbe, 21)

*

• İnsanlara merhamet etmeyene Allah da merhamet etmez. (Buhârî, Tevhîd, 2)

*

• Bir adam yanındaki çocukla Hz. Peygamber’e geldi. Adam çocuğu bağrına basıyordu. Hz. Peygamber “Ona karşı merhametlisin değil mi?” diye sorunca adam: “Evet” dedi. Bunun üzerine O, “Allah O’na karşı senden daha merhametlidir. O, merhametlilerin en merhametlisidir” buyurdu. (Buhârî, Edebü’l-Müfred, 137)

*

• Yüce Allah: “Ben mehametlilerin en merhametlisiyim. Bana hiçbir şeyi ortak koşmayanları cennetime koyun” buyurur ve bunun üzerine onlar cennete girerler. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1, 4)

*

• Çölde yaşayan Araplardan bazıları Rasûlullah (sav)’ın  yanına geldiler; (O'nun çocukları öpüp sevdiğini görünce):

*

-Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? dediler. Hz. Peygamber:

*

-Evet, cevabını verince onlar:

*

-Ama biz vallahi çocukları öpmeyiz, dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:

*

-Allah sizin kalbinizden merhameti söktüyse ben ne yapabilirim, buyurdu. (Müslim, Fedâil, 64)

*

• Akra’ b. Hâbis Hz. Peygamber’i torunu Hasan’ı öperken görünce: “Benim on çocuğum var onlardan birini bile öpmedim” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (sav): “Merhamet etmeyene merhamet olunmaz” buyurdu. (Müslim, Fedâil, 65)

*

• Allah Teâla bazı şeyleri farz kılmıştır onları koruyunuz! Bazı sınırlar (yasa/klar) koymuştur; onları aşmayınız! Bazı şeyleri haram kılmıştır, onlara da yaklaşmayınız. Bazı şeyleri de, unuttuğu için değil, size merhametinden dolayı onlardan söz etmemiştir, onları da soruşturmayın. (Hâkim, Müstedrek, IV, 115)

*

• Ben Muhammed’im, Ahmed’im, (peygamberlerin izinden giden) Mukaffî’yim, (insanları etrafına toplayan) Hâşir’im, tevbe peygamberiyim, rahmet peygamberiyim. (Müslim, Fedâil, 126)

*

• Ben lanetçi olarak gönderilmedim. Ben ancak rahmet olarak gönderildim. (Müslim, Birr, 87)

*

• Ben bazen uzatmak niyetiyle namaza başlarım. Fakat bir çocuğun ağlayışını duyar ve annesinin ona düşkünlüğünü bildiğim için namazı kısa tutarım. (Müslim, Salât, 192)

*

• Ey Allah’ım! Ben kendime çok zulmettim, günahları ancak sen bağışlarsın. Mağfiretinle beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz sen çok bağışlayan ve çok merhamet edensin. (Tirmizî, Daavât, 96)



altın sözler, dolar, güven, güven duymak, ılık, kalp kazanmak, merhamet ile ilgili hadisler, merhamet ne demek, merhamet nedir, merhametli olmak nedir, merhamet hadisleri, resimli sözler, sevgi, 

LOZAN ANTLAŞMASI

18 Temmuz 2018 Çarşamba / No Comments
 lozan barış antlaşması, lozan anlaşması, antlaşmalar lozan, türk tarihi lozan antlaşması, tarihi olaylar lozan, lozan antlaşmasında gizli maddeler, lozan antlaşması maddeleri, ödev notları, ders notları

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

I. Dünya Savaşı’nın ardından yenilgiye uğrayan Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı devletlerin eline geçmiş ve  Osmanlı toprakları işgal altına alınmıştır. Lozan Barış Antlaşması yeni doğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurtarıcısı olan bir antlaşma niteliğini taşımaktadır. Dış borçlar, Boğazlar sorunu, Türk-Yunan çatışmaları ve daha birçok konuda Türk devleti ülkenin sorunlarını çözmüş ve ülkeyi sömürgeci devletlerden kurtarmıştır.

Bilindiği üzere Sevr Antlaşması, Türk Milleti’nin tamamen Avrupalı devletlerin hakimiyeti altına girmesini gerektiren maddeler içeriyordu. Bu durumla birlikte Türk milletinin toprak bütünlüğü ve ulusal bağımsızlığı için verdiği mücadeleyi bütün dünyanın fark etmesi ve kabul etmesi zorunlu hale gelmiştir. Misak-ı Milli sınırları ve hedefleri bu antlaşmayla neredeyse tamamen gerçekleştirilmiştir. Zamanın şarlarında denge siyaseti izleyen Osmanlı Devleti bazı Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermiştir. Bu sebepledir ki bu devletler birçok ayrıcalıkla birlikte güçlenerek devletin iç işlerine karışma hakkına sahip olmuşlardır. Bu antlaşma Türklerin haklı ve şerefli mücadelesinin zaferi özelliğindedir. Lozan Antlaşması’nın yazılması için yapılacak olan konferans 8 ay kadar sürmüştür. Türk Devletini İsmet Paşa başkanlığındaki heyet temsil etmiştir. Avrupalı devletler devletin iç işlerine karışarak, Türkiye’yi kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlıdan kalan borçların yeni kurulan Türk Devleti’nin ödemesine karar verilmiştir.

 Lozan Barış Antlaşması İmzalanıyor

Barış Konferansı, 20 Kasım 1922’de İsviçre’nin Lozan şehrinde toplanmıştır. 2. olarak söz alan İsmet Paşa, istiklal ve hakimiyet konusunun özellikle altını çizerek “ Bütün medeni milletler gibi hürriyet ve istiklal istiyoruz” diyerek, Türk milletinin kararlılığını ve sesini duyurmuştur.

Lozan Barış Antlaşması’nda ön söz olarak “devletlerin istiklal ve hakimiyetine saygı gösterilmesi” özellikle belirtilmiştir. İmzalanan barış anlaşması 16 sözleşme, protokol, beyanname, barış anlaşmasının esas nüshası ve nihai senetten oluşmuştur. Lozan Barış Antlaşması T.B.M.M Temsilcileri, Birleşik Krallık, İtalya, Fransa, S.S.C.B, Yugoslavya, Belçika, Portekiz, Romanya, Yunanistan, Japonya ve İtalya  arasında imzalanmıştır. Taraflar karşılıklı antlaşmalar ve sözler verdikleri için, Lozan Barış Antlaşması yürürlükte kalmaya devam etmiştir. Savaşı bitiren bu antlaşma, Osmanlı devletinin ekonomik özgürlüğünü kazanmasını sağlamıştır. Antlaşmanın yürürlükte kalmasının sebebi olarak Türk Devleti’nin barışçıl ve iyi niyetli yaklaşımı olarak gösterilebilir. Atatürk">Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine sadık kalarak Lozan Barış Antlaşması’nın bütün madde ve hükümlerine uyması barışın sürekliliğini sağlamıştır. Konferansın ve antlaşmanın anlamı sadece Türk-Yunan Barışı değil; 1. Dünya Savaşı’nın kazananları ile yüzleşme, siyasi anlaşmazlıkları çözüme kavuşturma gibi daha bir çok konu da önemli mesafeler katedilmiştir.

