Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "aşk şiirleri"

CEMAL SAFİ SÖZLERİ

17 Şubat 2020 Pazartesi / No Comments
acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri,
acer sözler, altın sözler, aşk sözleri, aşk şiirleri, ayrılık sözleri, cemal safi sözleri, cemal safi şiirleri, cemal safiden aşk sözleri, hüzün sözleri, hüzünlü sözler, 
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, 
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!Cemal Safi
*
Ufuklarda hüzün var.
Sabahı ümitle bekler insan.
Gecenin karanlığından kurtulmaktır sabah.
*
Zifiri karanlık gibi çöken hüzün,
sanki sabahın ışıkları ile dağılıp gidecekmiş sanırsın.
*
Uzaklardan gelen 'Sabahın şerri, gecenin hayrından hayırlıdır'
sözü yankılanır kulaklarında.
*
Her gecenin bir sabahı vardır ve o sabah mutlaka gelecektir.
Gelen her sabah ümit ışıkları ile doğar.
Belki de öyle olmasını isteriz.
*
Sabah aydınlıktır, geleceğe dair ümittir.
Seninle birlikte.
Ya sen sabahla birlikte gelmezsen.
Akşam da, sabah da seninle güzel...acer
*
CEMAL SAFİ'DEN EN GÜZEL AŞK SÖZLERİ

acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri,

Her akşam kaybolup gün batışında,
Beni arıyorum senin dışında,
Hasta kalbim hala her atışında,
Her nefeste seni sorup dururken...Cemal Safi
*
Masal kitaplarına benzedi artık zamane aşkları..
Okuması çok güzel ve zevkli; ama inanması bir o kadar zor.Cemal Safi
*
Aşk zordu senin için, basit olanı seçtin ve gittin.
Zamanla anladım ki; zor olan ben değildim, basit olan sendin.Cemal Safi
*
Aşkımın ahıyla tutulur yakan, 
Alıcı kuş kadar sürmez fiyâkan. 
Senin de gözünü yaşlı bırakan, 
Senin de boynunu büken bulunur.Cemal Safi
*
Aşkınla ne garip hallere düştüm!
Her şeyim tamam da bir sendin noksan!
Yağmur yaş demeden yollara düştüm
İçim ürperiyor ya evde yoksan!Cemal Safi
*
Ateşli bakışlara bağla umutlarını
Ben güzele doymuşum, gözüm gönlüm aç değil.
Rahmet bekleyenlere götür bulutlarını
Gönlüm aşkın deryası yağmura muhtaç değil.Cemal Safi
*
Ayağımda çarık elimde âsa
Sana geleceğim mutlaka bir gün
Aşktan kutsal mıdır medeni yasa
Senin olacağım mutlaka bir gün.Cemal Safi
*
Ben Allah’tan sonra seni överim
Seninle var oldu benim değerim
Senden başkasını nasıl severim!
Almıyor sultanım, aklım almıyor.Cemal Safi
*
Bırak
Ölümlü bedenlerde ölümsüz aşk arama
Hayat cömert olsaydı zaten
Çıplak gelmezdik dünyaya !Cemal Safi
*
Dönme, günahkâr ruhum ömrümce yaslı kalsın
Yüzüme bahtım kadar gülme Allah aşkına!…
Dönme ki meyhaneler hicrinle süslü kalsın
Aldırma imdadıma, gelme Allah aşkına!.Cemal Safi
*
Gerçek aşk şans oyunları gibi.
Hayali bile mutlu edebiliyor insanı;
Fakat tutturabilene aşk olsun.Cemal Safi
*
Gün battı batacak hafif rahmet var.
Gözüme görünen bir alamet var.
Bu aşkta bir hikmet bir keramet var.
Sen bana iş işten geçerken geldin.
Son fırsat elimden kaçarken geldin.
Ezan çiçekleri açarken geldin.Cemal Safi
*
Hiç şansın kalmadı dönsen de geri
Yitirdin verdiğim bütün değeri
Aşkına emanet ettiğim yeri
Bu kadar kırmasan ne kaybederdin?Cemal Safi
*
Kaç gönülden geldim geçtim
Sayamadım sayamadım
Kaç buseden aşkı içtim
Doyamadım doyamadım…Cemal Safi


acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri, 

"BEKLEMEK" ŞİİRLERİ

20 Aralık 2019 Cuma / No Comments
 beklenen şiirleri, büyük doğu, özdemir asaf şiirleri, atilla ilhan şiirleri, necip fazıl kısakürek şiirleri, ölüm, beklemek şiirleri, aşka inandıran şiirleri, resimli sözler, can yücel şiirleri, aşk şiirleri,

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti  istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar? 

..N.F.K
aşk şiirleri, aşka inandıran şiirleri, atilla ilhan şiirleri, beklemek şiirleri, beklenen şiirleri, can yücel şiirleri, necip fazıl şiirleri, ölüm, özdemir asaf şiirleri, resimli sözler, 
*

Seni Beklemek......

Seni bekliyorum. 
Sabırla, inançla. 
En karanlık anda bile aydınlanıyor dünyam bir gün gelecek olmanla. 
Bunca meşgalenin arasında aklımın bir köşesindesin hep. 
Gün batımının kızıllığında yudum yudum içiyorum sana özlemimi. 
En güzeli bu belki de. Seni özlemek. 
O buruk ama bir o kadar haz dolu içkinin tadına varmak yani.

Seni bekliyorum. 
Sana yakışan bir özlemle
Usanmasız, tatlı bir bahar akşamı dinginliğinde. 
Ufuklara yakıştırıyorum en çok aramızdaki mesafeyi.
Ne kadar uzakta olursa olsun görürsün ya hani. 
Hani uzansan tutacakmışsın gibi. 
Hani uzansam eline değecekmişim gibi. 
Dokunmaya kıyamayıp biraz daha seyrine dalar gibi.

Seni bekliyorum. 
Sardunyam her açtığında, 
Radyoda sevdiğim şarkı çaldığında, 
Yağmur sonrası havaya karışan toprak kokusunda müjdeleniyorsun biliyorum.

Seni beklemek,
Tabiattan ayrı düşmemek demek. 
Cama konan kuşa, 
Ansızın çıkan rüzgara, 
Misket oynayan çocuklara, 
Peşine takılan sokak köpeklerine selamınla durmak demek.

Seni beklemek, 
Tüm dünyayla barışmak demek. 
Gürültücü komşuya, 
Israrlı pazarlamacıya, 
inatçı arkadaşa, 
Geç gelen ustaya, 
Pazar sabahı çalan telefona tebessüm etmek demek.

Seni beklemek,
Tüm tatların tadına varmak demek. 
Her yudumunda çayın, 
Her kaşığında çorbanın, 
Her tanesinde üzümün,
Her diliminde ekmeğin tadına varmak demek.

Seni beklemek,
Sabırla büyümek demek.
Yaz gelene kadar kışın,
Yemiş verene kadar dalın,
Pişene kadar aşın,
Ağrısı geçene kadar başın
Nazını çekebilmek demek.

Seni beklemek,
Hayatı iki kişilik yaşamak demek. 
En güzel film sahnelerini, 
En güzel roman satırlarını, 
En güzel dizeleri iki kişilik yaşamak demek.

Seni beklemek,
Bunca beklemenin sana değdiğini bilmek demek.

Seni bekliyorum. 
Geleceksin bir gün biliyorum.
Seni en özlediğim anda çıkacaksın karşıma. 
Ve ben seni gördüğüm anda anlayacağım beklenen olduğunu…

(Mart 2010)

Oya Erişmiş

*

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri---Cemal Süreyya

*

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım---Turgut UYAR

*

Merhaba Nalan... bu sen misin,
Yoksa sen mi sandım;
Biri çimdiklesin beni...
Şöyle ışığa gel de göreyim,
Beni dümdüz eden,
O yalandan da yalan gözlerini

Merhaba Nalan...
Amortiden mi çıktın güzelim?
Bak yine şapşal ettin bizi...
Oysa ne güzel unutmuştuk
Ve ne güzel sona ermişti,
O gerzek pembe dizi!..

