Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "Martin Luther King"

MARTİN LUTHER KİNG

7 Temmuz 2020 Salı / No Comments
Martin Luther King, Martin Luther King kimdir, Martin Luther King jr, Martin Luther King bir hayalim var, Martin Luther King hayatı, Martin Luther King ölümü, Martin Luther King kitap, Martin Luther King sözleri

MARTİN LUTHER KİNG KİMDİR?

Martin Luther King, 39 yaşında hayata uğradığı suikast sonucu veda etmiş ancak kısa yaşamında dünya tarihine damga vuracak kadar önemli bir isim olabilmiştir. Irkların eşitliği inancı için çabalamış, haksızlıklara karşı şiddeti öngörmeyen direnişi savunmuştur. 1964 yılında, ABD'de ırksal ön yargıyı yıkmak için şiddet içermeyen bir direniş sergilediği için, en genç yaşta Nobel Ödülü almış oldu. 1986’dan beri her yıl Ocak ayının üçüncü Pazartesi günü ABD'de King’in doğum gününde medeni haklar lideri ve yaşamı boyunca savunduğu idealler anılıyor. Bu gün Martin Luther King günü olarak kayıtlarda yerini aldı.

Martin Luther King, Jr. 15 Ocak 1929'da Atlanta, Georgia'da dünyaya geldi. 4 Nisan 1968, Memphis, Tennessee'de uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirdi.

Morehouse Koleji Sanatlar Fakültesi, 1948 sosyoloji mezunudur. Crozer Theoloji Seminerlerinden ilahiyat lisansını 1951'de almıştır. 1955 te Boston Üniversitesi'nde felsefe doktorası yapmıştır. 1954'te, Martin Luther King, Montgomery, Alabama'daki Dexter Baptist Kilisesi'nin papazı olmuştur. Montgomery otobüs boykotlarında liderlik etmiştir. Otobüs boykotları ülkedeki ayrımcılık yüzünden çıkmıştır. Bayan Rosa Parks'ın bir beyaza kendi oturduğu yeri vermemesi üzerine çıkan gerilim sonrası boykotlar görülmüştür. Siyahların ayaklanmaları başlamıştır. Martin Luther King eylemine, ABD yönetiminin otobüslerde gerçekleşen ayrımcılığı durdurmasıyla beraber son vermiştir.

Irkların eşitliği inancı için çabalamış, haksızlıklara karşı şiddeti öngörmeyen direnişi savunmuştur. Alabama eyaletinin Montgomery kentinde ilk protesto gösterilerini düzenleyen King, Georgia eyaletinin Atlanta şehrinde barışçı eylemleriyle tanınmıştır. King, daha sonra Washington'da Ağustos 1963’te Lincoln Anıtı’nın önünde ünlü "Bir Hayalim Var" konuşmasını yapmıştır. Martin Luther King’in başlattığı barış yanlısı protesto eylemleri, 1964 Yurttaş Hakları Yasası’nın çıkmasını sağlamıştır. Yasayla Amerika Birleşik Devletleri’nde ırk ayrımcılığı yasaklanmıştır.

İnsan hakları için ve siyahların ikinci sınıf vatandaş olmaktan çıkarılması için yaptığı çalışmalarla King, 1964 Nobel Barış Ödülüne layık görülmüştür.

1986’dan beri her yıl Ocak ayının üçüncü Pazartesi günü ABD'de King’in doğum gününde medeni haklar lideri ve yaşamı boyunca savunduğu idealler anılıyor, konuşuluyor, King’in barış sevgisi dile getiriliyor.

Dünya genelinde şiddet karşıtı ve ırksal eşitlik görüşleriyle tanınmaktadır ve 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazanmıştır. Ayrıca, 1977 yılında, ölümünden 9 yıl sonra, eski ABD başkanı Jimmy Carter tarafından Başkanlık Özgürlük Ödülü'ne layık görülmüş ve onuruna Martin Luther King Günü kutlanmaya başlanmıştır. King'in en bilinen ve etkili konuşması "Bir Hayalim Var"'dır.

Martin, Atlanta, Georgia'da Marthin Luther King ve Alberta Williams King'in çocuğu olarak dünyaya geldi. Martin Luther King Jr.'ın doğum kayıtlarına göre doğduğunda ismi Michael idi. Liseden sonra Marehouse Koleji'ne devam etti. Burada rektör olan ve aynı zamanda bir yurttaş hakları lideri olan Benjamin Mays'den etkilendi. 1948 yılında Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Daha sonra 1951 yılında Chester, Pensilvanya'daki Crozer Teoloji Fakültesinden 1. olarak mezun oldu. 1955 yılında Boston Üniversitesi'nde Sistematik Teoloji konusunda yüksek lisans yaptı.

