Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "altın sözler"

İBNİ HALDUN SÖZLERİ

26 Ekim 2020 Pazartesi / No Comments
altın sözler, dini felsefe sözleri, ibni haldun özlü sözleri, ibni haldun sözleri, islam alimlerinin sözleri, islam filozofları sözleri, müslüman bilim adamları sözleri, şairler ve yazarlar,


Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. 
*

Tarih hâlihazır durumun sebebi mesabesindedir. 
*
Merhamet, masum olduğu için her kalbe misafir olmaz. 
*

Adaletsizlik medeniyeti mahveder. 
*
Halifelik: Dini korumak ve dünya siyasetine uygun olarak idare etmek hususunda şeriat sahibine naiplik etmek demektir. 
*
Gayri memnunlar, medeniyet kuramazlar. 
*

İnsanların bir arada toplanmaları sırf geçinmelerini sağlamak ve nefislerini korumak içindir. 
*
Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkar eder. 
*

Her şeyin en önce ortaya çıkan kısmına bedavet ve bedevi dendiği gibi, insan topluluklarının ilk ortaya çıkan iptidai biçimlerine de bedavet ve bedevilik denir. 
*
Aklın bir çok mertebeleri var. önce dış dünyanın idraki taakkul. Taakkul demek tasavvur demektir, buna akl-ı temyizi de derler. İnsan bu meleke ile faydalıyı za­rarlıdan ayırır. 
*

Bil ki kötü ve yerilmiş ahlaktan uzaklaşıp, üstün bir ahlaka ve kişiliğe sahip olmak, ancak kişinin kendisinde bir kemal ve yeterlilik vehmetmesiyle ve insanların kendisinin ilim ve sanatına muhtaç olduğunu hissetmesiyle gerçekleşir. 
*
Çünkü insanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur. 
*

Mağluplar galipleri taklit ederler. 
*
İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. 
*

”Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler.” 
*
”Zulüm, umranın harap oluşunun habercisidir.” 
*

”Zulüm, devletin ve hakimiyetin yok oluşunun habercisidir.” 
*
”Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.” 
*

”Akletmek Müslümanlar tarafından terk edildi ve bu yüzden zelil bir hale düştüler.” 
*
”Coğrafya kederdir.” 
*

”Aklın bir çok mertebeleri var. önce dış dünyanın id­rakı: taakkul. Taakkul demek tasavvur demektir, buna akl-ı temyizi de derler. İnsan bu meleke ile faydalıyı za­rarlıdan ayırır.” 
*
”Bil ki mantık ilminde esas, ispat etmektir.” 
*

”Barbarlar savaşla yenip fetheder, medeniyetse sulhla fethedeni fetheder.” 
*
”Bil ki kötü ve yerilmiş ahlaktan uzaklaşıp, üstün bir ahlaka ve kişiliğe sahip olmak, ancak kişinin kendisinde bir kemal ve yeterlilik vehmetmesiyle ve insanların kendisinin ilim ve sanatına muhtaç olduğunu hissetmesiyle gerçekleşir.” 
*
”İnsanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur.” 
*
İnsanların bir arada toplanmaları sırf geçinmelerini sağlamak ve nefislerini korumak içindir. 
*

altın sözler, dini felsefe sözleri, ibni haldun özlü sözleri, ibni haldun sözleri, islam alimlerinin sözleri, islam filozofları sözleri, müslüman bilim adamları sözleri, şairler ve yazarlar,

Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkar eder. 
*
Her şeyin en önce ortaya çıkan kısmına bedavet ve bedevi dendiği gibi, insan topluluklarının ilk ortaya çıkan iptidai biçimlerine de bedavet ve bedevilik denir. 
*

Aklın bir çok mertebeleri var. önce dış dünyanın idraki taakkul. Taakkul demek tasavvur demektir, buna akl-ı temyizi de derler. İnsan bu meleke ile faydalıyı za­rarlıdan ayırır. 
*
Bil ki kötü ve yerilmiş ahlaktan uzaklaşıp, üstün bir ahlaka ve kişiliğe sahip olmak, ancak kişinin kendisinde bir kemal ve yeterlilik vehmetmesiyle ve insanların kendisinin ilim ve sanatına muhtaç olduğunu hissetmesiyle gerçekleşir. 
*

Çünkü insanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur. 







altın sözler, dini felsefe sözleri, ibni haldun özlü sözleri, ibni haldun sözleri, islam alimlerinin sözleri, islam filozofları sözleri, müslüman bilim adamları sözleri, şairler ve yazarlar, 

