Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "şehitlik sözleri"

ASKER VE VATAN SÖZLERİ

2 Mart 2020 Pazartesi / No Comments
asker sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, milliyetçilik sözleri, şehitlik sözleri, şehitlere sözler, şehit sözler, askerlik sözleri, altın sözler

altın sözler, asker sözleri, askerlik sözleri, milliyetçilik sözleri, şehit sözleri, şehitlere sözler, şehitlik sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, savaş sözleri, bayrak sözleri
ASKERLİK VE VATAN İÇİN SÖZLER

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin geIinIiği,
Şehidimin son örtüsü, ışık ışık,
DaIga daIga bayrağım!
Senin destanını okudum,
Senin destanını yazacağım.

*

YıIIara meydan okurken ayIara esir düştük ama vatan için 12 ay değiI 15 sene yapıIır, ne kadar da zor oIsa.

*

Bir güI konmuş başucuma,
Yazık değiI mi bu genç yaşıma.
Askerde bir iş geIirse başıma,
Garip asker yazın mezar taşıma.

*

Eğer bir gün şafağım için doğacak, güneş dağdaki teröristin sırtını ısıtacaksa bırakın o güneş hiç doğmasın.

*

Biz denizci değiIiz ki her Iimanda bir sevgiIimiz oIsun, biz komandoyuz dağIar sağ oIsun.

*

Kendim uzak hayaIim yakın resmime bakıp ağIamayın sakın.
Kıymetim varsa duvara asın, kıymetim yoksa ateşe atın.

*

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
Yeryüzünde yer beğen
Nereye dikiImek istersen
SöyIe, seni oraya dikeyim.

*

DağIarda çiçekIer soIduğu zaman, gökIere buIutIar doIduğu zaman, yağmurIar seI oIup aktığı zaman inan ki bir tanem ben ağIıyorum.

*

ÖyIe bir topIum var ki çığIık atsan duymayan öyIe bir kaIbim var ki kurşunIara doymayan.

*

İIk başIarda kaç gün kaIdı yerine kaç gün geçti diye sayarsan, senin için daha koIay oIacaktır. GeI teskere geI, gönIümüz seninIe.

*

Ben Türk askeriyim, üIkemin dört yanında beni buIursun, başımda miğferim, ayağımda postaIımdan tanırsın, adımı biImeyen Mehmet diye çağırsın, vatan uğrunda, can verecek kurban ararsan, hepinize yeminim, iIk safta beni buIursun.

*

YoIumuz gaza, sonu şehadet,
Dinimiz ister sıdk iIe hizmet,
Anamız vatan, babamız miIIet,
Vatanı mamur eyIe Yarabbi.
MiIIeti mesrur eyIe yarabbi.

*

Ey, bu toprakIar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak aInı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i.
Bedr’in arsIanIarı ancak, bu kadar şanIı idi.

*

Ey şimdi süzgün, rüzgârIarda daIgaIı;
Barışın güvercini, savaşın kartaIı,
Yüksek yerIerde açan çiçeğim!
Senin aItında doğdum, senin aItında öIeceğim.

*

Bize vatan deIisi diyorIar, kafayı vatanIa bozmuşsunuz diyorIar.
Çok şükür kafamız bozuk, kanımız değiI.

*

Her şeyden kutsaIdır mesIeğim, eIimde siIahım, sınırda nöbet bekIerim, siIahım namusumdur, üniformam kefenim, gerekirse vatan uğrunda, canımdan vaz geçerim.

*

Bu vatan tarihin diIinden düşmez bu destan, nehirIer gazidir, dağIar kahraman, her taşı yakut oIan bu vatan, can verme sırrına erenIerindir.

*

Bitmez diyorIar bana senin askerIiğin, varsın bitmesin.
Ben burada 12 ay değiI 12 yıI yapmaya razıyım, yeter ki şehitIerimiz rahat uyusun yerinde.

*

Bu vatan toprağın kara bağrında sıradağIar gibi duranIarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenIerindir.

*

Arşa çıkar ayak sesi geçerken, ona sorar güIIer gonca açarken, tufan durur ateş söner o varken, vatanımın göz nurudur Mehmetçik.

