Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

ŞEHİTLER; CENNET YOLCULARI

14 Temmuz 2020 Salı / No Comments
cennet, kimler şehittir, resimli sözler, şehit sözleri, şehitler, şehidi kamil, şehitlik makamı nedir, şehitlik nedir, şehid kimdir, şehidi uhrevi kime denir, şehidi dünyevi, şehidlerle ilgili hadisler
cennet, kimler şehittir, şehid kimdir, şehidi dünyevi, şehidi kamil, şehidi uhrevi kime denir, şehidlerle ilgili hadisler, şehit sözleri, şehitler, şehitlik makamı nedir, şehitlik nedir, 
Mekanlarınız cennet olsun.
Ruhunuz şad olsun.
Hakkınızı helal ediniz.

*

1. Şehid Kimdir?

Allah yolunda canını feda eden bir Müslümana şehid denir.

Şehidlik, İslâm'da en büyük mertebedir. Şehidlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yücedir. Âhirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmiştir. Bunun içindir ki, şehidlerin bütün günah ve kusurları Allah tarafından afvedilmektedir.

Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri "Ölürsem şehidim, kalırsam gazi!.." inancıdır. Bu durum, ayette "iki güzelden biri" şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe, 9/52) Yani, mü´min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. (İbnu Kesir, IV/102; Nesefi, II/130)

Halid b. Velid´in İran komutanına söylediği şu sözler, şehitlik kavramının Müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir:

"Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim." (Abdürabbih, s. 387)

Şüheda hayatı, ruhani bir hayat, daha doğrusu hakiki bir hayattır. (Yazır, I/547) "Şehit kendini hayatta bilir." (Nursi, Hutbe-i Şamiye, s. 122) Ölümün acısını hissetmeden, kendini daha güzel bir alemde bulur.

Hz. Peygamber (asm), Uhud´da hayatını kaybeden yetmiş şehitle ilgili olarak şunu bildirmiştir:

"Kardeşleriniz Uhud´da şehit olunca, Allah onların ruhlarını yeşil kuşların cevfine koydu. Cennetin nehirlerinden içerler, meyvelerinden yerler. Arşın gölgesinde asılı altından kandillerde yerleşirler. Yiyecek, içecek ve istirahatlerinin güzelliğini görünce,

"Keşke, derler Cennette hayatta olup, rızıklandırıldığımızı biri dünyadaki kardeşlerimize haber verse. Ta ki, cihaddan geri kalmasınlar, savaş esnasında kaçmasınlar." Cenab-ı Hak,

"Sizin bu halinizi onlara ulaştıracağım." der ve şu ayetlerle bildirir." (Ebu Davud, Cihad, 25)

"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Allah´ın lütfundan kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde, Rableri katında rızıklandırılırlar. Arkalarından gelecek olanlara şunu müjdelemek isterler: Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmezler. Allah´tan bir nimeti ve lütfu ve Allah´ın mü´minlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.” (Âl-i İmran, 3/169-171)

2. Şehîd-i Kâmil Kime Denir?

Hem dünya hem de âhiret itibariyle şehid sayılan kimselere, şehîd-i kâmil denir. Bunlar muharebede öldürülenler, yahut âsiler, eşkıyalar, anarşistler veya evinde hırsızlar tarafından gadren ve zulmen öldürülen kimselerdir.

Bir Müslümanın şehîd-i kâmil sayılabilmesi için altı şart lâzımdır:

1. Müslüman olmak.
2. Akıllı olmak.
3. Bâliğ olmak.
4. Cünüp olmamak, hayız ve nifas hâlinde bulunmamak.

5. Vurulmanın akabinde hemen ölmüş olmak. Vurulduktan sonra, ölmeden önce, yeyip içer, tedavi görürse, vurulduğu yerden başka tarafa taşınırsa veya üzerinden bir namaz vakti geçecek kadar yaşarsa, kâmil şehidlik kısmından çıkar. Uhrevî şehîd olur.

6. Öldürülmüş olmasından dolayı, öldüren kimseye kısas icab etmek. Yani, kasden öldürülmüş olmak. Hatâen öldürülme durumlarında, katile kısas vâcib olmadığı için, maktûl şehîd-i kâmil kısmına girmez.

Şehîd-i kâmiller, yıkanmadan kanlı elbiseleri ile gömülürler. Hz. Ömer (ra) ile Hz. Ali (ra) de bu şartlardan biri bulunmadığı için yıkandılar; Hz. Osman (ra) ise, yıkanmadan gömüldü.

3. Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?

Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat âhirette şehid muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir. Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:

* Suda boğulanlar.
* Ateşte yananlar. (İbnu Mace, Cihad, 17)
* Enkaz altında kalanlar.
* Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.
* Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.
* İlim yolunda ölenler.
* Ciğer hastalıklarından ölenler.
* Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.
* Baş ağrısından ölenler.
* Karın ağrısından ölenler.
* Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.
* Cuma gecesi ölenler.
* Gurbet ilde vefat edenler.
* Akrep, yılan sokması gibi sebeblerle vefat edenler...

(Savaş dışındaki şehîdler hakkında hadisler için bakınız: Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I/22, 23, II/323, 325).

4. Şehîd-i Dünyevî Kime Denir?

Bunlar münafıklardır. Bunların kalblerinde bulunan nifak emaresini sadece Cenâb-ı Hak bildiği için, dünya itibariyle şehid muamelesi yapılır. Çünkü bunlar, dış görünüşleri itibariyle Müslümanlardırlar, fakat kalbleri itibariyle kâfir...

5. Şehidlerle İlgili Bazı Hadîs-i Şerîfler:

"Malını müdafaada öldürülen şehiddir, ırz ve nâmusunu müdafaa ederken öldürülen şehiddir, nefsini müdafaada öldürülen şehiddir..."

"Şehidleri kanları ile sarın. Zira Allah yolunda açılan bir yara kıyâmet günü mahşere geldikte, o yara, rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olarak kanar..."

"Şehidler cennetin kapısında, nehrin parlak zinetinde, yeşil çadırdadır. Sabah - akşam rızıkları Cennetten onlara gelir."

"Ma'rûfu emr ve münkeri nehiyden dolayı katledilen şehiddir."

"Kim cuma günü vefat ederse şehiddir." 

"Kim hayvanından düşüp ölürse o kimse şehiddir."

"Suda boğulan şehiddir, ateşte yanarak ölen şehiddir, gurbette garip ölen şehiddir, zehirli hayvan sokmasından ölen şehiddir, karın ağrısından ölenler şehiddir, bina yıkılıp altında kalarak ölen şehiddir, evinin üstünden (damdan) düşerek boynu kırılıp ölen şehiddir, üzerine büyük taş düşüp ölen şehiddir..."

"Din kardeşini müdafaada katlolunan şehiddir, mâsum olan komşusunu savunurken öldürülen de şehiddir..."

"Şehidin borçtan başka bütün günahları mağfiret olunur." (Müslim)

“Bir Müslüman cuma günü veya gecesi ölürse Cenab-ı Hak onu kabir fitnesinden (sualinden ve azabından) kurtarır.”(Tirmizî, Cenâiz: 73; Müsned, II/176)

Bâzı âlimler denizde şehid olmanın, kul borcuna dahi kefaret olacağını ileri sürmüşlerdir.

"Şehid, ehl-i beytinden (aile ve akrabasından) yetmiş kişiye şefaat eder, şefaati kabûl edilir." (Ebu Davud, Cihad 26)

"Kıyâmet gününde üç sınıf şefaat edecek: Peygamberler, sonra âlimler, sonra şehidler..." (İbni Mace, Zühd 37)

Şehid olan insanların kul hakkı dışındaki bütün günahları affedilir. Şehid olmak, herkese nasib olmayan büyük bir şereftir ve mü'minler için mükemmel bir nimettir. Güzel bir şekilde yaşamak, ondan sonra Allah yolunda O'nun rızası için şehid olmak, her mü'minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür!..

"Şehid olmayı Yüce Allah'tan samimi olarak dileyen kimseyi, Allah, rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir." (Müslim, İmâre, 156, 157; Ebû Davud, İstigfâr, 26; Neseî, Cihâd, 36; ibn Mâce, Cihâd, 15).

Kaynak: www.sorularlaislamiyet


cennet, kimler şehittir, resimli sözler, şehit sözleri, şehitler, şehidi kamil, şehitlik makamı nedir, şehitlik nedir, şehid kimdir, şehidi uhrevi kime denir, şehidi dünyevi, şehidlerle ilgili hadisler

ASKER VE VATAN SÖZLERİ

/ No Comments
asker sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, milliyetçilik sözleri, şehitlik sözleri, şehitlere sözler, şehit sözler, askerlik sözleri, altın sözler

altın sözler, asker sözleri, askerlik sözleri, milliyetçilik sözleri, şehit sözleri, şehitlere sözler, şehitlik sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, savaş sözleri, bayrak sözleri
ASKERLİK VE VATAN İÇİN SÖZLER

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin geIinIiği,
Şehidimin son örtüsü, ışık ışık,
DaIga daIga bayrağım!
Senin destanını okudum,
Senin destanını yazacağım.

*

YıIIara meydan okurken ayIara esir düştük ama vatan için 12 ay değiI 15 sene yapıIır, ne kadar da zor oIsa.

*

Bir güI konmuş başucuma,
Yazık değiI mi bu genç yaşıma.
Askerde bir iş geIirse başıma,
Garip asker yazın mezar taşıma.

*

Eğer bir gün şafağım için doğacak, güneş dağdaki teröristin sırtını ısıtacaksa bırakın o güneş hiç doğmasın.

*

Biz denizci değiIiz ki her Iimanda bir sevgiIimiz oIsun, biz komandoyuz dağIar sağ oIsun.

*

Kendim uzak hayaIim yakın resmime bakıp ağIamayın sakın.
Kıymetim varsa duvara asın, kıymetim yoksa ateşe atın.

*

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
Yeryüzünde yer beğen
Nereye dikiImek istersen
SöyIe, seni oraya dikeyim.

*

DağIarda çiçekIer soIduğu zaman, gökIere buIutIar doIduğu zaman, yağmurIar seI oIup aktığı zaman inan ki bir tanem ben ağIıyorum.

*

ÖyIe bir topIum var ki çığIık atsan duymayan öyIe bir kaIbim var ki kurşunIara doymayan.

*

İIk başIarda kaç gün kaIdı yerine kaç gün geçti diye sayarsan, senin için daha koIay oIacaktır. GeI teskere geI, gönIümüz seninIe.

*

Ben Türk askeriyim, üIkemin dört yanında beni buIursun, başımda miğferim, ayağımda postaIımdan tanırsın, adımı biImeyen Mehmet diye çağırsın, vatan uğrunda, can verecek kurban ararsan, hepinize yeminim, iIk safta beni buIursun.

*

YoIumuz gaza, sonu şehadet,
Dinimiz ister sıdk iIe hizmet,
Anamız vatan, babamız miIIet,
Vatanı mamur eyIe Yarabbi.
MiIIeti mesrur eyIe yarabbi.

*

Ey, bu toprakIar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak aInı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i.
Bedr’in arsIanIarı ancak, bu kadar şanIı idi.

*

Ey şimdi süzgün, rüzgârIarda daIgaIı;
Barışın güvercini, savaşın kartaIı,
Yüksek yerIerde açan çiçeğim!
Senin aItında doğdum, senin aItında öIeceğim.

*

Bize vatan deIisi diyorIar, kafayı vatanIa bozmuşsunuz diyorIar.
Çok şükür kafamız bozuk, kanımız değiI.

*

Her şeyden kutsaIdır mesIeğim, eIimde siIahım, sınırda nöbet bekIerim, siIahım namusumdur, üniformam kefenim, gerekirse vatan uğrunda, canımdan vaz geçerim.

*

Bu vatan tarihin diIinden düşmez bu destan, nehirIer gazidir, dağIar kahraman, her taşı yakut oIan bu vatan, can verme sırrına erenIerindir.

*

Bitmez diyorIar bana senin askerIiğin, varsın bitmesin.
Ben burada 12 ay değiI 12 yıI yapmaya razıyım, yeter ki şehitIerimiz rahat uyusun yerinde.

*

Bu vatan toprağın kara bağrında sıradağIar gibi duranIarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenIerindir.

*

Arşa çıkar ayak sesi geçerken, ona sorar güIIer gonca açarken, tufan durur ateş söner o varken, vatanımın göz nurudur Mehmetçik.