Hani, son bölümde sen yamuk yapıp
Fabrikatör Nubar Bey'in
Tarabya köşküne gitmiştin...
Hani, arkadaşım Halit Akçatepe'nin yanında
Beni acayip refüze etmiştin...
Ve işte o an gözümde,
Eskicinin bile almadığı
Bir eski eşya gibi, bitmiştin!..

Merhaba Nalan..
Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu...
Merhaba, artist olma hayallerinin
İkinci sınıf karakter oyuncusu!..

Vay anasını sayın seyirciler,
Vay anasını be... vay anasını!..
Bak, şimdi ağlarım ha,
Tez kapatsın biri,
Gözlerimin bozuk vanasını!..

Oysa, o zehir kusan fabrika yolunda
Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda.
Ve o gün, Nubar Bey'in çarpıp kaçtığı
Bir hayvancağızdı inleyen,
Yol kenarı çamurunda.

Ve hep kendine ayırdığın
O bencil yüreğin,
Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı.
Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim,
Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı!..

Merhaba Nalan... merhaba!
Yoksul mahallemizin en havalı kızı.
Merhaba, yanlış ağlara takılmış
Muhteşem deniz yıldızı!..

Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi
Dolardım da bir türlü yağamazdım...
Sen bana bakınca,
Bir ağlamak düğümlenir boğazımda,
Gurur yapar, ağlamazdım...

Ne düşkündüm sana be!
Hani hayvanlar yavrusunu nasıl yalarmış,
Aynen öyle...
Ne tutkuydu bizimkisi be!
Hani Ferhat dağları nasıl delermiş,
Aynen öyle...
Ve o nasıl gidişti be!
Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş,
Aynen öyle...

Of Nalan of!..
Sen benim neler çektiğimi bilsen,
Bunu bilmekten ölürdün...
Şu kadarını söyleyeyim:
Hani taş olsan,
Yani taş olsan;
Ortadan ikiye bölünürdün...

Gitme Nalan, dur!
Tekrar gitme ne olur!..
Aldırış etme saçma sapan sözlerime.
Yoo... hayır, ağlamıyorum,
Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime.

Belki de sen haklıydın,
Bu mahallede ne bahtın açılır,
Ne de boyun uzardı.
Üstelik annen ölmüştü
Ve sokağınız,
Acını kaldıramayacak kadar dardı...

Terso gidiyordu herşey...
Milllet işi-gücü bırakmış,
Aklını bize takıyordu.
Altımızda çul yoktu,
Üstümüzde dam akıyordu.
Arap kızı camdan bakıyordu...

Sen gittikten sonra ben,
Hiç sorma...
El attığım her işi, çok geçmedi batırdım.
Çünkü seni unutmanın tek yoluydu;
Bütün kazancımı şaraba yatırdım.

Ama gelinliğin duruyor.
Baba yadigarı cumbalı evi de satmadım.
Yalanım varsa kalkmayayım şuradan:
Ben seni bir tek gün,
Bir tek gün bile unutmadım!..

Merhaba Nalan,
Merhaba üzgün melek.
Merhaba kadersizim, talihsizim.
Merhaba titreyen elim, sancıyan belim,
Ağrıyan dizim, vazgeçilmezim!..

Ama Necdet Tosun öldü Nalan,
Artık yemekleri sen,
Salatayı da ben yapacağım.
Sami Hazinses kadar olmasa da
Bahçeyi sevdiğin çiçeklerle donatacağım.

Kemal Sunal da öldü Nalan,
İyi kalpli amcaları birer-birer uğurladık.
Ve dünya kirlendi,
Filmler bozuldu
O masum sevdalar yaşanmıyor artık...

Sen varsın, ben varım.
Bir de, acımasız bir dünya var dışarıda...
Esas film şimdi başlıyor,
Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada!..

Merhaba Nalan, merhaba!..
Sen ortada sıçan, ben şaşkın körebe...
Ulan seviyorum seni be!..
Ulan, nereden inceldiyse,
Oradan kopsun be!..Yusuf HAYALOĞLU

*

“Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

”Seni seviyorum” sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek…

Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

Nereden bileceksin?

Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi… Isırmazdım dilimin ucunu… Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda… Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize… Ve her kulaçta haykırırdım seni..

Ama sen hiç benimle olmadın ki…
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN…”---Can YÜCEL

*

Sana gitme demeyeceğim
Üşüyorsun ceketimi al
Günün en güzel saatleri bunlar
Yanımda kal

Sana gitme demeyeceğim
Gene de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin

Sana gitme demeyeceğim
Ama gitme Lavinia
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme Lavinia---Özdemir ASAF

*

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım---Atilla İLHAN

beklenen şiirleri, büyük doğu, özdemir asaf şiirleri, atilla ilhan şiirleri, necip fazıl kısakürek şiirleri, ölüm, beklemek şiirleri, aşka inandıran şiirleri, resimli sözler, can yücel şiirleri, aşk şiirleri,

NURİ PAKDİL ŞİİRLERİ

21 Ekim 2019 Pazartesi / No Comments
nuri pakdil şiirleri, nuri pakdil kudüs şiiri, nuri pakdil şiirleri kısa, nuri pakdil şiirleri facebook, araf şiiri, düş gören atın şiiri, nuri pakdil şiirleri yedi güzel adam
araf şiiri, aşk şiirleri, düş gören atın şiiri, nuri pakdil kudüs şiiri, nuri pakdil şiirleri, nuri pakdil şiirleri facebook, nuri pakdil şiirleri kısa, nuri pakdil şiirleri yedi güzel adam, 
ANNELER VE KUDÜSLER

I

Güz suları bizim şehrin önünden akar
Kış savunması
Bizim şehir üs öbür şehirlere
Dakka şimdi bir doğu kamerası
Ölümü çeken

Geleceği parmakların bir bir gösterdi
Yeşil bir harmani dizlerinde
Çek denizi aradan
And anıtları koy
Eski çağ taşlarının üstüne
Yeni çağ silahları üstüne

Eylem öğlesi
Gül kurularını birbirine bağladık
Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını
Kitabı açarak
Yonttuk

Soluğunda gül kokusu
Okunan ve bitmeyen bir sayfa
Gibi
Beni çeker bir girişime

Daha dinç ötede
Gerçekte olduğundan daha parlak
Yeresel
Otuzüç katlı bir yapı gibi
Damarlarımızda dolaşan kan gibi
Hamid çizgisi

II

At ipi atladı
Kitap soluyan atlar
Çocuk atı çağırdı
At çocuğu tanıdı

Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili
At geçer o zaman denizi

Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir
Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir
Biner ona
Sünnetçi

Cezayir’e atlarla gidilirdi
Babam atla bağa gelirdi
Yeni Ali
Paris’i atla dolaşacak

İyi binen ata
Bir solukta geçer Hazer’i
Yavaş yavaş ingiliz
Tuzağına düşer at süren yiğitlerin

III

Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum

Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur

Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar

Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır

Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin

(Ocak 1972)

IV

Narin bir üzüm anne yüreği
ağlaması çocuğun
çöl tülbent üstünde
sarar onunla anne yüreğini

Çocuk harita
anne çocuğun gözleriyle bakar
uyur çocuk
anne bekçi daim

Sokaklar dar mı
boğulur anne
bu atlar
geniş alan isterler

Çocuk koşar
ardından K da
insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K
anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır

Irmak yatağıdır
çocukların cepleri
bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları
akşamları çocuk ceplerindedir

Erişince kelime beyi
çocuğun etine
pamuk gibi yumuşak olur o dağ
anneler her yerde o dağı ararla

Dener çocuk
öndeki çocuk boynu mitralyözdür
toz kalktı mı ayaklardan
Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır


Doğudan mı batıdan mı
yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse
ben çok önce çıktım doğu’dan
anneler her yerde ararlar beni

