Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "şarkı sözleri"

ŞARKI SÖZLERİ / BARIŞ MANÇO

1 Haziran 2020 Pazartesi / No Comments
barış manço şarkıları, boşluk, şarkı sözleri, barış manço şarkı sözleri, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yiğit, yoksul,
barış manço şarkı sözleri, barış manço şarkıları, boşluk, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, şarkı sözleri, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yoksul, 
YAZ DOSTUM

Güzel sevmeyene adam denir mi?
Selam almayana yiğit denir mi?
Alt üstü beş metrelik bez için,
Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?
*
Yoksul görsen besle kaymak bal ile,
Garipleri giydir ipek şal ile,
Öksüz görsen sar kanadın kolunu,
Kimse göçmez bu dünyadan mal ile...

Barış Manço

*

ABBAS YOLCU

Denizlerde okyanuslarda
Dalgalarin koynunda
Bir ömür tükettikten sonra
Su icip bogulmak varsa

Cöllerde kizgin kumlarda
Karli buzlu daglarda
Bir ömür tükettikten sonra
Cukurda kaybolmak varsa

Korkunun ecele faydasi yok
Bu kosusma niye
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Tas üstüne tas koya koya
Yarattigin dünyanin
Cöktügünü görmek bir yana
Birde altinda kalmak var ya

Korkunun ecele faydsi yok
Bu kosusma niye?
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Sana uzatilan elleri
Görmek istemesen de
Bir gün o eller üstünde
Bu dünyadan göcmek var ya...

*

AĞLAMA DEĞMEZ HAYAT

Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana
Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana
Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana
Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana

Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına

Her damla yaş oyuk oyuk iz bırakır kalbimde
Her damla yaş oyuk oyuk iz bırakır kalbimde
Hayat şarap gibidir keder de var neşe de
Hayat şarap gibidir keder de var neşe de

Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına

*

ALLA BENİ PULLA BENİ

Alla beni pulla beni
Al koynuna yar
Gözüm senden baskasını görmez oldu yar
Gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar

Senin için dağları deler
Yol açarım yar
Senin için denizleri kuruturum yar
Senin için gök kubbeyi
Yerlere çalarım yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

Dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun yar
Deniz derya gökler hep yerinde dursun yar
Gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar
Alla beni pulla beni al koynuna yar

Saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar
Bir nefeste güneşleri söndüreyim yar
Çıra gibi uğrunda ben yanayım yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

Yıldızlar yerinde güzel bırak dursun yar
Saçlarımı ellerinle okşa yeter yar
Gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar

Rüzgar olup ince beline sarılayım yar
Çimen olup ayağına serileyim yar
Sürme olup gözlerine sürüleyim yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

*

AYI

Bugün hava güzel dedim ki hanıma
Haydi kalk giyin de çıkalım biraz
Bak cıvıl cıvıl kuşlar uçuyor
Dalları basmış erikle kiraz

Çoluk çocuk cümbür cemaat
Piknik yapalım ne dersiniz ha?
Ev halkı uçtu yihhu aslan baba sen çok yaşa

Yolda düşündüm bizim çocuklar tanımıyorlar hayvanları
Bir hayli garibime gitti doğrusu bir baba olarak verdim kararı
Anında bir ters U dönüş doğru hayvanat bahçesine
Biliyoruz ayıp oldu hakim bey ama zar zor girebildik içeriye

Bak evladım buna ayı derler
Ormandan inip şehre gelirler
Ağır mağır hantaldır ama
Armudun iyisini ayılar yerler

Evet babacım ona ayı derler
Ayılar bizleri çok severler
Ağır mağır hantaldır ama
Armudun iyisini ayılar yerler

Seninde canın günün birinde
Armudun iyisini yemek isterse
Sakın ha aman manava gidip te
Armutları tek tek elleme

Adamın kafası bir atarsa
Bayramlık ağzını bir açarsa
Sana neler der biliyor musun
Mahalle duyar rezil olursun

A de bakayım -A- bi de Y de -Y- şimdi bi de I -I-
Oku bakayım AYI oku bakayım AYI
Maksat çoluk çoçuk öğrensin hayatın çetin yollarını
Kaptırmasınlar kimseye kafalarını ve kollarını
Hani baba olarak vazifemiz tabi uyandırıp ikaz etmek
Uzunlar yanmıyor hakim bey kısa yoldan anlatmak gerek

Hayvan sevgisi tabiki lazım ama herşey karşılıklı
Ben seni seveyim sende beni say ki bozulmasın ağzımızın tadı
Armudun iyisini zaten o yer bir eli yağda ötekisi balda
Buramıza geldi artık hakim bey takdir sizden birazda ite kaka

A de bakayım -A- bi de Y de -Y- şimdi bi de I -I-
Oku bakayım AYI oku bakayım AYI

*

BUGÜN BAYRAM

Sen gittin gideli
İçimde öyle bir sızı var ki
Yalnız sen anlarsın
Sen şimdi uzakta
Cennette meleklerle
Bizi düşler ağlarsın

Bugün bayram
Erken kalkın çocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi

Sen yaz geceleri
Yıldızlar içinden ara sıra
Bize göz kırparsın
Sen soğuk günlerde
Kalbimi ısıtan en sıcak anımsın

Bugün bayram
Erken kalkın cocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi

Bugün bayram
Çabuk olun çocuklar
Annemiz bugün bizi bekler
Bayramlarda hüzünlenir melekler
Gönül alır bu güzel çiçekler

*

DÖNENCE

Dün çoktan döndü buralarda
Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum
Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Duyuyorum biliyorum görüyorum dönence
Dönence gün dönende dönence
Bir gün gelecek dönence biliyorum

*

GAMZEDEYİM DEVA BULMAM

Hey heeeeeeeeeeeeeey! Heeeeeeeeeeeeeeeeeyyyy Heeeeeeey heeey hey!

Gamzedeyim deva bulmam garibim bir yuva kurmam
Gamzedeyim deva bulmam garibim bir yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim inlerim hiç reva bulmam
Kaderimdir hep çektiğim inlerim hiç reva bulmam


Hey heeeeeeeeeeeeeey! Heeeeeeeeeeeeeeeeeyyyy Heeeeeeey heeey hey!