CEMAL SAFİ SÖZLERİ

20 Ekim 2020 Salı / No Comments
acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri,
acer sözler, altın sözler, aşk sözleri, aşk şiirleri, ayrılık sözleri, cemal safi sözleri, cemal safi şiirleri, cemal safiden aşk sözleri, hüzün sözleri, hüzünlü sözler, 
Henüz layık değilken tomurcuk kadar aşka, 
Sana gül bahçesini kim açar benden başka!
Cemal Safi

*
Ufuklarda hüzün var.
Sabahı ümitle bekler insan.
Gecenin karanlığından kurtulmaktır sabah.
*
Zifiri karanlık gibi çöken hüzün,
sanki sabahın ışıkları ile dağılıp gidecekmiş sanırsın.
*
Uzaklardan gelen 'Sabahın şerri, gecenin hayrından hayırlıdır'
sözü yankılanır kulaklarında.
*
Her gecenin bir sabahı vardır ve o sabah mutlaka gelecektir.
Gelen her sabah ümit ışıkları ile doğar.
Belki de öyle olmasını isteriz.
*
Sabah aydınlıktır, geleceğe dair ümittir.
Seninle birlikte.
Ya sen sabahla birlikte gelmezsen.
Akşam da, sabah da seninle güzel...acer
*
CEMAL SAFİ'DEN EN GÜZEL AŞK SÖZLERİ

acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri,

Her akşam kaybolup gün batışında,
Beni arıyorum senin dışında,
Hasta kalbim hala her atışında,
Her nefeste seni sorup dururken...
Cemal Safi

*

Masal kitaplarına benzedi artık zamane aşkları..
Okuması çok güzel ve zevkli; ama inanması bir o kadar zor.

*

Aşk zordu senin için, basit olanı seçtin ve gittin.
Zamanla anladım ki; zor olan ben değildim, basit olan sendin.

*

Aşkımın ahıyla tutulur yakan, 
Alıcı kuş kadar sürmez fiyâkan. 
Senin de gözünü yaşlı bırakan, 
Senin de boynunu büken bulunur.

*

Aşkınla ne garip hallere düştüm!
Her şeyim tamam da bir sendin noksan!
Yağmur yaş demeden yollara düştüm
İçim ürperiyor ya evde yoksan!

*

Ateşli bakışlara bağla umutlarını
Ben güzele doymuşum, gözüm gönlüm aç değil.
Rahmet bekleyenlere götür bulutlarını
Gönlüm aşkın deryası yağmura muhtaç değil.

*

Ayağımda çarık elimde âsa
Sana geleceğim mutlaka bir gün
Aşktan kutsal mıdır medeni yasa
Senin olacağım mutlaka bir gün.

*

Ben Allah’tan sonra seni överim
Seninle var oldu benim değerim
Senden başkasını nasıl severim!
Almıyor sultanım, aklım almıyor.

*

Bırak!
Ölümlü bedenlerde ölümsüz aşk arama
Hayat cömert olsaydı zaten
Çıplak gelmezdik dünyaya!

*

Dönme, günahkâr ruhum ömrümce yaslı kalsın
Yüzüme bahtım kadar gülme Allah aşkına!…
Dönme ki meyhaneler hicrinle süslü kalsın
Aldırma imdadıma, gelme Allah aşkına!.

*

Gerçek aşk şans oyunları gibi.
Hayali bile mutlu edebiliyor insanı;
Fakat tutturabilene aşk olsun.

*

Gün battı batacak hafif rahmet var.
Gözüme görünen bir alamet var.
Bu aşkta bir hikmet bir keramet var.
Sen bana iş işten geçerken geldin.
Son fırsat elimden kaçarken geldin.
Ezan çiçekleri açarken geldin.

*

Hiç şansın kalmadı dönsen de geri
Yitirdin verdiğim bütün değeri
Aşkına emanet ettiğim yeri
Bu kadar kırmasan ne kaybederdin?