Çocuk akdeniz görmüş
her ülkede bulunan
bir
K’dır

Büyüyor elinde bomba
bombanın gerçeği yumuk çocuk eli
ama çocuk
aykırı görülür ölüme

Ölüm de yasadır
artar K
annelere sunu günaydın
çocuk önder

(Kasım 1973)

V

Mavi ışın dolanır anne gömleğinde
bal arısı deniz suyu
tayfı çocukların
gözetir kudüsleri

Kar yağmaz uçar anne gözlerinden
anne eli ovadır
oynayınca çocuk
daha genişler

Kudüse şiir gömlek dikişi annenin
gösterir yönümüzü iğneden çıkan ipliğin konumu
kare ya dikdörtgen
annenin çocuk yanağındaki izi

Düşününce anne
kudüsler yakınlaşır
bir tanrı tanımazın elinde de
kudüs haritası bakar kudüs yaklaşımıyla

Kelime anne dişleri
kiminde otuz iki kiminde otuz üç kelime
çocuk bu kelimeleri
öğrenerek yaş alır

Tapınakla yürek arasında en canlı ilişki
yüreğimiz sıkışınca
anladık
el aksa’dan bir taş düşürülmüştür

İnsan
soyaçekim
göğe yansır umudu
baktıkça aynada

Ve çocuk gülünce
ışır el aksa
el aksa bilir ki
çocuk koyacak o taşı

Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır
çocukların
gözleri
parmakları

Getirince baba
kudüsü özümleyen ekmeği
yeniler anne andını
kirazın ve silâhın üstüne

Deniz kabartısıyla
aynı andadır anne andı ve çocuk solunumu
bilir baba
toprağı süren makinanın hüzünle kudüsü söylediğini

Ağıt yakışmaz
şiire ve çocuk yüzlerine
ki çocuk yüzleridir getirir bizlere
gereğini bağımsızlığın

İlerler zaman
kudüs koşusunda
ancak anlar
çocukların daim önde olduklarını

(Şubat 1974)

Nuri Pakdil
*
ARAF

I

Geliyor üstümüze bir yakup titremesi
değişimin belirtisi şapkanın ironisi

Kutlu öğle üstü ve akşam üstü
özellikle şimdi akşam üstü

Hiç eskimiyor ortadoğuda zaman
çünkü en verimli bir alçı

Dinç vakur sade genç elleri
belirledi açıkça kutsal kitapta bütün kelimeleri

Sözü alıp bindi sağlam at gibi üstüne
ömrümüzün orağı gamı alıp kırdı

Ölümse sabırlı bir hüma kuşu
hannâne direği ölçüledi varoluşu

Denizi bir solukta içtim de
tuz ve toprak kaldı geride

İştahlıyım bağımsızlığa savaşa özgürlüğe
bu ilkeler her ülkede girecek yürürlüğe

II

Konuşma sırası geldi mi bana anne
ortadoğu çocuğu değil miyim anne
düşünüyorum o halde savaşacağım anne

Damarlarım uzadı
ak bir kımıltı kapladı petrol damarlarını
ülkem boru

Savaş benim arkadaşım anne
durmadan mukavemet anıtları dikiyoruz her
santimetre karesine ortadoğunun

Bölünemez ortadoğu
sınır
taşlarıyla

Çoğuz
biz
anne

Çevremde
muştu dağıtan
kesiksiz artan
her çocuk
bir komutan

Parmaklarımız kabardı bir geyik karnı oluverdi
ileride görüyoruz putu kıran ibrahimi
bizi yanına çağıran ibrahimi

Bizi özgür eden
putu kıran özgür eden
hep o ateşte yanmayan güçlü ibrahim

Çoğaldılar
birbirlerine destek olup
daha çoğaldılar

O
sesin
yankısını
betondan sağlam
bastırdılar göğüslerine
yeni bir eylem yüklediler
kelimelerine bile

/gözlerin şiirin ekmeği gibi
geliyor eylemin bitiştiğinde
ey sevdanın has buğdayı/

Damladı yere
bir damla yağmur
bir damla eylem
bir damla yağmur
bir damla eylem

III-A

ahbes a commencé de nouveau à s’enfoncer
dans une fonderie en pierre de l’absurdité
pendant cette année et bien cet été
notamment dans les universités
profondément
rapidement
absolument
et voilà
un crime et chàtiment
– idole se trouver devant vérité
– bien sür impossibilité

III-B

Yani içinde tarihin dolaşıyor bir sarı kedi
yani bir batı kedisi

Kafka dağı ve kamünün sisif efsanesi
önemli değil aşılacak kaf dağı unutma bu sesi

Ve bağdat ve kufe ve trablusgarp ve ürdün
daha dün biraz erzurum biraz maraş biraz istanbul

Kutlu bir el bağlamıştı kentleri birbirine
evreni kaplayan bir iple

Bir sara çarpmışlığı bulaştıysa da
cinler oturup beş taş oynadıysa da

Evreni bir ev yapan bir düşüncenin
çevresinde toplandılar ortadoğu oğulları

Deniz kabardı ve silindi soluğu önünde yiğidin
dağlar geriye geriye çekildi soluğu önünde yiğidin

Değişti at mitralyöze sokaklarında ortadoğunun
ve deve her eve sevinç taşıdı durmadan onurla

IV

Zekâtla hac önderliğinde namazın
başlattılar eylemini çağımızın

Bir mutlu akımla aydınlattılar evleri
parmaklarım sürekli yeni bir devrimi getiriyor

Soluğumuz şandır
güneş devrimci soluğundan daha sıcak değil

Tüm yasalarda yazılı varoluş ayetleri
görüyorum iki bin yıl öncesiyle iki bin yıl sonrasını

Duydum çalışanın kıvançlı sağlam
inançlı yürek sesini toprakta

Nuri Pakdil
*
RAHMAN

Suyu temizliyor ayakların /gerçek mi gerçek/
savaş pilotu exupery'nin
parmaklarının suya dokunuşudur
çoğalan ibrahimlerle
bir gelecek vakit habercisi
yeniden çizdi kenti

- buruşmuş çocuk balonları
gibi kaldırıldı
kentin
putları
ve
eski fotoğrafları -

bir şölen
kelimelerde

inanınca duanın gücü artar
tutsaklık eridi
bir akımdır geçen yüreğimden
en uzaktaki bir müslümanın yüreğine

/varoluş sevmenin ekonomisi/
baktığın yerlerde gölge
rahman rahim
bir kutsal gölge

vakur dinç
bir devrimden
iyi anlarım
- benim işim
devrim
yapmak

bir güzel geyik gibi
özü tarihin
anlamı yaşamanın -her savaşçının-
bir muştu büyütüyorum yüreğimde
bileklerimizin gücüne doğru işleyen
bir asya direnci
afrika siyah inci
en çok şimdi anlıyoruz ömer'i ali'yi hasan'ı ve osman'ı
/keskin nişancı
olarak
ilerliyoruz/

ey öbürsü günleri bekleyen çocuklar
- işçi asker
kutsal
/alınteri kitabımın ilk cümlesi/
burjuva ayağa kalk
güneyde kuzeyde doğuda batıda
yargılıyorum seni

şan soluyan şan alan genç yürekler
ey kardeşler
gören gözlere ortalık ışımıştır

(mayıs1970)

Nuri Pakdil
*
DÜŞ GÖREN ATIN ŞİİRİ

I
Dağ yürür bir yerinde
çıkar üstüne dağın
bu çelik çağında
ata iyi binin

Kalbinde bir gül bu atın
Ceyhan sızar gibi gözlerinden
düş gören at
bellidir gözlerinden

Ses yüklediler
varacağı üs Kudüs
titretir güney yeli
bir dal buğdayı

Alın bu atı denize atın
geçer denizden de
bakıyor özenle
sayfalarına kitabın

İnsan saçı yelesi
yürüyen bir fabrika
tüylerinde oyun
roman şiir

(Temmuz 1975)

II

Boynunda kan torbası
geçer balkonlardan
koşuşuruz pencerelere
şimdi başka balkonlarda