*

Herkese nasip değiI, asker oImak hudutta.
AI bayrağın rengi var, yerde, gökte, buIutta.
Heybetimiz titretir, şu karşıki dağIarı.
Vatanın bekçisiyiz, biz hudut kartaIIarı…

*

Ne şehitIer verdik vatan uğruna bizde bitmez Mehmetçik bu vatan uğruna.

*

Rüyamda gördüm ana kucağı uyandım baktım asker ocağı, feIek ayırdı evi bucağı, ağIama anam dönerim bir gün.

*

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağIar, taşIar.
O, rükû oImasa, dünyada eğiImez başIar.
Vurulup temiz aInından uzanmış yatıyor;
Bir hiIaI uğruna, ya Rab, ne güneşIer batıyor.

*

Şafak ne kadar zengin oIursa oIsun, bir gün fakirIeşmeye mahkûmdur.

*

Yine sensizIiğe açtım gözIerimi, yine hasretinIe kavruIacak bu gönüI, bir gün daha eksiIdi sana kavuşmam için, yine bugünde resimIere bakıp bakıp gözIerimi siIeceğim askerim.

*

Ömründen gün gitmesini isteyen tek varIık askerdir paşam.

*

SizIerden ayrıIdım 20 yaşında, kendimi gördüm nöbet başında, ismimi görürsen mezar başında, üstüme kapanıp ağIama anam.

*

DağIara çizmişiIer resmimi
Komando koymuşIar ismimi
BeIki bir gün geri dönemem diye
GöndermişIer sana resmimi.

*

Bu vatan bizimdir ferman gerekmez.
Askerin oIduğu yere yabancı giremez.

*

Koyuver derdin siIinsin, yoI ver öfken yoruIsun sonra korkma göster gönIün görünsün, hoş gör ruhun sevinsin geI bu günün hakkını ver yarını yarın düşünsün.

*

DağIarın tepesine, eşkıyanın aInına, kızIarın kabine öIümsüz Mehmetçik yazacağım.

*

Bu vatan iIeri atıIıp seIIercesine
Göğsünden vuruIup tam ercesine,
Bir güI bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenIerindir.

*

Bu söyIeyecekIerimi akIından çıkarmamaya çaIış; ay akşamdan ışıktır.

*

Kendim uzak hayaIim yakın, resmime bakıp ağIamayın sakın, kıymetim varsa duvara asın, kıymetim yoksa ateşe atın.

*
sker sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, milliyetçilik sözleri, şehitlik sözleri, şehitlere sözler, şehit sözler, askerlik sözleri, altın sözler




15 TEMMUZ DESTANI

/ No Comments
15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, vatan mesajları, millet mesajları

*

15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, vatan mesajları, millet mesajları

*

15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, vatan mesajları, millet mesajları

*

15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, vatan mesajları, millet mesajları

*


*

15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, 15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, millet mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 Temmuz logosu

*

15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, 15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, millet mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 Temmuz logosu




15 Temmuz mesajları, darbeye direniş mesajları, milli birlik günü mesajları, resimli kahramanlık mesajları, 15 temmuz darbe girişimi, 15 temmuz darbesi, vatan mesajları, millet mesajları


KURBAN BAYRAMI MESAJLARI

13 Temmuz 2020 Pazartesi / No Comments
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban, kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesajları, resimli kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları facebook
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban bayramı mesajları 2019, kurban bayramı mesajları facebook, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesaj, resimli kurban bayramı mesajları, 
Kurbɑn Bɑyrɑmının ulusumuzun diriliğine, mɑzlumlɑrın kurtuluşunɑ, insɑnlığın huzur, bɑrış ve hidɑyetine vesile olmɑsını dileriz.
*
Bugün sevinç günü, kederleri bir yɑnɑ bırɑkıp mutlu olɑlım. Kurbɑn Bɑyrɑmını doyɑ doyɑ yɑşɑyɑlım. Hɑyırlı bɑyrɑmlɑr!
*
Mübɑrek Kurbɑn Bɑyrɑmınızı tebrik eder hɑyırlɑrɑ vesile olmɑsını dileriz. erbaahavadis Bu hɑyırlı günde duɑlɑrınız kɑbul olsun. Duɑlɑrınızı eksik etmeyin…
*
Mübɑrek Kurbɑn Bɑyrɑmını sevdiklerinizle berɑber sɑğlıklı ve huzur içinde geçirmenizi dileriz. Mutlu Bɑyrɑmlɑr…
*
Mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder hayırlara vesile olmasını dileriz. Bu hayırlı günde dualarınız kabul olsun. Dualarınızı eksik etmeyin…
*
Küskünlerin barıştığı, sevenlerin bir araya geldiği, rahmetle ve şefkatle dolu günlerin en değerlilerinden olan Kurban Bayramınız kutlu olsun.
*
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban, kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesajları, resimli kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları facebook

Dilerim ki her anın şu an bu kurban bayramı mesajını okurken ki sevincin gibi sevinçli olur. Kurban Bayramın kutlu olsun
*
Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız mübarek olsun.
*
Allah'ın rahmeti üzerine olsun. Sana gelen her iyilik Allah'tandır, bütün kötülükler nefsindendir. Mekanın cennet, yuvan huzurlu, kalbin Allah ile dolu bayramın mübarek olsun.
*

Zamana ve mekana sığmayan bir bereketle bereketlenmek ve bağışlanmıs olmanın o şerefli makamına erişmiş olmak temennisiyle Bayramınız mübarek olsun.
*
Ne mutlu ki Hz. Allah'a kurban olan canlara. Kurban Bayramınız mübarek olsun…
*
Her daim birlik ve beraberlik içinde, huzur ve sevgi dolu bayramlar geçirmek ümidiyle. Kurban Bayramınızı en içten dileklerime kutlarım.
*
Yüreğine damla damla umut, günlerine bin tatlı mutluluk dolsun. Sevdiklerin hep yanında olsun, yüzün ve gülün hiç solmasın. Kurban Bayramın kutlu olsun…
*
Mutluluk içinde , sevdiklerinizle birlikte güzel bir bayram geçirmeniz dileğiyle… Kurban Bayramınız Mübarek Olsun.
*
Kurban Bayramınızı kutlar, bu mübarek günlerin Allah'a ve Efendimize biraz daha yaklaşmak için vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederim.
*
Allah bayramınızı hayırlı mübarek etsin, inayetiyle gönlünüzü dolaşsın ve sizleri ağır bir sorumluluk altında tutmasın. Kurban Bayramınız Kutlu Olsun...
*
Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Kestiğiniz kurban ve dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun.. Kurban Bayramınız mübarek olsun.
 *
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban, kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesajları, resimli kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları facebook

Dualarım sizinle bir daha ki Kurban Bayramında güzel anılara imza atmak dileği ile Kurban Bayramı'nız hayırlı olsun.
*
Bin damla serilsin yüreğine, Bin mutluluk dolsun gönlüne, Bütün hayallerin gerçek olsun, Duaların kabul olsun bu bayramda. Kurban Bayramın mübarek olsun!
*
Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Kurban Bayramın mübarek olsun!
*
Kurban  Bayramı tüm İslam Alemine kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin. Kurban Bayramınız hayırlara vesile olsun. İyi Bayramlar...
*
Benim ömrümde ırmaklar vardır sularında hayallerimi yüzdürdüğüm, benim ömrümde sevdiklerim vardır bayramlar ayrı geçince üzüldüğüm. Bayramınız mübarek olsun!
*
Bugün Kurban Bayramı, kurbanlar kesilecek sevap niyetiyle etler dağıtalacak herkese. Yürekler bir olacak gönüllere kilitlenecek. Gökler rahmet bereketiyle yağmurlar boşaltacak yeryüzüne. Bugün hepimizin yüreği şenlenip bayram sevinciyle coşacak. Hepimizin Kurban Bayramı kutlu olsun.
*
Sevinç ve huzur dolu bir umutla geldi Kurban Bayramı, bu güzel ayın mübarek bayramı bizlere mutluluk, huzur, güzellikler nasip etsin, bütün Müslümanlara hayırlı Kurban Bayramı diliyorum.
*
Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman erbaahavadis bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Bayram diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz.
*
En delice esen seher yeli, en güneşli günler, en parlak gecedir bayramlar. Kurban Bayramınız kutlu, her şey gönlünüzce olsun.
*
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği… Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı… Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder, mutluluklar dilerim.
*
Bir avuç dua, bir kucak sevgi, sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize. Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun. Kurban Bayramınız bereketli olsun!
*
Adaletin terazisi, varlığın yaratıcısı, merhametin tek göstergesi olan yüce yaratan Allah, hayırlı dualarda bulunan müminlerinin dualarını kabul eder, bu hayırlı bayramda da dualarımız yüce Allah'a. Mübarek Kurban Bayramınız hayırlara vesile olur inşallah.
*
Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yinede mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara...
*
Kurban Bayramınız kutlu, yüreğiniz umutlu, umutlarınız atlı, sevdanız kanatlı, mutluluğunuz katlı, sofranız tatlı, mekânınız tahtlı, ömrünüz bahtlı, yuvanız bereketli olsun...
*
Mutluluğun Türkiye enflasyonu kadar yüksek, üzüntün memur maaşı kadar az, geleceğin ise Demirel'in kafası kadar parlak olsun, Kurban Bayramın mübarek olsun!
 *
Hayır kapılarının sonuna kadar açık, kaza ve belaların bertaraf olduğu Kurban Bayramı erbaahavadis yaşadığınız tüm sorunları alıp götürmesi dileğiyle.. Kurban Bayramınız mübarek olsun, tüm dertleriniz deva bulsun.
*
Vɑrlığı ebedi olɑn, merhɑmet sɑhibi, ɑdɑletli Yüce Allɑh kendisine duɑ edenleri geri çevirmez. Duɑlɑrınızın Rɑbbin yüce kɑtınɑ iletilmesine vesile olɑn Kurbɑn Bɑyrɑmınız mübɑrek olsun.
*
Hɑyır kɑpılɑrının sonunɑ kɑdɑr ɑçık, kɑzɑ ve belɑlɑrın bertɑrɑf olduğu Kurbɑn Bɑyrɑmının, yɑşɑdığınız tüm sorunlɑrı ɑlıp götürmesi dileğiyle..
*
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği.. Hüznümüzü, ɑcımızı, yɑlnızlığımızı pɑylɑştığımız; birlik ve berɑberliğimizi, kɑrdeşlik ve dostluğumuzu en sıcɑk şekilde hissedeceğimiz Kurbɑn Bɑyrɑmınızı tebrik eder, mutluluklɑr dilerim.
*
Tüm ɑrkɑdɑşlɑrın Kurbɑn Bɑyrɑmı?nı en içten dileklerimle kutlɑr, sɑğlık, bɑşɑrı ve mutluluklɑr dilerim Her şey gönlünüzce olsun!
*
Bu değerli Kurbɑn Bɑyrɑmındɑ, kɑinɑtın yɑrɑtıcısı ve ɑlemlerin Rɑbbi bɑğışlɑyıcı ve ɑcıyıcı yüce Allɑh tüm duɑlɑrınızı kɑbul etsin.
*
Kurbɑn olɑyım bize bɑyrɑmlɑr yɑşɑtɑn Yüceler yücesi Allɑhɑ.. Kurbɑn bɑyrɑmıznız mübɑrek olsun.
*
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban, kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesajları, resimli kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları facebook