*

Kaç gönülden geldim geçtim
Sayamadım sayamadım
Kaç buseden aşkı içtim
Doyamadım doyamadım…


acer sözler, altın sözler, aşk şiirleri, aşk sözleri, cemal safi şiirleri, en güzel aşk şiirler, cemal safiden aşk sözleri,  hüzünlü sözler, hüzünlü şarkılar, cemal safi sözleri, hüzün sözleri, ayrılık sözleri, 

İYİLİK SÖZLERİ

/ No Comments
beddua, dualar, ektiğinin biçmek, ettiğini bulmak, iyilik, kader adalet eder, iyilik sözleri, kötülük, resimli mesajlar, unutma, en güzel iyilik sözleri, altın sözler, zerre, zerre miskal,

Kimse yaşattığını yaşamadan ölmez.
İlahi bir kuraldır bu.
Kim zerre kadar iyilik yaparsa onun,
kim zerre kadar kötülük yaparsa da onun 
karşılığını mutlaka görür.

*
altın sözler, beddua, dualar, ektiğinin biçmek, en güzel iyilik sözleri, ettiğini bulmak, iyilik, iyilik sözleri, kader adalet eder, kötülük, altın sözler, iyi sözler, zerre miskal, 
İYİLİK SÖZLERİ

Allah sana nasıl iyilik etmişse, sen de öyle iyilik et....Kur'an-ı Kerim
*
İyilikle kötülük bir olmaz, (sen kötülüğü) en güzel şeyle sav, o zaman bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir....Kur'an-ı Kerim
*
İyilik ve takva üzerine yardımlaşın, kötülük ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın, Allah'tan korkun çünkü Allah'ın azabı çetindir...Kur'an-ı Kerim
*
Karşılığında kötülük göreceğinizi hiç düşünmeden, iyilik ediniz...Hz. Ali 
*
İyiliğin şerefi, çabuk yapılmasındadır...Hz. Ömer 
*
İyiliği ve ihsanı tamamlamak, başlamaktan daha hayırlıdır...Mevlana
*
İyilik aradın mı insanda, kötülük kalmaz...Mevlana
*
Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken kötü bir şey yapmamak, işte budur iyilik...Andre Gide
*
Eğer güzel gözlerin olmasını istiyorsan, insanlara iyilikle bak, eğer saçların güzel olsun istiyorsan, bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından, ince bir bedense isteğin, ekmeğini açlarla bölüş ve güzel dudaklara sahip olmak için, sadece güzel sözler söyle...Audrey Hepburn
*
İyiye giden yol, çok güç görünüyorsa da bulunabilecek bir yoldur...B. Spinoza
*
İyi insan olacağınıza, öyle bir yere götürün ki dünyayı iyilik beklenmesin...Bertolt Brecht
*
Dünyada yapılacak en büyük iyilik, korku içinde yaşayan bir insanın güvenliğini sağlamaktır...Beydeba
*
İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç söz etmeyin...Blaise Pascal
*
Kendimizi üst seviyeye çıkarmanın emin bir yolu, başka birinin üst seviyeye çıkmasına yardımcı olmaktır...Booker T. Washington
*
İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar...Budha
*
Birinden iyilik gören kimse bu iyiliği hiç unutmamalıdır, birisine iyilik yapan ise yaptığı iyiliği hiç hatırlamamalıdır...Charron
*
İyiliği yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes...Cenap Şehabeddin
*
Karşılık bekleyerek yapılan iyilik Allah katında muteber değildir; çünkü mükafatını bu dünyada almıştır...Cervantes
*
İyiliği, hiçbir şahsi menfaat gözetmeden, sırf iyilik olsun diye yapmalıyız...
Confucius
*
İnsanın ömrü boyunca yönetmesi gereken bir düsturu var mıdır, bu olsa olsa iyilik ve sevgi düsturudur...Confucius
*
Bir insana yapılan iyiliğin hatırlatılması, onu suçlamakla aynı şeydir...Demosthenes
*
Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği zarafetle yapmak da lazımdır...Denis Diderot
*
İyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür...Ebubekir Ferra
*
Güneş, ışık ve sıcağından yarar sağlamak için kendisine yalvarılmasını beklemez. Sen de güneş gibi ol, beklenilen iyiliği senden istenilmeden yap...
Epictetos
*
İyiliğin kötülüğe zaferi, kötü insanların iyi insan olması demektir. Bu karanlığı aydınlığa çevirmekte, çarpık şeyleri düzeltmektedir...Erskine of Ellon
*
Gördüğünüz iyiliği unutmayın, ona karşılık siz de bir iyilik edin; ama kötüleri de sizden uzaklaştırmanın bir yolunu bulun...Ezop
*