Elem beni terk etmiyor hiçte fasıla vermiyor
Nihayetsiz müteakiben doğrusu ömür yetmiyor
Elem beni terk etmiyor hiçte fasıla vermiyor
Nihayetsiz müteakiben doğrusu ömür yetmiyor

*

HALHAL

Halhal, halhal, halhal, halhal, halhal
Akşam olup gün batınca dağlara hüzün çökünce
Lale sümbül boynun eğip kurt kuzuya kem bakınca
Köye döner nazo gelin yavru ceylan gibi kaçar
Seke seke çaydan geçer nazo gelin ayağına takar halhal

Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Ayağında gümüş halhal ince nakış gümüş halhal
Yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçer
Nazo gelin ayağına takar halhal


Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Halhal, halhal, halhal, halhal, halhal

Yedi köyün yiğitleri ağaları ve beyleri
Boş yere durmuş beklerler yaralıdır yürekleri
Gitti gelmez nazo gelin yavru ceylan gibi kaçar
Seke seke çaydan geçer nazo gelin ayağına takar halhal

Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Ayağında gümüş halhal ince nakış gümüş halhal
Yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçer
Nazo gelin ayağına takar halhal

*

HEMŞEHRİM MEMLEKET NERE?

Kendimi bildim bileli yollarda tükettim koskoca bir ömrü
Bir uçtan bir uca gezdim şu fani dünyayı
Okumuşu, cahili, yoksulu, zengini hiç farkı yok hepsi aynı
Sonunda bende anladım hanyayı Konya'yı

Sanki insanlık pazara çıkmış ekmek aslanın ağzında
Bir sıcak çorba içermisin diyen yok
Dört duvarı ören çatısını kapatıp içten kilitlemiş kapıyı
Bir döşekte sana serelim buyur diyen yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe


Kardeşlik ve eşitlik üzerine uzun uzun nutuklar çekip
Niye senin derin benden koyu diye soran çok
Kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
Kalan dul ve yetim ne yer ne içer diye soran yok

Barış garibim bulamadı çözümü oturdu etti bunca sözü
Gelin hepberaber anlaşalım diyen yok
Zaten paramparça bölünmüş ve yaşanmaz olmuş dünyamız
Daha fazla kesip bölmeye hiç gerek yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Dedim ya yahu bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe

*

KARA SEVDA

Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sığmıyor
O deli dolu neşe dolu kişi ben değilim sanki
Dışarısı buz gibi lapa lapa kar var benim içim yanıyor
Eksi kırk derece soğuk suda bile yüzerim inan ki

Karasevda karasevda dedikleri daha ne olabilir ki
Karasevda karasevda seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyipte geçme sakın gülme halime
Nasıl oldu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

Nasıl anlatsam bilemiyorum gözlerim kararıyor
Tepe taklak oldu dünya sanki
Bütün aşıklar el ele kol kola cıvıl cıvıl geziyor
Bense Nuh'un gemisinde tek başıma gibi inanki

Karasevda karasevda dedikleri daha ne olabilir ki
Karasevda karasevda seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyipte geçme sakın gülme halime
Nasıl oldu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

*

OSMAN

Osman bir deli oğlan onyedisinde
Bir dikili taşı yoktu şu fani dünyada
Osman yoksul Osman garip Osman bir deli oğlan
Osman sahipsiz Osman bir aşık oğlan

Şerife bir güzel kız onbeşinde Şerife ay parçası
Şerife elma yarısı Şerife bey kızı Şerife ağa kızı
Osman kim Şerife kim derler
Derler de araya girerler ağalar beyler

Sana yoksul dediler Osman garip fakir dediler Osman
Ağa kızı nene gerek seni oyuna getirdiler Osman
Gel büyük sözü dinle Osman hani kan kardeştik Osman
O kızı sana yar etmezler gece vakti dellenme Osman
Bırak o silahı yerine Osman silahla mertlik olmaz Osman
Allah'ın verdiği canı almak sana mı kaldı Osman
Destur be tövbe de Osman yüzbin kere tövbe de Osman
Tetik kolay düşer ama Osman dur Osman
Dur çekme Osmaaaaaan

Osman bir deli oğlan onyedisinde
Bir dikili taşı yok derlerdi şu fani dünyada
Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Üç günlük dünyada üç kuruşluk mala gönül verenler
Bilesiniz artık Osman'ında dikili bir taşı var
Bir avuç toprağa dikili bir taşı
Bir de ağızdan ağza yayılan yanık bir türküsü var Osman'ın

*

TWİST İN USA

Everybody twist
There twistin in Cleveland In Kansas city too
They're wailin' in Warwood In Pittsburg and St. Louis
So baby get ready I'm gonna twist with you
Eee ohh round and round and up and down we go
Ye ye yeheeee
Make it with the shake it to and so
From Boston to LA
Don't cha know that's twistin USA
They're twistin in New York and old Chicago town
In Hartford and Frisco they all go round and round
They're twistin on Bandstand
So baby don't you put me down
Ahh so now
The Shimmy in Charlotte They Shake in Baltimore
In Detroit and Dallas And down Miami shore
So baby ohh baby
Ohh what A waiting for
Eee ohh round and round and up and down we go
Eee ohh round and round and up and down we go
Ye ye yeheeee
Make it with the shake it to and so
Don't cha know that's twistin USA

*

YOU AND ARE

You and I are just like children
We are always playing games
Even though we love each other
I never said its much the same
If you left me on my own again
Leaving me with so much pain
You hurt me more and more each time

Don't know what I found in you
People ask me all the time
If they knew you like I do
They would't say I'm wasting time
And you left me on my own again
Leaving me with so much pain
You hurt me more and more each time

I don't think we'll ever grow up
As long as you are there
I don't think we'll ever grow up
As long as you are there
You know
You and I are just like children yes
You and I are just like children
Just as long as you are there...


barış manço şarkıları, boşluk, şarkı sözleri, barış manço şarkı sözleri, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yiğit, yoksul, 

ŞARKI SÖZLERİ / AHMET KAYA

31 Ekim 2019 Perşembe / No Comments
ahmet kaya şarkı sözleri, başkaldırı şarkı sözleri, devrimci şarkı sözleri, en güzel şarkı sözleri, özgün müzik ahmet kaya şarkı sözleri, özgün müzik sözleri, şarkı sözleri,
ahmet kaya şarkı sözleri, başkaldırı şarkı sözleri, devrimci şarkı sözleri, en güzel şarkı sözleri, özgün müzik ahmet kaya şarkı sözleri, özgün müzik sözleri, şarkı sözleri, 
AHMET KAYA ŞARKI SÖZLERİ