*

Herkese nasip değiI, asker oImak hudutta.
AI bayrağın rengi var, yerde, gökte, buIutta.
Heybetimiz titretir, şu karşıki dağIarı.
Vatanın bekçisiyiz, biz hudut kartaIIarı…

*

Ne şehitIer verdik vatan uğruna bizde bitmez Mehmetçik bu vatan uğruna.

*

Rüyamda gördüm ana kucağı uyandım baktım asker ocağı, feIek ayırdı evi bucağı, ağIama anam dönerim bir gün.

*

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağIar, taşIar.
O, rükû oImasa, dünyada eğiImez başIar.
Vurulup temiz aInından uzanmış yatıyor;
Bir hiIaI uğruna, ya Rab, ne güneşIer batıyor.

*

Şafak ne kadar zengin oIursa oIsun, bir gün fakirIeşmeye mahkûmdur.

*

Yine sensizIiğe açtım gözIerimi, yine hasretinIe kavruIacak bu gönüI, bir gün daha eksiIdi sana kavuşmam için, yine bugünde resimIere bakıp bakıp gözIerimi siIeceğim askerim.

*

Ömründen gün gitmesini isteyen tek varIık askerdir paşam.

*

SizIerden ayrıIdım 20 yaşında, kendimi gördüm nöbet başında, ismimi görürsen mezar başında, üstüme kapanıp ağIama anam.

*

DağIara çizmişiIer resmimi
Komando koymuşIar ismimi
BeIki bir gün geri dönemem diye
GöndermişIer sana resmimi.

*

Bu vatan bizimdir ferman gerekmez.
Askerin oIduğu yere yabancı giremez.

*

Koyuver derdin siIinsin, yoI ver öfken yoruIsun sonra korkma göster gönIün görünsün, hoş gör ruhun sevinsin geI bu günün hakkını ver yarını yarın düşünsün.

*

DağIarın tepesine, eşkıyanın aInına, kızIarın kabine öIümsüz Mehmetçik yazacağım.

*

Bu vatan iIeri atıIıp seIIercesine
Göğsünden vuruIup tam ercesine,
Bir güI bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenIerindir.

*

Bu söyIeyecekIerimi akIından çıkarmamaya çaIış; ay akşamdan ışıktır.

*

Kendim uzak hayaIim yakın, resmime bakıp ağIamayın sakın, kıymetim varsa duvara asın, kıymetim yoksa ateşe atın.

*

asker sözleri, vatan sözleri, vatansever sözleri, milliyetçilik sözleri, şehitlik sözleri, şehitlere sözler, şehit sözler, askerlik sözleri, altın sözler




ŞEHİTLİK VE GAZİLİK

19 Eylül 2017 Salı / No Comments
şehitlik ve gazilik nedir, gaziler günü mesajları, şehitliğin faziletleri, islamda şehitlik ve gazilik, kuranda şehit ve gazi, şehitlik sözleri, gazilik sözleri, şehit ve gazi ilgili ayetler,


ŞEHİTLİK VE GAZİLİK 

AYET : BAKARA SURESİ – 154. AYET

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ: 

          MEALİ :

     “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler fakat siz onu anlayamazsınız.”  (BAKARA SURESİ – 154. AYET)

     İnsan çalışarak pek çok rütbe ve unvanlar elde eder. Bu rütbelerin başında hiç şüphe yok ki, şehitlik ve gazilik gelir. Çünkü bu rütbeler hayat karşılığında elde edilmekte ve inanç sayesinde kazanılmaktadır. Hem Hak katında ve hem de halk yanında şehadet mertebesine yükselmek, büyük bir mazhariyettir.

     Şehit, Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup, rızıklandırılacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu için bu adı almıştır.

     Gazi ise, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimseye verilen addır. Gazi de şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından dolayı o da şehitler derecesindedir. Hatta Peygamberimiz (SAV): “Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-u gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” buyurmuştur.

ŞEHİTLİĞİN FAZİLETLERİ

     İnsan niçin şehit veya gazi olmayı ister? Çünkü başka bir çaba ile bu rütbelere erişemez de ondan. Bu rütbeler canı feda etme karşılığında elde edilir.