Güzellik, birlik, berɑberlik dolu, dɑhɑ güzel ve mutlu bir Kurbɑn Bɑyrɑmı diliyoruz Büyüklerimizin ellerinden küçüklerimizin gözlerinden öpüyoruz.
*
Adɑletin terɑzisi, vɑrlığın yɑrɑtıcısı, merhɑmetin tek göstergesi olɑn Yüce Yɑrɑtɑn Allɑh(c.c.), hɑyırlı duɑlɑrdɑ bulunɑn müminlerinin duɑlɑrını kɑbul eder. Bu Kurbɑn bɑyrɑmındɑ duɑlɑrımız Yüce Allɑh’ɑ. Mübɑrek Kurbɑn Bɑyrɑmınız hɑyırlɑrɑ vesile olur inşɑllɑh.
*
Sevinç ve huzur dolu bir umutlɑ geldi Kurbɑn Bɑyrɑmı. Bu güzel ɑyın mübɑrek bɑyrɑmı bizlere mutluluk, huzur, güzellikler nɑsip etsin. Bütün müslümɑnlɑrɑ Hɑyırlı Kurbɑn Bɑyrɑmı diliyorum.
*
Mutluluk, huzur, hɑyırlɑrlɑ dolu bugünden dɑhɑ güzel yɑrınlɑr diliyorum mübɑrek Kurbɑn Bɑyrɑmınızı Kutluyorum.
*
Bɑyrɑmlɑrın en güzeli ve hɑyırlısını diliyorum size. Kurbɑn Bɑyrɑmınız mübɑrek olsun.
*
Küskünlerin bɑrıştığı, sevenlerin bir ɑrɑyɑ geldiği, rɑhmet ve şefkɑt dolu günlerin en değerlilerinden olɑn Kurbɑn Bɑyrɑmınız kutlu olsun.
*
Gönüller bir olsun bu mübɑrek ɑydɑ düşüncelerimiz hem fikir olsun Allɑh’ın yolundɑ, hɑyırlɑrɑ vesile olsun bu  mutlu gün tüm Müslümɑnlɑrɑ Kurbɑn Bɑyrɑmı’nız mübɑrek olsun cɑnım dostlɑrımɑ.
*
Kɑinɑtın yɑrɑtıcısı ve ɑlemlerin Rɑbbi yüce Allɑh’ɑ sonsuz şükürler olsun Kurbɑn Bɑyrɑmı bereketiyle, bolluğuylɑ gelsin, tüm insɑnlık için hɑyırlɑrɑ vesile olsun. Bɑyrɑmınız kutlu olsun…
*
Kurbɑn Bɑyrɑmınızı kutlɑr, bu mübɑrek günlerin Allɑh’ɑ ve Efendimize birɑz dɑhɑ yɑklɑşmɑk için vesile olmɑsını Rɑbbimizden niyɑz ederim.
*
El ɑçıp, bɑşını eğen, ruhunu toprɑk eden, o toprɑğı gözyɑşlɑrıylɑ sulɑyɑn insɑnın duɑsınɑ Allɑh, rɑhmet yɑğmurlɑrıylɑ kɑrşılık verir. Gün el ɑçmɑ günü, günlerden Kurbɑn günü. Bɑyrɑmınız kutlu olsun.
*
Dɑmɑğınızı, ruhunuzu ve çevrenizi tɑtlɑndırɑn, gerçekten güzel ve bereketli bir Kurbɑn bɑyrɑmı dileriz. Hɑyırlı Bɑyrɑmlɑr…
*
Mübɑrek Kurbɑn Bɑyrɑmınızı kutlɑr, hɑyırlı günlere hɑberci olmɑsını temenni ederim.
*
en güzel kurban bayramı mesajları, kurban bayramı mesajları 2018, kurban bayramı mesajları kısa, kurban bayramı sms mesaj, resimli kurban bayramı mesajları, kurban bayramı mesajları facebook

KURBAN HAKKINDA HADİSLER

/ No Comments
 kurban hadisleri, kurban nedir, kurban niçin kesilir, hadisler, kurban kesmek ile ilgili hadisler, kurbanlık hayvan nasıl olmalı, kurban bayramı, kurban kesmenin önemi, kurban kesmenin faziletleri
hadisler, kurban bayramı, kurban hadisleri, kurban kesmek ile ilgili hadisler, kurban kesmenin faziletleri, kurban kesmenin önemi, kurban nedir, kurban niçin kesilir, kurbanlık hayvan nasıl olmalı, 
Cundub b. Sufyan radiallahu anh şöyle rivayet etmiştir:

Kurban bayramı günü Hz. Peygamber aleyhisselam ile beraber hazır bulundum. Namazı kıldı, namazı bitirip de selam verince, namaz bitmeden önce kesilmiş olan bazı kurban etleri ile karşılaştı. Bunun üzerine: “Kim namazdan önce kurbanını kestiyse onun yerine bir kurban daha kessin. Kim kesmemiş ise besmele ile kessin” buyurdu.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3621
*
Berâe radiallahu anh şöyle rivayet etmiştir:

Dayım Ebu Bürde kurbanını namazdan evvel kesti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): “Senin bu koyunun yalnız et içindir” buyurdu. Ebu Burde: “Ey Allah’ın Resulü! Bende bir keçi oğlağı var” dedi. Hz. Peygamber: “Onu kurban et. Fakat senden başkasına yaramaz” buyurdu. Sonra da şunları ilâve etti: “Her kim namazdan evvel keserse ancak kendi nefsi için kesmiş olur. Her kim namazdan sonra keserse kurbanı tamam olmuş ve müslümanların sünnetine uymuş olur.”

|Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3624
*
Enes radiallahu anh şöyle rivayet etmiştir: Hz. Peygamber aleyhisselam kurbanın birinci günü:

“Her kim namazdan evvel kurbanını kesmiş ise iade etsin” buyurdu. Bunun üzerine birisi kalkıp: “Ey Allah’ın Resulü! Bu, et yeme arzu edilen bir gündür” dedi de komşularının ihtiyacından bahsetti. Bunun üzerine Hz. Peygamber kendisini tasdik eder gibi oldu. O kişi: “Bende bir oğlak vardır ki bence et için kesilen iki koyundan daha iyidir. Onu (kurban olarak) keseyim mi?” diye sordu. Hz. Peygamber da ona müsaade etti. Ben onun aldığı bu müsaadenin başkasına ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum. Hz. Peygamber iki koç kesti. Ardından insanlar küçük bir koyun sürüsüne doğru gidip sürüyü aralarında taksim ettiler yahut parçalara ayırdılar.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3630
*
Ukbe b. Âmir’in radiallahu anh haber verdiğine göre:

Hz. Peygamber (a.s.), ona sahabelere vekaleten taksim etmek üzere bir koyun sürüsü vermişti. (Ukbe de bunları taksim ettikten sonra) geriye bir oğlak kalmıştı. Ukbe bunu Hz. Peygamber’e söylediğinde: “Onu da sen (Ravi Kuteybe arkadaşlarına dağıtmak üzere) kurban et” buyurmuştur.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3633
*
Enes (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:

Hz. Peygamber aleyhisselam aklı karalı alaca ve boynuzlu iki koç kurban etti ve bunları kendi eliyle kesti. Keserken de ayağını onların yanlarına basıp besmele çekti ve tekbir getirdi.

|Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3635
*
Rafi’ b. Hadîc radiallahu anh şöyle rivayet etmiştir:

Ben: Ey Allah’ın Resulü! Yarın düşmanla karşılaşacağız. Halbuki yanımızda bıçak yok! diye sordum. “Hayvanın kendi kendine ölmemesi için acele davran. Kesim bol kan akıtan bir şeyle yapılır ve üzerine Allah’ın adı anılırsa onu ye. Yalnız dişle tırnak müstesna. Bunun sebebini anlatayım: Diş bir kemiktir (kesmez), tırnak ise Habeş halkının bıçağıdır” buyurdu. Rafi’ dedi ki: Biz bol deve ve koyun ganimetine nail olduk. Bu sırada develerden birisi kaçmıştı. Derken mücahitlerden bir kimse onu ok atıp vurdu da bu suretle hayvanı durdurdu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): “Bu hayvanlar vahşi hayvanlar gibi kaçıyorlar. Bunlardan herhangi biri kaçarsa işte böyle muamele ediniz” buyurdu.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3638
*
Hz. Aişe’nin radiallahu anha rivayetinde Abdullah b. Vakıd şöyle anlatır:

Hz. Peygamber (a.s.) kurbanların etlerini üç günden sonraya (bırakıp) yemeyi yasaklamıştır. Abdullah b. Ebu Bekr de: Bu hususu Amre’ye andım o da bana Abdullah b. Vakıd doğru söylemiştir. Ben Hz. Aişe’yi şöyle derken duydum: Resulüllah zamanında bedeviden birçok kişi Kurban bayramına yakın Medine’ye doğru yavaş yavaş yürüyüp geldiler. Bunu gören Resulüllah “kurban etlerini üç gün tutabilirsiniz sonra kalanı dağıtınız” buyurdu. Bu yılı takip eden yılda sahabeler “ey Allah’ın Resulü birtakım insanlar kurbanlarından kaplar dolusu erzak ediniyorlar, kurban etlerinden yağ eritip biriktiriyorlar” dediler. Resulüllah: “İyi de bunu bana niçin söylüyorsunuz?” buyurdu. Sahabeler geçen sene kurban etlerinin üç günden sonra yenilmesini yasaklamıştın da ondan soruyoruz dediler. Resulüllah: “Ben o zaman ancak kütleler halinde yavaş yavaş akın edip gelen fakir bedeviden dolayı yasaklamıştım, şimdi kurban etlerinizi yeyiniz, birikiriniz ve tasadduk ediniz” buyurdu.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3643
*
Seleme b. Ekva’nın (r.a.) naklettiğine göre:

Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kim kurban keserse bayramın üçüncü gecesinden sonra evinde kurban etinden bir şey bulunduğu halde sabahlamasın” buyurdu. Ertesi seneye girdiğimiz zaman sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Kurban etlerini geçen sene yaptığımız gibi mi yapacağız (yani dağıtacak mıyız)?” diye sordular. Hz. Peygamber: “Hayır (bu yıl yiyin, yedirin, azık da edinin) çünkü geçen sene halk arasında geçim zorluğu vardı. Bu sebeple kurban etlerinin halk arasında dağıtılmasını arzu ettim” buyurdu.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3648
*
Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatmaktadır:

Hz. Peygamber (a.s.): “İslâm’da fera ve atira yoktur” buyurdu.

Ravi İbn Rafi’ kendi rivayetinde: Fera, hayvanın ilk doğurduğu yavrularıdır. (Cahiliyede müşrikler bu ilk yavruları putlarına) kurban ederlerdi, izahını ilâve etmiştir.

| Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3652
*
Ümmü Seleme radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Kimin kesecek kurbanı varsa, zilhicce ayı (nın hilâli) girince kurbanını kesinceye kadar saçından ve tırnaklarından hiç bir şey kesmesin.”

|Müslim, Edâhî 42. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Dahâyâ 3.
*
İbni Abbâs radıyallahu anhümâ‘dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Başka günlerin hiçbirinde, –zilhiccenin ilk on gününü kastederek– şu günlerde işlenecek amel–i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur.”

– Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, Yâ Resûlallah? dediler.

– “(Evet) Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka. (O, bundan üstündür), “ buyurdu.

| Buhârî, Îdeyn 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 61; Tirmizî, Savm 52; İbni Mâce, Sıyâm 39.
*
Ebû Katâde radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem‘e arefe günü tutulan orucun fazileti soruldu; o da:

“Geçmiş bir yılın ve gelecek bir yılın günahlarına kefâret olur” buyurdu.

|Müslim, Sıyâm 196, 197. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 54; Tirmizî, Savm 48; İbni Mâce, Sıyâm 40.


*
İbni Abbâs radıyallahu anhümâ‘dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem aşûre gününde oruç tuttu ve oruç tutmayı tavsiye etti.”

|Buhârî, Savm 69; Müslim, Sıyâm 127, 128.
*
İbni Abbâs radıyallahu anhümâ‘dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Gelecek seneye kadar yaşayacak olursam, muharrem ayının dokuzuncu günü oruç tutarım.”

| Müslim, Sıyâm 134. Ayrıca bk. İbni Mâce, Sıyâm 41.