Acılara Tutunmak

Kavuşmak özgürlükse özgürdük ikimiz de
Elleri çığlık çığlık yanyana iki dünya
İkimiz iki dağdan iki hırçın su gibi akıp gelmiştik
Buluşmuştuk bir kavşakta
Unutmuştuk ayrılığı, yok saymıştık özlemeyi
Şarkımıza dalmıştık
Mutluluk mavi çocuk, oynardı bahçemizde

Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz ikimizde
O yuvasız çalıkuşu
Bense kafeste kanarya
O dolaşmış daldan dala
Savurmuş yüreğini
Ben bölmüşüm yüreğimi
Başkaldıran dizelere

Aramakmış oysa sevmek
Özlemekmiş oysa sevmek
Bulup bulup yitirmekmiş
Düşsel bir oyuncağı
Yalanmış hepsi yalan
Sevmek diye bir şey vardı
Sevmek diye bir şey yokmuş

Acı çektim günlerce
Acı çektim susarak
Şu kısacak konuklukta
Deprem kargaşasında
Yaşadım birkaç binyıl
Acılara tutunarak
Acı çekmek özgürlükse
Özgürdük ikimizde

Acılardan arta kalan
İşte şu bakışlarmış
Buğu diye gözlerimde
Gün batımı bulutlarmış
Yalanmış hepsi yalan
Savrulup gitmek varmış
Ayrı yörüngelerde.

*

Adı Bahtiyar

Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde

Rastlardım avluda hep volta atarken
Cıgara içerken yahut coblanırken
Kimseyle konuşmaz dal gibi titrerdi
Çocukça sevdiği çiçeği sularken

Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar
Suçu saz çalmakmış öğrendiği kadar
Geçiyor önümden gül yüzlü Bahtiyar
Yara aldığı yerde kalan sazı kadar

Beni tez saldılar o içerde kaldı
Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde
Ne yapsa etse üstüne gitmişler
Mavi gök yüzünü ona dar etmişler

Gazetede çıktı üç satır yazı ile
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla
Birileri ona ölmedin diyorda
Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu

*

Ağladıkça

Dağlarda öfkeli başım
Serhatta hep akşam oluyor
Nasipsiz kıştan mı
Yağmurdan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça
Dağlarımız yeşerecek göreceksin
Ağladıkça
Geceyi tutacağız göreceksin

İlk yazda bitti telaşım
Alnımda hep kavga duruyor
Vakitsiz hırstan mı
Bahardan mı yoksa aşktan mı

Ağladıkça
Bozkırlar yeşerecek göreceksin
Ağladıkça
Güneşi tutacağız göreceksin.

*

Ağlama Bebeğim

Ağlama bebek ağlama sen de
Umut sende, yarın sende
Yağmur gibi gözlerinden akan yaş niye
Bu suskunluk bu durgunluk sıkıntın niye
(Bu suskunluk bu durgunluk kırgınlık niye)

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır bir hayat var

Ağlama bebeğim ağlama sen de
Acı sende hasret sende
Dalıp dalıp derinlere düşünmen niye
Bu küskünlük bu dargınlık sıkıntın niye
(Bu suskunluk bu yorgunluk sıkıntın niye)

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Paylaşılmaya hazır bir hayat var
(Bölüşülmeye hazır bir hayat var)

*

Al Ömrümü

Günü gelir sende benden çekip gidersen
Gidipte birdaha gelmeyeceksen

Al ömrümü koy ömrünün üstüne
Senden gelsin ölüm başım üstüne
Yüreğimi koy avcunun içine
Senden gelsin ölüm başım üstüne

Al ömrümü koy ömrünün üstüne
Senden gelsin ölüm başım üstüne
Yüreğimi al avcunun içine
Senden gelsin ölüm başım üstüne


Ellerini ellerimden alıp gidersen
Gidipte bir daha dönmeyeceksen

Al ömrümü koy ömrünün üstüne
Senden gelsin ölüm başım üstüne
Yüreğimi koy avcunun içine
Senden gelsin ölüm başım üstüne

Al ömrümü koy ömrünün üstüne
Senden gelsin ölüm başım üstüne
Yüreğimi al avcunun içine
Senden gelsin ölüm başım üstüne

*

Ayrılığın Hediyesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında...
Gecenin avutulmamıs ben.

Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun.

Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun, son olsun.

Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun.

Kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık
tebessümü
Bütün saatleri öyleyce
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete
çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun,
ne olacaksa olsun....

*

Başım Belada

Bugün düşünemiycen kadar başım belada
Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada
İler tutar yanı yok,iler tutar yanı yok
Fişlenmişim,adım eşgalim bilinmekte
Üstelik göğsümde,yani yam şuramda
Kirli sakalıyla bir eşkıya gezinmekte

Başım belada
Adamın biri vurulmuş sokakta,
Cebinde adresim bulunmuş
Başım belada
Tabancamı unutmuşum helada
Nerden baksan tutarsızlık,nerden baksan tutarsızlık,
Nerden baksan ahmakça
Başım belada
Üzerime kan sıçramış doğarken
Uykularım yarıda kalmış
Başım belada
Senelerce kuralsız yaşamışam
Nere gitsem çaresi yok,nere gitsem çaresi yok
Nere gitsem çaresi yok yanmışım

Sevdim inanamiycan kadar seni esmer kız
Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adı yok,ihanetin adı yok
Neylersin ki çember daralmakta
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim
Yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakya

Başım belada...

*

Ben Gönlümü Sana Verdim

Ben gönlümü sana verdim
Pare pare yola serdim
Vakitsiz bir nara düştüm
Gelmedin yar, gelmedin yar.

Dağlar dağlar sözüm var sana
Duy sesimi, sitemim sana
Yol bekler, gözüm yollarda
Gelmez oldun, gelmez oldun.

Anla beni, gidecek yolum yok
Sevdamı diyecek yerim yok
Yüreğimin dayanacak gücü yok
Gelmedin yar, gelmedin yar.

*

Beni Bul Anne

dün gece gördüm düşümde
seni özledim anne
elin yine ellerimde
gözlerin ağlamaklı
gözyaşlarını sildim anne.

camlar düştü yerlere
elim elim kan içinde
yanıma gel yanıma anne
iki yanımda iki polis
ellerim kelepçede
beni bul beni bul anne.

dün gece gördüm düşümde
seni özledim anne
gözlerinden akan bendim
düştüm göğsüne
söyle canın yandı mı anne.

*

Bir Anka Kuşu

Yüzlerce soğuk namlu üzerime çevrildi
Yüzlerce demir tetik aynı anda gerildi
Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular
Öpmeye kıyamadığın oğlun yere serildi.