 Lozan Barış Antlaşmasıyla Çözülen ve Çözülemeyen Meseleler

Batı sınırı: Meriç Nehri sınır olarak belirlenmiştir. Karaağaç ve çevresi Türkiye’ye bırakılmıştır. Ege denizinde Bozcaada ve İmroz Türkiye’ye bırakılmıştır. Adalarda ve Anadolu kıyısına yakın adalar askerlerden arındırılmıştır. Batı Trakya Yunanistan’a bırakılmış ve 12 ada Yunanistan’dan alınamamıştır. Lozan Barış Antlaşması ile birlikte Türkiye ve Yunanistan arasında nüfus mübadelesi yapılmıştır. 1924 yılında düzenlenen nüfus mübadelesiyle 1 milyon Rum Türkiye’den Yunanistan’a geçmiş ve 500.000 Türk vatandaşı ise Yunanistan’dan Türkiye’ye topraklarına geçmiştir.

Irak sınırı: Barış antlaşmasında çözülemeyen tek sorun Musul-Kerkük sorunu olmuştur. Irak sınırı bu antlaşmayla çözülememiştir. Irak sınırı 1926 yılında yapılan Ankara antlaşması ile çizilmiştir.

Azınlık sorunları: Lozan Barış Antlaşması’yla Türk topraklarında yaşayan Hıristiyan ve Musevi vatandaşlara mal ve ibadet özgürlüğü tanınmış ve can güvenlikleri güvence altına alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan ve vatandaşlık görevlerini yerine getiren herkes eşik hak ve özgürlüklere sahip olmuştur. Azınlıklar konusunda Londra Barış Konferansı’nda önemli öncelikler ve özgürlükler verilmesi istenmişse de; T.B.M.M azınlıklar konusunda kesinlikle taviz vermemiştir. Ardından patrikhanelerin azınlıkları kullanarak bu gayrimüslim gruplar üzerinden çevirdikleri oyunlara son verilmiştir.

Kapitülasyonlar: Bütün kapitülasyonların kaldırılmasıyla, Osmanlı hem ekonomik hem de siyasi açıdan özgürlüğüne kavuşmuştur.

Boğazlar Sorunu: Kapitülasyonlar ve 1. Dünya Savaşı’nın ağır yenilgisi ile Boğazlar yabancı devletlerin yönetimine girmişti. Lozan Barış Antlaşması ile birlikte Boğazlar Komisyonu kurulmuş ve Boğazların çevresi askerden arındırılmıştır. Ticaret gemilerinin boğazdan serbestçe geçmesi kararlaştırılmıştır. Boğazlardan herhangi bir saldırı olursa milletler cemiyetinin vereceği kararla önlemler alınacaktır. Boğazların askerden arındırılması türkiyenin güvenliğini tehdit etmiştir. Ardından 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile milli sınırlarımızı kısıtlayıcı maddeler kaldırılmış ve Boğazlarla ilgili olan maddeler Türk Devleti’nin lehine değiştirilmiştir.

Savaş Tanzimatları ve Dış Borçlar: Kapitülasyonların kaldırılması ile birlikte Osmanlı devletinden kalan borçları yeni Türk Devleti’nin ödemesine karar verilmiştir. Osmanlı devletinden kalan borç konusunun ödenme şeklide konferansta yer almıştır. Türk Devleti, bu borçları Türk parası ve Fransız Frangı ile ödemeyi teklif ederken; diğer devletler ödemenin altın veya sterlin ile yapılmasını istemişlerdir. Yapılan tartışma ve görüşmelerden sonra Türk devletinin ödeme teklifi kabul edilmiştir. Osmanlı devletinin Almanya, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan’a olan borçları savaşı kazanan devletlere devredilmesine karar verilmiştir. Savaş Tanzimatlarından talep edilen rakamlar kabul edilmemiş ve gelecek nesillere borç bırakmamak için daha az bir meblağ ile borçlar ödemesi maddesi kabul edilmiştir. Aynı zamanda savaş sırasındaki maddi zararların karşılığı beklense de, Türkiye devleti bu konuda da ödeme yaparak zarara uğramaktan kurtulmuştur.

Yabancı okullar: Türkiye’de bulunan yabancı okulların eğitim şeklinin Türkiye hükümeti tarafından düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. Amaç, yabancı kökenli öğrencilerin okul içerisinde din ve siyasi anlamda sorun çıkarmamalarıdır. Türk maarif teşkilatına bağlı olarak belirlenmiştir. Türkçe, tarih, coğrafya ve yurttaşlık bilgisi derslerinin Türk öğretmenler tarafından “Türkçe” dilinde verilmesine karar kılınmıştır. En az bir okul müdür yardımcısının Türk olması şartı sunulmuştur.                                                                                                                     

İstanbul: Lozan Antlaşmasında çözüme kavuşturulan bir diğer konuda İstanbul meselesidir. Türkiye, itilaf devletlerinin İstanbul’u boşaltmasını istemiştir. Onaylanan bu istekle beraber itilaf devletleri 6 Ekim 1923’te İstanbul’dan tamamen çekilmişlerdir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “geldikleri gibi giderler” sözü böylece tarihe altın harflerle yazılmıştır.

 Lozan Barış Antlaşması’nın Önemi ve Sonuçları

Yeni kurulan Türk Devleti, Lozan Barış Konferansı’nda eşit ve adil şekilde dinlenilmiş ve sorunları çözüme kavuşturulmuştur. Osmanlı Devleti hukuki anlamda sona ermiş ve yerini yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devlet’i almıştır. Avrupalıların Türkleri, Anadolu ve Avrupa’dan atma (Şark meselesi) amaçları tamamen sona ermiştir. Ermeni devletinin kurulması fikri tamamen reddedilmiştir. Türkiye dış politikalarda tavrını belirginleştirmiş ve antlaşmaya ait esaslar taraflarca belirlenmiştir. Türk milleti “misak-ı milli”yi kısmen gerçekleştirmiştir. Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış ve Türkiye cumhuriyeti ekonomik özgürlüğü kazanmıştır. Türk milletinin bağımsızlığını yok eden Mondros ve Sevr Antlaşmaları geçersiz sayılmıştır. 1. Dünya savaşını bitiren son bu barış antlaşması, aynı zamanda uzun yıllar yürürlükte kalan tek barış antlaşmasıdır. Antlaşma ile Türk devletinin bağımsızlığı resmen kabul edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti antlaşma koşullarına bağlı olarak devletlerin boyunduruğuna girmemiş ve hiçbir ülkeye savaş tazminatı ödememiştir.





lozan barış antlaşması, lozan anlaşması, antlaşmalar lozan, türk tarihi lozan antlaşması, tarihi olaylar lozan, lozan antlaşmasında gizli maddeler, lozan antlaşması maddeleri, ödev notları, ders notları