*
Âişe radiallahu anha’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ademoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban kıyamet günü boynuzları kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.”

| İbn Mâce, Edaha: 3
*
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

“Rasûlullah (s.a.v.) boynuzlu alaca renkli iki koçu kendi eliyle keserek kurban etti. Besmele çekti, tekbir aldı ve keserken ayağını koçların sağ yanı üzerine koydu.”

| Buhârî, Edâhî: 7; Müslim, Edâhî: 3
*
Berâ b. Âzib (r.a.)’den merfu olarak rivâyet ettiği hadisinde şöyle diyor:

“Topal hayvan, tek gözlü hayvan, hastalığı belli olan hayvan zayıf, ve cılız hayvanlar kurban edilmez.”

| Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Edahî: 8
*
Ali b. ebî Tâlib radiallahu anh’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, bize kurbanlık hayvan alırken göz ve kulağına dikkat etmemizi, kulağı, burnu kesik, boynuzu kırılmış hayvanlardan kurban kesmemeyi bize emretti.”

| Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Dahaya: 8
*
Ukbe b. Âmir radiallahu anh’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kendi keseceği kurbanlık hayvanları ashabı arasında dağıttı geriye bir oğlak kalmıştı ki Ukbe bunu Rasûlullah (s.a.v.)’e hatırlatmıştı. Rasûlullah (s.a.v.) de onu da sen kendin için kurban et buyurdular.”

| Ebû Dâvûd, Dahaya: 5; İbn Mâce, Dahaya: 7
*
Câbir (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Hudeybiye’de, Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber deveyi de sığırı da yedi kişi için boğazlayıp kurban etmiştik.

| Ebû Dâvûd, Dahaya: 6; İbn Mâce: Dahaya: 5
*
Adiyy (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

Sığır; yedi kişi için kurban olur.” Dedim ki: “Şayet karnından yavrusu çıkarsa?” “Onunla beraber yavrusunu da kes” dedi. “Ya topal hayvan ne olacak?” dedim. Dedi ki: “Kurban edileceği yere gidebiliyorsa kurban olur.” Dedim ki: “Ya boynuzu kırık hayvan ne olacak?” “Zararı yok dedi ve biz emrolunduk veya Rasûlullah (s.a.v.), bize emretti ki: Kurban edilecek hayvanların göz ve kulaklarını dikkatle inceleyip alın.”

| Ebû Dâvûd, Dehaya: 5; İbn Mâce, Dehaya: 8
*
Umâra b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: A’ta b. Yesâr’dan işittim şöyle diyordu: 

Ebû Eyyûb el Ensârî’ye sordum; Rasûlullah (s.a.v.)’in zamanında kurbanlar nasıldı diye şöyle cevap verdi:

“Kişi kendisi ve çoluk çocuğu için tek bir kurban keserdi de onun etinden kendileri de yer başkalarına da yedirirlerdi. Neticede Müslümanlar birbirleriyle övüneceğiz diye gördüğün gibi birkaç kurban kesmek durumuna geldiler.”

|İbn Mâce, Dahaya: 10; Muvatta, Dahaya: 5
*
Cebele b. Suhaym (r.a.)’den rivâyete göre, adamın biri İbn Ömer (r.a.)’e kurban kesmek vâcib midir? diye sordu. O da; Rasûlullah (s.a.v.) ve Müslümanlar kurban kestiler dedi. Adam aynı soruyu tekrar edince aklını kullanıp ne dediğimi, anlamıyor musun? Rasûlullah (s.a.v.), ondan sonrada Müslümanlar kurban kestiler.

|İbn Mâce, Dahaya: 2
*
Süleyman b. Büreyde (r.a.)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Üç günden fazla kurban etinden yemeyiniz diye size yasaklama getirmiştim kurban kesenlerle kesmeyenler et yemekte denk olsunlar diye… Ama bu andan itibaren kurban kesen sayısı arttığı için dilediğiniz kadar yeyin yedirin ve saklayın.”

|Buhârî, Edâhî: 16; Müslim, Edâhî: 5
*
Âbis b. Rebia’ (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Müminlerin anası Âişe (r.anha)’ya:

“Rasûlullah (s.a.v.), kurban etlerinin üç günden fazla yemeyi yasaklarmıydı? Diye sordum. Buyurdular ki:“Hayır, fakat insanlardan kurban kesen kimse az olduğu için kesmeyen kimselere yedirmek istediğinden dolayı böyle bir kısıtlama getirmişti. Bugün için biz, hayvanların paçalarını saklayıp on gün sonra yiyoruz.”

|Buhârî, Edahî: 16; Müslim, Edahî: 5
*
Ebû Bekre (r.a.)’in babasından rivâyete göre:

“Rasûlullah (s.a.v.), hutbe okudu minberden indi iki koç getirtti ve onları kesti.”

|Nesâî, Dahaya: 14; İbn Mâce, Dahaya: 1
*
Sahabe-i kiramdan Hazreti Zeyd b. Erkam (radiyallahü anh)’ın anlattığına göre;

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabı: Ey Allah’ın Rasulü dediler, bayram günü kesilen kurban ne manaya gelmektedir?”

Efendimiz (sallallahü aleyhi vesellem): “Bu, babanız İbrahim aleyhisselâm’ın sünnetidir.” buyurdular.

Ashab: “Pekiyi, kurban kesmede bize ne gibi bir sevap var ey Allah’ın Resûlü!” dediler.

“Kurbanın her bir kılı için bir sevap.” buyurdular.

Ashab tekrar: “(Kesilen kurban koyun, kuzu gibi) yünlü ise ey Allah’ın Resûlü (sevabı nasıl olur)?” diye sordular.

Aleyhissalâtu vesselam: “Yünün her bir kılı için de bir sevap var!” buyurdular.”

|İbn-i Mâce, Sünen; Ahmed b. Hanbel, Müsned; Hâkim, Müstedrek

kurban hadisleri, kurban nedir, kurban niçin kesilir, hadisler, kurban kesmek ile ilgili hadisler, kurbanlık hayvan nasıl olmalı, kurban bayramı, kurban kesmenin önemi, kurban kesmenin faziletleri

KURBAN İLE İLGİLİ EN SIK SORULAN SORULAR

/ No Comments
 kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir

kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurban nasıl kesilir, kurban nedir, kurbanda hisse, kurbanın dini dayanağı, kurbanlık hayvanın özellikleri, neden kurban keseriz, 

KURBANIN MAHİYETİ VE HÜKMÜ

1.Kurban nedir?

Sözlükte yaklaşma ve Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban dinî bir terim olarak, Allah’a yaklaşmayı ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanı usûlüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Kurban bayramında kesilen kurbana udhiyye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir.

2.Kurban ibadetinin hükmü nedir?

Hanefî mezhebine göre akıl sağlığı yerinde, buluğa ermiş, temel ihtiyaçları ve
borçlarından başka -nâmî (artıcı) olup olmadığına ve üzerinden bir yıl geçip geçmediğine bakılmaksızın- nisap miktarı mala sahip olup seferî olmayan her Müslümanın kurban bayramı günlerinde udhiyye kurbanı kesmesi vaciptir. Diğer mezheplerin çoğuna göre ise bu kurbanı kesmek sünnet-i müekkededir.

3. Kurbanın dinî dayanağı nedir?

Kurban, Kur’an-ı Kerim, Sünnet ve icmâ
ile sabit bir ibadet olup hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır: “...Allah’ın kendilerine rızı olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin,
yoksula fakire de yedirin.” (Hac, 22/28), “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık...” (Hac, 22/34)
Sahih hadis kaynaklarında yer alan rivayetlerde, Hz. Peygamber(s.a.s.), kurban bayramında Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir.
kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın boynuzu, tırnağı da dâhil olmak üzere her şeyinin kişinin hayır hanesine yazılacağını ifade etmiştir. (Tirmizî, Edâhî, 1; İbn Mâce, Edâhî, 3). Nitekim kendisi de kurbanın meşru kılınmasından itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kesmiştir. (Tirmizî, Edâhî, 11; Buhârî, Hac, 117, 119; Müslim, Edâhî, 17).

4.Kimler kurban kesmekle yükümlüdür?

Kurban kesmek, akıl sağlığı yerinde, büluğaermiş, temel ihtiyaçları ve borçlarından başka nâmî (artıcı) olup olmadığına ve üzerinden bir yıl geçip geçmediğine bakılmaksızın-nisap miktarı mala sahip olup seferî olmayan her Müslümanın yerine getireceği malî bir ibadettir. Buna göre yukarıda zikredilen şartları taşıyıp, temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gram altın veya değerinde para ya da eşyaya sahip olan kimselerin kurban kesmesi gerekir.

5. Borçlunun kurban kesmesi gerekir mi?

Kurban, zorunlu ihtiyaçları ve borçları dışında belirli (nisap) miktarda mala sahip olan kişiye vaciptir. Hz. Peygamber (s.a.s.) imkân bulduğu halde kurban kesmeyenlerle ilgili ağır ifadeler taşıyan hadisiyle (İbn Mâce, Edâhî, 2), bir taraftan kurban ibadetinin imkân bulmaya, güç yetirmeye bağlı olduğunu ifade ederken,
bir yandan da güç yetirenin kurban kesmesinin gerektiğine işaret etmektedir. Buna göre kurban ibadetiyle yükümlü olabilmek için belli bir malî imkâna sahip olmak gerekir ki, bunun ölçüsü de kişinin temel ihtiyaçları  ve borçlarından başka -nâmî (artıcı) olup olmadığına ve üzerinden bir yıl geçip geçmediğine bakılmaksızın- 80.18 gram altına ya da bunun değerinde para veya mala sahip olmasıdır.

Kişinin malı olmakla birlikte borcu da olsa
ve borcu ile asli ihtiyaçları çıktıktan sonra nisap miktarı malı kalsa o kişi kurban keser. Fakat temel ihtiyaçları ve borçları için ayıracağı para haricinde bu kadar bir mala sahip olmayan kişinin kurban kesmesi gerekmez.

6. Yolcunun/seferî olanın kurban kesmesi gerekir mi?

Yolcu (seferî), kurban kesmekle mükellef
değildir. Ancak kesmesi hâlinde sevabını kazanır.
Kişi, kurbanını ikamet ettiği yerde kesebileceği gibi, bayram dolayısıyla veya başka bir sebeple gitmiş olduğu yerde de kesebilir. Seferî olması, kurban kesme
kurban kesmeyip de bayram günlerinde ikamet ettikleri yere dönerlerse kurban kesmeleri gerekir.
Başta Şâfiî mezhebi olmak üzere kurbanın
sünnet olduğu görüşünde olanlara göre seferîlik durumunda da aynı hüküm geçerlidir.

7. Ailede zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir mi? Evde aile reisinin kurban kesmesi ile zengin olan öteki aile fertlerinden kurban vecibesi düşer mi?

İslam dininde aile fertleri arasında da olsa mülkiyetin şahsiliği ve dolayısıyla mal ayrılığı esası vardır. Bir aile içinde karı, koca ve çocuklardan her birinin malı ayrı ayrı belirlenmişse kendilerine aittir.
Bu itibarla aile fertlerinden karı, koca ve
yetişkin çocuklardan kimin borcu ve temel
ihtiyaçları dışında -nâmî (artıcı) olup olmadığına ve üzerinden bir yıl geçip geçmediğine bakılmaksızın- 80.18 gram altını ya da bunun değerinde parası veya malı varsa o kimse zengin sayılır. Bu şartlara göre aile fertlerinden dinen zengin sayılan her biri, fıtır sadakası vermekle mükellef olduğu gibi kurban kesmekle de yükümlüdür.
Şâfiî mezhebine göre ise aile için bir kurban kesmek sünnet-i kifâyedir. Dolayısıyla aileden birisinin kurban kesmesi ile hepsi için sünnet yerine gelmiş olur. Bu görüş asgarî derecede nisâba sahip olan aileler için daha uygundur.

8. Bir kimsenin, oğlunun veya bir başkasının bağışladığı para ile kurban alıp kesmesi durumunda bu, kurban sayılır mı?

Oğlu veya başkası tarafından kendisine bağış yapılan kimse bu paranın sahibidir. Bağışlanan bu parayı dilediği gibi harcayabilir. İster başka ihtiyaçları için sarf eder, isterse kurbanlık alıp kesebilir. Kesilen bu hayvan, kurban yerine geçer.

9. Kurban kesmek yerine sadaka vermekle bu ibadet yerine getirilmiş olur mu?

İbadetlerin kendilerine özgü şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır. İbadetlerdeki
bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Diğer taraftan ibadetler ancak emredildikleri şekliyle yerine getirilir.
Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usûlüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir. Bedelini infak etmek suretiyle kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.
Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslümanın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı ya da bedelini  sadaka olarak yoksullara vermek suretiyle kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz.

10. Hac ibadetini yapan kişi, ayrıca memleketinde de kurban kesmekle yükümlü müdür?

Hac için ihramda olan kişi Mekke’de seferî
ise kendisine udhiyye kurbanının/kurban bayramında kesilen kurbanın vacip olmadığı konusunda ittifak vardır. Seferî olmaması hâlinde ise udhiyye kurbanının vacip olup olmadığı konusunda Hanefî fakihleri arasında ihtilaf vardır.
Tercih edilen görüşe göre haccetmekte olan kimse, ister seferî olsun ister olmasın kurban kesmekle yükümlü olmaz. Bununla birlikte hacda olan kimse dilerse orada veya memleketinde kurban kestirebilir.
Şâfiî mezhebine göre ise udhiyye kurbanı,
seferî olsun olmasın, hacda bulunsun bulunmasın imkân bulan herkes için sünnet-i müekkededir.