King 1953 yılında Coretta Scott ile evlendi. King'in babası düğünü gelinin babasının evinde gerçekleştirdi. King ve Scott'ın 4 çocuğu oldu: Yolanda Denise, Martin Luther III, Dexter Scott ve Bernice Albertine. King'in 4 çocuğu da babalarının yolunda gidip birer yurttaş hakları savunucusu oldular Coretta Scott 30 Ocak 2006'da öldü.

YURTTAŞ HAKLARI EYLEMCİLİĞİ

King, 1953 yılında daha 24 yaşındayken en önemli siyah kilisesi olan Montgomery, Alabama'daki Dexter Avenue Baptist Kilisesinin pastörü oldu. 1 Aralık 1955 günü Rosa Parks, Jim Crow yasaları gereği yerini bir beyaza vermesi gerektiği halde buna karşı geldiği için tutuklandı. Bunun üzerine King, Montgomery Otobüs Boykotunu düzenledi. Boykot 382 gün sürdü ve durum o kadar gerginleşti ki King'in evi bombalandı. Bu boykot sırasında King tutuklandı. Boykot, Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin eyaletler arası otobüslerde ve diğer ulaşım araçlarında ırk ayrımcılığını kanun dışı ilan etmesine kadar devam etti.

Bu boykottan sonra King, siyahi kiliselerin güçbirliği yapmasını ve yurttaş hakları reformu için barışçıl gösteriler yapmayı amaç edinen Güney Hristiyan Liderlik Konferansı (SCLC)'nin 1957 yılında kurulmasında önemli rol oynadı. King ölümüne kadar bu kuruluşta önemli rol oynadı. King, Mahatma Gandhi tarafından uygulanan, şiddete dayanmayan sivil itaatsizlik felsefesinin takipçisiydi ve bu felsefeyi SCLC tarafından gösterilerde uyguladı.

FBI, 1961 yılından itibaren, Yurttaş Hakları hareketine komünistlerin sızdığı korkusuyla King'i dinlemeye başladı. Fakat, böyle bir kanıta ulaşılamadı. FBI 6 sene boyunca elde ettiği kayıtları, daha sonra King'i liderlik pozisyonunu bırakması için zorlamak amacıyla kullandı.

Bir pasifist olan A.J. Muste, siyasi eylemlerinde Marthin Luther King'e danışmanlık yaptı. King, Jim Crow yasaları olarak da bilinen güneydeki ırk ayrımcısı sisteme karşı şiddete dayanmayan, iyi organize edilmiş gösteriler medyada büyük ilgi görecekti. Gerçekten de, gazetecilerin yazdıkları ve televizyonlarda yayımlanan programlar Yurttaş Hakları Hareketi'ne karşı büyük bir ilgi uyandırdı ve bu hareketi 1960'lı yıllarda Amerika'nın en önemli gündem maddesi haline getirdi.

King, siyahların oy hakkı, ayrımcılığın sona ermesi, çalışan hakları ve diğer temel haklar için gösterileri düzenledi ve organize etti. Bütün bu haklar 1964 yılında çıkan Yurttaş Hakları Kanunu (Civil Rights Act of 1964) ile 1965 yılında çıkan Oy Hakkı Kanunu (Voting Rights Act of 1965) ile Amerikan hukukunun birer parçası oldu.

WASHINGTON'A YÜRÜYÜŞ

King, belki de en çok 1963 yılında "İş ve Özgürlük İçin Washington'a Yürüyüş" sırasında Lincoln Anıtı önünde yaptığı "Bir Hayalim Var" konuşmasıyla ünlüdür.

"Bir gün, dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleri ile yargılanacağı bir ülkede yaşayacaklarına dair bir hayalim var."