     Peygamberimiz (SAV)’e bir adam sordu: “Ey Allah'ın Resulü, bana, savaşa denk olan bir amel göster?” Peygamberimiz (SAV): “Buna denk bir amel bulamıyorum.” buyurdu. Sonra da:“ Savaşçı savaşa çıktığı zaman, camiye kapanır durmadan ve usanmadan namaz kılmaya ve ara vermeden oruç tutmaya gücünüz yeter mi?” buyurdu. Bunun üzerine adam: “Buna kimin gücü yeter, ey Allah'ın Resulü?” dedi.

     Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَالْحَاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ

وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَوُونَ عِندَ اللّهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ: 

     “Siz, hacılara su dağıtma ve Mescid-i Haram’ı (Kâbe’yi) onarma işiyle, Allah’a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda savaşanların yaptığı işi bir mi tutuyorsunuz? Bunlar Allah katında eşit olamazlar.”  (TEVBE SURESİ – 19. AYET)

     Bu ayet-i kerime'nin nazil olması ile ilgili “Müslim”de şu rivayet yer almaktadır:

     Numan b. Beşir (RA) adındaki sahabi şöyle demiştir:“Ben Peygamberimiz (SAV)’in minberi yanında idim. Bir adam bana:“Ben Müslüman olduktan sonra hacılara sakalık etmem hariç, hiç bir emel yapmasam gam yemem.” dedi. Bir başkası da: “Ben Kâbe'yi onarsam da başka hiçbir amel yapmasam aldırış etmem.” dedi. Bir diğeri de: “Allah yolunda savaşmak, bu sizin söylediklerinizden daha faziletlidir.” dedi. Bu bir cuma günü idi. Bunları dinleyen Hz. Ömer (RA): “Susun, Peygamber (SAV)’in minberi yanında böyle sesinizi yükseltmeyin. Ben cumayı kıldıktan sonra konuyu Peygamberimiz (SAV)’den sorup öğrenirim.” dedi. Allah Teâlâ da bu ayeti indirdi (ve onların sözünü ettikleri amellerden hiçbirinin Allah yolunda savaşmakla aynı olmadığını bildirdi.)”

     Özürsüz olarak evinde oturup herhangi bir ameli yapan kimseler ile Allah yolunda savaşanların Allah katındaki dereceleri itibariyle eşit olmadıklarını bildiren bir başka ayet-i kerime de şöyledir:

لاَّ يَسْتَوِي الْقَاعِدُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ غَيْرُ أُوْلِي الضَّرَرِ وَالْمُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ عَلَى الْقَاعِدِينَ دَرَجَةً وَكُـلاًّ وَعَدَ اللّهُ الْحُسْنَى وَفَضَّلَ اللّهُ الْمُجَاهِدِينَ عَلَى الْقَاعِدِينَ أَجْراً عَظِيماً:دَرَجَاتٍ مِّنْهُ وَمَغْفِرَةًوَرَحْمَةً وَكَانَ اللّهُ غَفُوراً رَّحِيماً: 

     “Müminlerden özür sahibi olanlar dışında oturanlarla, malları ve canları ile Allah yolunda savaşanlar bir olmaz. Allah, malları ve canları ile savaşanları, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine cennet va’detmiştir, ama savaşanları, oturanlardan pek büyük ecirle üstün kılmıştır.”  (NİSA SURESİ – 95–96. AYETLER)

     Evet, insan niçin şehit olmak ister? Çünkü Allah şehâdet mertebesine yükselene cenneti va’dediyor. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

إِنَّ اللّهَ اشْتَرَى مِنَ الْمُؤْمِنِينَ أَنفُسَهُمْ وَأَمْوَالَهُم بِأَنَّ لَهُمُ الجَنَّةَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللّهِ فَيَقْتُلُونَ وَيُقْتَلُونَ وَعْداً عَلَيْهِ حَقّاً فِي التَّوْرَاةِ وَالإِنجِيلِ وَالْقُرْآنِ وَمَنْ أَوْفَى بِعَهْدِهِ مِنَ اللّهِ فَاسْتَبْشِرُواْبِبَيْعِكُمُ الَّذِي بَايَعْتُم بِهِ وَذَلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ: 

     “Allah müminlerden mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu),Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir va’ddır. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır? O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, büyük bir kazançtır.”  (TEVBE SURESİ – 111. AYET)

     Bir adam Peygamberimiz (SAV)’e:“Ey Allah'ın Resulü, Allah yolunda öldürülürsem yerim neresidir?” diye sordu. Peygamberimiz (SAV): “Cennettedir.” buyurdu. Adam, yemekte olduğu elindeki hurmaları bırakıp savaşa girdi ve sonunda şehit oldu.”