CANIM ÜLKEM

15 Temmuz 2018 Pazar / No Comments
abdurrahman acer şiirleri, acer şiirleri, acer sözleri, vatan şiirleri, vatan sözleri, şehit şiirleri, gözyaşı, resimli mesajlar, resimli sözler, aşk şiirleri, türkiyem, ülkem, yurt şiirleri, yetim,

Ülkemden başka nem var ki benim!
Neresi acırsa, acır her yanım,
Neresi yanarsa, kavrulur yüreğim,
Neresi kanarsa, kanar ellerim,
Neresi ağlarsa, ağlar gözlerim.
Dedim ya Gardaş!
Ülkemden başka nem var ki benim.
*
Ülkemden başka nem var ki benim!
Hüznü hüznümdür, yası benim yasım,
Sevinci sevincim, coşkusu coşkum.
Yetimi evladım, bacısı bacım,
Yiğidi yiğidim, şehidi benim şehidim.
Dedim ya Gardaş!
Ülkemden başka nem var ki benim...Acer

abdurrahman acer şiirleri, acer şiirleri, acer sözleri, vatan şiirleri, vatan sözleri, şehit şiirleri, gözyaşı, resimli mesajlar, resimli sözler, aşk şiirleri, türkiyem, ülkem, yurt şiirleri, yetim, 

CİMRİ İNSAN

10 Temmuz 2018 Salı / No Comments
cimri insana ahirette verilecek cezalar, cimri lügat anlamı, cimriliğin zararları, cimrilik ayetler, cimrilik hadisler, cimrilik nedir, hasis, meşakkat, para kazanmanın yolları, resimli sözler, yardım,

CİMRİ İNSAN

Meşakkatle para biriktirir.
Hasislikle saklar.
Hasretle bırakıp gider.
Halbuki yaptığı iyilik ve yardımlar kendisi ile gider.
*

Cimri nedir, Cimri kime denir?
Olduğu halde harcamayan veya ver­meyen, hasis, pinti, nekes.

Cimri kimdir?
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.

Cimri kimselere ahirette verilecek cezalar nelerdir?

Kur’an-ı Kerim cimrilerden şöyle bahsediyor

“Onlar o kimseler ki, cimrilik ederler. İnsanlara da cimriliği emrederler ve Allah’ın kendilerine ihsanlarından verdiği şeyleri gizlerler. Kâfirler için (pek) aşağılayıcı bir azap hazırladık!” (Nisa, 37) 
“Ama kim cimrilik eder ve kendini (Allah’ın sevabına) muhtaç görmezse ve o en güzel olanı yalanlarsa, onu da en zor olana (cehenneme) muvaffak kılarız! Halbuki, aşağıya düştüğü (cehenneme yuvarlandığı) zaman, malı kendisine fayda vermez!” (Leyl, 8-11) 
“Ey iman edenler! Doğrusu hahamlardan ve rahiplerden bir çoğu, insanların mallarını, batıl, haksız sebeplerle yerler. (Onları) Allah yolundan men ederler. Ve o kimseler ki, altın ve gümüşü biriktirirler. Ve onları Allah yolunda sarf etmezler. İşte onları (pek) elemli bir azap ile müjdele! Cehennem ateşi bunların (bu biriktirilen malların) üzerlerinde kızdırılacağı gün, artık onların, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak! (Kendilerine o gün:) “(İşte) bu kendiniz için, toplayıp sakladıklarınız! Öyleyse biriktirmekte olduklarınız (sebebiyle hak ettiğiniz azabı) tadın!” (denilecek.)” (Tevbe, 34-35) 

Cimri kimseler cehennem ehlidir

“Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (Buhari, Müslim, Tirmizi) 
Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resul-i Ekrem (asm): 
“Haberiniz olsun ki; her cömerdin cennete gireceği Allah katında kesindir. Ve ben buna kefilim. Dikkat ediniz, her cimrinin cehenneme gireceği yine Allah katında kesindir ve ben buna da kefilim” buyurdu. Ashap: 
“Ya Resulullah! Cömert kimdir, cimri kimdir?” diye sordular. O da: 
“Cömert; mal ile Allah’ın hakkını ödeyen, cimri ise; Allah’ın hakkına mani olan ve Rabbine karşı cimrilik eden kimsedir. Cömert haram yoldan kazanıp, israfla infak eden kimse değildir.” buyurdu.(Esbehani) 
Ebu Hureyre’den (ra) rivayetle: 
“Cömertlik dalları dünyaya sarkmış Cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Kim o dallardan birine yapışırsa o dal onu Cennete götürür. Cimrilik de dalları dünyaya sarkmış Cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Kim o dallardan birine yapışırsa, o dal onu Cehenneme götürür.” (Beyhaki, Ebu Nuaym) 
Ebu Bekr es Sıddık’tan rivayet edildiğine göre Resulullah (asm) şöyle buyurdu: 
“Cehennem, hilebaz, cimri ve yaptığı işi başa kakan her insana yakındır.” (Tirmizi) 

Cimri kimse Hutameye (Allah’ın tutuşturulmuş ateşi) atılacaktır

“Hümeze olan (insanları arkadan devamlı ayıplayıp çekiştiren), yüzlerine karşı (da onlarla) alay etmeyi adet edinen her kişinin vay haline! 
(Ki o,) bir mal toplayan ve onu sayıp durandır! 
(O,) malının gerçekten kendisini ebedi kılacağını (ölümsüzleştireceğini) sanır! 
Hayır! And olsun ki (o), Hutame’ye atılacaktır! 
(Ey Resulüm!) Hutame’nin ne olduğunu sana ne bildirdi? 
(O,) Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir!” (Hümeze, 1-6) 

Cimri olan kişi Allah’a ve cennete uzak, cehenneme yakındır

“Cömert kimse; Allah’a yakın, cennete yakın, insanlara yakın, (fakat)cehenneme uzaktır. Cimri kimse; Allah’tan uzak, cennetten uzak, insanlardan uzak, (fakat) cehenneme yakındır. Cömert cahil kimse; yüce Allah’a, cimri âlimden daha çok sevimlidir.” (Tirmizi-Emir ve yasak hadisler ) 
“Hiçbir cimri cennete giremez.” (Tirmizi) 

Cimriler Adn cennetinde Allah’a komşu olamayacaklardır

“İbn-i Abbas (ra), Resulullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivayet etmiş: 
“Allah, Adn cennetini kudret eliyle yarattı. Orada meyvelerini hazırladı, nehirlerini yarattı. Sonra ona baktı ve: 
“Konuş” dedi. Adn cenneti: 
“Müminler kurtuldu.” dedi. Cenab-ı Hakk da: 
“İzzet ve celalim hakkı için, senin içinde hiçbir cimri bana komşu olmayacak!” buyurdu.” (Taberani)