11. Gayrimeşru yolla kazanılan parayla kurban kesilebilir mi?

İslam dini, kişilerin meşru işlerle uğraşmalarını ve geçimlerini helal yollardan elde etmelerini emreder. Bu sebeple gayrimeşru yolla elde edilen para o kişinin malı sayılmadığı gibi onu kullanması da caiz olmaz. Dolayısıyla böyle bir para ile kurban kesmek uygun değildir.

12. Bir özür sebebiyle vaktinde kesilemeyen kurbanların fakir ve zengin için hükmü nedir?

Kurban kesme niyetiyle hayvan almış, fakat kurban bayramı günlerinde kurbanı kesememiş fakir kimse, bu hayvanı canlı olarak tasadduk eder. Bayram günlerinde kurban kesemeyen zengin kimsenin ise, kurbanlık satın alıp almadığı dikkate alınmaksızın bir kurbanlık hayvanın kıymetini yoksullara sadaka olarak vermesi gerekir.

 kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir

KURBAN ÇEŞİTLERİ

1. Akîka kurbanı nedir?

Yeni doğan çocuk için şükür amacıyla kesilen kurbana, “akîka” adı verilir. Akîka kurbanı kesmek sünnettir.İbn Abbas’tan(r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah(s.a.s.), Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için akîka kurbanı kesmiş (Ebû
Dâvûd, Dahâyâ, 21; Nesâî, Akîka, 1) ve bir hadisinde de şöyle buyurmuştur: “Her çocuk (doğumunun) yedinci gününde kendisi için kesilecek akîka kurbanı karşılığında bir rehine gibidir.
Akîka kurbanı kesildikten sonra çocuğun başı tıraş edilir ve ona isim verilir.” (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 21)
Bu açıdan akîka kurbanı, çocuğun doğduğu
günden buluğ çağına kadar kesilebilirse de
doğumun yedinci günü kesilmesi daha faziletlidir. Aynı günde çocuğa isim verilmesi ve saçı ağırlığında altın veya değeri miktarınca sadaka verilmesi müstehaptır.

2. Şükür kurbanı ne demektir?

Herhangi bir vesileyle Allah’a şükretmek
için kesilen kurbana şükür kurbanı denir. Bir kimse arzu ettiği bir amaca ulaşması veya bir nimete nail olması sebebiyle şükür kurbanı kesebilir. Ancak böyle bir nimeti elde eden  kişinin, adakta bulunmadığı sürece kurban kesmesi zorunlu değildir. Ayrıca Hanefî mezhebine göre temettu veya kıran haccı yapan kişilerin, aynı mevsimde hac ve umreyi beraberce yaptıkları için Harem bölgesinde kesmeleri
vacip olan kurban da bir tür şükür kurbanıdır.

3. Ölü kurbanı diye bir kurban çeşidi var mıdır?

Kurban, hayatta olan ve gerekli şartları taşıyan kimselerin Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için yaptıkları bir ibadettir. Dolayısıyla kendisinin bir vasiyeti olmadıkça ölü adına kurban kesmek diye bir ibadet yoktur. Bununla birlikte bazı fakihler, sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebileceğine de cevaz vermişlerdir.

4. Kişiler bir araya gelerek Hz. Peygamber adına kurban kesebilirler mi?

Dinimizde insanların bir grup oluşturarak aralarında para toplayıp Hz. Peygamber (s.a.s.) adına kurban kesmeleri şeklinde bir uygulama yoktur. Bunun, yapılması gereken bir ibadet gibi görülmesi de caiz değildir. Çünkü Allah ve Resûlü’nden nakledilmeyen bir uygulamayı ibadet gibi telakki etmek ve ona dinîlik vasfı vermek bid’attir.Her bid’at de Hz. Peygamberin(s.a.s.) nitelemesiyle dalalettir
(Müslim, Cumua, 43; Ebû Dâvûd, Sünnet, 6; Tirmizî, İlim, 16). Hz. Ali’den rivayet edilen “Resûlullah(s.a.s.) (sağlığında) kendi yerine bir kurban kesmemi vasiyet etti. İşte ben de onunyerine kurban kesiyorum.” (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 2; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 420, 423) şeklindeki haber, bu uygulamaya delil olamaz. Çünkü Hz. Ali, kurbanı kesme gerekçesi olarak Hz. Peygamber’in(s.a.s.)
kendisine bunu vasiyet etmesini göstermiştir. Dolayısıyla bu hadis, eğer vasiyeti yoksa ölü adına kurban kesileceğine delalet etmez.
Ayrıca küçük miktarlarla çok kişiden  para
toplanıp bir kurbanlık alınması ve bunun kesilmesi uygulamasında o kurbanlığın mülkiyeti ve kimin adına kesildiği  sorunu ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu şekilde kurban kesilmiş olmayıp sadece et tasadduk edilmiş olur. Diğer taraftan bu tür uygulamaların Hz. Peygamber’in (s.a.s.) manevî şahsiyetini istismar etmeye ve aslında başka amaçlarla  para toplamaya vesile kılınabileceği de göz ardı edilmemelidir.

KURBANIN ALIM SATIMI VE HİSSE ORTAKLIĞI

1. Kredi kartıyla kurban satın almak caiz midir?

Kurban kesmekle mükellef olan şahıs, kurbanlık hayvanı nakit olarak alabileceği gibi kredi kartıyla tek çekim veya vadeli olarak da alabilir. Bu bağlamda bedelin kredi kartıyla ödenmesi kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak kredi kartı borcunu, ödeme tarihinde ödemek ve gecikmeden kaynaklanan faizli işleme düşmemek gerekir.

Kredi kartıyla vadeli olarak kurban alırken, vadeyi bankanın uygulaması halinde ilave bir ücret ödenirse kesilen kurban geçerli olmakla birlikte, faizli işlem sebebiyle ayrı bir günah söz konusu olacağı için bundan sakınmak gerekir.

2.Banka Kredisi ile kurban kesilir mi?

Kurban kesmek, âkil (akıl sağlığı yerinde), bâliğ (ergen), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan bir müslümanın yerine getireceği malî bir ibadettir (Merğînânî, el-Hidâye, VII, 146).
İster vacip isterse nafile olarak kurban kesecek kimse, kurbanını peşin satın alabileceği gibi, borçlanarak da satın alabilir. Bu, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak faizli borç alması durumunda faiz verme yasağını işlediği için günaha girmiş olur. (Bkz. Bakara, 2/275-279; Müslim, Müsâkât, 105, 106; Ebû Dâvûd, Büyû’, 4). Kendi imkânlarıyla kurban kesemeyecek olanların böyle yöntemlere başvurmaları dinen uygun değildir.


3. Taksitle kurban alınabilir mi?

Kurban, Allah’a yakınlaşma niyeti ile yerine getirilen bir ibadettir. Bu amaç ise ancak kişinin kendi mülkiyetindeki hayvanı kurban etmesi ile gerçekleşir. Mülkiyet, hayvanı bizzat yetiştirme, hibe veya miras yolu ile olabileceği gibi satın alma yolu ile de gerçekleşebilir.
Esasen vadeli satış caizdir. Dolayısıyla taksitlendirme yolu ile satın alınan bir mal, alıcının mülkiyetine geçtiğine göre, bu yolla alınan bir hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur.

4. Kurbanlık hayvan tartı ile alınabilir mi?

Kurbanlık hayvan, kilo birim fiyatı belirlenmek suretiyle canlı olarak tartıyla alınıp-satılabilir. Ayrıca, toplumda herhangi bir aldatma, kargaşa ve ihtilafa yol açmayan yaygın bir uygulama varsa, kurban edilmek üzere satın alınmak istenen hayvanın karkas halindeki kilo birim fiyatı önceden belirlenmek şartıyla, kesildikten sonra tartılarak parasının ödenmesi yoluyla da satılabilir. Ancak bu şekildeki satışın geçerli olması için kesimden önce taraflar arasında akdin tamamlanması gerekir. Ayrıca kurbanın kelle, paça ve sakatat gibi bazı yerlerinin satıcıda kalması şart koşulmamalıdır.

5. Marketlerin, indirim kartı olanlara bir kurbanın aynı miktardaki hisselerini daha ucuz fiyata satmaları, kesilen kurbana zarar verir mi?

Bir kimsenin mülkiyetindeki bir malın eşit hisselerini, her biri farklı fiyatlar üzerinden olmak üzere satması caizdir. Bu hüküm, büyükbaş kurbanlık hayvanlar için de geçerlidir. Bu itibarla söz konusu kuruluşların, bazı müşterilerine indirimli bir şekilde aynı büyükbaş hayvanın hisselerini farklı fiyatlarla satması kesilen kurbana zarar vermez.

6. Bir kişinin, marketin veya işletmenin henüz mülkiyetinde olmayan bir hayvanı/ hissesini kurban olarak satması caiz midir?

Akit anında mevcut olmayan veya satıcının mülkiyetinde bulunmayan bir malın, vasıfları belirlenmek kaydıyla peşin parayla satılmasına selem denir ve bu şekilde yapılan bir satım caizdir. Satıcının henüz mülkiyetinde olmayan bir hayvanı, nitelikleri tam olarak belirlenmesi ve paranın peşin ödenmesi şartıyla satması da âlimlerin bir kısmına göre bu kapsamda değerlendirilmiştir. Buna göre, market türü kuruluşların henüz mülkiyetlerinde olmayan hayvanları, yukarıda anlatıldığı şekliyle satmaları caizdir.

7. Akika, adak, udhiyye ve nafile kurbanlar için aynı büyükbaş hayvana ortak olunabilir mi?

Ortak kesilen kurbanlarda, hissedarlardan her birinin ibadet niyeti taşıması gerekir.
Fakat bu niyetin aynı tür kurban için olması şart değildir. Buna göre ortaklardan bir kısmı udhiyye, diğer bir kısmı ise adak, akîka veya nafile kurbanı niyetiyle bir büyükbaş hayvanahissedar olarak katılabilirler.

8. Ortaklaşa kesilen kurbanda bir kişinin et niyetiyle ortak olmasıkurban ibadetinin sıhhatine zarar verir mi?

Hanefi mezhebine göre kurbanlık hayvana ortak olanların tamamı kurbanı ibadet niyeti ile kesmelidir. Buna göre kurban hisselerine ortak olanlardan biri veya birkaçı et niyetiyleortak olmuşsa, o hayvana ortak olan herkesin kurbanı geçersiz sayılır. Şâfiî mezhebine göre ise bunda bir sakınca yoktur.

9. Kurbanlık olarak satın alınan hayvana, daha sonra başkaları ortak edilebilir mi?

Büyükbaş hayvanlara kurban niyetiyle yedi kişiye kadar ortak olunabilir. Böyle birhayvan, başta ortak olarak satın alınabileceği gibi, alındıktan sonra bu hayvana yedi kişiyi geçmemek kaydıyla başkaları da ortak edilebilir. Fakat alınırken ortak bulma niyeti yoksa sonradan ortak bulunması bazı âlimlerce mekruh görülmüştür.

10. Kurbanlık olarak alınan büyükbaş hayvana ortak olanlardan bir kısmının, sonradan bir başkasını kendi hisselerine dâhil etmeleri caiz midir?

Büyükbaş bir hayvana ortak olan hissedarlardan birinin hissesi yedide iki veya daha fazla ise kendi hisselerinden birini veya daha fazlasını başka birine bedelli ya da bedelsiz devredebilir.

11. Satın alındıktan sonra kesim zamanına kadar satıcıda bırakılankurbanlık hayvanın ölmesi halinde ne gerekir?

Satın alınıp da korunmak veya beslenmek üzere kurban bayramına kadar satıcının yanındabırakılan kurbanlık hayvan onun yanında emanethükmündedir. Emanet malın telef olması hâlinde emaneti elinde tutanda kasıt, kusur veya ihmal bulunmadığı sürece sorumlu olmaz; aksi halde hayvanı tazmin etmekle sorumlu olur. Dolayısıyla, satıcı emanet malı, korunması gerektiği şekilde korur da buna rağmen mal telef olursa onu tazmin etmesi gerekmez. Bu durumda, kurbanlık hayvanın daha önce ücreti ödenmemişse, alıcının ödemesi gerekir. Ölen hayvanı satın alan kişi zenginse, yenisini alıp kesmek zorundadır. Yoksulsa yeniden hayvan alıp kesmesi gerekmez.