İyiliğe gücün yetmezse, bari kötülük yapma...Ferideddin-i Attar
*
Birinden gördüğümüz iyilik, bize yaptığı fenalıkları hoş görmemizi icap ettirmez.
François de La Rochefaucauld
*
Bize iyilik edenlerdense, kendilerine iyiliğimiz dokunan kimseleri görmek daha çok hoşumuza gider...François de La Rochefaucauld
*
İyi adam olmak için kimseye kötülük etmemek yetmez, iyilik etmesini de bilmelidir...François Fenelfcn
*
İyilik, insanlık sanatıdır...Genceli Nizami
*
İyilik yapmasını bilmiyorsan, hiç olmazsa kötülük yapma...Heinrich Heine
*
Ah, bütün bu iyi eserleri yazanlar, yazdıkları iyiliklerin yarısını yapsalardı, daha güzel bir dünyada yaşıyor olurduk...Heinrich von Kleist
*
İyilik, hiçbir zaman boşa gitmeyen bir yatırımdır...Henry David Thoreau
*
İnsan yaşamında üç önemli şey vardır: Birincisi iyi insan olmaktır, ikincisi iyi bir insan olmaktır, ve üçüncüsü iyi bir insan olmaktır...Henry James
*
İyilik yapma kabiliyetinde olup da yapmayan insan, suç işlemiş sayılır...
Johann Heinrich Pestalozzi
*
Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, sonunda bir ödülü varsa o iyilik değildir...
Lev Tolstoy
*
İyilik, insanın emniyet kemeridir...Lokman Hekim
*
İnsan, Allah'a ancak öteki insanlara iyilik yapmakla yaklaşabilir...M. T. Cicero
*
İyiliğin ilmine sahip olmayana, bütün diğer ilimler zarar verir...Montaigne
*
İyilikler insana, karşılığını verebileceğini sandığı sürece hoş gelir, bu ölçüyü aştılar mı onları minnetle değil kinle karşılarız...Montaigne
*
Dostuma iyilik etmeyi, onun bana iyilik etmesinden daha çok istemekle kalmam, kendine her yapacağı iyiliğin bana da iyilik olmasını isterim...Montaigne
*
Acıları kısa sürüp daha az duyulması için kötülükler toptan bir defada yapılmalı, iyilikler ise aksine daha uzun süre tadılabilmeleri için, birbirini ağır ağır izlemelidir...Nicola Machiavelli
*
Daha iyi olmaya çalışmayan, iyi olarak da kalamaz...Oliver Cromwell
*
İyi şeyler yalnızca planlanırsa olur, kötü şeyler kendiliğinden olur...P. Crosby
*
İyilik yapma kapasitesi, yaşama en derin anlamı ve önemi veren bir özelliktir...Pablo Casals
*
Bir iyiliği hiçbir zaman çok erken yapamazsın; çünkü hiçbir zaman, ne vakit çok geç olduğunu bilemezsin...Ralph Waldo Emerson
*
Çok para kazanmış olsanız bile, birine size geri ödemeyeceği bir şey yapmadıkça, iyi bir gün geçirmiş sayılmazsınız...Ruth Smeltzer
*
Kendisine iyilik yapamayan biri, başkalarına da iyilik yapamaz...Samuel Smiles
*
İyilik yap denize at, balık bilmezse Halik bilir...Türk Atasözü
*
Yanlış yapma fırsatı günde bin kez bulunur, iyilik yapma fırsatı yılda bir kez gelir, onun için bu fırsat kaçırılmamalıdır...Voltaire
*
İyiliği tabii olarak, gelişigüzel, tıpkı çiçeklerin koku saçtıkları gibi yapmazsanız iyilikten ne çıkar?..William Somerst Maugham
*
İyi bir şeyler yapmak için, önce iyilere inanmak gerekir...Wolfgang Van Goethe
*
İnsanlara gelince onlardan teşekkür beklemeden, elinden gelen iyiliği yap, bazı tek tük can sıkıcılıklar olursa da genelde hep iyi bir ilişki kalır...Wolfgang Van Goethe
*
İyilik düşünmek, bizi cesaretle yaşatır...Wolfgang Van Goethe
*
İyiliği gizli yapanlar, Tanrı'ya inananlardır...Honore de Balzac
*
Başa kakılan bir iyilik, daima hakaret yerini tutar...J. Racine
*
Her şey Tanrı'nın elinden çıktığı zaman iyidir, sonradan insanların elinde bozulur.
Jean J. Rousseau
*
beddua, dualar, ektiğinin biçmek, ettiğini bulmak, iyilik, kader adalet eder, iyilik sözleri, kötülük, resimli mesajlar, unutma, en güzel iyilik sözleri, altın sözler, zerre, zerre miskal, 

AZERİ TÜRKÇESİ

29 Eylül 2020 Salı / No Comments

 


AZERİCE

Azerice, Azerbaycan Türkçesi veya Azerbaycanca (Azerice: Azərbaycanca, Azərbaycan dili veya türkcəsi), Türk dilleri dil ailesinin Oğuz grubu içerisinde yer alan ve bir Türk halkı olan Azerilerin ana dilini oluşturan dil.