Sözleri uzun
kolay mı anlaşılması
düşer burnundan
bir kaç kurşun

Ayaklarında nal
kırmızı
şaraba batmış
silindir şapka

Yapışır kızlar
cidarlarına
duruyor bürolarda
her görevli atın üstünde

Lik lik gidiyor
ne yaman
serperek ardından
dizeleri

(Ağustos 1975)

III

Büyür yumak
gözlerim açıksa
uzayda ayaklarım
gülyağına bulandı

Az da olsa
duyarım
acısını
toprağın

Yapsanız daha
büyük bomba
sığar kalbime
gömersiniz ölülerinizi

Başımı sallarım
ya giderken
bir Kudüsteyim
bir İstanbul’da

Avrupa
şey gibi
eskir de
gülerim

Soluğum bekler
gece pastanede
düşünen
gerillayı

Bir gün konuşacağıma
tanık
tutuyorum
ayı

Sırtıma
alarak
Asyayı
Afrikayı

(Eylül 1975)

Nuri Pakdil
*
nuri pakdil şiirleri, nuri pakdil kudüs şiiri, nuri pakdil şiirleri kısa, nuri pakdil şiirleri facebook, araf şiiri, düş gören atın şiiri, nuri pakdil şiirleri yedi güzel adam, aşk şiirleri

CAN YÜCEL SÖZLERİ VE ŞİİRLERİ...

29 Nisan 2019 Pazartesi / No Comments
altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar, aşk şiirleri,

*


altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar

*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*



ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

Agaçları Kesmeyin

Düs bir yas dalindan düserse 
Nereye düser hiç düsündünüz mü? 
Yerde bir iz kalmayacak mi izdüsüm? 
Düsen yas dalindan düsünce 
Gözlerinizdedir pinari 
Bir yas bir daldan düsünce 
Kökündedir yasi 
Bir yas düser bir daldan 
Hepimizin ölen arkadasi 
Ve çok eskilere dair bir düsünce

*

Ağıt

Dün gece seyrimde gördüm cerenim. 
Kizlar ne kadar çok seviyorlarmis ki seni 
Mosmor olmus gülyazisi bedenin 

Mosmor olmus gülyazisi bedenin 
Düsmüs sanki erguvanlar içinde 
En genç burcu yildizdan bir kalenin 

En genç burcu yildizdan bir kalenin 
Uçmus sanki uçsuz bir uçuruma 
Gökyüzünün çakir gözlerinden 

Gökyüzünün çakir gözlerinden 
Düsmüs bir damla, bir deniz feneri 
Isinlariyla sile bezlerinin 
Güdüyor çobansiz kalmis tekneleri

*

Al Bir Uzun Hava

Çekirgeydi Rasko'nun elindeki güvercin 
Rasko'da mengeneydi, bu beynimizde kalsin! 
Çekmisler istor diye muhribin dumanini 
Böyle ask, böyle baris, Allah belami versin! 

Bugün kitabim verdim tek pedal matbaaya 
Bu yol beni götürür saglam Selimiye'ye 
Agliyorsam gözyasim iki gözüme dursun 
Vermisim ben canimi al-uzun bir havaya

*

Anayasası İnsanın

Kan yasasi bu insanin: 
Üzümden sarap yapacaksin 
Çakmak tasindan ates 
Ve öpücüklerden insan! 
Can yasasi bu insanin: 
Savaslara yoksulluklara 
Ve binbir belaya karsin 
Ille de yasayacaksin! 
Us yasasi bu insanin: 
Suyu savka döndürüp 
Düsü gerçege çevirip 
Düsmani dost kilacaksin! 
Anayasasi bu insanin 
Emekleyen çocuktan 
Uzayda kosana dek 
Yürürlükte her zaman

*

Aşk Çocuğu

Pencerelerin kenarindan 
Sarkmis tül perdeleri 
Pembe Evin 
Uçup uçup yüz sürüyorlar 
Karsi tepedeki manastirin selvilerine 

Rüzgârla egilip dogruldukça 
Sardunyalar, biberiyeler, 
Hiç korkma 
Karada ölüm yok oglum sana bugün 

Leylekler daldi birden gögün acentasina 
Gidip-gelme almak üzere Güneye hicret 
Sen de gel diyorlar kanatlariyla, 
El salliyorum ben de yattigim yerden 
Leyleklere Leylim-Leylim 
Diye diye 

Günesle karisik bir esinti geçiyor sakagimdan 
Uzatiyorum elimi denizden yeni çikmis senin serinligine,
Gögsümün, karnimin, kasiklarimin, bacaklarimin 
Tüyleri kamasiyor sevinçten 

Uyaniyoruz sonra 
Dizine yatirip beni çingene benlerimi sikiyorsun 
Gümüslü zurnasi dikiliyor havaya çeribasinin 
Isiklar bir bahriye çiftetellisi çaliyor yüzümde 

Hay allah 
Yine tutuldum galiba 
Derken bir ask çocugu doguyor 
Çirpinan denizin karnindan 
Bu siir 

Aglarken gülüyor 
Ve agliyor gülerek 
Tuzlu damlalariyla günesin, 
Sözcükler yanip yanip sönerken 
Körpecik teninde 
Uzaylardan aparttigim yildiz bitleriyle.

*

Ateş İle Su

ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında; 
sevdalanmış onun deli dalgalarına. 
hırçın hırçın kayalara vuruşuna, 
yüreğindeki duruluğa... 
...demiş ki suya: 
gel sevdalım ol, 
hayatıma anlam veren mucizem ol... 

su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, al demiş; 
yüreğim sana armağan... 
sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına. 

zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. 
ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı... 
baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de 
yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...

ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... 
aramış suyu diyarlar boyu, 
günler boyu, geceler boyu 
bir gün gelmiş, suya varmış yolu 
bakmış o duru gözlerine suyun, 
biraz kırgın, biraz hırçın. 
ve o an anlamış; 
aşkın bazen gitmek olduğunu, 
ama gitmenin yitirmek olmadığını. 

ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. 
işte o zamandan beridir ki: 
ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş... 
ateşin yüreğini sadece su, 
suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...

*

Barış İçin

Gözleri görmeyen Esber, 
Dünyayla barisik 
Gözleri açiklar 
Dünyaya kapali, 
Yagmurdereli`yle birlikte 
Savas için, Rusça niyet 
Yani hayir, 
Yagmurdereli`yle birlikte 
Baris için dögüselim, 
Dereler gibi akacak 
Güzelim yagmur 
Rahmet gelecek dünyaya 
Kör gözlerimizden akan 
Baris gelecek dünyaya 
Baris için dögüselim

*

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
Kalbinin attığı kadar canlısın 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
Ne renk olursa olsun kaşın gözün 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
Yaşadıklarını kar sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; 

Ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 
Gülebildiğin kadar mutlusun 
Üzülme! bil ki ağladığın kadar güleceksin 
Sakın bitti sanma her şeyi, 

Sevdiğin kadar sevileceksin. 
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın 
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 

İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli 
Bebek ağladığı kadar bebektir 
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin...





altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar, aşk şiirleri, 

AHMET SELÇUK İLKAN ŞİİRLERİ

/ No Comments
aşk şiirleri, aşk şarkıları, en güzel aşk şiirleri, ahmet selçuk ilkan şiirleri, ahmet selçuk ilkan şarkı sözleri, ahmet selçuk ilkan aşk şiirleri, unutulmaz şarkı sözleri,

ADANALIM

İlk kez kar düşmüş Adana'nın yollarına
Beyazlara bürünmüş portakal ağaçları
Bense hala seni düşünürüm adanalım

Bilirsin biterim ben o şarkıya
O şarkıda seni bulurum sen olmadan
Adananın yolları taştan Sen çıkardın beni baştan

Hani ya yalan değil baştan çıktığım
Bak senden başka birşeyi almaz oldu aklım
Allahıma seviyorum seni adanalım

Sen istersen Allahsız de bana istersen kitapsız
Ben yine yemin ederim allahıma kitabıma
Hele bir selam göndersen yokmu gireceksin sevabıma

Dinle bak, birde sana şiir döktürdüm
Öylesine sarhoşum ki aşkınla of Allah
Senin (Allahına kurban)Öldür beni çek bana silah...