     Müslüman Türk’ü zaferden zafere koşturan ve tarih sayfalarını kahramanlık destanları ile süsleten, Allah’ın hak olan vadine ermek ve O’nun şehitler için hazırladığı mükâfata mazhar olma arzu ve isteğidir.

     İslam için ve Müslümanlar için büyük bir felaket olan Haçlı ordularını bu ruh ve heyecanla durdurmuş, 1071 tarihinden itibaren Anadolu’yu Müslüman Türk’e anavatan yapmış, 1453’de İstanbul’un fethiyle Bizans imparatorluğunu yıkarak orta çağı kapatıp yeniçağı açmış, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar Meydan Savaşını kazanarak ülkeyi düşmandan temizlemiştir. Yakın tarihte 1974’de yine bu ruh ile Mehmetçik Kıbrıs’ta savaşmış, soydaş ve kardeşlerini Yunan mezaliminden kurtarmıştır.

     İnsan niçin şehit olmak ister? Çünkü Cenab-ı Hak, şehitlerin ölü değil, diri olduklarını ve O’nun tarafından rızıklandırıldıklarını bildiriyor. İnsan, ancak ölmekle bu mertebeye yükseldiği halde Cenab-ı Hak onların ölü değil bizim anlayamayacağımız bir hayat ile diri olduklarını bildiriyor, şöyle buyuruyor:

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ: 

     “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler fakat siz onu anlayamazsınız.”  (BAKARA SURESİ – 154. AYET)

     Başka bir ayette şöyle buyruluyor:

وَلاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ اللّهِ أَمْوَاتاً بَلْ أَحْيَاء عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ:فَرِحِينَ بِمَا آتَاهُمُ اللّهُ مِن فَضْلِهِ وَيَسْتَبْشِرُونَ بِالَّذِينَ لَمْ يَلْحَقُواْبِهِم مِّنْ خَلْفِهِمْ أَلاَّ خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلاَ هُمْ يَحْزَنُونَ:

     “Allah yolunda öldürülenleri (şehitleri) sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın Lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiç bir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duyurmaktadır.”  (ALİ-İMRAN SURESİ – 169–170. AYETLER)

     Sevgili Peygamberimiz  (SAV),şehitliğin derecesiyle ilgili olarak şöyle buyurmuştur:

     “Hiç kimse cennete girdikten sonra - bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyaya dönmek istemez. Yalnız şehitler, keramet (ve erdikleri nimetler) sebebiyle dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler.”

     Bizzat Peygamberimiz (SAV), bir defa değil birkaç defa şehit olmayı istemiş ve şöyle buyurmuştur:

     “Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, Allah yolunda savaşıp öldürülmemi, sonra tekrar dirilip savaşarak tekrar öldürülmemi, yine dirilip savaşta öldürülmemi arzu ederim.”

     Şehitlik olmadan vatan olmaz. Evet, vatan bir toprak parçasıdır, ama her toprak parçası vatan değildir. Vatan, uğruna şehitlerin kan akıttıkları toprak parçasıdır. “Toprak, eğer uğruna ölen varsa vatandır.” sözü, ne güzel bir sözdür.

     Bugün sahip olduğumuz bu cennet vatan kahraman atalarımızın her karışını kanları ile sulayarak bize emanet ettikleri topraklardır. Şair güzel söylemiş:

     “Ecdadını zannetme asırlarca uyurdu,

      Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu.”

     Vatan, bir Müslüman’ın her şeyidir. Çünkü din, namus, şeref ve bağımsızlık gibi kutsal değerler ancak vatan sayesinde korunabilir. Bunun için atalarımız vatanımız için her fedakârlıkta bulunmuşlar, kanlarını akıtarak onu düşmana teslim etmemişlerdir.