Üşüştü birer birer çakallar üzerime,
Üşüştü her bir yandan göğsüme, ciğerime.
Anne, beni leş gibi yiyip talan ettiler,
Teşhis edilmek için savurdular önüne.

"Yeryüzündeki acıların
Hepsini, hepsini tattım
Heder oldum, ekmeğime tütün kattım
Beni milyon kere yaktılar üst üste
Bir Anka kuşu gibi anne
Kendimi külümden yarattım."

Geceler tanır beni; konarım göçerim ben
Geceler tanır beni; kan damlar içerim ben
Anne, sen beni unut karanlığın bağrında
Kırmızılar ekerim, siyahlar biçerim ben.

Suçüstü yakalandım bölüşürken kalbimi
Suçüstü, kelepçeyle yardılar bileğimi
Anne, ben diyar diyar umudun savaşçısı
Bir tutam sevgi için dağladım gözlerimi.

"Promethus' tum, çiviyle çakılırken taşlara
Ciğerimi kartallara yedirdim
Spartaküs'tüm, köleliğin çığlığında
Aslanlara yem oldum, tükendim
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum
Kerbela çölünde Hüseyin
Zindanlarda Cem Sultan, sehpada Pir Sultan
Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu
Tanrılardan ateş çaldım
Yüzyıllarca tutuştum, üst üste yandım.
Bir Anka kuşu gibi anne, bir anka kuşu gibi
Kendimi külümden yarattım."

*

Bir Veda Havası

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bütün alışkanlıklardan öteye

Yorumsuz bir hayatı seçiyorum
Doymadım inan kanmadım sevgiye.

Korkulu geceleri sayar gibi
Birdenbire bir yıldız kayar gibi
Ellerim kurtulacak ellerinden
Bir kuru dal ağaçtan kopar gibi.

Aşksa bitti gül ise hiç dermedik
Bul kendine kuytularda hadi dal

Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal.
Seninle bir bütün olabilirdik
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal

Vakit tamam seni terk ediyorum
Bu incecik bir veda havasıdır

Parmak uçlarına değen sıcaklığı
İncinen bir hayatın yarasıdır.

Kalacak tüm izlerin hayatımda
Gözümden bir damla yaş aktığında
Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
Kan tarlası gelincik şafağında.

Ölümse korktun savaşsa hep kaçtın
Vur kendini korkularda hadi al

Sen bir suydun sen bir ilaçtın
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal

Sen bir suydun sen bir ilaçtin
Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal...
Hoşçakal canımın içi, hoşçakal..

*

Biz Üç Kisiydik

Biz üç kişiydik; Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Üç ağız, üç yürek, üç yeminli fişek...
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara taşlara
Boynumuzda ağır vebal, koynumuzda çapraz tüfek.

El tetikte kulak kirişte ve sırtımız toprağa emanet
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık
Deniz çok uzaktaydı ve dokunuyordu yalnızlık.

Gece uçurum boylarında, uzak çakal sesleri
Yüzümüze, ekmeğimize, türkümüze çarpar geçerdi
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan, tüterdi buram buram
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi.

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan' ı,
Ateşböcekleriyle bir oldu kırpışarak tükendi.
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza,
Kurşun gibi, mayın gibi tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan vahşi bayırların maralı
Nazlıcan saçları fırtınayla taralı
Sen de böyle gider miydin yıldızlar ülkesine
Oy Nazlıcan... oy canevinden yaralı.

Nazlıcan serin yayla çiçeği
Nazlıcan deli dolu heyecan
Göğsümde bir sevda kelebeği
Nazlıcan ah Nazlıcan...

Artık yenilmiş ordular kadar eziktik, sahipsizdik
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça
Gerisi ölüm duygusu, gerisi sağır sessizlik,
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda.

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca
Titredi ve iki yana düştü kolları.

Ölüm bir ısırgan otu gibi sarmıştı her yanını
Devrilmiş bir ağaçtı ay ışığında gövdesi
Uzanıp bir damla yaş ile dokundum kirpiklerine
Göğsümü çatlatırken nabzımın tükenmiş sesi.

Sanki bir şakaydı bu, birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir cigara saracaktı
Oysa ölüm sadık kalmıştı randevusuna ah
O da Nazlıcan gibi bir daha olmayacaktı.

Ey Bedirhan; katran gecelerin heyulası,
Ey Bedirhan; kancık pusuların belası
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana...
Ey Bedirhan ey mezarı kartal yuvası.

Bedirhan mor dağların kaçağı
Bedirhan mavi gözleri şahan
Zulamda suskun gece bıçağı
Bedirhan ah Bedirhan.

Biz üç kişiydik
Üç intihar çiçeği
Bedirhan, Nazlıcan ve ben
Suphi...

*

Bizim Hikayemiz

Bir güneşti gördüğüm dağlar ardında
Uzanıp gittiğim yollar ateşti sanki
Tuttuğum ellerde dostluk saklı bağrımda
Yürüyüp gittiğim yollar ateşti sanki.

Bir volkandı içimizde coşan nehirler
Coştukça umutlar hep taşardı sanki
Ne oldu bizim güneşe neden doğmuyor
Uzun uzak gecelerde sabah olmuyor.

İşte bizim hikayemiz hep böyle gider
Umutlar hep gecelerde yol olur gider
İşte bizim hikayemiz burada biter
Aydınlıklar karanlıkta yol olur gider.

*

Bu Adam benim babam

Bu adam benim babam
Sekiz köşe kasketiyle
Omuzunda sekosuyla hey!

Cebinde yok parası
Bafra’dır cigarası
Yüreğindedir yarası
Altı çocuk büyütmüş
Bir işçi maaşıyla
Bu adam benim babam hey!

Ağlama benim babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!

Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Ağlama benim babam hey!
Ağlama mazlum babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!

Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Allah büyük babam hey!

Bu adam benim babam
Derdi dağlardan büyük
Çaresiz (biçare) , beli bükük hey!

Bir gün olsun gülmemiş
Rahat nedir bilmemiş
Gözyaşını silmemiş
Bir lokma ekmek için
Kimseye eğilmemiş
Bu adam benim babam hey!