Kişiye günah olarak cimri oluşu yeter

“Kimsenin kimseye dinden veya takvadan başka bir üstünlüğü yoktur. Kişiye –günah olarak- kötü sözlü, kötü huylu ve cimri oluşu yeter.” (Beyhaki) 
Allah’ın kendilerine vermiş olduğu şeyle cimrilik edenler kıyamet gününde de şiddetli azap göreceklerdir
“Kim, Allah’ın (cc) verdiği malın zekâtını vermezse, malı kıyamet gününde gözleri üstünde iki siyah benek olan ve zehirden başının tüyü dökülmüş ejderha şeklinde gösterilir. Kıyamet gününde onun boynuna dolanır sonra ağzının iki yanıyla ısırdıktan sonra: “Ben senin malınım, ben senin hazinenim” der. 
Sonra Resulullah (asm): 
“Allah’ın kendilerine ihsanından verdiği şeylere cimrilik edenler, onu kendileri için sakın bir hayır sanmasınlar! Bilakis o, onlar için bir şerdir. O cimrilik ettikleri şeyler, kıyamet günü boyunlarına tutunacaklar. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. (Mülk umumen onundur.) Hem Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Âl-i İmran, 180)” ayetini okudu.” (Buhari, Müslim, Nesai)

Malının zekâtını vermeyen ahirette şiddetli bir azaba maruz kalacaktır 

Ebu Zerr (ra) anlatıyor: 
Hz. Peygamber (asm) Kâbe’nin gölgesinde otururken yanına geldim. Beni görünce “Kâbe’nin Rabbine kasem olsun onlar zararda” buyurdu. Ben: 
“Ey Allah’ın Resulü anam babam sana feda olsun, onlar kimlerdir?” dedim. Buyurdu ki: 
“Onlar malca çok olanlardır. Ancak –eliyle ön, arka, sağ ve sol taraflarını göstererek- şöyle şöyle bol bol vermelerini emredenler müstesna” dedi ve hemen ilave etti: 
“Böyleleri ne kadar az! Şunu bilin ki, devesi, sığırı, davarı olup da zekâtını vermeyen her insan kıyamet günü, o malları, mümkün olan en iri ve en semiz şekilde karşısına çıkıp, sırayla boynuzlarıyla toslayacak, ayaklarıyla çiğneyecek. Sonuncusu da bu muameleyi yapınca birinci tekrar başlayacak. Bu hal, insanlar arasındaki hüküm bitinceye kadar devam edecek.” (Müslim, Buhari, Tirmizi, Nesai) 

Malında cimrilik yapanların malı ahirette yılan suretinde olacak

Ebu Hureyre, Resulullah’tan (asm) şu sözünü bildirir: 
“Her kim yüce Allah’ın kendisine verdiği malın zekâtını vermezse, kıyamet günü o mal kendisine kel kafalı, gözlerinin üzerinde iki nokta bulunan bir yılan şeklinde görünür. Boynuna sarılır ve onu dudaklarından ısırarak şöyle der: “malın benim! O biriktirdiğin benim!” (Buhari- Cem’ul Fevaid ) 

Kendisinde cimrilik olan bir kimse şehit olamaz

“Rasulullah’ın (asm) sağlığında birisi öldürülür. Bir kadın; “Vay, şehidim!” diye ağlamaya başlar. Allah Resulü (asm); “Onun şehit olduğunu nerden biliyorsun? Belki de kendisiyle ilgili olmayan hususlarda konuşuyor veya malını eksiltmeyecek şeyi vermekte cimrilik yapıyordu.” buyurdu.” (Tirmizi) 

Cimrilik helak edicidir

Abdullah b. Ömer der ki: Resulullah (asm) bir hutbe verdi ve şöyle buyurdu: 
“Cimrilikten sakının! Zira sizden öncekiler cimriliklerinden dolayı helak oldular! Cimrilikleri onları vermemeye sevk etti; onlar da mallarından bir şey vermediler. Sonra yakınlarla ilişkiyi kesmelerine sevk etti ve bu bağı da kestiler. Onları günah işlemeye sevk etti; onlar da bu yüzden günaha girdiler.” (Ebu Davud) 
“Üç şey helak edicidir; insana egemen olan cimrilik, peşinden gidilen şehevî arzular, insanın kendisini beğenmesidir.” (Taberani) 
“Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal addetmeye sevk etmiştir.” (Müslim)  



cimri lügat anlamı, cimrilik nedir, hasis, meşakkat, para kazanmanın yolları, resimli sözler, yardım, cimri insana ahirette verilecek cezalar, cimriliğin zararları, cimrilik ayetler, cimrilik hadisler

SABAH SÖZLERİ

5 Temmuz 2018 Perşembe / No Comments
 günaydın mesajı, hayırlı sabahlar mesajı, iyi dilek mesajları, resimli mesajlar, en güzel günaydın mesajları, sabah sözleri, sabah mesajları kısa, sevgiliye sabah sözleri, sevgiliye günaydın mesajları