12. Satın alınan kurbanlığın ölmesi durumunda ne yapılmalıdır?

Satın alınan kurbanlığın kesilmeden önce ölmesi hâlinde hüküm, satın alan kişinin maddi durumuna göre değişir. Şayet kişi varlıklı ise, vacip olan kurban kesme ibadetini henüz yerine getirmediği için başka bir hayvanı kurban olarak keser. Fakat yoksulsa yenisini almasına gerek yoktur.

 kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir


KURBAN KESİMİ

1. Kurban kesim vakti ne zaman başlar ve biter?

Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; bayram namazı kılınmayan yerlerde ise fecirden (sabah namazı vakti girdikten) sonra başlar. Hanefîlere göre bayramın 3. günü, gün batımına kadar devam eder. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Şâfiîleregöre ise bayramın 4. günü, gün batımına kadar kesilebilir.

2. Vekâlet yoluyla kurban kesilebilir mi? Kişinin bulunduğu şehir veya ülke dışında vekâletle kurban kestirmesinin hükmü nedir?

Kurban mal ile yapılan bir ibadettir. Mal ile yapılan ibadetlerde vekâlet caizdir. Dolayısıyla kişi kurbanını bizzat kesebileceği gibi vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir. Vekâlet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları vasıtasıyla verilebilir. Vekil tayin edilen kişi veya kurum aldığı vekâleti gereği gibi yerine getirmelidir. 
Kurbanda önemli olan, kişinin niyetinin Allah için olması ve kurbanın kendisi adına kesilmesidir. 

5. Kurban bayramı günü kurban kesilmeden önce bir şey yememenin dinî dayanağı varmıdır?

Kurban bayramı günü imsaktan itibaren bir şey yemeyip o günün ilk yemeğini kurban etinden yemek müstehaptır. Fakat bu, kendi evinde kurban kesebilen insanlar içindir. Zamanımızdakurban kestiren bazı Müslümanlara, akşama kadar ancak sıra gelmekte, hatta ertesi güne kalmaktadır. Bu durumda söz konusu insanların kurbanlarının kesilmesinekadar aç kalıp oruçlu imiş gibi durmaları gerekmez.


6. Kurban keserken besmele çekilmesinin hükmü nedir?

İster kurban niyetiyle olsun ister başka bir amaçla olsun hayvan kesilirken besmele çekilmesi gerekir. Hayvanın kesimi esnasında besmele kasten terk edilirse, o hayvanın eti Hanefîlere göre yenmez. Ancak unutularak besmele çekilmezse, hayvanın eti yenilir. Şâfiîlere göre ise besmele çekilmese de kesilen hayvanın eti yenir.

7. Kurban kesimi sırasında hangi dualar okunabilir?

Kurban kesilirken “Bismillahi Allahü ekber” denilir ve şu âyetler okunabilir:

ََۙ َال ۪مينِ ْ العَّبِ رّٰ۪ ِي لَ اتَمَمَ وَايْ يَحَم۪كي وُُسنَ۪ي وَ َلتَّن صُِقْل ا۞ َِ ۪مينْ لُسُل ْ المََّو۬ اَ۬اَناَْ ُت وِرُمِ َك اَ ٰبِذلُۚ و۞َل َ ش۪ر َ يكَ له

 “De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetim/kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emredildi ve ben Allah’a teslim olanların ilkiyim.” (En’âm, 6/162-163)

ْ َضَرَ ْالَ ِ ات وٰ وَّ مَ السَ َطرَّل ۪ذي فَِ لْهِ   ُت َّهَ ج۪ي وِّنا۞َ۪ۚينُ ْشِركَ ْ المِن۬ مَ۬نَآَا اَمً و۪يفانَح

 “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’aortak koşanlardan değilim.” (En’âm, 6/79)

8. Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?

Kurban keserken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

a) Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için hayvanın yemek ve nefes borularıyla  e- raber iki atardamarından da en az birinin kesilmesi gerekir. Bu şekilde yapılan bir kesim sırasında, hayvanın omuriliğinin kesilmesi mekruhtur. Bu konuda etlik kesim ile kurbanlıkkesim arasında bir fark yoktur.
b) Hayvanın canı çıkmadan başının gövdesinden ayrılmamasına özen gösterilmelidir.

c) Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet edilmemelidir. Bu nedenle hayvanlar ehil kişiler tarafından keskin bir bıçakla kesilmeli ve boğazlama işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir.

d) Çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır.

e) Hayvanların bir diğerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına azami özen gösterilmelidir.

9. Abdestsiz olarak kurban kesilebilir mi?

Kurban ibadetini yerine getirmek, gerekli şartları taşıyan bir hayvanı, kurban niyetiyle kesmekle gerçekleşir. Kurban ibadetiningeçerli olması için kesenin abdestli olması şartı yoktur. Bununla birlikte kurban Allah’a yakınlaşma aracı olduğu için abdestli olmakdaha faziletlidir.

10. Kurbanlık hayvanı elektrik veya narkozla bayıltarak kesmek caiz midir?

Dinimiz, tüm canlılara iyi davranılmasını emretmiştir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), kesim esnasında hayvana eziyet edilmemesini emretmiştir. (Bkz. Müslim, Sayd ve Zebâih, 57; Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 12) 
Kurbanın bilinen klasik yöntemle kesilmesi asıldır. Bununla beraber kurbana fazla eziyet vermemek (ölüm acısını azaltmak) maksadıyla kesim esnasında hayvanın elektrik şoku, narkoz veya benzeri bir yöntemle bayıltıldıktan sonra kesilmesi ise hayvanın kesilmeden önce canlı olduğunun kesin olarak bilinmesi kaydıyla caizdir. Bu durumda hayvan henüz kesilmeden şok etkisiyle ölürse, kurban olmayacağı gibi, eti de yenmez. Zira kurbanlıkveya etlik hayvanın yenilmesinin caiz olabilmesi için kesim esnasında hayvanın canlı olması gerekir.

11. Kurban kanı alına sürülebilir mi?

Kesilen kurbanın kanının alına sürülmesinin dinî bir dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca dinen necis sayılan kanın meşru bir mazeret olmaksızın vücuda sürülmesi de doğru değildir. Bu itibarla kurban kesenlerin bu uygulamadan uzak durmaları gerekir.

12. Kurban kestikten sonra namaz kılmak gerekir mi?

Esas olarak kurban namazı diye bir namaz yoktur. Bu namazın dinî bir gereklilik olduğu inancı veya kanaati yan larındaki çullarını yoksullara paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve ‘kasap ücretini biz kendimiz veririz’ buyurdu.” (Buhârî, Hac, 120-121; Müslim, Hac, 348; Ebû Dâvûd, Menâsik, 21)

14. Hacca giden kişinin hacla ilgili kurbanları memleketinde kesilebilir mi?

Temettu veya kırana niyet eden hacılar, Cenab-ı Hak, kendilerine aynı mevsimde hac ve umreyi nasip ettiği için şükür olarak kesecekleri hayvanları Harem dâhilinde kesmelerigerekir (Bakara, 2/196; Mâide, 5/95). Bu kurbanın, kurban bayramında kesilen udhiyye kurbanı ile ilgisi olmadığından dolayı, Harem bölgesi dışında kesilmesi geçerli değildir.

15. İhmal sebebi ile kurban kesmeyen kimse ne yapmalıdır?

Kurban kesme şartlarını taşıdığı hâlde unutma, ihmal vb. sebeplerle kurban kesmeyen kimsenin, Hanefîlere göre o yıla mahsuben bir kurban bedelini fakirlere vermesi, ayrıca tevbe ve istiğfar etmesi gerekir.

16. Kurban kesmek üzere vekil kılınan kişinin kurbanı kesmediği öğrenilirse ne yapılması gerekir?

Zengin bir kimse bir şahsa para verip “bununla kurbanlık hayvan al ve benim adıma kes.” dese; ancak parayı alan şahıs kurbanlık almayıp parayı harcasa; parayı veren kişi de bu durumu kurban kesim günlerinde öğrenirse yeni bir kurbanlık alıp kesmesi gerekir. Parayı alan kişi de aldığı parayı tazmin eder. Eğer zengin olan kişi bu durumu kurban kesim günleri geçtikten sonra öğrenirse, kendisinin kurban yükümlülüğü düşmez. Bu durumda kurban bedelini fakirlere vermesi gerekir.

 kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir

KURBAN ETİ VE DERİSİ

1. Bir hayvanın hangi organları yenmez? Bu organların ne yapılması gerekir?

Etlerinin yenmesi helal olan hayvanların ister kurban olarak ister başka bir amaçla kesilmiş olsun- kanları, ödleri, bezeleri, idrar torbaları, cinsel organları ve husyelerini (yumurtalarını) yemek tahrîmen mekruhturBir hadisi şerifte Hz. Peygamber’in(s.a.s.), eti yenen hayvanların cinsel organlarının, husyelerinin (yumurtalarının),dübürlerinin (anüslerinin), bezelerinin, öd keselerinin, mesanelerinin yenilmesini uygun görmediği bildirilmektedir (Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, X, 12). Bununla birlikte Malikî ve Şâfiî mezheplerindeeti yenen hayvanların yumurtalarını (husye) yemek caizdir.
Kurbanın veya başka bir amaçla kesilen bir hayvanın yenilmeyen kısımlarını toprağa gömmek, sağlık ve çevreyi temiz tutma açısından öncelikli olmakla beraber çevreyi kirletmemek kaydıyla hayvanlara da verilebilir.

2. Kurban eti nasıl değerlendirilmelidir?

Hz. Peygamber(s.a.s.), kurban etinin üçe taksim edilip bir bölümünün kurban kesemeyenyoksullara dağıtılmasını, bir bölümününakraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir. (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 10). Kurban etinin tamamı evde bırakılabilir. Ancak, durumu iyi olan Müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerinin çoğunu hattatamamını dağıtmaları daha uygun olur.
Şâfiî mezhebine göre ise kurban etinden az da olsa bir miktarın fakirlere verilmesi zorunludur.

3.Kurban derisi nasıl değerlendirilmelidir?

Kurbanın derisi, bir fakire veya hayır kurumuna,verilmelidir.Hz.Peygamber(s.a.)veda haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunlarınderileri ile sırtlarındaki çullarını sadaka olarakvermesini, kasap ücreti olarak bunlardanbir şey vermemesini emretmiştir (Müslim, Hac, 348;Buhârî, Hac, 120, 121; Ebû Dâvûd, Menâsik, 21). Buna göre kurban derilerinin para karşılığında satılması,kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesi caiz değildir. Derinin satılması hâlinde bedelinin yoksullara verilmesi gerekir.
Ancak kurbanın derisi, bir yoksula veya hayır kurumuna bağışlanabileceği gibi, evde namazlık, kalbur ve benzeri ev eşyası yapılarakkullanılmasında da bir sakınca yoktur.

4. Kişi beslediği ve kurban olarak kesmeyi kararlaştırdığı birhayvanın sütünden veya gücünden yararlanabilir mi?

Bir kimse, kendi evinde besleyip büyüttüğü bir hayvanı, kurban olarak keseceğine kararverse; bu hayvanın gücünden veya dişi isesütünden yararlanabilir. Fakat kurban olarakalınan bir hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yününden yararlanmak uygun değildir.
Çünkü bu durumda hayvan satın alınmasından itibaren kurbanlık olarak belirlenmiş olmaktadır. Şayet böyle bir hayvandan yararlanılmışsa yararlanma bedeli sadaka olarak verilmelidir.

5. Kurbanın etinin, derisinin ve sakatatının satılması caiz midir?

Kurbanın et, sakatat, deri, yün ve süt gibi unsurlarının satılması caiz değildir. Zira Hz.Peygamber (s.a.s.), “Kim kurbanın derisini satarsa, kurban kesmemiş gibidir.” (Beyhakî,es-Sünenü’l-kübrâ, IX, 496) buyurmuştur. Bu sebeple kurbanın derisi ya da etinin satılması hâlinde alınan bedelin sadaka olarak dağıtılması gerekir.

6. İki büyükbaş hayvanın yediden fazla kişi tarafından hisseleribelirlenmeksizin kurban edilmesi ve kesildikten sonra etlerin karışık bir şekilde bölünerek hissedarlaradağıtılması hâlinde yapılan buişlem caiz olur mu?

Kurban kesecek ortakların her birinin, hayvanın en az yedide birine sahip olması gerekir. Bu itibarla her bir büyükbaş hayvana hissedar olan kişiler, kendileri adına kesilen kurbandan hisselerini belirlemelidirler.
Buna göre iki büyükbaş hayvan, yediden fazla kişi tarafından hisseleri belirlenmeksizinkurban olarak kesilir de etleri karışık birşekilde mesela dokuz eşit parçaya bölünerek hissedarlara dağıtılırsa, bu caiz olmaz. Ancakiki büyükbaş hayvanı kurban eden ortakların sayısının yedi veya daha az kişi olmaları durumunda bu işlem caiz olur. Zira her bir ortak,her iki hayvanın en az yedide birine sahip olur.