Benim babam mert adamdı
Mangal gibi yüreği
Yufka gibi kalbi vardı
Hayatım boyunca o’na özendim
Fedakardı
Bir dikili ağacı olmadı belki
Ama kendisi
Onuruyla yaşayan koskoca bir çınardı
Üstümdeki kol kanat
Sırtımı yasladığım dağ gibiydi
Ben babamın oğluyum
Tepeden tırnağa Anadolu’yum

*

Dağlarda Kar Olsaydım

Şu dağlarda kar olsaydım olsaydım
Bir asi rüzgâr olsaydım olsaydım
Arar bulur muydun beni beni
Sahipsiz mezar olsaydım olsaydım

Şu yangında har olsaydım olsaydım
Ağlayıp bizâr olsaydım olsaydım
Belki yaslanırdın bana bana
Mahpusta duvar olsaydım olsaydım

Şu bozkırda han olsaydım olsaydım
Yıkık perişan olsaydım olsaydım
Yine sever miydin beni beni
Simsiyah duman olsaydım olsaydım

Şu yarada kan olsaydım olsaydım
Dökülüp ziyan olsaydım olsaydım
Bu dünyada yerim yokmuş yokmuş
Keşke bir yalan olsaydım olsaydım

*

Dardayım Yalanım Yok

Dardayım yalanım yok
Baskın yedim gün gece
Örselendi aşklarım üstelik
Bir uzak diyardayım

Günaydın anneciğim, günaydın babacığım
Yine sabah oluyor
Evde sabah olmaz deme
Orda günler geçmez deme
İçime sancı doğuyor

Yüreğimi bir kalkan bilip, sokaklara çıktım
Kahvelerde oturdum çocuklarla konuştum
Sıkıldım dertlendim dostlarımla buluştum
Bugün de ölmedim anne

Kapalıydı kapılar, perdeler örtük
Silah sesleri uzakta boğuk boğuk
Bir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönük
Bugün de ölmedim anne

Üstüme bir silah doğruldu sandım
Rüzgar beline dolandığında bir dalın
Korktum, güldüm, kendime kızdım
Bugün de ölmedim anne

Bana böylesi garip duygular
Bilmem neye gelir nereye gider
Döndüm işte, acı yüreğimden beynime sızar
Bugün de ölmedim anne

*

Diyarbakır Türküsü

Diyarbakır ortasında vurulmuş uzanırım
Ben bu kurşun sesini nerde olsa tanırım
Bu dağlarda gençliğim cayır cayır yanarken
Ay vurur gözyaşıma, ben gecede kalırım,
Ben gecede kalırım

Bu dağlarda gençliğim cayır cayır yanarken
Ay vurur gözyaşıma, ben gecede kalırım

Üzülme sen üzülme, başını öne eğme
Gün olur kavuşuruz, dert etme Diyarbakır
Ağlama sen ağlama, kanlı bezler bağlama
Bu yangın söner bir gün, ağlama Diyarbakır

Diyarbakır yolunda, toz olmuş dağılırım
Bu hırçın depremlerle, sarsılırım kanarım
Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım,
Kahrımdan utanırım

Arkadaşların yüzü ağır ağır solarken
Gün doğar yaylalara, kahrımdan utanırım

Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır
Dağlarında kızıl ateş, alnımda kızıl bakır
Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
Dizlerine döküldüm, ağlama Diyarbakır

Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır
Dağlarında kızıl ateş, alnımda kızıl bakır
Çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi
Dizlerine döküldüm, ağlama Diyarbakır

*
şarkı sözleri, en güzel şarkı sözleri, ahmet kaya şarkı sözleri, devrimci şarkı sözleri, başkaldırı şarkı sözleri, özgün müzik sözleri, özgün müzik ahmet kaya şarkı sözleri,

Doğum Günü

İnsanlarin yuzlerini goremiyorum
Bogazim duğum duğum, cozemiyorum

Istesen de yanina gelemiyorum
Tutsam su karanligi, tutsam da yirtsam
Ah elim tutusmasa da, elini tutsam
Susmasan, konusan, sesini duysam
Tutsam guzel yuzunu, bagirirma bagirsam

Dogum gunum gulum, dogum gunum gulum, dogum gunun diyorsun
dogum gunum gulum, dogum gunum bugun, dogum gunun diyorsun

Dogum gunun kutlu olsun, mutlu ol senelerce,
sana boncuktan kus yaptim,
konacak penceren
Kara kollar beni alir, sorgular gecelerce
Hic bekleme belki gelmem, gelemem senelerce

*

Geçmiyor Günler

Burda çiçekler açmiyor
Kuslar süzülüp uçmuyor
Yildizlar ISIK saçmiyor
Geçmiyor günler geçmiyor

Avluda volta vururum
Kah düsünür otururum
Türlü hayaller görürüm
Geçmiyor günler geçmiyor

Disarida mevsim baharmis
Gezip dolasanlar varmis
Günler su gibi akarmis
Geçmiyor günler geçmiyor

Gönülde eski sevdalar
Gözümde dereler baglar
Aynada hayalin aglar
Geçmiyor günler geçmiyor

Yanimda yatan yabanci
Her söz zehir gibi aci
Bütün dertlerin en gücü
Geçmiyor günler geçmiyor

*

Giderim

Artık seninle duramam,
Bu akşam çıkar giderim.
Hesabım kalsın mahşere,
Elimi yıkar, giderim.

Sen zahmet etme yerinden,
Gürültü yapmam derinden,
Parmakların üzerinden
Su gibi akar, giderim.

Artık sürersin bir sefa.
Ne cismim kaldı, ne cefa.
Şikayet etmem bu defa,
Dişimi sıkar, giderim.

Bozar mı sandın acılar?
Belaya atlar, giderim.
Kurşun gibi, mavzer gibi,
Dağ gibi patlar, giderim.
Bozar mı sandın acılar?
Belaya atlar giderim.
Kurşun gibi, mavzer gibi,
Dağ gibi patlar, giderim.

Kaybetsem bile her şeyi,
Bu aşkı yırtar, giderim.
Sinsice olmaz gidişim,
Kapıyı çarpar, giderim.

Sana yazdığım şarkıyı
Sazımdan söker, giderim.
Ben ağlayamam, bilirsin,
Yüzümü döker, giderim.

Köpeklerimden, kuşumdan,
Yavrumdan cayar, giderim.
Senden aldığım ne varsa
Yerine koyar, giderim.

Ezdirmem sana kendimi;
Gövdemi yakar, giderim.
Beddua etmem, üzülme,
Kafama sıkar, giderim.
Ezdirmem sana kendimi;
Gövdemi yakar, giderim.
Beddua etmem, üzülme,
Kafama sıkar, giderim.
Ezdirmem sana kendimi;
Gövdemi yakar, giderim.
Beddua etmem, üzülme,
Kafama sıkar, giderim.