GÜNAYDIN
*
HAYIRLI SABAHLAR
*
GOOD MORNİNG

*

EN GÜZEL SABAH SÖZLERİ

Allah bu sabah da hepinizi iyi insanlarla karşılaştırsın. Günaydın kadir kıymet bilen tüm dostlara.
*
Yüzünüzden gülümseme kalbinizden umut eksik olmasın, gününüz aydın mutluluğunuz daim olsun.
*
Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa, yeni doğan günün güneşi seni ona kavuştursun, günaydın.
*
Günaydın, dışları gülen kalpleri ağlayan arkadaşlarım.
*
Kalbimi aydınlatanlara, güneş ışığı kadar parlak kalplere günaydınlar.
*
Günaydın olur da görüşemezsek iyi günler ve hayırlı geceler.
*
Sabahınız hayırlı, gününüz aydın eviniz bereketli olsun. Günaydınlar efendim.
*
Günümü aydınlatan ve değer katan tüm dostlarıma günaydınlar.
*
Gözlerini, bugüne öyle bir aç ki her şey istediğin gibi gitsin bebeğim, günaydın.
*
Yine bir güneş gibi doğan arkadaşım. Günaydın.
*
Mutlulukların peşinizi hiç bırakmadığı, üzüntülerin sizlerden uzak olduğu bir gün dilerim. Günaydın.
*
Günaydın hayat arkadaşım ruh ikizim güzel bir gün bizimle olsun dualarım sevgim seninle.
*
Günaydın ay yüzlüm günaydın sabahımı aydınlatan güneşim günaydın hayatımın anlamı aşkım.
*
Her günün ayrı bir güzelliği olsun yanında güne gülerek başla sevgilim, bugünde seni kıskansın her şeyim günaydın.
*
Günaydın sevgilim, güneş ve mavi gökyüzü yoldaşın olsun bugün rüzgarla dost, denizle sevgili ol.
*
Dününün nasıl olduğunu ve ya bugününün nasıl geçeceğinden önce bugüne uyanabildiğine şükret. Yeni güne bismillah.
*
Elini verene gözünü değdirene sözünü diyene diyemeyene sevgimi görene göremeyene günaydın.
*
Bir uykunun daha sonuna geldik. Yayında ve yapımda emeği geçen yatak, yorgan, yastık üçlüsüne teşekkür ederiz. Günaydınlar.
*
Rabbim herkese huzur dolu günler vesile etsin, herkese mutluluk dolu sabahlar dilerim herkese günaydın arkadaşlar.
*
Her sabah yeni bir gün doğarken, bir gün de eksilir ömürden, her şafak bir hırsız gibidir elinde bir fenerle gelen. Günaydın arkadaşlar.
*
Dostlar hadi uyanın bakalım. Bugün güneş daha canlı doğdu sanki bu yüzden daha güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle.
*
Günaydın gecenin karanlığında yolunu kaybetmişlere yol gösteren kutup yıldızım seher vakti yapılan ve kabul olunan duam günaydın.
*
Yüreğiniz umutlu, kalbiniz sevgi ve şefkat dolu, gününüz mutlu, sabahınız aydınlık ve güzel olsun. Herkese kocaman günaydın.
*
Günlerimin ışığı gecelerimin yıldızısın sabahlarımın güneşi gecelerimin aynısın sabahlarımın günaydını gecelerimin dumanısın bebeğim günaydın.
*
Güneş kadar aydınlık, gözlerin kadar güzel, sözlerin gibi kusursuz bir güne merhaba demek için tam zamanı günaydın sevgilim.
*
Sabahın kor güneşi vursun suratına öpsün güneş seni benim yerime usulca, gözlerini açtığında ben olayım gözlerinde ben olayım odanın her yerinde günaydın sevgilim.
*
Dünyanın en tatlı, en güzel insanına ve böyle güzel bir insan sahip olduğum için çok şanslıyım seni seviyorum. Biricik aşkım kocaman günaydın.
*
Bugünde gözlerimi seninle açtım hayata, senin adınla baktım evdeki her eşyaya, pekguzelsozler.com adını anıp dinlediğim şarkılarda hep sen varsın bebeğim yaşarcasına günaydın bir tanem.
*
Geceleri uzaklara çığlık olur sesim yosun kokusundan keskin sana olan özlemim bu sabah sırf senin için aralandı gözlerim günaydın her şeyim benim.
*
Günün aydın olsun bugün benden sana bir armağan olsun günaydınlar bebeğim.
*
Sevmekten, gülmekten ve dua etmekten asla vazgeçme. Günaydın.
*
De ki: Ben ağaran sabahın Rabbi’ne sığınırım. Herkese hayırlı sabahlar günaydınlar.
*
Günaydın candan dostlara, günaydın vatan aşkıyla yananlara.
*
Sevdikleriniz her zaman yanınızda olsun, gününüz güzel geçsin. Günaydın.
*
Yeni günün size huzur getirmesi dileğiyle hayırlı sabahlar.
*
Gözlerinizi bu sabah mucizelere açmanız dileğiyle, hayırlı günler dilerim.
*
Yeni güne işle başladık bizde başka ne olur ki günaydın.
*
Güzelliğin gibi gününde aydın olsun günaydın aşkım sana günaydın sadece sana.
*
Günaydın uykucu şirinim benim yeni bir güne beraber günaydın diyelim.
*
Kalbin hangi sevgi için çarpıyorsa, yeni doğan günün güneşi seni ona kavuştursun. Günaydın.
*
Bir rüyanın gerçeğe dönüştüğü en tatlı halisin sevgilim günaydın.
*
Günaydın hayat, günaydın bahar günaydın sevgililer, günaydın aşk, tebessüm eşlik etsin sevdalarınıza.





günaydın mesajı, hayırlı sabahlar mesajı, iyi dilek mesajları, resimli mesajlar, en güzel günaydın mesajları, sabah sözleri, sabah mesajları kısa, sevgiliye sabah sözleri, sevgiliye günaydın mesajları

HAYVAN SEVGİSİ

/ No Comments
hayvanlarla ilgili hadisi şerif, hz muhammed, hayvan sevgisi ile ilgili sözler, resimli mesajlar, resimli sözler, merhamet ile ilgili sözler, hayvanlarla ile güzel sözler, altın sözler, hayvan sevgisi sözleri kısa

MERHAMET EDENE ALLAH MERHAMET EDER. Hadisi Şerif
*
Merhamet et!
İnsana, hayvana, bitkiye, taşa, toprağa...
ağaca, ota, çöpe, kediye, köpeğe, kuşa, kurda, böceğe...merhamet et . 
Yaratılana merhamet et ki;
Yaratan da sana merhamet etsin...