ADAK

1. Adak kurbanı kesmenin hükmü nedir? Etinden kimler yiyemez?

Kurban adayan kişinin kurban kesmesi vaciptir.
Eğer kişi bu adağı, bir şartın gerçekleşmesine bağlamışsa bu şart gerçekleşince kesmesigerekir. Adak kurbanının etinden adak sahibi, eşi, usûl ve fürûu (neslinden geldiğiana, baba, dede ve nineleri ile kendi neslinden gelen çocukları ve torunları) yiyemeyeceğigibi, bunların dışında kalıp zengin olanlar dayiyemez. Eğer kendisi veya bu sayılanlardanbiri yerse, yenilen etin bedelini yoksullaravermesi gerekir.

2. Adak kurbanında bulunması gereken nitelikler nelerdir?

Kurbanlık hayvanda aranan nitelikler, adak kurbanında da aranır. Kurbanlık hayvanda
aranan şartlar ise şunlardır:

a) Belirli yaşları tamamlamaları gerekir.

Buna göre 5 yaşını dolduran deve, 2 yaşını dolduran sığır ve manda, 1 yaşını dolduran koyun ve keçi kurban edilebilir. Bu yaşa gelmiş kurbanlık hayvanın dişini değiştirip değiştirmediğine(kapak atmak) bakılmaz. Bunun yanında, 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması hâlinde kurban edilebilir (Müslim, Edâhî, 13).

b) Ayıplardan uzak, sağlıklı, azaları tam ve besili olması gerekir. 

Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzları kökünden kırık, kuyruğu ve kulaklarının yarıdan fazlası kesik,memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğudökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak,hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, yemini bulmasına engel olmayacak derecede şaşı veya topal olması, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması kurban edilmesine engel teşkil etmez.

3. Adak kurbanını kurban bayramı günlerinde kesmek şart mıdır?

Adak kurbanlarının mutlaka kurban bayramı günlerinde kesilmesi şart değildir. Bir şarta bağlı olarak kurban kesmeyi adayan kişi,şart gerçekleşmesi halinde adağını ilk fırsatta yerine getirmelidir. Şarta bağlı olmayan adaklarise herhangi bir vakitte yerine getirilebilir.Ancak uygun olan, ilk fırsatta yerine getirilmesidir. Eğer udhiyye yani kurban bayramı günlerinde kesilmesi gereken kurban adanmışsa bunun kurban bayramı günlerinde; hedy yani harem bölgesinde kesilecek bir kurban adanmışsa bunun da harem bölgesinde kesilmesi gerekir. Bunların dışındaki adak kurbanlarınınherhangi bir yer ve zamanda kesilmesicaizdir.

4. Kurban kesmeyi adayan bir kimse bu adaktan vazgeçebilir mi?

Kur’an’da değişik yerlerde; verilen sözde durulması, ahde ve akitlere bağlı kalınması (Mâide, 5/1; İsrâ, 17/34), Allah’a verilen sözün tutulması (Nahl, 16/91) emredilir ve yapılan adaklarınyerine getirilmesi istenir. Ayrıca kişinin yaptığı adağa uygun davranması iyi kulların vasıfları arasında sayılır (İnsan, 76/7).
Hz. Peygamber(s.a.s.) de Allah’a itaat kabilinden adakların yerine getirilmesini emretmiş,Allah’a isyan veya masiyet kabilinden olan konularda adakta bulunulmamasını, şayet yapılmışsa buna uyulmamasını istemiştir.
Bu itibarla kişinin gerçekleşmesini istediği bir şey için kurban adağında bulunması hâlinde o şeyin gerçekleşmesine bağlı olarak adağını yerine getirmesi gerekir. Yapılan bir adaktan vazgeçilmesi adak yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak adak maddî imkânı gerektiren türden ise, kişi bu adağı maddî imkânı müsait olduğunda yerine getirir.

5. Adak kurbanı düğün vb. toplantılarda ikram edilebilir mi?

Adak kurbanının etinden, adağı yapan kişinin yemesi caiz olmadığı gibi; bu kişinin eşi, usûl ve fürûu (yani annesi, babası, nineleri,dedeleri, çocukları, torunları) ve dinen zengin sayılan kimseler de yiyemezler. Adak kurbanının etini bu sayılanlar dışında kalan ve dinen fakir olan kimseler yiyebilirler.
Düğün vb. toplantılarda fakirlerin yanı sıra zenginler de bulunabileceğinden adak kurbanının bu gibi yerlerde ikram edilmesi caiz olmaz.
Eğer böyle bir durumda adakta bulunan kişinin kendisi, usûl veya fürûundan birisi yada zengin biri yemiş bulunursa, yenilen miktarın bedeli fakirlere tasadduk edilmelidir.

6. Bir koç kurban etmeyi adayan kişi mutlaka koç mu kesmelidir? Bir büyükbaş hayvana ortak olabilir mi?

Bir koç kesmeyi adayan kimse koç kesebileceği gibi koyun veya keçi de kesebilir. Çünkü bunlar aynı cinsten (davar) kabul edilmektedir.
Aynı şekilde bu kişinin ibadet niyetiyle kesilecek olan bir sığıra hissedar olarak girip adağını yerine getirmesi de mümkündür. Çünkü amaç kurban kesmektir. Bu şekilde de amaç yerine gelmiş olur. Ancak sığır kesmeyi adayan kişinin, koyun kesmesi ile adağı yerine gelmiş olmaz. Cins belirlemeksizin “bir kurban keseceğim” diye adakta bulunan bir kimse ister koyun, isterse de sığırdan bir hisseye girerek dilediği cinsten bir kurbanlık hayvan kesebilir.

7. Rüyada kurban kesmeyi adayan kişi, bu adağını yerine getirmeli midir?

Peygamberlerin dışındaki insanların gördükleri rüyalar, kesin bir hüküm ifade etmediği gibi bu rüyaların bağlayıcılığı da yoktur. Bu itibarla rüyada kurban kesmeyi adayan kişinin, bu adağını yerine getirmesi gerekmez.

8. “Çocuğum sağ-salim doğarsa bir kurban keseceğim.” diye adakta bulunan kimsenin ikiz çocuğu olursa kaç kurban kesmelidir?

“Çocuğum sağ-salim doğarsa kurban keseceğim” şeklindeki adak mutlak/herhangi bir şartla kayıtlanmamış bir adaktır. Çünkü bu ifadede hem “çocuk” hem de “kurban” kelimeleri kayıtsız olarak kullanılmıştır. Bu itibarla bu kimse, doğan çocuk sayısına bakmaksızın dilediği türden bir kurban kesmekle adağını yerine getirmiş olur.

9. İki veya daha fazla kişi tek bir konu hakkında kurban adasalar, hepsinin de ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir mi?

İki veya daha fazla kişi aynı konu hakkında birbirinden habersiz olarak kurban kesmeyi adarsa, adakta bulunan kişilerden her birininayrı ayrı adaklarını yerine getirmeleri gerekir. Zira her biri bağımsız birer kişiliğe sahiptir; birinin yapmasıyla diğerinin zimmetinden adak düşmez.
İki veya daha fazla kişi bir araya gelerek bir tek konu hakkında “ortaklaşa bir küçükbaş hayvan kurban edelim.” diye adakta bulunsalar; adakları geçerli, ortaklık şartı ise geçersiz olur. Bu durumda, ortak bir kurban kesmeyi adamakla her biri ayrı ayrı birer kurban adamış olurlar. Zira kurban deninceakla en az küçükbaş bir hayvan gelir. Bir küçükbaş hayvan ise ancak bir kişi tarafından kurban edilebilir; iki veya daha fazla kişi tarafından kurban edilmesi geçerli olmaz.

10. Belirli bir hayır kurumuna veya fakire yardım yapmayı adayan kimse, başka bir hayır kurumuna veya fakire yardım yaparsa adağıyerine gelmiş olur mu?

Adağın yerine getirileceği kişi, yer ve cihet konusundaki şartlar bağlayıcı değildir. Bu itibarla muayyen bir hayır kurumuna veya fakire yardım yapmayı adayan kimse başka bir hayır kurumuna veya başka bir fakire yardımda bulunduğunda adağı yerine gelmiş olur.

11. Türbelere adakta bulunulabilir mi?

İbadetler Allah için yapılır. Adak da ibadet anlamı taşıdığından sadece Allah için yapılması gerekir. Bu sebeple türbe veya ölüler  için adakta bulunmak caiz değildir. Dolayısıylabu yönde yapılacak bir adak geçersiz  olur.
Ancak kişi türbenin bulunduğu yerde Allah rızası için kurban kesip civarında bulunan kimselere ikram etmeyi amaçlıyorsa yaptığı adağı geçerlidir. Ancak bu kişi adağını başka yerde keser ve fakirlere dağıtır. Yukarıdaki amacın aksine, yaptığı adak türbede medfun bulunan kimseyi yüceltme maksadı taşıyorsa yaptığı iş haram olduğu gibi bu amaçla kestiği hayvanın eti de yenmez.

 kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir

KURBANLIK HAYVANLA İLGİLİ KUSURLAR

1. Kurban edilecek hayvanlar hangi nitelikleri taşımalıdır?

Kurban edilecek hayvanın sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından hem de sağlık bakımından önem arz eder. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz. Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, yemini bulmasına engel olmayacak derecede şaşı veya topal olması, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, memelerinin yarıdan daha azının olmaması kurban edilmesine engel değildir. Bunun yanında kesileceği yere gidemeyecek derecede topal olan hayvanlar da kurban edilemez.
Buna göre hayvanın değerini düşürücü nitelikteki kusurlar kurbana engeldir.
Şâfiî mezhebinde, genel olarak yukarıda sayılan kusurlardan birinin bulunması, bir hayvanın kurban olmasına engel teşkil ettiği gibi, uyuz olan hayvanlar ile yem yemesini engelleyecek derecede dişlerinin bir kısmı dökülmüş olan hayvanların da kurban edilmesi caiz değildir.

2. Kurbanlık hayvanların yaşlarında aranacak olan asgari sınır nedir?

Kurbanlık hayvanların yaş sınırı, Hz. Peygamberin sünneti ile tespit ve tayin edilmiştir.
Buna göre kameri yıl esasına uygun olarak devede 5; sığır ve mandada 2; koyun ve keçide ise 1 yaşını doldurma şartı aranır. Bunun yanında 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması hâlinde kurban edilebilir. Koyunlardaki bu istisna bizzat Hz. Peygamber tarafından yapılmıştır. Buna göre deve, sığır ve keçinin, koyunakıyaslanarak besili olması hâlinde söz konusu yaşları doldurmadan kurban olabileceği söylenemez.
Nitekim bir yaşına varmamış ama yetişkin olan oğlağını kurban etmek isteyen bir kimseye Hz. Peygamber, “Bu sadece sana mahsustur. Senden sonra başkası için yeterli olmaz.” (Buhârî, Edâhî, 8) buyurmuştur.

3. Sığırların iki yaşına gelmeden kurban edilmesi caiz olur mu?

Kurbanlık hayvanların yaş sınırı, Hz. Peygamberin sünneti ile tespit ve tayin edilmiştir.
Buna göre kameri yıl esasına uygun olarak devede 5; sığır ve mandada 2; koyun ve keçide ise 1 yaşını doldurma şartı aranır. Bunun yanında6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması hâlinde kurban edilebilir. Koyunlardaki bu istisna bizzat Hz. Peygamber(s.a.s.) tarafından şöyle buyurularak yapılmıştır: “Yıllanmış (kurbanlık yaşını tamamlamış) hayvanlardan kurban kesin.
Eğer bulmakta zorluk çekerseniz bir ceze’a (altı ayını doldurmuş gösterişli kuzu) kesin.” (Müslim, Edâhî, 13)
Bu istisnanın hadiste ifade edildiği şekilde sadece koyunlara mahsus olduğu konusunda İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu görüş birliği içindedirler. Evzâî gibi bazı âlimler ise buhükmün keçi, sığır ve deve cinsi için de söz konusu olduğunu belirtmiştir.
Günümüzde Evzâî’nin görüşüne uygun olarak bu hükmün başka hayvanlar için de geçerli olabileceğini savunanlar olsa da bu görüşün kuvvetli bir delili yoktur. Çünkü kurban kesmek bir ibadettir. İbadetlerde ise akıl/ictihad değil, nakil/nass esastır. Hakkında açık delil bulunan meselelerde akıl yürütmek söz konusu değildir. Nitekim bir yaşına varmamış ama yetişkin olan oğlağını kurban etmek isteyen bir kimseye Hz. Peygamber, “Bu  sadece sana mahsustur. Senden sonra başkası için yeterli olmaz.” (Buhârî, Edâhî, 8) buyurmuştur.
Bu itibarla, gelişmiş olmakla birlikte şart koşulan yaşı doldurmayan hayvanların, koyun örneğine kıyas edilerek kurban edilebileceği şeklindeki bir yaklaşım isabetli görülmemektedir.