*

Hani Benim Gençliğim

Hani benim sevincim nerde
Bilyelerim
Topacım
Kiraz ağacında yırtılan gömleğim
Çaldılar çocukluğumu habersiz

Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tel örgülere takıldı
Hani benim gençliğim anne

Penceresiz kaldım anne
Uçurtmam tellere takıldı
Hani benim gençliğim nerde

Ne varsa buğusu genzi yakan
Ekmek gibi
Aşk gibi
Ah... Ne varsa güzellikten yana
Bölüştüm
Büyümüştüm

Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim anne

Bu ne yaman çelişki anne
Kurtlar sofrasına düştüm
Hani benim gençliğim nerde

Hani benim sevincim nerde
Akvaryumum
Kanaryam
Üstüne titrediğim kaktüs çiçeği

*

İçimde Ölen Biri Var

Bana birşeyler anlat, canım çok sıkılıyor
bana birşeyler anlat anlat, içim içimden geçiyor

yanımdasın susuyorsun, susuyor konuşmuyorsun
bakıyor görmüyorsun

dokunsan donacağım, içimde intihar korkusu var
bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım

depremler oluyor beynimde dışarıda siren sesi var
her yanımda susmuş insanlar susmuş
içimde ölen biri var

hadi birşeyler söyle, çocuk gözlerim dolsun
içinden git diyorsun, duyuyorum gülüm
gideceğim son olsun

yanımdasın susuyorsun, susuyor konuşmuyorsun
bakıyor görmüyorsun

dokunsan donacağım, içimde intihar korkusu var
bir gülsen ağlayacağım bir gülsen kendimi bulacağım

içimde soluyorsun, iki can var içimde
korkular salıyorsun üstüme korkular heran başka biçimde

depremler oluyor beynimde dışarıda siren sesi var
her yanımda susmuş insanlar susmuş
içimde ölen biri var
Aldılar kitaplarımı sorgusuz

Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim anne

Duvarlar konuşmuyor anne
Açık kalmıyor hiç bir kapı
Hani benim gençliğim nerde

Yağmurları biriktir anne
Çağ yangınında tutuştum
Hani benim gençliğim anne

*

Kafama Sıkar Giderim

Artık seninle duramam.
Bu akşam çıkar giderim.
Hesabım kalsın Mahşere.
Elimi yıkar giderim.

Sen zahmet etme yerinden.
Gürültü yapmam derinden.
Parmaklarım üzerinden.
Su gibi akar giderim.

Artık sürersin bir sefa.
Ne cismim kaldı ne cefa.
Şikayet etmem bu defa.
Dişimi sıkar giderim.

Bozar mı sandın acılar.
Belaya atlar giderim.
Kurşun gibi, mavzer gibi.
Dağ gibi patlar giderim.
Bozar mı sandın acılar.
Belaya atlar giderim.
Kurşun gibi, mavzer gibi.
Dağ gibi patlar giderim.


Kaybetsem bile herşeyi.
Bu aşkı yırtar giderim.
Sinsice olmaz gidişim.
Kapıyı çarpar giderim.

Sana yazdıgım şarkıyı.
Sazımdan söker giderim.
Ben ağlayamam bilirsin.
Yüzümü döker giderim.

Köpeklerimden kuşumdan.
Yavrumdan cayar giderim.
Senden aldığım ne varsa.
Yerine koyar giderim.

Ezdirmem sana kendimi.
Gövdemi yakar giderim.
Beddua etmem üzülme.
Kafama sıkar giderim.
Ezdirmem sana kendimi.
Gövdemi yakar giderim.
Beddua etmem üzülme.
Kafama sıkar giderim.
Ezdirmem sana kendimi.
Gövdemi yakar giderim.
Beddua etmem üzülme.
Kafama sıkar giderim.

*

Kim Susturabilir Bizim Türkümüzü

Kim susturabilir bizim türkümüzü kim
Biz ki bu hasreti semahların seyrinden alıp gelmişiz
Biz ki onu sitemkar anaların kirpiğinden derlemişiz
Süzülsün de acının derin izler bıraktığı gül yanaklardan
Yere dökülsün istememişiz
Bizim türkümüzü rüzgar söyler her gece
Ay vurdukça parıldar gün doğdukça hız alır
Nevroz ateşleriyle sağaltarak çırpınan yarasını
Can havliyle kardaş
Kan içinde bir kartal gibi vadilere saldırır
Türkülere ilişmeyin
Türküler nehirdir gecenin bağrına akar
Fazla eşelemeyin kardaş
Taşınca ne siperler kalır ne dev barikatlar
Deşmeyin diyorum deşmeyin
Kim susturabilir bizim türkümüzü kim
Biz ki nice amansız badirelerde serden geçmişiz
Biz ki ilmikler boynumuza takılıyken bile türkü söylemişiz
Sonra ırmak boylarında göğertip körpe otların serinliğinde
Dağlara emanet etmişiz
Biz ki her yangının külünden diri canlar yaratmışız
Bizki mazlumların defterine kanlı resimlerle sıralanmışız
Banaz yaylasından kerbelaya kar götürsün turnalar
Ölürüz sanma kardaş
Dostun attığı gülden yaralanmışız
Türküleri dövmeyin
Türküler gökyüzüdür karanlığa yıldızlar çakar
Üstümüze gelmeyin kardaş
Namuslu bir devrimcinin alnında kavga ışıldar
İncitmeyin diyorum incitmeyin
Kim susturabilir bizim türkümüzü kim
Bizki karacaoğlanı aşkla veyseli toprakla yüceltmişiz
Bizki köroğlunun narasıyla nice beyleri yere çökertmişiz
Yine de masum bir bebek gibi avuç avuç sevdamızı
Kalanlara vasiyet etmişiz
Adam dediğin sapına kadar yiğit olmalı
Ne karıncayı incitmeli ne ozanları yakmalı
Öyle sansar gibi punduna getirmek de neymiş
Adam dediğin kardaş
Yüreği varsa eğer getirip ortaya koymalı
Türküleri yakmayın
Türküler çiçektir en umutsuz zamanlarda açar
Kavgayı uzatmayın kardaş
Yüzyıllardır tuz döke döke çürüdü bu yaralar
Kanatmayın diyorum kanatmayın

*

Kum Gibi

Martılar ağlardı çöplüklerde,
Biz seninle gülüşürdük
Şehirlere bombalar yağardı her gece,
Biz durmadan sevişirdik