Daha ne olsun, söyle be Adanalım
Sen Adanalı "(ben Allahına kadar Adanalı)"
Gelde artık düğünümüz olsun
Büyüsün çocuklarımız analı babalı

Albüm: Şairler Ağlamaz-Mayıs 1997

*

AGORA MEYHANESİ

Sana bu satırları
Bir sonbahar gecesinin
Felç olmuş köşesinden yazıyorum.
Beşyüz mumluk ampullerin karanlığında
Saatlerdir, boşalan kadehlere
Şarkılarını dolduruyorum,
Tabağımdaki her zeytin tanesine
Simsiyah bakışlarını koyuyorum*
Ve, kaldırıp kadehimi
Bu rezilcesine yaşamların şerefine içiyorum:
Burası Agora Meyhanesi
Burda yaşar aşkların en madarası
Ve en şahanesi
Burda saçların her teline
Bir galon içilir
Sen, bu sekiz köşeli meyhaneyi bilmezsin
Bu sekiz köşeli meyhane seni bilir.
Burası Agora Meyhanesi
Burası arzularını yitirmiş insanların dünyası.
Şimdi içimde sokak fenerlerinin yalnızlığı
Boşalan ellerimde
Kahreden bir hafiflik.
Bu akşam
Umutlarımı meze yapıp içiyorsam
Elimde değil.
Bu da bir nevi namuslu serserilik.
Dışarıda hafiften bir yağmur var
Bu gece benim gecem
Kadehlerde alaim-i semaların raksettiği,
Gönlümde bütün dertlerin
Hora teptiği gece bu
Camlara vuran her damlada
Seni hatırlıyorum
Ve sana susuzluğumu...
Birazdan plaklarda şarkılar susar,
Kadehler boşalır,
Umutlar tükenir
Mezeler biter
Biraz sonra
Bir mavi ay doğar tepelerden
Bu sarhoş şehrin üstüne,
Birazdan bu yağmur da diner.
Sen bakma benim böyle delice efkarlandığıma,
Mendilimdeki o kızıl lekeye de boşver
Yarın gelir çamaşırcı kadın
Herşeyden habersiz onu da yıkar;
Sen mes'ut ol yeter ki
Ben olmasam ne çıkar.
Dedim ya:
Burası Agora Meyhanesi
Bir tek iyiliğin tüm kötülüklere
Meydan okuduğu yer
Burası Agora Meyhanesi,
Burası kan tüküren
Mes'ut insanların dünyası...

Albüm: Mum Işığında-Haziran 2013

*
HATIRAN YETER

Senden bir hatıra bana bu şarkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Unutmak mümkün mü böyle bir aşkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılar bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Yine sen dolarsın bakışlarıma
Mazi mendil olur gözyaşlarıma
Yeter ki yeter ki dokunma anılarıma
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter...

Senden bir hatıra bana bu şarkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Unutmak mümkün mü böyle bir aşkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter, hatıran yeter
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter
Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılan bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter, hatıran yeter
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter
Ahmet Selçuk İlkan:
Nasıl unutulur böyle sevgiler
Neler yaşamıştık bir düşün yeter
Her köşede durur senden gölgeler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter
Aldığım her nefes seni fısıldar
Gelir ta kalbimden vurur şarkılar
Sana mı sözlenmiş
Sana mı sözlenmiş bütün akşamlar
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter, hatıran yeter
Niran Ünsal:
Bilinmez neleri getirir zaman
Bilinmez neleri götürür zaman
Aşk bir hatıradır maziden kalan
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter, hatıran yeter
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter
Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılan bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter, hatıran yeter
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Hatıran yeter

Söz: Ahmet Selçuk İlkan
Müzik: Yılmaz Tatlıses

*

ANABEL LEE

İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekten başka beni.

O çocuk, ben çocuk, memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil kara sevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırlardı bizi.

Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgârından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.

Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,-
Evet! -bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutunun rüzgârından
Üşüdü gitti Annabel Lee.

Sevdadan yana kim olursa olsun,
Yaşça başça ileri,
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat göklerdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.

Ay gelir ışır, hayâlin erişir
Güzelim Annabel Lee
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim, uzanır beklerim
Sevgilim, sevgilim, hayatım, gelirim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni
Edgor Allan Poe

Albüm: Bir Beyaz Karanfil (Beni Unutamazsın)-Ekim 1988

*

AYRILACAĞIM

Gezdiğim her yerde hatıran dolu
Bilmem ki ben nasıl unutacağım
Ne yazık bu aşkın yok başka yolu
Yarın bu şehirden ayrılacağım


O mahsun yüzüne son defa bakıp
Bütün anıları sana bırakıp
Bu dertli, bu garip başımı alıp
Yarın bu şehirden ayrılacağım


Aldırma görürsen yaşlar gözümde
Şarkımız olacak yine dilimde
Mektubun cebimde, resmin elimde
Yarın bu şehirden ayrılacağım


Bir kilit vurarak aşka, sevgiye
Bir çizgi çekerek senli maziye
Dönmemek üzere artık geriye
Yarın bu şehirden ayrılacağım

Albüm: O Adam Benim-Temmuz 1990

*

AYSEL

Aysel git başımdan ben sana göre değilim
Ölümüm birden olacak seziyorum.
Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Aysel git başımdan istemiyorum.

Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

Islığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
Acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
Ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

Sevindiğim anda sen üzülürsün.
Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
Sakın başka bir şey getirme aklına.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
Aysel git başımdan seni seviyorum...

Albüm: Şairler Ağlamaz-Mayıs 1997

*

BEN AŞKI ÖLÜMSÜZ BİLENLERDENİM

İstemem sevgilim yüzüme gülme
Eğer ki sonunda ağlatacaksan
istemem sevgilim ümitler verme
Sonunda dünyamı karartacaksan

Ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim
Bir ömür boyu sevenlerdenim
Ellerin elime değmesin derim
Eğer ki sonunda ayrılacaksan

Albüm: Söz-Nisan 2014

*

BENİ UNUTAMAZSIN

Beni unutamazsın bilirim
Beni unutamazsın
Denizin durgunluğu gözlerimi
Coşkunluğu saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim
Hayatından silemezsin
Gölgeler yaşantını yokluğum
Beni unutamazsın bilirim

Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir iki yıldız
Işık tutacak karanlığına
Delikanlının biri laf atacak ardından
Çaresizliğine yalnızlığına içleneceksin
Daha sonra
Tarakta kalan saçlarından anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cİlası çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın
Ve bir gün gelecek
Beni anlayacaksın
Oysa vakit çoktan geçmiş olacak
Ama sen yine de sözlerime aldırma
Gözlerin zamansız ıslanmasın
Çünkü artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan
Yine de sen bilirsin...

Albüm: Bir Beyaz Karanfil (Beni Unutamazsın)-Ekim 1988

*

BİR GÜN ANLARSIN

Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

Albüm: Seni Arıyorum-Haziran 1993

*

BİZ NE AYRILIKLAR GÖRDÜK

Gitmek istiyorsan gidebilirsin
Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Çekinme sende vur sırtımdan beni
Biz ne ihanetler görmüş adamız

Aldırma sen benim yalnızlığıma
Aldırma sen benim gözyaşlarıma
Boşver sende kalmış yarınlarıma
Biz kadere çelme takmış adamız.