Azerbaycan Türkiye Türkçeleri lehçe farklılıkları

Azerbaycan Türkçesi (Azerice) – Türkiye Türkçesi lehçe farklılıkları

Türkiye Türkçesinde olmayıp Azeri Latin alfabesinde olan harfler ve okunuşları:

“X” harfi k-h arasında gırtlaktan daha çok “h” sesine ağırlık vererek hırıltılı okunur. Örneğin “Yevlax”, okunuşu Yevlakh. Bu harfe kalın-hırıltılı “h” denebilir. H harfi ağzın arkasından, küçük dilden telaffuz edilir. Bazı kelimelerde “h” yı çift okuyarak da bu harf seslendirilir.  İngilizcedeki “iks” okunuşu ya da başka dillerdeki “z” okunuşu ile hiç ilgisi yoktur. Arapça’daki “خ” harfine benzer.

“Q” harfi k-g arasında gırtlaktan daha çok “g” sesine ağırlık vererek okunur. Örneğin “Qara”. Kalın “g” denebilir.

“ə” başaşağı e harfi, “e” ye ağırlık vererek, derinden/gırtlaktan æ sesi verir, kalın “e” denebilir. Bazı sözlüklerde ” ä “ olarak gösterilir. Arapça ve Farsçadan alınma kelimelerin çoğunda T. Türkçesindeki “a”nın karşılığı olarak yer alır. talim – təlim gibi. Arapça ve Farsçadaki uzun a lar ise Azerbaycan Türkçesinde de a olarak kalmıştır. kaba – qaba, katil – qatil gibi.

Türkçe-Azerice (Azerbaycan’ca) lehçe, kullanış ve okunuş farklılıkları:

Türkiye Türkçesinde de bulunan “e” harfi Azerbaycan Türkçesinde kelimelerin yalnızca ilk hecesinde bulunur. Örnekler: “ev”, “yerdə”, “eşitmədim”, “sevir”, “keçit”. Ancak Batı ve Rus kökenli kelimelerde “e” harfi kelimenin diğer hecelerinde de olur.  Örnekler: “şosse, “kompyuter”

Bazı durumlarda Türkiye Türkçe’sinde kelime başındaki “b” sesi “m” olur. Örneğin: ben – mən, bin – min

Buna bağlı olarak birinci tekil kişi zamiri (ben – mən) dışında zamirlerin hepsi ortaktır ama çekimlerinde ses uyumu yüzünden farklılıklar vardır, bana – mənə, sana – sənə  gibi.

Ortasında ‘k’ harfi ve “d” harfi olan kimi sözcüklerde bu ‘k’ harfi ve “d” harfi Türkiye Türkçe’sinden farklı olarak ünsüz (sesli) ikileşmesine uğrar çift (şeddeli) olarak yazılır. Örneğin: dokuz – doqquz, sakal – sakkal/saqqal, yedi – yeddi, sekiz – səkkiz, adım – addım, çakal – çaqqal. Burada 2. ünsüz tonlu okunur. Mesela sekkiz yazılır sekgiz okunur. Bunun gibi kelime ortasında birbirini takip eden iki tonsuz ünsüzden ikincisi tonlu söylenir: “dəftər” yazılır, defder okunur; “seçki” yazılır, seçgi okunur.

Türkiye Türkçesi – Azerbaycan Türkçesi sayılar bu şeddeleme ve yukarda belirtilen “bin – min” ses farklılıkları dışında aynıdır. Sadece Azerice’de sözlü halk konuşmalarında seksen yerine Farsçadan gelen “həşdad” yaygın kullanılır, resmi dilde kullanılmaz. Milyar ise Azerice’de “milyard” olur.