     Allah'a ve O’nun Peygamberi (SAV)’e imandan sonra, insanı en çok Allah’a yaklaştıran amel, hiç şüphe yok ki Allah yolunda savaşmaktır.

     Ebû Zerr (RA) diyor ki: “Peygamberimiz (SAV)’e: “Ey Allah’ın Resulü, hangi amel daha faziletlidir?” diye sordum. Peygamberimiz (SAV): “Allah’a iman etmek ve O’nun yolunda savaşmaktır.” buyurdu.

ŞEHİTLER ÜÇ KISIMDIR

     “Şehit” denilince, Allah yolunda ve vatan uğrunda canını feda eden kimse akla gelir. Esasen şehit, genelde bu anlamda kullanılır. Bununla beraber başka şekillerde ölenlerden şehit olanlar da vardır. Ayrıca bazı şehitler vardır ki, onlara uygulanan hükümler diğer şehitlere uygulanmaz. Bunun için İslâm âlimleri şehitleri, kendilerine uygulanan dünya hükümleri ve Allah katındaki durumları itibariyle üç kısma ayırmışlardır.

     1-) HEM DÜNYA VE HEM DE AHİRET BAKIMINDAN ŞEHİT OLANLAR

     Bunlar;

a-) Savaşta gayr-ı Müslimlerle veya eşkıya ve yol kesicilerle yapılan çatışma sonunda öldürülmüş olanlar,

b-) Savaş alanında, üzerlerinde öldürülmüş olduklarına dair belirti olduğu halde ölü bulunanlar (üzerlerindeki öldürülme alameti, bunların savaşta öldürülmüş olduğunu gösterir.)

c-) Kendisine haksız yere yapıldığı bilinen bir saldırı sonunda öldürülmüş olan ve bundan dolayı da varislerine diyet olarak bir mal verilmesi gerekmeyen herhangi bir Müslüman,

d-) Malını, canını ve ırzını korurken haksız yere öldürülmüş bulunan kimse. Nitekim Peygamberimiz (SAV):

     “Malını koruma uğrunda öldürülen şehittir. Canını koruma uğrunda öldürülen şehittir. Dinini koruma uğrunda öldürülen şehittir.” buyurmuştur.

     İşte bunlar, hem dünya hükümleri itibariyle hem de ahiret bakımından şehittirler.

     Bu durumdaki şehitler yıkanmaz, üzerlerindeki elbiseler çıkarılmaz, öylece namazları kılınarak gömülürler.

     Şehidin kefeni, üzerindeki elbisesidir. Ancak üzerinde bulunan ve kefen cinsinden olmayan palto ve ayakkabı gibi şeyler çıkarılır. Üzerindeki elbisesi, örtülmesi gereken yerlere eksik gelirse, tamamlanır.

     2-) AHİRET ŞEHİDİ

     “Ahiret Şehidi” kime diyoruz ve bu adı niçin veriyoruz? Ahiret şehidi, düşmanla veya Devlete başkaldıran ve yol kesenlerle yani eşkıya ile savaşırken yaralandıktan sonra hemen ölmeyip; tedavi olan yemek yiyen, su içen veya bir süre uyuyan veyahut savaş alanında ölmeyip başka bir yere nakledildikten sonra ölenlerdir.

     Bunlar, Allah katında şehittir ve şehit mükâfatı alacaklardır. Ancak bunlara dünya hükümleri uygulanmaz. Bunlar, diğer ölüler gibi yıkanır, kefenlenir ve namazları kılınarak defnedilirler.

     Bir hata sonucu öldürülen Müslüman da ahiret şehididir.

     Ayrıca boğularak, yanarak, bir yıkıntı altında kalarak ölenler ile aile ve çocuklarının geçimini sağlamak için helâl yoldan çalışıp kazanırken ölen kimseler ve ilim yolunda ölenler de ahiret şehidi sayılır. Nitekim Peygamberimiz Efendimiz (SAV),şöyle buyurmuştur:

     “Şehitler beştir: Vebadan ishalden ölenler, suda boğulanlar, duvar ve toprak altında kalıp ölenler ve Allah yolunda şehit düşenler.”