SCLC'yi temsil eden King, "Büyük Altılı" denilen İş ve Özgürlük İçin Washington'a Yürüyüş isimli etkinliğin düzenlenmesinde etkili olan yurttaş hakları örgütlerinin liderleri arasındaydı. Büyük Altılıyı oluşturan diğer örgütler ve kişiler şunlardı: Ray Wilkins, NAACP; Whitney Young Jr., Urban League; Philip Randalph, Brotherhood of Sleeping Car Porters; John Lewis, SCNC; James Farmer, Congress of Racial Equality(CORE). King için bu tartışmaya neden olacak bir roldü, zira King, yürüyüşün odak noktasının değiştirilmesi konusunda John F. Kennedy'nin isteklerine razı olan kişilerden birisiydi. Kennedy başlangıçta yürüyüşe kesin olarak karşı çıktı, çünkü bu yürüyüşün yurttaş hakları hakkındaki kanunun yasalaşmasını olumsuz etkileyeceğini düşünüyordu. Fakat yürüyüşü düzenleyenler yürüyüşün devamı konusunda kararlıydılar.

Yürüyüş başlangıçta Güney'deki siyahların içler acısı halini ve yürüyüşü düzenleyenlerin istek ve şikayetlerini ülkenin başkentinde açıkça ifade etmeleri için bir fırsat olarak düşünülmüştü. Yürüyüşü düzenleyenler, federal hükumetin Güney'de yaşayan siyahların ve yurttaş hakları çalışanlarının haklarını ve güvenliğini sağlamaktaki yetersizliğini eleştirmeyi düşünüyorlardı. Fakat, grup ABD başkanının baskısına ve etkisine boyun eğdi gösteri çok daha yumuşak bir ton kullandı.

Bunun sonucu olarak, bazı yurttaş hakları eylemcileri gösterinin ırksal uyum hakkında doğru olmayan, istenmeyen kısımlardan arındırılmış bir resim sunduğunu düşündüler. Malcolm X, gösteriyi "Washington'a Saçmalık" (Farce on Washington) olarak isimlendirdi.

Fakat, yürüyüş açıkça bazı isteklerde bulunmuştu: devlet okullarında ırksal ayrıma son verilmesi, bir yurttaş hakları yasasının çıkarılması, işyerinde ırksal ayrımın yasaklanması, yurttaş hakları eylemcilerinin polis şiddetinden korunması, asgari ücretin saatlik 2 dolara çıkarılması.

Gerilimlere rağmen, yürüyüş oldukça başarılı olmuştu. Yürüyüşe farklı etnik gruplardan 250.000 kişi katılmıştı. Bu etkinlik, o zamana kadar Washington tarihindeki en kalabalık gösteri olmuştu. King'in yaptığı "Benim bir hayalim var" (I have a dream) konuşması kalabalığı daha da coşturdu. Bu konuşma, Amerikan tarihinin en iyi konuşmalarından birisi olarak sayılmaktadır.

King görevi süresince birçok defa yazı ve konuşmalar yaptı. 1963 yılında yazdığı, "Birmingham Hapishanesinden Mektup" adalet arayışının tutkulu bir göstergesidir. 1964 yılında, ABD'de ırksal ön yargıyı yıkmak için şiddet içermeyen bir direniş sergilediği için, en genç yaşta Nobel Ödülü almış oldu.

"KANLI PAZAR"

King ve SCLC, SCNC'nin de kısmi katılımıyla 25 Mart 1965 tarihinde Selma şehrinden eyalet başkenti Montgomery'e bir yürüyüş düzenlemeyi denediler. 7 Mart tarihindeki ilk deneme karşıt görüşlü kalabalığın ve polisin şiddet uygulaması nedeniyle iptal edildi. Bu gün, söz konusu tarihten itibaren "Kanlı Pazar" olarak adlandırıldı. Kanlı Pazar, Yurttaş Hakları Hareketine halk desteği sağlanması konusunda bir dönüm noktasıydı. Fakat, King gösteri sırasında mevcut değildi. Başkan Lyndon B. Johnson ile görüştükten sonra King gösteriyi 8 Marta ertelemek istedi. Fakat yürüyüş King'in iradesine aykırı olarak yerel yurttaş hakları çalışanları tarafından devam ettirildi. Göstericilere karşı polisin uyguladığı şiddet, geniş bir şekilde yayınlandı ve görüntüler toplumda büyük bir infial uyandırdı.

İkinci teşebbüs 9 Mart tarihinde yapıldı. King, bu denemede göstericileri Selma şehrinin dışındaki Edmund Petrus Köprüsünde durdurdu. King, bu hareketini önceden şehrin ileri gelenleriyle müzakere etmişti. King'in bu beklenmedik hareketi, yerel hareket arasında sürpriz bir kızgınlığa neden oldu. Yürüyüş tam olarak 25 Mart'ta devam etti ve sonuçlandı.