Morfoloji prensibi yerine canlı dildeki telaffuz prensibinin benimsenmesiyle ilk ve ikinci sessiz (ünsüz) harflerin yer değiştirdiği durumlar olur. Özellikle Türkiye Türkçe’sinde  ikinci hecesi ‘r’ harfi ile başlayan kimi sözcüklerde ‘r’ harfi ile ilk hecedeki son harfin yeri değiştirilerek (metatez – göçüşme) söylenir. Örnekler: avrat – arvad, toprak – torpaq, köprü – körpü, çapraz  – çarpaz, yaprak – yarpaq, eksik – eskik, öksürmek – öskürmek, ileri – ireli.

Bazı Anadolu lehçelerinde olduğu gibi  Türkiye Türkçe’sinde “k” ile başlayan kalın “k” sesleri  Azerbaycan Türkçesinde “q” ile başlar. Örnekler: kaba – qaba, kadın – qadın, kalın – qalın,  qaytarmak (geri vermek), qara, qalın, qardaş, qız. Rusça ve Batı kökenli kelimelerde bu olmaz. Örnekler: “kalori“, “kardiolog“, “kafedra” (kürsü).

Türkiye Türkçesindeki birden fazla heceli kelimelerin sonundaki bütün “kalın k” sesleri Azerbaycan Türkçesinde “q” olur. Örnekler: yaşamak – yaşamaq, yanmak – yanmaq, toprak – torpaq. uzak – uzaq. Ancak bu “q” ler konuşma dilinde “x” ya da “h” harfi gibi okunur: torpah, uzax, olarax, aldıx, alacax.

İnce k sesleri değişmez, örneğin “gülmek – gülmək“.

Eklendiği kelimeye küçültme, sevgi, acıma ve pekiştirme ifadesi katarak “c” ile başlayan -cıq, -cik, -cuq -cük: soneklerin de de bu ses uyumu kuralı geçerlidir

qulaqcıq – kulakçık, evcik, kiçicik – küçücük, oduncuq – küçük odun, anacıq – annecik, yavrucuq – yavrucak, uşaqcıq – yavrucak, küçük çocuk, borucuq (bir tür küçük tatlı kurabiye), hörükcük – kuyruk

Bazı durumlarda Türkçe’de “g” ile başlayan kelimelerde ses “k” olur. Örneğin gönül – könül, gömlek – köynek.

Türkiye Türkçesinde ince ünlülerin yanında bulunan “ğ” nin yani “eğ”, “iğ”, “üğ”, “öğ” seslerindeki “ğ” harfinin yerini Azerbaycan Türkçesinde “y” alır, sesler “ey”, “iy”, “üy”, “öy” haline gelir. Örnekler: eğer – eyer, beğenmek – beyenmek, değer – deyer, iğne – iyne, çiğnemek – çiynemek, düğme – düyme, güğüm – güyüm, öğrenmek – öyrenmek, öğüt – öyüd, böğür – böyür, eğri – əyri.

Azerbaycan Türkçesinde “ğ” ünsüzü sadece kalın ünlülerin yanında olur. Böyle durumda Türkiye Türkçesi kelimelerde bulunan “g” harfi  2. hece başında “ğ” olur. Örnekler: vurgu – vurğu, duygu – duyğu, yorgan – yorğan, dargın – darğın, karga – qarğa. Benzer şekilde: dalğa, damğa,  lovğa, qarğaşa, qovğa, sayğac, sırğa, çağa, zoğal, yırğalama, işğal.

Azerbaycan Türkçe’sinde “ğ” Türkiye Türkçes’indeki ğ ünsüzünden daha belirgin ve baskılı olarak telafuz edilir.

Türkiye Türkçe’sinde sonu “-agı, -aği”,  hecesi ile biten kimi sözcüklerdeki bu “-agı, -aği” heceleri atılarak   yerini ‘ov’ alır. Örneğin: buzağı – buzov, kırağı – kırov, kaşağı – qaşov gibi.

Azerbaycan Türkçe’sinde bir kelime “ı” ile başlamaz. Türkiye Türkçe’sinde baştaki “ı” harfinin yerini  “i” alır. Örneğin: ırmak – irmaq, ılık – ilıq, ıslah – islah, ışık – işıq, ısrar – israr. Bazı durumlarda “ı” nın önüne “y” gelir. ırgalama- yırğalama.

Bazı Türkiye Türkçesi kelimelerin başında bulunan “yü” deki “y” harfi Azerice’de düşer. Örneğin: yüzme – üzme, yürek – ürek, yüce – uca, yüz – üz, yüzük – üzük. Ancak bu düşüm her durumda olmaz, Azerice’de “yü” ile başlayan kelimeler de vardır. Örnekler: yük, yükdaşıyan (kamyon), yüngül (hafif), yüz.