Sevsen gidemezdin sevsen bırakmaz
Sevsen çıldırırdın seven ne yapmaz
Git bu ateşte beni kül etmez yakmaz
Biz ne cehennemler görmüş adamız

Hadi daha çabuk daha acele
Koş başka kollara koş güle güle
Sen de unutursun adımı bile
Biz ne vefasızlar görmüş adamız

Hep aynı hikaye hep aynı masal
Sen bu şarkıyı git başka yerde çal
Al yanı başımdan gölgenide al
Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız

Albüm: Asi Bir Tutku-Nisan 2000

*

BİR PAZAR GÜNÜ

Günlerden bir pazardı ayrılıp gittin
Ne bir haber bıraktın ne veda ettin
Son defa sarılmadan nasıl terkettin
Yüreğim kan ağlar her Pazar günü

Andıkça ben o günü ölesim gelir
Kaçıpta bu yerlerden gidesim gelir
Sen yoksun hayatıma küsesim gelir
Yüreğim kan ağlar her Pazar günü
Gözlerim yaş dolar her pazar günü

Gezdiğim her yerde ararım seni
Şarkımız çalınır anarım seni
Bilmem ki sen niye terkettin beni
Yüreğim kan ağlar her pazar günü
Gözlerim yaş dolar her pazar günü

Gittiğin günden beri ağlar dururum
Her damla göz yaşımda seni bulurum
İçimde bir umut var bekler dururum
Çal artık kapımı bir pazar günü

Albüm: Şiir Gözlüm-Haziran 2013

*

EYLÜL BAKIŞLIM

Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak
Ah benim hazanım eylül bakışlı

*

GECELER AH GECELER

Gecelerden bir gece
Yine yalnız bir gece
Sanki bugün gitmişsin
Sanki sanki sensiz ilk gece
Saatler sabahı çalıyor yine
Bir gece lambası bir ben uykusuz
Kulağım hep senin ayak sesinde
Bir çoban yıldızı bir ben uykusuz
Yaralı yüreğim her an pusuda
Şafakla dönersin hani olurda
Şimdi, şimdi bütün şehir derin uykuda
Bir gece bekçisi bir ben uykusuz
Niran Ünsal:
Geceler ah gecelerim
Sensiz bomboş gecelerim
Geceler ah gecelerim
Sensiz bomboş gecelerim
Karanlık boş sokaklarda
Seni arıyor gözlerim
Karanlık boş sokaklarda
Seni arıyor gözlerim
Nasılda hasretim sana
Sevemedim kana kana
Nasılda hasretim sana
Sevemedim kana kana
Gecelerce sabahladım aah
Kör lambaların altında
Gecelerce sabahladım aah
Kör lambaların altında
Ahmet Selçuk İlkan:
Sevince saate bakmıyor insan
Bir başka adresi bilmiyor insan
Sen, sen hiç uyur muydun yerimde olsan
Bir şu kaldırımlar bir ben uykusuz
Sorma, sorma anlatmam derindir yaram
Sensiz yastıklarla açıktır aram
Ah aylar var gözüme uykular haram
Bir gece lambası bir ben uykusuz
Bir gece bekçisi bir ben uykusuz
Niran Ünsal:
Ben ezelden sana tutkun
Ben ezelden yaralı
Ben ezelden sana vurgun
Ben ezelden yaralı
Adını ezbere bilir aah
Bu şehrin sokakları
Adını ezbere bilir aah
Bu şehrin sokakları
Nasılda hasretim sana
Sevemedim kana kana
Çoktandır hasretim sana
Sevemedim kana kana
Gecelerce sabahladım ahh
Kör lambaların altında
Gecelerce sabahladım ahh
Kör lambaların altında
Ahmet Selçuk İlkan:
Bir tek o şahitti son akşamında
Yeniden yanarım her yanışında
Ben gibi kimsesiz köşe başında
Bir sokak lambası bir ben uykusuz
Bir gece lambası bir ben uykusuz
Bir şu asi rüzgar ahh bir de ben uykusuz

*

HATIRAN YETER

Senden bir hatıra bu şarkı
Bir gün gitsen bile hatıran yeter
Unutmak mümkün mü böyle bir aşkı

Bir yanda yaşanan o güzel günler
Bir yanda anılan bir yanda dünler
Seni yaşatacak neler var neler

Bilinmez neleri getirir zaman
Bilinmez neleri götürür zaman
Aşk bir hatıradır maziden kalan

Yine sen dolarsın bakışlarıma
Mazi mendil olur göz yaşlarıma
Yeter ki dokunma anılarıma

Albüm: Söz-Nisan 2014

*

HESABIMA YAZ

Bugün de bir ses yok haber yok ondan
Kırdığım şişeyi hesabıma yaz
Bir zarar görürsen bu efkarımdan
Küstüğüm neşeyi hesabıma yaz
Adını anmazdım elimde olsa
Çoktan unuturdum çoktan bu kalp unutsa
Bak, bak yine devrildi sandalye masa
Yıktığım köşeyi hesabıma yaz
Bilmem aradığı aşkı buldu mu
Sildi mi gönülden unutuldum mu
Bak hala masamda çiçeği mumu
Sevdiği ne varsa hesabıma yaz
Metin Şentürk:
Bugünde bir ses yok haber yok ondan
Kırdığım şişeyi hesabıma yaz
Bir zarar görürsen bu efkarımdan
Küstüğüm neşeyi hesabıma yaz
Bir zarar görürsen bu efkarımdan
Küstüğüm neşeyi hesabıma yaz
Sana rehin kalsın şarkım şiirim
Bir yalanım varsa adam değilim
Onu nasıl sevdim bilsin sevgilim
Dilimden düşeni hesabıma yaz
Onu nasıl sevdim bilsin sevgilim
Ölürsem aşkımı mezarıma yaz
Ahmet Selçuk İlkan:
Olurda bir gece aklına eser
Bakarsın ben yokken kapıdan girer
Çekinme yoluna bu güleri ser
Sonrada hepsini hesabıma yaz
Dönüş yok bilirsin gitti o giden
Arama hiç sebep sorma hiç neden
Bu gece de bütün içkiler benden
Ne varsa ne yoksa hesabıma yaz
Sana rehin kalsın şarkım şiirim
Yalanım varsa adam değilim
Onu nasıl sevdim bilsin sevdiğim
Ölürsem aşkımı mezarıma yaz
Metin Şentürk:
Dönüş yok bilirsin gitti o giden
Arama hiç sebep sorma hiç neden
Bu gece de bütün içkiler benden
Ne varsa ne yoksa hesabıma yaz
Bu gece de bütün içkiler benden
Ne varsa her şeyi hesabıma yaz
Sana rehin kalsın şarkım şiirim
Bir yalanım varsa adam değilim
Onu nasıl sevdim bilsin sevgilim
Dilimden düşeni hesabıma yaz
Onu nasıl sevdim bilsin sevgilim
Ölürsem aşkımı mezarıma yaz
Ahmet Selçuk İlkan:
Elbette bu fasıl ne ilk ne de son
Sen anla halimden boşver be garson
Nereye gideyim saat daha 10
Aştığım zamanı hesabıma yaz
Hadi rakı şarap votka ne varsa getir
Kolaysa bu aşkı gel de sen bitir
Birazdan kemancı Said de gelir
Onunda borcunu hesabıma yaz
Onunda derdini hesabıma yaz
Çaldığı şarkıyı hesabıma yaz

*

İŞTE GİDİYORUM

İşte gidiyorsun
Merdivenlerde bir ölüm sessizliği
Dışarda kül rengi yağmurlar
Üzerinde en çok sevdiğim ceketin
En acısı
Unut gitsin der gibi devrilmiş kirpiklerin
Ve ilk defa
Bu kadar aceleci
Ellerin ayakların gözlerin
Söylenecek ne varsa bitti doğrudur
Artık bu saatler
Kanadı kesik bir sevdanın
Kalemi kırık bir aşkın
Ve sayfaları yanık bir romanın sonudur

Son bir hatıram var gitmeden sana
Bu son hatıramı al da öyle git
Bir kolye bu senden bir eser bana
Eğer beğenmezsen kır da öyle git

İşte gidiyorsun
Ellerinle açtığın bütün kapıları kapayarak
Hayat verdiğin odalardan gölgeni de alarak
Ve sürgüne verip bütün düşlerimi
Dağ gibi bir adamı yıkarak
Anlıyorum anlıyorum bu suskunluk
Bir aşkın açılmamış son mektubudur
Geride bıraktığın
Saksıda bir gelin çiçeği
Masada kırık bir kolye
Ve yüreğimde parmak izlerin
Ve cevapsız yüzlerce sorudur