SUİKAST

1968 yılı Mart ayında King, siyah sağlık çalışanlarını desteklemek için Memphis'e gitti. Siyah sağlık çalışanlarını temsil eden AFSCME Local 1733, 12 Mart'tan beri grevdeydi ve daha yüksek ücretler ve daha iyi muamele talep ediyordu. Örneğin, beyaz işçilerden farklı olarak siyah işçiler kötü hava nedeniyle evlerine gönderildiğinde ücret alamıyor ve beyazlara göre daha az ücret alıyorlardı.

3 Nisan günü King, Memphis'te bir topluluğa hitaben konuştu ve "I've been to the Mountaintop" (Mountaintop'a gittim) isimli konuşmasını yaptı.

King, 4 Nisan günü öğleden sonra saat 6'da Memphis'teki Lorraine Motel'in balkonunda uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Motel odasındaki arkadaşları silah seslerini duyunca balkona koştu ve King'i boğazından vurulmuş şekilde buldular. Saat 7:04'te St. Joseph's Hastanesinde öldü. Suikast, 60'tan fazla şehirde isyanların çıkmasına neden oldu. 5 gün sonra, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, yas ilan etti. Aynı gün 300,000 kişilik bir kalabalık cenazesine katıldı. Başkan yardımcısı Hubert Humphrey, Başkanı temsilen cenazeye katıldı.

King'in öldürülmesinden 2 ay sonra, kaçak mahkum James Earl Ray İngiltere Heathrow Havalimanında sahte pasaportla İngiltereyi terk etmek isterken yakalandı. Ray kısa süre içinde ABD'ye iade edildi. Ray, King'in öldürülmesiyle suçlandı ve suikastı 10 Mart 1969 tarihinde itiraf etti. (Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.) Ray, 99 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Avukatı Parcy Foreman'in önerisi üzerine Ray suçu itiraf edip böylece mahkeme tarafından verilecek bir mahkumiyeti dolayısıyla da idam cezası alma riskinden kurtulmak istedi. Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.

Biyografi yazarı Taylor Branch'e göre, King'in otopsisinden çıkan sonuca göre, King öldüğünde 39 yaşında olmasına rağmen 60 yaşında bir insanın kalbine sahipti. Bunun nedeni 13 yıllık yurttaş hakları eylemciliği sırasında yaşadığı stres dolu yaşamdı. Buna göre, King yaşamının son 13 yılında 34 yıl yani normal bir hayat yaşayan bir insana göre 2,5 kat daha hızlı yaşlanmıştı.

Martin Luther King, Martin Luther King kimdir, Martin Luther King jr, Martin Luther King bir hayalim var, Martin Luther King hayatı, Martin Luther King ölümü, Martin Luther King kitap, Martin Luther King sözleri

AFFETMEK, KONUŞMAK VE DEĞİŞİM

7 Haziran 2020 Pazar / No Comments
affetmek, beklemek, değiştirmek, imkanlarımız, kızgınlık, konuşmak, resimli mesajlar, susma sustukça sıra sana gelecek, susmak, nasıl davranmalı, nasıl olmalı,nne yapmalıyım,

NASIL OLMALI?

Kızgın olsanız da affedin.
Konuşma imkanınız varken susmayın.
Bir şeyi değiştirme imkanınız varsa beklemeyin.

*
affetmek, konuşmak, insan nasıl davranmalı, nasıl olmalı, ne yapmalıyım, resimli mesajlar, susma sustukça sıra sana gelecek,  ilham verici hikayeler, Martin Luther King, Papa John Paul II
Affetmek Üzerine 5 İlham Verici 

Affetmemek sağlıklı bir şey değildir. Bir başkasının size karşı hakaret veya hatasının yol açtığı acı ve öfkeden kendinizi uzaklaştırmak kolay olmaz. Ama bunu aşmalı ve ilerleyebilmek için affetmeyi öğrenmelisiniz. Affetmemek ve kin tutmak, gerginliğinizi artırır, strese yol açar ve ilişkilerinizi kötüleştirir.

Çoğu durumda, küçük meseleler nedeniyle büyük problemler ortaya çıkar ve birçoğu, iletişim problemlerinden kaynaklanır. Başka zamanlarda ise sorun çok daha ciddi olabilir. Her halükarda, diğer insan pişman olsa da olmasa da affetmek, kendiniz için yapabileceğiniz en iyi şeydir.