Bazı Türkiye Türkçesi kelimelerin başında bulunan yi deki y harfi Azerice’de düşer. yitmek – itmek, yirmi – iyirmi.

Bazı Türkiye Türkçesi kelimelerin başında bulunan “yı” daki “y” de Azerice’de düşer. Aynı zamanda Azerice’de kelimeler “ı” ile başlamadığından “ı“nın yerini “i” alır. Yani “yı” “i” olur. Örneğin: yıl – il, yılan – ilan. yıldırım-ildirim. Ancak bu düşümler her zaman olmaz, Azerbaycan Türkçesinde (Azerice’de) “yı” ve “yi” ile başlayan kelimeler de vardır. Örneğin “yığmaq“ (monte etmek, telefon çevirmek), yırtmaq, yıxmaq, yiye (sahip), yiv.

Türkiye Türkçesine göre birtakım sözcüklerde bir değil, birkaç ses değişimi olur. Örneğin: öyle – ele, böyle – bele, yirmi – iğirmi, otlatma – otarma, toprak – torpaq, yüce – uca.

Kimi sözcükler çok farklı ses değişimine uğrar. Örneğin: dün – dünen (halk dilinde düneğin de denir).

Azerbaycan gramerinde  “bilmək” eki Türkçeden farklı olarak önündeki kelimeden ayrı yazılır. Örnek: “görülə bilməz“. Bu ek fiiller bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmıştır BAKINIZ.

“–mı / –mi, -mu / -mü” soru ekleri halk arasında genelde kullanılmayıp, fiil sözcüğünün son hecesi uzatılmak suretiyle vurgulanarak soru cümlesi yapılır. Örneğin: kaldınız mı? – qaldınııız?, gördünüz mü? – gördünüüz?.  Resmi dilde bu yapılmaz. Ayrıca konuşma dilinde rayonlara (bölgelere) göre değişir. Mesela Nahçıvan’da, Bakü’nün yerlileri, Qazax bölgesinde herkes    “–mı / –mi, -mu / -mü” soru eklerini aynen Türkçe’deki gibi ya da  yapısı değişse bile kelimenin sonunda, fakat kelimeye bitişik olarak kullanmaktadırlar.

Türkiye Türkçesinde soru ekinden sonra gelen ekler Azerbaycan Türkçesinde soru ekinden önce yer alır. Yani soru eki daima sondadır. Örneğin: gelebilir misiniz? – gele bilersizmi? (halk dilinde genelde gele bilersiz?). Görüldüğü gibi Azerbaycan gramerinde  “bilmək” eki Türkçeden farklı olarak önündeki kelimeden ayrı yazılır. Bkz. Yukarıdaki açıklama.

Bazı durumlarda ilk hece sonundaki sessiz harf ile ikinci hece başındaki sessiz (ünsüz) harf yer değiştirir (metatez). Örneğin: tütsü – tüstü. çıplak – çılpaq.

Bazı durumlarda çoklu sessiz (ünsüz) harf yer değişimi olur, göstermek – görsetmek.

Türkçe’deki -i hali (belirtme hali) “-yı, yi” Azerice’de bazı durumlarda “-nı, -ni” şeklinde değişikliğe uğrar, kapıyı – qapını gibi. Bu konuda daha geniş açıklamalar için gramer açıklamalarımıza bakınız: TIKLAYIN

Türkiye Türkçe’sinde kelime başındaki “t” sesi bazı durumlarda Azerice’de “d” olur. Örneğin tuz – duz, tad – dad (lezzet anlamında).

Türkiye Türkçesindeki tek heceli sözcüklerdeki “k” bitimi Azerice’de bazı kelimelerde ses değişikliğine uğrar. Örneğin ak – ağ, gök – göy, uşak – uşaq.

Disimilasyon (başkalaşma), diğer bir deyişle söz zincirinde birbirine yakın ikises arasında ayrılık yaratan değişimler olur: Örneğin: yassı – yastı.  Aynı şekilde bazı Türk lehçelerindeki issi, ıssı, istık, ısık, issık (sıcak) Azerice’de isti olur.

Türkiye Türkçesindeki  v den önce gelen “a” yerine Azerice’de “o” gelir. Örnekler: av – ov, tavşan – dovşan. Okunuşlarnda dudaksıllaşma, yani bazı seslerin dudakların yuvarlaklaştırılmasıyla değişim olur: Kelime içinde o’dan sonra gelen v telâffuz edilmez; bunun yerine o uzatılır: çovdar yazılır, çoodar okunur, dovşan yazılır, dooşan okunur.