*

HAYVAN SEVGİSİ ile İLGİLİ EN GÜZEL SÖZLER

”Canlı hayvana işkence, eziyet edene lanet olsun.” (Hz. Muhammed)
*
”Ben size Allah’dan korkunuz, hayvanları incitmeyiniz, rahatlarını bozmayınız demiyor muyum?” (Hz. Muhammed)
*
”Hayvana binecekseniz tatlılıkla bininiz. Yük vuracaksanız takatinin üstünde yüklemeyiniz. Kesecekseniz en az ızdırap verecek şekilde kesiniz.” (Hz. Muhammed)
*
”Balığa, denizden başkası azaptır.” (Mevlana)
*
”Kargalar ötmeye başlayınca, bülbüller susar.” (Mevlana)
*
”Köpekler centilmendir. Umarım onların cennetine giderim, insanların değil.” (Mark Twain)
*
”Arının evini yıkan, balın tatlılığıdır.” (Genceli Nizami)
*
”Köpek düzyazıdır, kedi ise bir şiir.” (Jean Burden)
*
”Tazılar, kendileri için koşar; ama avı efendileri için yakalarlar.” (William Shakespeare)
*
”Sanatçılar kedi sever, askerler köpek.” (Desmond Morris)
*
”Hayvanı seversen o da sevildiğini bilir.” (Anonim)
*
”Bey arı olmadan, petek oğul tutmaz.” (Ahmet Kutsi Tecer)
*
”Hayvanlara karşı acımasız olan, iyi bir insan olamaz.” (Arthur Schopenhauer)
*
”Kedi, sevgilisinde muhakkak tırmık izi bırakır.” (Henry de Montherland)
*
”Atlar her zaman uysal olsalardı, ağızlarına gem vurmak kimsenin aklına gelmezdi.” (Voltaire)
*
”Kuş uçtuktan sonra, kafesin kapısını kapamak ne işe yarar.” (Theodor Fontane)
*
”Kedi evden dışarı çıkınca, fareler oyuna başlarlar.” (John Florian)
*
”Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.” (Mahatma Gandhi)
*
”Havlamasını bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir.” (Türk Atasözü)
*
”Hayvanları öylesine güçlü bir şekilde sevmeliyiz ki onları yemeyi reddetmeliyiz.” (Mehmet Murat İldan)
*
”Hiç bir şey yavru bir kediden daha oyuncu, yaşlı bir kediden daha ciddi olamaz.” (Thomas Fuller)
*
”Her su bulunan yerde kurbağa olmaz; ama kurbağa sesinin geldiği her yerde su vardır.” (Wolfgang Van Goethe)
*
”İri bir at, gücü dolayısıyla değil, huyu dolayısıyla övülür.” (Confucius)
*
”Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi de vardır.” (John Lyly)
*
”Ne kadar çok insanla tanışırsam, köpeğimi o kadar, daha çok seviyorum.” (Rus Atasözü)
*
”Her kim aç bir hayvanı beslerse, aynı zamanda ruhunu besler.” (Charlie Chaplin)
*
”Bir kedi onu ne zaman çağırırsanız yanınıza gelir; tabi eğer yapacak daha iyi bir şeyi yoksa.” (Bill Adler)
*
”İnsanlar hakkında psikolojik romanlar yazmak istiyorsanız yapacağınız en iyi şey bir çift kedi edinmektir.” (Aldous Huxley)
*
”Kediler köpeklerden daha akıllıdır. Diz boyu karda kızağı çekecek altı kedi bulamazsınız.” (Jeff Valdez)
*
”Açlıktan ölmekte olan bir köpeği alıp doyurursanız sizi ısırmaz. Bu köpekle insan arasındaki temel farktır.” (Anonim)
*
”Hayvanat bahçelerine gitmeyin! Çocuklarınızı hayvanat bahçelerine götürmeyin! Hiçbir canlı hiçbir suç olmadan tutsaklığı asla hak etmez.” (Mehmet Murat İldan)
*
”Aslanın kral olmak için tayin edilmeye ve merasime ihtiyacı yoktur, kahramanca hareketleri onu bu mevkie getirir, tabiat onu kral ilan eder.” (Pancatantra)
*
”Köpeklerin cennette olmayacağını düşünüyorsunuz! Söylüyorum size hepimizden çok daha önce orada olacaklar.” (Robert Louis Stevenson)
*
”Hayatımı tamamen hayvanlara yardım etmeye adamamın sebebi; hali hazırda onlara zarar vermeye kendini adamış bu kadar çok insanın olması.” (Buddy Greyhound)
*
”Kurtlar bir atı öldürmek için birleşince, atın ölüsü bile, en güzel parça için kurtların birbirini yemesine yol açar.” (Bernard Shaw)
*
”Bütün hayvanlar arasında yalnızca kedidir yaşamı seyreden. Var olmanın döner dolabını mesafeli bir konumdan izler. Kedide sempatik olma kaygısı yoktur. Yalnızca yaşar, uzak, dingin ve bilge.” (Andrew Lang)
*
”İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.” (Anatole France)
*
”İnsanın insanlardan kaçışıdır, hayvan sevgisi.” (Aziz Nesin)
*
”Koyunlar çoban için değildir, çoban koyunlar içindir.” (Sadi Şirazi)
*
”İnsan yüzü kızaran hayvandır.” (Mark Twain)
*
”En iyi arkadaşlarımız hayvanlardır, ne soru sorarlar, ne de kusur, kabahat bulurlar.” (George Elliot)
*
”Hayatımda köpekler olmasaydı eğer, korkarım; sevgi duyacağım canlı olmayacaktı.” (Anonim)
*
”Hayvanlar, insanlar için ne iyi arkadaştır, ne sual sorarlar, ne de insanı tenkit ederler.” (George Eliot)
*
”Kediler, seçilmiş arkadaşlardır.” (Norman Corwin)
*
”Bir yengece, doğru yürümesini asla öğretemezsiniz.” (Aristophanes)
*
”At, sahibine göre kişner.” (Cervantes)
*
”Kuşlar doğa adlı annenin güzel çalgıcılarıdır.” (Gavin Douglas)
*
”Bağı süsleyen bülbüldür; fakat incirini kargalar yer.” (Genceli Nizami)
*
”Hayatı boyunca iyi olmaya çalıştı. Çoğu kere başarısız oldu. Ne de olsa bir insandı. Bir köpek değildi.” (Charles M. Schulz)
*
”Kurtların içinde, ceylan masumiyetiyle ömür sürülmez.” (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
*
”Koyunun bulunduğu yerde, kurt eksik olmaz.” (Honore de Balzac)

”Hayatı boyunca iyi olmaya çalıştı. Çoğu kere başarısız oldu. Ne de olsa bir insandı. Bir köpek değildi.” (Charles M. Schulz)
*
”Beni köpekler asla ısırmaz. Sadece insanlar ısırır.” (Marilyn Monroe)
*
”Kuş, insafsız ellerin yıkacağından korksa da yine yuvasını kurar.” (Kalman Mikszath)
*
”Hayvanlara karşı acımasızlık; ne gerçek eğitim, ne de gerçek bilginlik ile bağdaşır.” (Alexander Von Humboldt)
*
”Kedileri seviyorum çünkü evimi seviyorum; yavaş yavaş evimin gözle görülür ruhu oluyorlar.” (Jean Cocteau)
*
”İnsan ruhunun bir parçası hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.” (Anatole France)
*
”Hiçbir hayvan, kendi türüne işkence yapmaz.” (H. Veldet Velidedeoğlu)
*
”Kurtlar birbirine düştüğü zaman, aralarında koyun rahat eder.” (Sadi Şirazi)
*
”Hangi kabadayı fare, kedinin boynuna çıngırak takabilir.” (Mihayloviç Dostoyevski)
*
”Biz, hem kurtların doymasını, hem de koyunların sağ kalmasını istiyoruz.” (Lev Tolstoy)
*
”Hayvanlar benim arkadaşlarımdır ve ben arkadaşlarımı yemem.” (George Bernard Shaw)
*
”Kedilerden nefret edenler bir sonraki hayatlarına fare olarak geri döneceklerdir.” (Faye Resnick)
*
”Kedinin duygusal dürüstlüğü tamdır. İnsanlar çeşitli nedenlerden duygularını saklayabilirler ama bir kedi asla.” (Ernest Hemingway)
*
”Köpeğe verilen kemik hayır işlemek değildir. Hayır, sen de köpek kadar açken köpekle paylaştığın kemiktir.” (Jack London)
*
”Yavru kediden daha cesur bir kâşif yoktur.” (Jules Champfleury)






hayvanlarla ilgili hadisi şerif, hz muhammed, hayvan sevgisi ile ilgili sözler, resimli mesajlar, resimli sözler, merhamet ile ilgili sözler, hayvanlarla ile güzel sözler, altın sözler, hayvan sevgisi sözleri kısa


İNSAN ve YAĞMUR

/ No Comments

Anlatsana yağmur
iyi insanların gözleri neden hep sana benzer.
Buğulu ve yaşlıdır.
Bazen tek tek akar.
Bazen sağanaktır.
Yağmur yüklü yüreklerinden, göz pınarlarına akışa geçer.
Yandıkça çözülür buzlar ve sağanağa döner.
Anlatsana yağmur...