Acımasız olma şimdi bu kadar,
Dün gibi, dün gibi çekip gitme
Bırak da sarılayım ayaklarına,
Kum gibi, kum gibi ezip geçme

Sonbahar damlardı damlarımıza,
Biz seninle sararırdık
Aydınlansın diye şu kirli yüzler
Biz durmadan savaşırdık

Acımasız olma şimdi bu kadar,
Dün gibi, dün gibi çekip gitme
Bırak da sarılayım ayaklarına
Kum gibi, kum gibi ezip geçme

*

Merhaba soylu sevdam

Yağmur yağsın isterdim bu sabah
Merhaba soylu sevdam, merhaba
İpil ipil düşsün betona
Merhaba sevgili vatan, merhaba

Ve üç gece güvercini
Nazlı nazlı uçsun buluta merhaba
Bütün sabahların bu saati
En fazla sevdiğim vakit
Son kez; merhaba

*

Nazlı Yarim

göklerde kartal gibiydim,
kanatlarımdan vuruldum.
mor çiçekli dal gibiydim,
bahar vaktinde kırıldım.
ellere soramadım,
doyunca saramadım,
görmeden duramadım
nazli yarimden ayrıldım

coşkundum pınarlar gibi
sarhoştum rüzgarlar gibi
ihtiyar çınarlar gibi
bir gün içinde devrildim
ellere soramadım
doyunca saramadım
görmeden duramadım
nazli yarimden ayrıldım

ekmeğim bahtımdan katı
bahtım düşmanımdan kötü
böyle kepaze hayatı,
sürüklemekten yoruldum.
ellere soramadım
doyunca saramadım
görmedem duramadım
nazlı yarimden ayrıldım..

*

Nereden bileceksiniz?

Üstüm başım toz içinde,
Önüm arkam pus içinde,
Sakallarım pas içinde

Siz benim nasıl yandığımı nerden bileceksiniz?
Siz benim nasıl yandığımı nerden bileceksiniz?

Siz benim nasıl yandığımı nerden bileceksiniz?
Siz benim nasıl yandığımı nerden bileceksiniz?

Bir fidandım, devrildim,
Fırtınaydım, duruldum,
Yoruldum, çok yoruldum

Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz?
Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz?

Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz?
Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz?

Taş duvarlar yıkıp geldim,
Demirleri söküp geldim,
Hayatımı yakıp geldim, hey!

Taş duvarlar yıkıp geldim,
Demirleri söküp geldim,
Hayatımı yıkıp geldim, hey!

Siz benim neden kaçtığımı nerden bileceksiniz?
Siz benim neden kaçtığımı nerden bileceksiniz?

Gökte yıldız söner şimdi,
Annem beni anar şimdi,
Sevdiğim var, kanar şimdi

Siz benim niye içtiğimi nerden bileceksiniz?
Siz benim niye içtiğimi nerden bileceksiniz?

Siz benim niye içtiğimi nerden bileceksiniz?
Siz benim niye içtiğimi nerden bileceksiniz?

Bir pınardım, kan oldum,
Yol kenarı han oldum,
Yanıldım, ah, ziyan oldum!

Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz?
Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz?

Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz?
Siz benim neden sustuğumu nerden bileceksiniz?

Ben ardımda yaş bıraktım,
Ağlayan bir eş bıraktım,
Sol yanımı boş bıraktım, hey!

Ben ardımda yaş bıraktım,
Ağlayan bir eş bıraktım,
Sol yanımı boş bıraktım, hey!

Siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz?
Siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz?

Siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz?
Siz benim kime küstüğümü nerden bileceksiniz?

*

Odam Kireçtir Benim

Odam kireç tutmuyor
Kumunu katmayınca
Sevda baştan gitmiyor
Sarılıp yatmayınca

Baba ben derviş miyem
Hırkamı giymiş miyem
Ben sevdim eller aldı
Niye ben ölmüş müyem

Odamı kireç eyle
Yüzümü güleç eyle
Yandım aşkın elinden
Gel bana ilaç eyle

Odam kireçtir benim
Yüzüm güleçtir benim
Soyun da gel yanıma
Tenim ilaçtır benim

*

Olmasaydı Sonumuz Böyle

Sakin göllerin kuğusuyduk
Salınarak suyun yanağında
Yarılan ekmeğin buğusuyduk
Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Biri saksımızı çiğneyip gitti
Biri duvarları yıktı, camları kırdı
Fırtına gelip aramıza serildi..
Biri milyon kere çoğaltıp hüzünleri
Her şeyi kötüledi, bizi yaraladı..
Biri şarabımızı döktü, soğanımızı çaldı,
Biri hiç yoktan vurdu kafeste kuşumuzu!
Dedim ya, ciğerim yanıyor, yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle
Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Dağlarda çoban ateşiydik
Dolanarak mavzer yatağına
Ceylanın pınara inişiydik
Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş
Aynı çıtırtıyla ürperen bir serçe
Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu
Birer tomurcuktuk hayatın kollarında
Birer çiğ damlasıydık
Bahar sabahında, gül yaprağında..
Dedim ya, hiç yoktan susturuldu şarkımız
Yüreğim kanıyor, ciğerim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle

Göğsüm daralıyor yüreğim kanıyor
Olmasaydı sonumuz böyle.

*

Şafak Türküsü

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama...

Kaç zamandır yüzüm traşlı
Gözlerim şafak bekledim
Uzarken ellerim kulağım kirişte
Ölümü özledim anne
Yaşamak isterseken delice...

Ah.. verebilseydim keşke
Yüreği avcunda koşan herbir anneye
Tepeden tırnağa oğula
Ve kıza kesmiş
Bir ülkeye armağan

Düşlerimle sınırsız
Diretmişliğimle genç
Şaşkınlığımla çocuk devrederken sırdaşıma
Usulca acı verdi yanağımda tomurcuk

Pir sultan'ı düşün anne, şeyh bedretinn'i
Börklüce'yi, torlak kemal'i
Insanları düşün anne
Düşün ki yüreğin sallansın
Düşün ki o an güzel günlere inanan
Mutlu bir yusufcuk havalansın...

Beni burada arama
Arama anne
Kapıda adımı sorma
Saçlarına yıldız düşmüş
Koparma anne ağlama...

Yani benim güzel annem
Ala şafağında ülkemin yıldız uçurmak varken
Oturup yıldızlar icinde kendi buruk kanımı içtim
Ne garip duygu şu ölmek
Öptüğüm kızlar geliyor aklıma
Bir açıklaması vardır elbet giderken dar ağacına...