İncileri onun hep gözyaşımdan
Boncuğu elması sabır taşımdan
Zinciri armağan beyaz saçımdan
Dilersen boynuna tak da öyle git

İşte gidiyorsun
Dikerek gözlerime o mağrur bakışını
Yıllardır düşlediğin zaferi kutlayarak
Ve bir masum veda gibi sokulup yanıma
Ellerinle yüreğimi parçalayarak
Tarihte bugün
Aylardan eylül
Günlerden hüzün
Saatlerden ondur
Sen sen kazanmayı
Ben kaybetmeyi seçtim
Anlıyorum anlıyorum
Bu ikimiz için artık sondur

İşte gidiyorsun
Ve biliyorsun
Birazdan sol yanıma düşerim
Yaramın olduğu yana
Vurduğun yere yani
Ne de olsa ayrılık acıdır zordur
İşte karşında
Ağır yaralı bir adam
Bir avuç gözyaşı
Ve ihanet makamında bir şarkı
Suç mahallinde
Senden kalan son delil budur
Git hadi git vazgeçilmezim
Unutma ki
Dünyada bütün mezarlıklar
Senin gibi vazgeçilmezlerle doludur
Git hadi git vefasızım
Hadi git git git

İncileri onun hep gözyaşımdan
Boncuğu elması sabır taşımdan
Zinciri armağan beyaz saçımdan
Dilersen boynuna tak da öyle git

Albüm: Seni O Kadar Çok Sevdim Ki-Ocak 2011

*

O ADAM BENİM

Bir yabanci gibi bakma yuzume
Birzaman sevdigin o adam benim
Gecmisi bir dusun donup maziye
Unuttum dedigin o adam benim

Bir heves sanipta duygularimi
Bir masal sanipta umutlarimi
Geriye veripte mektuplarimi
Maziye gomdugun o adam benim

Ne kadar kucukmus dunya dedigin
Senide soldurmus gonul verdigin
Bir zaman askida gulup gecdigin
Terkedip gittigin o adam benim

Oyle uzak durma yanima yaklas
Tanidik yuzume bak yavas yavas
Birakta suzulsun gozlerimden yas
Terkedip gittigin unuttum dedigin
Maziye gomdugun o adam benim

*

ONA YANARIM

Hangi Dudak Seni Böyle Anacak
Hangi Kollar Seni Böyle Saracak
Hangi Aşık Sana Böyle Yanacak
Ben, Ben Sana Yandım ya
Ona Yanarım, Ona Yanarım
Kalbimden Vursaydın Yanmazdım Öyle
Sırtımdan Vurdun ya Ona Yanarım
Sakınırken Senli Gözümden Bile
Ellere Gittin ya Ona Yanarım
Sen Oldun Akıtan Hep Gözyaşımı
Sen Oldun Eğdiren Bu Dik Başımı
Aşkınla Can Bulan Sabır Taşımı
Yerlere Çaldın ya Ona Yanarım

Kalbimden Vursaydın Yanmazmıydım Böyle
Sırtımdan Vurdun ya Ona Yanarım
Sakınırken Seni Kendi Gözümden
Ellere Gittin ya Ona Yanarım

Vefasızsın Ne Yapayım
İhanetmiş Senden Payım
Tanrı mısın ki Tapayım
Sevdim Seni, Ona Yanarım

Hiçe Saydın Onurumu
Yere Serdin Gururumu
Düşünmeden Hiç SOnumu
Yandım Sana, Ona Yanarım

Bir Sevda Yaşattın Bıçak SIrtında
Senin Olsun Artık Tacın Tahtın da
Bir Ömür Harcadım Senin Uğruna
Sen Bana Ne Verdin, Ona Yanarım
Resmime Baktım da Düşündüm Demin
Hani Sözün Sözdü, Yeminin Yemin
Peki Bu Yalanlar Bu Gözler Kimin
Ben Sana Kandım ya, Ona Yanarım
Selami Şahin
Bir Sevda Yaşattın Bıçak Sırtında
Senin Olsun Artık Tacın, Tahtın da
Bir Ömür Harcadım Senin Uğrunda
Sen Bana Ne Verdin Ona Yanarım
Ferhat Göçer
Vefasızsın ne Yapayım
İhanetmiş Senden Payım
Tanrı mısın ki Tapayım
Sevdim Seni, Ona Yanarım
Selami Şahin
Hiçe Saydın Onurumu
Yere Serdin Gururumu
Düşünmeden Hiç Sonumu
Yandım Sana, Ona Yanarım
Ahmet Selçuk ilkan
Şimdi Radyolarda Çalan Bu Şarkı
Benim için Artık Bir Veda Marşı
Senden, Senden Sonra Dileğim Bir Mezar Taşı
Uğrunda Öldüm ya Ona Yanarım
Ona Yanarım, Ona Yanarım

Söz : Ahmet Selçuk ilkan
Müzik : Selami Şahin

*

ŞAİRLER AĞLAMAZ

Farzet ki bu aşkı yaşamadık seninle
Farzet ki hiç bir geceyi paylaşmadık ikimiz
Farzet ki saçlarını bile hiç okşamadım

Hadi git, gözlerime baka baka git
Hadi git, hayatımdan çıka çıka git
Hadi git, yüreğimi yaka yaka git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki unutulmuş bir şairim köşe başında
Farzet ki hiç bir şiirimi sana yazmadım
Farzet ki hiç bir şarkımda adını bile anmadım

Hadi git, sevdiğimi bile bile git
Hadi git, bir kalemde sile sile git
Hadi git, hiç üzülme güle güle git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Farzet ki bir kum tanesiyim sahilde
Farzet ki bir çakıl taşıyım yol kenarında
Farzet ki boş bir kibrit kutusuyum ellerinde

Hadi git, üzerime basa basa git
Hadi git, umutları asa asa git
Hadi git, hiç konuşma susa susa git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Fazet ki yokum artık
Farzet ki öldüm
Farzet ki isimsiz bir mezarım dağ başında

Hadi git, saçlarında bir tel bırakmadan git
Hadi git, avucumda bir el bırakmadan git
Hadi git, baş ucumda bir gül bırakmadan git
Şairler ağlamaz gülüm, şairler ağlamaz

Albüm: Şairler Ağlamaz-Mayıs 1997

*

SANA HASRET GİDECEĞİM

İkimizden bir olmadı
Yarım kaldık gözün aydın
Bende sabır sende heves
Bitti artık gözün aydın
Gidiyorum artık senden
Gölgeni de sök al benden
Kaprisinden siteminden
Bıktım artık gözün aydın
Söz kalmadı söyleyecek
İşte hayat işte gerçek
Alev alev yanan yürek
Söndü artık gözün aydın, gözün aydın
Cengiz Kurtoğlu:
Sensiz kalmak zor olsa da
Sana veda edeceğim
Korkuyorum en sonunda
Sana hasret gideceğim
Sensiz kalmak zor olsa da
Sana veda edeceğim
Korkuyorum en sonunda
Sana hasret gideceğim
Adım adım izlerimle
Aşka küskün sözlerimle
Açık kalan gözlerimle
Sana hasret gideceğim
Adım adım izlerimle
Aşka küskün sözlerimle
Açık kalan gözlerimle
Sana hasret gideceğim
Ahmet Selçuk İlkan:
Buza kesti elim kolum
Bak matemde sağım solum
Sana dönmez artık yolum
Küstüm artık gözün aydın
Son bir defa desem bile
Hasretinden ölsem bile
Bu kapıdan gölgen bile
Girmez artık gözün aydın
Dört yanımız paslı kilit
Ne aşk kaldı ne de ümit
İşte geldi artık vakit
Gidiyorum gözün aydın
Gözün aydın, gözün aydın