4. İki yaşını bitirmeyen ancak kapak atmış olan sığır cinsi büyükbaş hayvanların kurban edilmeleri caiz midir?

Sığır cinsi büyükbaş hayvanların kurban edilebilmesi için en az iki kamerî yaşlarını bitirmeleri gerekir.
Buna göre iki yaşını bitirdikleri kesin olarak bilinen sığır cinsi büyükbaş hayvanların dişlerinin kapak atmaması, bu hayvanların kurban olmalarına engel olmaz. Yine dişleri kapak attığı hâlde henüz iki kamerî yaşını doldurmamış olan büyükbaş hayvanlar dakurban olarak kesilemezler.
Ancak doğumu kesin olarak bilinmeyen sığır cinsi büyükbaş hayvanlar için kapak atma denilen iki ön dişin çıkması, o hayvanın kurban edilebilmesi için bir ölçü olarak kabul edilebilir.

5. Kulağı kesik veya delinmiş hayvanlar kurban olur mu?

Bir hayvanın kurban edilebilmesi için o hayvanda insanlar arasında kusur sayılan ayıplardan birinin bulunmaması gerekir. Hz. Peygamber(s.a.s.), kurbanlıkların göz ve kulaklarının sağlam olma

7. Kısırlaştırılmış hayvanlar kurban edilebilir mi?

Çeşitli amaçlarla kısırlaştırılmış veya hadım hâle getirilmiş hayvanlar kurban olarak kesilebilir. Bu durum kurban açısından herhangi bir eksiklik oluşturmaz.

8. Memeleri kusurlu olan hayvan kurban edilebilir mi?

Hayvandan beklenen bir menfaati tümüyle yok eden veya hayvanın güzelliğini ortadan kaldıran kusurlar, onun kurban olmasına engeldir. Buna göre ister doğuştan ister sonradan memelerinin yarısı olmayan hayvan kurban olmaz. Aynı şekilde bir hastalığa dayalı olarak memelerinin yarısının sütü kesilen hayvan da kurban olmaz. Fakat bir hastalığa bağlı olmaksızın sütü kesilen hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur.

9. Doğuştan boynuzu olmayan veya boynuzları kırık olan ya da doğumdan sonra boynuzları elektrikle köreltilen hayvanlar kurban olarak kesilebilir mi?

Kurbana engel olan ayıplar, hayvanın emsali arasında kıymetini azaltan kusurlardır.
Zararsız şekilde ve daha iyi gelişmesi maksadıyla boynuzlarını özel olarak yapılan ameliyelerle köreltmek, hayvanların kıymetini düşüren ayıplardan değildir.
Bu itibarla, doğuştan boynuzsuz hayvanların kurban olarak kesilmesi caiz olduğu gibi, küçükken yapılan müdahale ile boynuzları kesilerek, elektrik veya kimyasal yolla boynuzu yakılarak ya da benzeri işlemlere tabi tutularak boynuzsuzlaştırılan hayvanların kurban olarak kesilmesinde de bir sakınca yoktur.

10. Kesimden önce kusuru tespit edilemeyen bir hayvanın, kurban edildikten sonra hasta olduğunun anlaşılması ve etinin yenilmeyeceğine dair uzmanlarca karar verilmesi hâlinde, kurban dinen geçerli midir?

Bir hayvanın kurban edilebilmesi için o hayvanda örfe göre kusur sayılan ayıplardan birinin bulunmaması gerekir. Satın alınırken kurbana engel bir kusuru olan hayvan kurban olarak kesilemez. Hayvan kusursuz olarak satın alınıp da alıcının elinde iken kurban olmaya engel bir kusurun ortaya çıkması hâlinde, kişi zenginse ayıbı olmayan başka bir hayvan alıp keser. Yoksulsa yeni bir hayvan alıp kesmesine gerek yoktur.
Kurbanlık hayvanın hasta olduğu kesildikten sonra ortaya çıkmış ve sağlık sebebiyle etinin imha edilmesi gerekmiş ise, bu durumda kurban ibadeti yerine getirilmiş olur. Bununla birlikte kurban kesiminden sonra satıcıya rücu edilip kurban bedelinin geri alınması halinde alınan bedel tasadduk edilir. Şayet kurban bedeli satıcıdan geri alınamamışsa, kişinin yeniden bir kurban kesmesi gerekmez.

11. Kurbanlık hayvanların gebeliğinin önlenmesi caiz midir?

Kurbanlık veya etlik olarak beslenen hayvanların gebe kalmalarının önlenmesi, hayvan için kurbanlık olması açısından ayıp sayılmıyorsa ve insanların yararına bir menfaati gerçekleştirmeyeyönelik ise, bunda bir sakınca yoktur.
Ancak kurbanlık için hazırlanan hayvanların mevcut gebeliklerinin sonlandırılması fıtrata müdahaledir. Hayvanlara karşı şefkatli davranılması gibi ilkeler de düşünüldüğünde mevcut gebeliklerinin sonlandırılması dinen uygun görülemez.

12. Gebe hayvanın kurban edilmesi caiz midir? Kurbanlık hayvanın kurban edilmeden önce doğurması durumunda ne yapılmalıdır?

Gebe hayvanların kurban olarak da etlik olarak da kesilmesi uygun değildir. Ancak kesilmesi durumunda da kurban ibadeti yerinegelmiş olur. Kurban edilmek üzere belirlenen gebe bir hayvan kurban edilmeden yavrulayacak olursa iki yol izlenir: Ya o yavru da annesiyle birlikte kesilir, fakat sahibi etini yemez, yoksullara verir. Yerse kıymetini sadaka olarakvermelidir. Ya da kesilmez ve yavrunun kendisi ya da değeri fakirlere sadaka olarak verilir. Yavru, anne rahminde iken anne kesilirse, bu yavrunun etinin yenilip yenilmeyeceği konusu fukaha arasında ihtilaflıdır. Bu yavrunun eti İmam Ebû Hanîfe’ye göre yenilmez, İmam Şâfiî, Ebû Yûsuf ve Muhammed’e göre yaratılışı tamamlanmışsa yenilir.

13. Sun’î tohumlama yoluyla üretilen hayvanların kurban olarak kesilmesinde bir sakınca var mıdır?

Hayvan neslini ıslah etmek ve verimini artırmak amacıyla bir hayvana kendi cinsi olan başka bir hayvandan sun’î tohumlama yapılmasında dinen bir sakınca olmadığı gibi, bu yolla üretilen bir hayvanın kurban edilmesinde de sakınca yoktur.

DİŞİ HAYVANLARIN KURBAN OLARAK KESİLMESİ

Malî ve sosyal nitelikleri bir arada bulunduran kurban ibadeti, Yüce Allah’a karşı olan teslimiyeti ve kulluğu ifade etmektedir. Toplumda birlik, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu diri tutan bu ibadetin çerçevesi, Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra Hz. Peygamber’in (s.a.s.) söz ve uygulamalarıyla belirlenmiştir.
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) kurban ibadeti hususunda doğrudan veya dolaylı olarak açıklama mahiyetinde birçok söz ve uygulaması olmuştur. Bu söz ve uygulamalara bakıldığında deve, sığır gibi büyükbaş hayvanlarla koyun,keçi gibi küçükbaş hayvanların belirli şartları taşımaları durumunda erkek olsun dişi olsun kurban olarak kesildikleri görülmektedir. Ancak İslam âlimleri bu söz ve uygulamalar ışığında kurbanlık hayvanın kesiminde dişi ve erkek cinslerinden hangisinin daha faziletli olduğu hususunda farklı görüşler ortaya koymuşlardır.
Mâlikî ve Şafiî mezhebi âlimleri kurbanlık hayvanlarda genel olarak erkek cinsini dişi cinsine göre faziletli görmektedirler. Hanefî mezhebi âlimleri ise koyunda erkek, keçi, deve ve sığırda ise dişi cinslerinin daha faziletli olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak her iki görüş sahiplerinin gerekçelerine bakıldığında bunda, yaşadıkları zamanın şartları/ihtiyaçları,hayvanın etinin fazlalığı, lezzeti ve kalitesi ile ilgili değerlendirmelerin etkili olduğu görülmektedir.
Nitekim kurbanlıklarda dişi hayvanların kesilmesinin daha faziletli olduğunu ifade eden görüş sahipleri, etinin daha fazla ve kaliteli olacağı gerekçesiyle gerek koyun cinsinden gerekse keçi cinsinden olsun burulmuş olan erkek hayvanın dişisinden daha faziletli olacağını dile getirmişlerdir. Yine kurbanlık hayvanlarda genel olarak erkek cinsinin tercih edilmesini faziletli kabul eden görüş sahipleri, birtakım sebeplerle erkek hayvanın etinin kalitesi düştüğü takdirde, hiç doğum yapmamış dişi hayvanın kurban edilmesinin daha faziletli olacağını belirtmişlerdir. (Bkz. Kâsânî, Bedâi,V, 80; Ramlî, Nihâye, VIII, 133; Desukî, Haşiyetü’d-Desukî, II,121; İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, VI, 322; Vehbe Zuhayli, Mevsuatü’l-Fıkhi’l-İslami ve’l-Kadâya’l-Mu’âsıra, III, 613, Daru’l-Fikr’l-Muasır, Beyrut, 2013)
Bütün bu görüşler delilleriyle birlikte değerlendirildiğinde bu meseleye genellikle içinde bulunulan şartlar, etin çokluğu, lezzeti ve kalitesi bağlamında yaklaşıldığı, dolayısıyla konunun ictihadî bir mesele olduğu ortaya çıkmaktadır. Söz konusu bu görüşler, kurban ibadetinin özüyle ve onun değişmez esaslarıyla ilgili olmayıp toplum menfaatini gözetme ve Yüce Allah’a en iyi hayvanı kurban etme hassasiyetinin bir sonucu olarak sâdır olmuştur.
Günümüzde de benzer bir bakış açısıyla farklı görüşlerin ortaya konulması ve farklı tedbirlerin alınması tabiidir.Nitekim benzer tedbirlerin Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde de alındığı görülmektedir. İbn Abbas’ın naklettiğine göre bir dönem develerin azalması üzerine Hz. Peygamber sahabilere sığır kesmelerini emretmişti. (İbn Mâce, “Edâhî” 5.) 
Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bu uygulaması, kurbanlık seçiminde, sosyo-ekonomik şartların, kurbanlık hayvanların sayısal ya da niteliksel olarak o andaki özel durumlarının dikkate alınması gerektiğini ve hayvancılık politikası açısından bazı tedbirlerin alınabileceğini göstermesi açısından önem arz etmektedir.
Sonuç olarak kurbanlık hayvanın erkek veya dişi olması, kurbanın geçerlilik şartları arasında yer almamaktadır. Hangisinin kesiminin daha faziletli olduğu hususu ise içinde bulunulan şartlar/ihtiyaçlar, etin çokluğu, lezzeti ve kalitesi bağlamında tartışılmıştır.
Dolayısıyla günümüzde de toplumun menfaati dikkate alınarak hayvan neslinin korunması,dişi hayvanların kurban edilmesinden kaynaklanan maddi kaybın önlenmesi gibi maslahatlar da gözetilerek dişi hayvanların kurban edilmesinin kısıtlanmasında dinî bir sakınca bulunmamaktadır. Bu itibarla dişi hayvanların kurban edilmesinin hayvan üretimine zarar vermesi halinde kurban kesiminde erkek hayvanların tercih edilmesi dinen de uygun olur.

Kaynak: www.diyanet.gov.tr


kurban nedir, neden kurban keseriz, kurbanın dini dayanağı, kimler kurban kesmeli, kurban eti ve derisi nasıl değerlendirilmeli, kurbanlık hayvanın özellikleri, kurbanda hisse, kurban nasıl kesilir