     3-) DÜNYA ŞEHİDİ

     Bu, inanmadığı halde Müslüman görünen ve Müslümanların yanında savaşırken öldürülen kimsedir. Bu da şehit sayılır, yıkanmadan namazı kılınarak elbisesiyle gömülür. Ancak, inancı olmadığı ve yalnız dünya ile ilgili amaçlar için savaşarak öldürüldüğünden -dünya hükümleri bakımından şehit sayılır ise de- Allah katında şehit değildir.

     Burada önemli olan iki hususa işaret etmekte yarar vardır.

BİRİNCİSİ: Yapılan işler kişinin niyetine bağlı olarak değerlendirilir. Nitekim Peygamberimiz Efendimiz  (SAV),bu konuda şöyle buyurmuştur:

     “Ameller ancak niyetlere göre değerlenir. Herkese ancak niyet ettiği şey vardır.”

İKİNCİSİ: Hiç kimsenin iç dünyası bilinemeyeceği için bu şehidin durumu kendisiyle Allah arasında olan bir husustur. Çünkü bir kimsenin içinde neyi sakladığı ve ne amaçla savaştığını ancak Allah ile kendisi bilir. Bu itibarla, bir kimsenin bazı davranışlarına bakarak o kimse hakkında -içinde sakladığı ile ilgili- kesin bir şey söylemek doğru değildir. Aksi takdirde insan yanılır ve bu yüzden günaha girmiş olur.

     Bu noktada şu Hadis-i Şerifi hatırlamakta yarar vardır.

     Ebû Musa (RA) diyor ki: “Bir Bedevî Peygamberimiz (SAV)’e gelerek: “Ey Allah’ın Resulü, adam var ki, ganimet elde etmek için savaşır, adam var ki şöhret için savaşır. Bunların hangisi Allah yolunda savaşmış olur?” diye sordu. Peygamberimiz (SAV): “Allah’ın sözü ve dini üstün olsun diye savaşan kimse Allah yolunda savaşmış olur.” buyurdu.

     İşte şehitlerimiz kanlarını akıtarak bu cennet vatanı bize emanet etmişlerdir. Bize düşen de bu toprakları imar etmek, korumak ve bizden sonraki nesillere devretmektir. Bunu yapmadığımız takdirde hem vatanımıza ve hem de şehitlerimize karışı görevlerimizi yapmamış ve onların ruhlarını incitmiş oluruz.

     Kur’an- Kerim ayet-i kerimeleriyle konumuzu bitirelim. Bu ayet-i kerimelerde, Allah şöyle buyuruyor:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ:تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ:يَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَيُدْخِلْكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَمَسَاكِنَ طَيِّبَةً فِي جَنَّاتِ عَدْنٍ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ:

     “Ey İman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve Resulüne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda savaşırsınız. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. İşte bu takdirde O, sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, Adn cennetlerindeki güzel meskenlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur.”  (SAFF SURESİ – 10–12. AYETLER)

     Allah şehitlerimize rahmet eylesin, cennetiyle cemaliyle onları şereflendirsin, bizlere de onların yolundan yürümeyi nasip eylesin. Ülkemizi her türlü felâket ve musibetlerden muhafaza buyursun. Aziz milletimize kötü ve karanlık günler göstermesin. Âmin.