Olur dedim olmadı ki
Gönül huzur bulmadı ki
Başka çarem kalmadı ki
Sana hasret gideceğim
Olur dedim olmadı ki
Gönül huzur bulmadı ki
Başka çarem kalmadı ki
Sana hasret gideceğim
Adım adım izlerimle
Aşka küskün sözlerimle
Açık kalan gözlerimle
Sana hasret gideceğim
Adım adım izlerimle
Aşka küskün sözlerimle
Açık kalan gözlerimle
Sana hasret gideceğim
Adım adım izlerimle
Aşka küskün sözlerimle
Açık kalan gözlerimle

*

SABAHÇI KAHVESİ

Rüzgar mumu söndürür bilirsin
Bir yangını söndürür sanma
Ve bu ayrılık ancak beni öldürür aşkımızı asla
Sen uyurken giden otobüslere yazdım adını
Bütün taksi duraklarına, hasret trenlerine
Uzak denizlerin gemilerine, kaldırım taşlarına, köşe başlarına
Bu şehirde artık herkes seni tanıyor
Gözlerin yosun yeşili, saçların ağustos sarısı
Ve tenin süt beyazı
Sokak ressamları bile seni benden iyi biliyor
Ahh sen uyurken adını ansam yüreğim titriyor

Şimdi sen kim bilir ne duygulardasın
Belki de en tatlı uykulardasın
Şimdi sen kim bilir ne duygulardasın
Belki de en tatlı uykulardasın
Sen rüyalar aleminde
Yeni aşklar hevesinde
Bense yine uykusuzum
Bir sabahçı kahvesinde
Sen rüyalar aleminde
Yeni aşklar hevesinde
Bense yine uykusuzum
Bir sabahçı kahvesinde

Gittiğinden beri hep bu şarkı dudaklarımda
Ve hep aynı özleyiş bakışlarımda
Başka bir tene daha dokunmadı tenim
Başka elleri sarmadı ellerim
Bildiğim bütün dualara yemin ederim
Ayrıldığımız günden beri beni görenin hali duman
Seni soranın sendeyim.com içi yanıyor
Belki de bu yüzden mutluluk şarkıları değil ama
Ayrılık şiirleri bana çok sendeyim.com yakışıyor
Çünkü umut bu şehirde artık marketlerin adı
Hayal kahvelerin, sevda pastanelerin, arzu sinemaların
Vefa, vefa nasılsa eskimiş unutulmuş bir semtin adı
Bu yangın yürekler neylesin neylesin artık aşkı
Ne hayaller geçiyor içimden bir bilsen
Alevden damlalar dökülüyor gözlerimden
Konardım pencerene ah bir gelse elimden
Çünkü çünkü bugün senin doğum günün
Hadi mumları söndür, hadi dostlarınla yüzünü güldür
Bütün içkiler benden sendeyim.com bu gece
Hadi döndürebilirsen aşkımızı geri döndür
Hadi aşkımızı geri döndür
Hadi hadi aşkımızı geri döndür

Sen rüyalar aleminde
Yeni aşklar hevesinde
Bense yine uykusuzum
Bir sabahçı kahvesinde
Sen rüyalar aleminde
Yeni aşklar hevesinde
Bense yine uykusuzum
Bir sabahçı kahvesinde

*

SUSTUM - BİR GÜLÜ SEVDİM

Söylesem büyüsü bitecekti
Söylesem kelimeler yetmeyecekti
Oysa bambaşka bir şiirimdir yazamadığım
Kimi gün koşacak sendeyim.com yolum
Kimi gün kırık bir kolumdun
Kimi gün deli dolu akan nehrim
Kimi gün içime akıttığım zehrimdin
Sustum yumruklarımı sıkarak
Sustum düşlerime saklanarak
Sustum yastıklara sarılarak hep sustum
Ve şimdi bir çığlık gibi kanasan da yüreğimde
Hala susma hakkımı kullanıyorum
Sadece sana güle güle diyorum

Kim bilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz ayrılmalıyız ayrılmalıyız
Bir gülü sevdim bir sendeyim.com seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel etme desem kal gitme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız
Gel etme desem kal gitme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız

*

NİKAH MASASI

Nikahına beni çağır sevgilim
İstersen şahidin olurum senin
Bu adam kim diye soran olursa
Eski bir tanıdık dersin sevgiim
Hayaller kurardık biz yıllar önce
Hiç yoktu hesapta ayrılık bizce
Bilirsin ne kadar görmek isterdim
Beyazlar içinde seni öylece

Garibin biriysem sevemezmiyim
Aşkla karın doymaz diyen benmiyim
Şimdi çok zenginsin ben ayrı garip
Sana bir buket gül veremez miyim
Nikah masasına oturdun işte
Dayanmak çok zormuş böyle sevince
Sana mutluluklar sözüm kardeşçe
At artık imzanı git biran önce

Albüm: Şiir Gözlüm-Haziran 2013

*

YA SENİNLE YA SENSİZ

Sensiz bir an olsun yapamıyorum
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Bağlanmışım sana kopamıyorum
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Vurulmuşum sana delicesine
Senin kollarında erircesine
Seviyorum seni ölürcesine
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
İntizar:
İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz
İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz
Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz
Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz
Ahmet Selçuk İlkan:
Hasretin cehennem yokluğun zindan
Sensiz eksiğim ben noksanım noksan
Yaşayan ölüyüm yanımda yoksan
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Sen yoksan dünyamda ne aşk ne huzur
Sensin yaşadığım en büyük gurur
Seninle inandım işte aşk budur
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Sen iste yolunda toprak olurum
Sen iste dalında yaprak olurum
Bir ömür aşığın kölen olurum
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Ömrümü ömrüne iste eklerim
Yolunu mahşerde bile beklerim
Dört kitap adına yemin ederim
Yalanım varsa aşk çarpsın beni
Aşk çarpsın beni
İntizar:
İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz
İstersen öldür beni
İstersen güldür beni
Gün gibi güneş gibi
Ya seninle ya sensiz
Yalnız bir mevsim değil
Yalnız bir bahar değil
Her zaman her yerde bil
Ya seninle ya sensiz
Olmasa da sevenim
Ağlayanım gülenim
İlk sözüm son yeminim
Ya seninle ya sensiz

*

ONA YANARIM

Hangi dudak seni böyle anacak
Hangi kollar seni böyle saracak
Hangi aşık sana böyle yanacak
Ben sana yandım ya ona yanarım

Kalbimden vursaydın yanmazdım öyle
Sırtımdan vurdun ya ona yanarım
Sakınırken seni gözümden bile
Ellere gittin ya ona yanarım

Sen oldun akıtan hep gözyaşımı
Sen oldun eğdiren bu dik başımı
Aşkınla can bulan sabır taşımı
Yerlere çaldın ya ona yanarım

Kalbimden vursaydın yanmazdım böyle
Sırtımdan vurdun ya ona yanarım
Sakınırken seni kendi gözümden
Ellere gittin ya ona yanarım

Vefasızsın ne yapayım
İhanet mi senden payım
Tanrımısın ki tapayım
Sevdim seni ona yanarım

Hiçe saydın onurumu
Yere serdin gururumu
Düşünmeden hiç sonumu
Yandım sana ona yanarım

Bir sevda yaşattın bıçak sırtında
Senin olsun artık tacın tahtın da
Bir ömür harcadım senin uğrunda
Sen bana ne verdin ona yanarım

Resmine baktım da düşündüm demin
Hani sözün sözdü yeminin yemin
Peki bu yalanlar bu gözler kimin
Ben sana kandım ya ona yanarım

Şimdi radyolarda çalan bu şarkı
Benim için artık bir veda marşı
Senden son dileğim bir mezar taşı
Uğrunda öldüm ya ona yanarım

Albüm: Seni O Kadar Çok Sevdim Ki-Ocak 2011



aşk şiirleri, aşk şarkıları, en güzel aşk şiirleri, ahmet selçuk ilkan şiirleri, ahmet selçuk ilkan şarkı sözleri, ahmet selçuk ilkan aşk şiirleri, unutulmaz şarkı sözleri, şarkı sözleri