*

YAĞMUR HAKKINDA EN GÜZEL SÖZLER

”Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun, güneşi sevdiğini söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun, rüzgârı sevdiğini söylüyorsun ama rüzgâr çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum, çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.” (William Shakespeare)
*
”Nisan yağmuru, mayıs çiçeği getirir.” (Kanada Özdeyişi)
*
”Bizim sohbetimiz Nisan yağmuruna benzer. Balığın ağzına düşerse inci olur, yılanın ağzına düşerse zehir olur.” (Hz. Mevlana)
*
”Altın yerde paslanmaz, taş yağmurdan ıslanmaz.”
*
”Her insan bir yağmur damlası gibidir. Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer.”
*
”Her yağmurda evleri başlarına yıkılan karıncalar vazgeçmezken, biz hangi deprem yüzünden vazgeçeceğiz.”(M. Bozdağ)
*
”Yıllardır kendini bulutlarda saklayan, İllegal bir yağmurum. Bir yağsam pahalıya mal olacağım.” (Didem Madak)
*
”Abanın kadri yağmurda bilinir.”
*
”Yağmur olsan binlerce damla arasından bulur tutardım seni. Çünkü korkarım; toprak aldığını vermiyor geri.” (Cemal Süreyya)
*
”Yükle yalnızlığının bütün gri bulutlarını sırtıma. Vücudum yağmur sonrası toprak koksun.”
*
”Onmadık yılın yağmuru harman vakti yağar.”
*
”Bazı insanlar yağmuru hisseder, diğerleri ise sadece ıslanır.” (Bob Dylan)
*
”Yağmur namuslunun da, namussuzun da üstüne yağar. Bu yağmur hangisini daha çok ıslatır? Yanıt: namusluyu. Çünkü namussuz namuslunun şemsiyesini çalmıştır.” (İlhan Selçuk)
*
”Dertlerin kum tanesi kadar küçük sevinçlerin nisan yağmurları kadar bol olsun ve öylesine mutlu ol ki gözünden akan yaşlar değerini bilmeyenlere sadakan olsun..”
*
”Ölmek için doğmuştur ya insan, o yüzden her yağmur sonrası toprak kokusunu sever.” (Lev Nikolayeviç Tolstoy)
*
”Yağmur başladı…Gelse de ıslansak dediği biri olmalı insanın…”
*
”Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın inan ki bir tanem her gün yağmur yağardı.”
*
”Sesini değil, sözünü yükselt!. Yağmurlar dır büyüten zambakları, gök gürültüleri değil.” M. Selahattin Şimşek
*
”Hiçbir yağmurda, sensiz ıslanmaya cesaret edemedim ben, işte bundan, pencerenin ötesine geçemedi hayallerim…” (Hikmet Anıl Öztekin)
*
”Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın inan ki birtanem her gün yağmur yağardı.”
*
”Mısıra “yağmur geliyor” demişler, “çapan birlik mi?” demiş.”
*
”Gökkuşağına ulaşmak istiyorsan yağmura katlanmak zorundasın.” (Dolly Parton)
*
”Bu sabah artık yağmuru neden bu kadar çok sevdiğimi anladım. Ağlayan bir yüreğe benzediği için.” (Tezer Özlü)
*
”Yolun hiç de uzak değil umut biliyorum. Sesin yağmurlarla birlikte tutkulu tel örgülerin arkasında.” (Kaan İnce)
*
”Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını; herkesin yüzü ıslak, başları eğik, herkes benim hep olduğum gibi.”
*
”Yağmuru sevmezse, gökkuşağı renksiz olur.”
*
”Yağmur bir kere yağmaya başladıysa sırf sen istiyorsun diye durmaz. Ne zaman duracaksa o zaman durur. ”(Samantha Young)
*
”Sevdanı bulutların üzerine yazmışsın. Yağmur olarak dökülüyor gözlerimden.”
*
”Yağmuru seviyorum belki benim yerime ağladığı içindir…”






ALTIN ÖĞÜTLER (Dalai Lama)

2 Temmuz 2018 Pazartesi / No Comments
altın öğütler, altın tavsiyeler, dalai lama kimdir, budizm nedir, dalai lama sözleri, dalai lama hayatı, dalai lamadan tavsiyeler, dalai lama felsefesi, ilham veren sözler, dalai lama öğretisi

Dalai Lama’dan Hayatınızı Değiştirecek 18 Muhteşem Söz

Dalai Lama denildiğinde aklımıza ilk olarak anlayış, bağışlayıcılık, merhamet, şefkat, hoşgörü ve birçok pozitif duygu geliyor. O, dünya barışını, mutluluğu, anlayış içinde bir arada yaşamayı yaşamın har anına yaymaya çalışan biriydi.

Birbirinden önemli, insanlara ilham veren ve hayatlarını değiştiren sözleriyle tüm dünyada milyonlarca insanı etkiledi. İşte Dalai Lama’nın ilham veren o değerli sözlerinden bazıları:

1. En sevdiklerinize bile bir gün gidebilme özgürlüğünü verin ki geri dönmek ve kalmak için bir sebepleri olsun.

2. Zamanın önünde durmak mümkün değil. Bir hata yaptığımızda, zamanı geri alıp yeniden baştan başlayamayız. Yapabileceğimiz tek şey, şimdiki zamanı iyi kullanmak.

3. Asıl hedef diğerlerinden daha iyi olmak değil, eski halinizden daha iyi olmaktır. Diğerleriyle yarışmayın kendinizi geliştirin.

4. ‘Acılar, onlardan güç almak için kullanılmalıdır’ denilir. Hangi zorluk olursa olsun ve ne kadar acı verici olursa olsun, asıl felaket umudunu kaybetmektir.

5. Her sabah uyandığında kendine şunları söylemeyi unutma: Bugün de uyandığım için şanslıyım, kıymetli bir hayatım var ve bunu boşa harcamayacağım, tüm enerjimi kendimi geliştirmek, herkesin iyiliğini sağlayacak şekilde aydınlanmak için kullanacağım. Başkalarına karşı iyi niyetli olacağım, başkalarına sinirlenmeyeceğim veya onlar hakkında kötü düşünmeyeceğim.

6. Sevgi ve merhamet lüks değil ihtiyaçtır. Onlar olmadan insanlık ayakta kalamaz.

7. Bu hayattaki birinci amacımız, insanlık için faydalı olmak. Eğer yardım edemiyorsanız, en azından insanlara zarar vermeyin.

8. Eğer bir problemin çözümü varsa, yapılabilecek şeyler hala bitmediyse, o zaman endişelenmeye gerek yok. Eğer çözüm yoksa, endişelenmenin de bir faydası yok. Yani, endişenin hiçbir koşulda hiçbir faydası yok.

9. Başarılarınızı size ne kazandırdığı ile değil, onları kazanmak için nelerden vazgeçtiğinizle ölçün.

10. Doğru davranışları sergileyebilirsen, düşmanların senin en büyük manevi öğretmenlerin olur çünkü onların varlığı senin hoşgörü, sabır ve bilgeliğini geliştirmeni sağlar.