Geride masa üstünde boynu bükük
Kaldı kağıt kalem.
Bağışlar beni güzel annem
Oğul tadında bir mektup yazamadım diye
Kızma bana...

Elleri değsin istemedim
Gözleri değsin istemedim
Ağlayıp kokluyacaktın
Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda
Yaşamak ağrısı asıldı boynumda
Oysa türkü tadında yaşamak isterdim...

Ölmek ne garip şey anne!
Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı
Sedef kakmalı bir kutu içinde
Vermek isterdim çocukların ellerine
Sonra, sonra benim güzel annem
Damdan düşer gibi vurulmak isterdim bir kıza...

Gecenin kıyısında durmuşum
Kefenin cebi yok
Koynuma yıldız doldurmuşum
Koşun çocuklar koşun
Sabah üstüme üstüme geliyor...

Kısacası güzel annem
Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok
Gülmek umud etmek özlemek
Ya da mektup beklemek
Gözleri yatırıp ıraklara....

Ölmek ne garip şey anne!
Artik duvarlari kanatırcasına tırnağımla
Şaşkin umutlu şiirler yazamıyacağım
Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamıyacağım
Baba olamıyacağım örneğin
Toprak olmak ne garip şey anne!...

Ölmek ne garip şey anne!
Uçurumlar ki sende büyür
Dagdır ki sende göçer
Ben bayram derim çiçek derim
Çam diplerine açmış kanatlarını kozalak derim
Gül yanaklı çocuğa benzer
Yinede oğlunu yitirmek ne garip şey anne...

Her kavgada ölen benim
Bayrak tutan çarpışan
Her kadın toprağı tırnaklıyarak
Doğurur beni
Özlem benim kavga benim aşk benim...

Bekle beni anne
Bir sabah çıkagelirim
Bir sabah anne bir sabah
Acını süpürmek için açtığında kapıyı
Adı başka sesi başka
Nice yaşıtım
Koynunda çiçekler
Çicekler içinde yeni bir ülke getirirler....

*

Söyle

Söyle yamur çamur
Değmedi yüreğime
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde

Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde

Dıþarıda kar yağıyor
Benim için yağmur
Ağlama gözbebeğim
Biraz daha dur

Yüregime basa basa
İçimden yar gidiyor
Ağlama iki gözüm
Biraz daha dur

Ay ayy ay yanıyor ömrüm

Vallahi yamur çamur
Değmedi yüreğime
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde

Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde

Söyle yamur söyle
Değmeden yüreğime
Söyle gökyüzüne
O nerde

Söyle baksın gece
Dağlardan hasretime
Söyle bilmesemde
O nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle gökyüzüne
O nerde

*

Unutamam Seni

Gün gelir de beni unutursun demiştim
Kalbimdeki bu derdi uyutursun demiştim
Ne ben seni unutabildim
Ne bu gönlümü avutabildim
Ne bu derdimi uyutabildim

Unutamam seni, unutamam seni
Unutamam seni, unutamam

Aşkını çekerim geleceksin diyerek
Belki gözyaşımı sileceksin diyerek
Ne ben seni unutabildim
Ne bu gönlümü avutabildim
Ne bu derdimi uyutabildim

*

Yanımda Sen Olmayınca

Yanimda sen olmayinca
Bugün hiç tadim tuzum yok
Üstelik çok huysuzum
Tedirginim huzursuzum
Yanimda sen olmayinca

Gel yine basim belada
Beni bul karakollarda
Adim yazar zabitlarda
Yanimda sen olmayinca

Gel yine faili meçhul
Adim polis telsizinde
lnsaf yok vicdan izinde
Yanimda sen olmayinca

Çikip sana geldigimi
Anlattim anlamadilar
Faili meçhul yiktilar
Yanimda sen olmayinca.

*

Yakamoz

Yağmur yağar ıslanırsın vay aman
Güneş doğar kaybolursun vay aman
Ay ışığı der durursun vay aman
Yakamozsun sen

Sessiz sessiz ağlar gibisin vay aman
Zaman geldi gideceksin vay aman
Bırak ay gitsin sen kal bu gece
Umudumsun sen.

*

Yaşamadın Sen

Sensiz geçmiyor bu günler biliyor musun
Yüreğine beni, beni soruyor musun
Öyle yalnız, yalnız kaldım biliyor musun
Türküler söyledim sana duyuyor musun
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun

Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen
Nehir oldun ırmak oldun, taşamadın sen
Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen
Doğdun da büyüdüN ama yaşamadın sen
Yıllar oldu oralardan çıkamıyorsun
Bağlanmış elin ayağın kaçamıyorsun

*

Yazamadım

Uzak geçen baharları
Hüzün satan hazanları
Gence kalem kıranları
Yazamadım yazamadım

Kırık dökük umutları
Sakıncalı tutkuları
O çocuksu korkuları
Yazamadım yazamadım

Solgun suskun resimleri
Göğe yoldaş denizleri
Ömrüme göz dikenleri
Yazamadım yazamadım

Ses vermeyen geceleri
Tanımı zor acıları
Tek kişilik sancıları
Yazamadım yazamadım

Gün öksüzü odaları
Uygun adım voltaları
Ah zamansız sorguları
Yazamadım yazamadım

Yitip giden anıları
Katledilmiş duyguları
Yarım kalmış sevdaları
Yazamadım yazamadım...

*

Yorgun demokrat

Karanlık yollardan geçtik
Zehir gibi sular içtik
Bir yanımızda ölüm
Bir yanımızda yar sevdik
Bir değil bin bir kere sırat köprüsünden geçtik
Cehennem denen illetin taa göğsünü deldik geçtik

Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu

Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat

Şarkılar küsmüş dudağa
Ömründe gecikmiş hasat
Karışmış çoluk çocuğa
Geçim derdinde demokrat
İçlenir hatırladıkça
İzlerini o günlerin
Düşe kalka bata çıka
Yaşadığı o depremin

Bu yolda dönenler oldu
Mum gibi sönenler oldu
Yar göğsüne baş koymadan
Vurulup düşenler oldu

Bir sen kaldın geride
Ah akıp gidiyor hayat
Yüreğim anlıyor seni
Artık susma Yorgun Demokrat
şarkı sözleri, en güzel şarkı sözleri, ahmet kaya şarkı sözleri, devrimci şarkı sözleri, başkaldırı şarkı sözleri, özgün müzik sözleri, özgün müzik ahmet kaya şarkı sözleri,