Affetmek özgürleştirir

Affetmek çok güçlü bir araçtır ama çoğu insan başkalarını affetmenin ne kadar özgürleştirici olduğunu bilemez. Affetmek, üzerinizden bir yük alır ve öfkenin ya da intikam arzusunun merhametine kalmanıza izin vermez. Böylece zihniniz özgürleşir ve daha düşünceli kesin kararlar verebilirsiniz.

Unutmak sayesinde durumun kontrolünü ele geçirebilirsiniz. Bu sayede güçsüz bir konumda değil gerçek anlamda güçlü bir konumda olursunuz: kendiniz üzerinde güç sahibi olursunuz.


Başkalarını affetmek için size ilham verecek düşünceler

Yine de kimi zaman affetmek için kendimizi zorlamamız gerekir. Güç durumlarda başkalarının sözlerine başvurmak faydalı olabilir.

Olan olmuştur artık

Geçmişi düşünüp durmayın. Olan olmuştur. Artık düzeltilemez,ne kadar uğraşırsanız uğraşın geçmişi değiştiremezsiniz. Kötü bir şey yapıldığında, hayatınızda ilerleyebilmek ve elinizden gelenleri onarabilmek için yapılacak tek şey affetmektir.

“Günahlar, düzeltilemez, yalnızca affedilebilir.” Ígor Stravinski

*

Bağışlayın ve bağışlanın

Yalnızca bizim başkalarını bağışlamamız gerektiğini düşünme hatasına düşmemeliyiz. Biz mükemmel değiliz, er ya da geç biz de başka birini kıracağız, yanlış bir şey yapacağız ya da başkalarının canını yakacağız. Başkasını affedemiyorsak, kendimizin bağışlanmasını bekleyemeyiz.

“Kendimizin de affedilmeye ihtiyacımız olduğunu hatırlayarak daima affetmeliyiz. Affetmemiz gerekenden çok daha fazla kez affedilmemiz gerekir çünkü.” Papa John Paul II

*

Ne olacak bilemezsiniz

Yukarıdaki alıntıya uygun olarak bu başlık meseleyi bir adım öteye götürür. Mesele yalnızca affedilmek için affetmekten ibaret değildir, başkalarıyla ilişkilerinizi kolaylaştırmak için de affetmek gerekir. Çünkü yolunuz üzerinde onlarla ne zaman karşılaşacağınızı veya onlara ne zaman ihtiyaç duyacağınızı bilemezsiniz.

“Hollywood’da düşmanlarınızı daima affetmeniz gerektiği söylenir çünkü onlarla ne zaman çalışmak zorunda kalacağınızı bilemezsiniz.” Lana Turner

*

Aşk ve affetme yan yanadır

Gerçek aşk affetmeyi bayrağı olarak kullanır. Tabiatı ne olursa olsun, ilişkiler kolay değildir. İlişki ne kadar yakınlık içeriyorsa, o kişiyi bağışlamanız o kadar kolaylaşır. Affetme yoksa, o ilişki son bulmaya mahkumdur. Seviyorsanız, affedersiniz.

“Affedemeyen kişi sevemez.” Martin Luther King

*

Affetmek kendinizi sevmektir

Affetmek kendinizi sevmek demektir. Öfke ve intikam arzusunun acısını, kin ve pişmanlıkla birlikte içinde taşıyan sizsiniz. Ama affettiğinizde bütün bu kötü duygular yok olur.

“Bize yanlış davrandığını düşündüğümüz bir kişiyi affetmeliyiz. Bunu hak ettikleri için değil, bu haksızlıklara karşılık vermeye devam etmeyecek kadar kendimizi sevdiğimiz için.” Miguel Ruiz

*

Unutmaksızın affetmek, affetmek değil boş vermektir

Çoğu kişi, “Affederim ama unutmam” der. Ama bu affetmek değildir, birlikte yaşamayı sağlamak için boş vermektir. Oysa affetmenin özü, size yapılan hatayı unutmaktır. Unutmazsanız, er ya da geç gücenme ve güvensizliğin hayaletleri tarafından saldırıya uğrarsınız.

Bunun tekrar yaşanmasını istemiyorsanız, ilişkinizde veya yaşamınızda değişiklikler yapın. Ama size karşı hata yapıldığında nefret ve kini aynı odaya kilitlemeyin, çünkü bunlar hiç ummadığınız anda odadan kaçabilirler.

Kaynak : aklinizikesfedin.com

affetmek, beklemek, değiştirmek, imkanlarımız, kızgınlık, konuşmak, resimli mesajlar, susma sustukça sıra sana gelecek, susmak, nasıl davranmalı, nasıl olmalı,nne yapmalıyım,