ŞEHİT VE GAZİLERLE İLGİLİ MESAJLAR

Gazilik, Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakârlığının yaşayan destanıdır. Gazi ise bu kahramanı yazan destanın adıdır. Gaziler gününüz kutlu ve mübarek olsun
*
Gazi oldum arkadaşlar, Bedel lazımdı ey dostlar, Kutsalları hep korudlura, Bizden önceki gazi ordular...
*
Gazilerimize saygı duyalım, Ölenlerini rahmetle analım, Hayatlarından ibret alalım, Değerlerini anlayalım, Allah için savaştılar, Varlıklarını ortaya koydular, Bu günleri görseydiler, Acaba bize ne derdiler...
*
Her büyük meydan muhare-besinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
*
Şehit nurlanmış, Gazi onurlanmış askerdir.
*
Gazi, vatan sevgisinin sembolüdür. Şehit ve Gazi, toprağı vatan; insanı ulus yapan değerlerdir.
*
Vatan için yaşayıp öldünüz; Siz toprağa değil, kalplere gömüldünüz.
*
”Hain pusularla söndürülen yaşamlara her geçen gün yenileri ekleniyor.Acımadan namertçe arkadan uzanıyor katillerin eli gencecik bedenlere.Kıydıkları canların hesabı bu dünyada sorulmasa bile, mahşer de yakalarına yapışacak koskoca bir millet var bu topraklar üzerinde.”
*
Türk Milleti bunun en güzel örneğini Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşında yaşamıştır. "Ya istiklal, ya ölüm!" demiştir. Türk tarihi böylesine kahramanlık günleri ile doludur. Gaziler gününüz kutlu olsun.
*
Vatanı uğruna ölümü göze almış kahraman Türk Ordusu, daha sonra dünya barışını korumak için görev almıştır. Gaziler gününüz kutlu olsun.
*
Gazilik, Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakârlığının yaşayan destanıdır. Gazi ise bu kahramanı yazan destanın adıdır. Gaziler gününüz kutlu ve mübarek olsun
*
Gazi oldum arkadaşlar, Bedel lazımdı ey dostlar, Kutsalları hep korudlura, Bizden önceki gazi ordular...
*
Gazilerimize saygı duyalım, Ölenlerini rahmetle analım, Hayatlarından ibret alalım, Değerlerini anlayalım, Allah için savaştılar, Varlıklarını ortaya koydular, Bu günleri görseydiler, Acaba bize ne derdiler...
*
Her büyük meydan muhare-besinden, her büyük zaferin kazanılmasından sonra yeni bir âlem (dünya) doğmalıdır, doğar. Yoksa başlı başına bir zafer, boşa gitmiş bir gayret olur.
*
Şehit nurlanmış, Gazi onurlanmış askerdir.
*
Gazi, vatan sevgisinin sembolüdür. Şehit ve Gazi, toprağı vatan; insanı ulus yapan değerlerdir.
*
Destanlar yaratan şehit ve gaziler tek tek birer onur abidemizdir. Kahramanlık günlerini şehit ve gazilerimize borçluyuz.
*
Gazi, vatan sevgisinin sembolüdür. Şehit ve Gazi, toprağı vatan; insanı ulus yapan değerlerdir.
*
Gazilik nesiller boyu taşınacak onurdur.
*
Bu ülke için; siz toprağa değiῘ, o güzel kalplere gömüldünüz.
*
Dağda 3-5 koyun sürüsü. Tutturmuş bir kürdistan türküsü. Eline aῘmış bayrak diye bir masa örtüsü. Satsan beş para etmez ne dirisi ne öῘüsü. Sen soyu soysuz toprak senin neyine. İte itῘik yapıp kafa tutma beyine. AnῘasa dediğimi sokaktaki köpek ağῘar haῘine !
*
Gaziler şanlı tarihimizin ebedi kahramanlarıdır.
*
Gazilik, Türk vatanseverliğinin, Türk kahramanlığının, Türk fedakarlığının yaşayan destanıdır. Gazi ise bu kahramanı yazan destanın adıdır.

Gaziler destansı tarihimizin yaşayan abideleridir.
*
”Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğruna ölen varsa vatandır!”
*
Vatanın bazğımsızlığı bölünmez bütünlüğünü borçlu olduğumuz Gaziler gününe özel hazırladığımız mesajlardan ayrınıtıları takip edebilirsiniz. 19 Eylül Pazartesi günü Gaziler Günü. Siz de yazımızdan en beğenilen resmli mesajları ve sözleri bularak yakın çevrenizde bulunan kahraman gazilere bir kısa mesaj gönderebilirsiniz.


Bu yazı, şehitlik ve gazilik nedir, gaziler günü mesajları, şehitliğin faziletleri, islamda şehitlik ve gazilik, kuranda şehit ve gazi, şehitlik sözleri, gazilik sözleri, şehit ve gazi ilgili ayetler, ile ilgilidir.