11. İnsanlar, hayatta tatmin ve mutlu olmak için farklı yollar seçer. Onların sizinle aynı yolda olmamaları, yollarını kaybettikleri anlamına gelmez. Onları yargılamayın anlamaya çalışın.

12. Biz farkında olsak da olmasak da her şeyin altında tek bir soru yatar: Hayatın amacı ne? Her insan doğduğu andan itibaren mutluluğu ister, acı çekmekten kaçar. Bunu ne sosyal şartlar, ne eğitim seviyesi ne de ideolojik şartlar değiştirebilir. Varlığımızın en temelinde hepimiz sadece mutlu olmak istiyoruz. Asıl önemli olan, mutluluğu neyin getireceğini keşfetmek.

13. Aradığımız sükunet ve mutluluğu sağlayacak tek şey, merhamet ve anlayıştır.

14. Büyük başarıların hiçbir zaman kolay yollardan elde edilemeyeceğini, büyük uğraşlar ve büyük riskler sayesinde elde edilebildiğini hesaba katmayı unutmayın.

15. Çocuklara bakın. Tabii ki hepsi kavga ediyordur ancak genellikle yetişkin olana kadar kötü düşüncelerini içlerinde beslemek yerine konuşarak dışarı atarlar. Birçok yetişkin, çocuklara göre daha eğitimli olma avantajına sahiptir. Ancak gülümseyen bir yüzün arkasında derin negatif duygular barındırırken eğitimin ne önemi var ki? Çocuklar böyle yapmaz. Onlar birine kızdıklarında, bunu ifade ederler ve geçip gider. Ertesi gün aynı kişiyle yeniden oyun oynayabilir.

16. Tüm acılar bilgisizlikten kaynaklanır. İnsanlar kendi kişisel tatminleri veya mutluluklarının peşinden giderken, başkalarına acı verirler.

17. Toplumumuzun en önemli sorunlarından biri de eğtimin bizleri daha zeki, daha becerikli yapacağını sanmamız. Günümüzde toplumumuz bunun altını çizmese de eğitim ve bilginin en önemli yönü, bizleri daha faziletli şeylere ve zihinsel disipline yönlendirmesidir. Zekamızı ve bilgimizi en iyi şekilde kullanmak için iyi kalpli olmayı öğretmeliyiz. İyi kalpli olmayan birinin aldığı eğitimin insanlığa hiç bir faydası yoktur.

18. İnsan potansiyeli herkes için aynıdır. Eğer “Ben çok değersizim” diye düşünüyorsanız, bu yanlıştır. Kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Hepimizin belli bir düşünce gücü var, peki o zaman sizde eksik olan ne? Eğer irade gücüne sahipseniz, değiştiremeyeceğiniz hiçbir şey yok. Kendi kendinizin efendisi sizsiniz.

Kaynak: www.müthişpsikoloji.com

*
altın öğütler, altın tavsiyeler, dalai lama kimdir, budizm nedir, dalai lama sözleri, dalai lama hayatı, dalai lamadan tavsiyeler, dalai lama felsefesi, ilham veren sözler, dalai lama öğretisi

Dalai Lama kimdir?

Tenzin Gyatso, 6 Temmuz 1935 tarihinde Tibet‘de doğmuştur. Tibet’in Amdo ilinde çiftçilikle geçinen bir ailenin 16 çocuğundan 5.si olarak doğmuştur.

1950‘den beri görevde bulunan 14. Dalai Lama‘dır. Tibet‘in ruhanî lideri Dalai Lama’dır. Dalai Lama, Budizm‘in kurucusu olan Shakyamuni’nin reenkarnasyon sürecini tamamlayan kişilere verilen isimdir. Dalai-engin deniz, Lama-bilge anlamına gelmektedir. Yetkili rahipler reenkarnasyon sürecinin tamamlandığı düşünülen 66 gün boyunca beklemektedirler. Sonraki zaman zarfında ise Dalai Lama’nın mucizelerini aramak ve takip etmektedirler. İlk Dalai Lama, 1474‘te ortaya çıkmıştır. budist inanışına göre zamanımıza kadar makayana tanrısının ruhu 14 Dalai Lama’nın vücudunda yaşamıştır. Tibet’in son Dalai Lama’sı Tenzin Gyatso‘dur.

Bedensel ve manevi acıların aydınlanma sürecinden Budizm felsefesi ve öğretileri, her türlü taciz ve saldırılara karşı pasif direnişin uygulanmasını salık verir.

14. Dalai Lama, Tenzin Gyatso, 2 yaşında iken rahipler tarafından bulunarak, Tibet‘in başkenti Lhasa‘ya getirilip yetiştirilmiştir. 15 yaşında ise ruhani liderlik görevini yerine getirmeye başlamıştır.
Tibet, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuşatması altındayken, Tenzin Gyatso 17 Kasım 1950’de, 15 yaşında, Tibet’in devlet başkanı ve en önemli politik yöneticisi olarak atandı.

1949’da yeni kurulan Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti Tibet’i işgal etmeye başlayınca genç yaşına rağmen ulusal kabine başkanlığı görevini de üstlenmek durumunda kaldı. Kutsal Dalai Lama dokuz yıl boyunca Çinli işgalcilere karşı barışçıl, şiddet karşıtı bir politika izlemesine rağmen Çin hükümeti giderek artan bir şiddetle kendilerine direnen savunmasız onbinlerce Tibet’liyi katletti.

Hindistan başbakanı Nehru‘nun daveti üzerine Kutsal Dalai Lama barışçıl mücadeleyi sürdürmek üzere Himalaya dağlarını aşarak 31 Mart 1959’da Hindistan‘a geçiş yaptı. O dönem Hindistan Devlet Başkanı olan, Nehru tarafından Dharamsala’ya yerleştirildi. Coğrafi ve iklimsel anlamda Tibet’e benzeyen bu topraklar; sürgündeki Tibet halkı tarafından, ikinci vatan olarak kabul edildi. Orada “Sürgündeki Tibet Hükümeti” adıyla Tibet’i idare eden yönetim birimini kurdu ve kendisine eşlik eden binlerce Tibetli mülteci ile birlikte Tibet kültürünü ve eğitimini korumaya çalıştı.

Kutsal Dalai Lama, barışçıl politikaları ve Tibet’in özgürlüğü için şiddet karşıtı mücadelesi nedeniyle 10 Aralık 1989‘da Nobel Barış Ödülü aldı. 1987’de Albert Schweitzer hayırseverlik ödülü aldı. Budizmi anlatan kitaplar yazdı.

Kitapları :

Yürekten Gelen Öğütler
Bilgelik Okyanusu Yaşam Rehberi
Dört Yüce Gerçek
Şefkatin Gücü
Yeni Bin yılın Değerleri




altın öğütler, altın tavsiyeler, dalai lama kimdir, budizm nedir, dalai lama sözleri, dalai lama hayatı, dalai lamadan tavsiyeler, dalai lama felsefesi, ilham veren sözler, dalai lama öğretisi