Bazı fiillerin 3. şahıs çekiminde  sondaki “r” Azerice konuşma dilinde söylenmez. …dır, “…dı“, …dırlar, “…dılar“, …dur, “...du“, …durlar, “…dular” olur. Türkiye Türkçesin’de “yoktur” Azerbaycan dilinde “yoxdu“ gibi. Resmi dilde ise ses bakımından Türkiye Türkçe’sindeki gibidir, örneğin “yoxdur“.

Türkiye Türkçe’sindeki ….yapmak genel fiili Azerbaycan dilinde belli eylem olarak ifade edilir. Örnekler. “Yemek yapmak”  denmez  “yemək bişirmeq” denir, “çay yapmak” denmez “çay dəmləmək” denir.

Türkiye Türkçesinde …ecek ile biten yumuşak sonekler Azerbaycan Türkçesinde …məli haline gelir. Örnekler: yiyecek – yeməli, içecek – içməli, görülecek – görməli, gülünecek (gülünç anlamında) – gülməli gibi. Diğer taraftan …acak kalın sonekinde sadece lehçe bitim farkı görülmektedir. Örnekler: yakacak – yanacaq (yakıt anlamında), tutacak – tutacaq , oturacak – oturacaq, durulacak yer (durak anlamında) – dayanacaq gibi.

Türkiye Türkçesinde ünlü uyumuna aykırı olan –ki aitlik eki, Azerbaycan Türkçesinde ses uyumuna bağlı olarak kullanılır. Örnek: yanındaki – “yanındakı”. Çoğu kez yabancı kökenli sözcükler de ünlü uyumuna girerler: bahçe – bağça, halde – halda. Diğer taraftan -da / -de ve -gıl / -gil ekleri Türkiye Türkçesindeki gibi ünlü uyumsuz kullanılır. Mesela: vətəndaş, halamgil.

Azerbaycan Türkçesinde sözcük başına “h” ilişmesi yaygındır. örümcek – hörümçək, örgü – hörgü, örmek, hörmek, ürme – hürmə gibi.

Türkiye Türkçe’sinde sözcük başındaki “b” bazı durumlarda “p” olur. balçık – palçıq, pişmek – bişmək.

Türkiye Türkçe’sinde sözcük başındaki “g” bazı durumlarda “k” olur. gönül – könül, göçme – köçmə, gibi – kimi

Azerbaycan Türkçesinde sözcük sonunda Türkiye Türkçe’sinden farklı olarak -b, -c, -d, -g  harfleri olabilir.  Bu durumda Türkiye Türkçe’sindeki -p yerine “–b”; kitap – kitab, hitap – xitab,  durup – durub, -ç yerine “-c”; aç – ac,  taç – tac, t yerine “-d”; armut – armud, avrat – arvad, dört – dörd, süt – süd, k yerine “-g”; fenalık – fenalıg, faik – faig, renk – rəng, denk – dəng (bazı durumlarda) gelir. 

Türkiye Türkçesinde d ve t ile başlayabilen sonekler, Azerbaycan Türkçesinde sadece d ile başlar. Örnekler: atdır,  gelmişdi, yoxdur. Ayrılma -den hali de böyledir. Örnekler: atdan, fındıqdan.

Türkiye Türkçesinde Arapça ve Farsça kökenli kelimelerde iki ünsüz arasında ünlü türemesi görülürken; Azerbaycan Türkçesinde bu kelimeler, çoğunlukla asıl şekillerini korurlar. Örnekler: asır – əsr, devir –dövr, özür– üzr, hüküm – hökm, vakit – vaxt, asıl – əsl.

Küçük ünlü uyumu-  Öz Türkçe kelimelerin ilk hecelerindeki ünlülerin düz veya yuvarlak oluşlarına göre onu takip eden hecelerdeki ünlülerin, kelimenin ilk hecesi düz ünlü (a, e, ı, i) ise yine düz, yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) ise dar yuvarlak (u, ü) veya geniş düz (a, e) olarak gelmesi kuralıdır.

Türkiye Türkçesinde uyuma girmeyen bazı kelimeler Azerbaycan Türkçesinde uyuma girerler: xoruz – horoz, xəmir – hamur, çamır – çamur, qovurma – kavurma, vs. Yabancı kelimelerde bu uyum aranmaz: futbol, termos, termometr, telefon, pedagog, mumiya.

Kaynak: Bülent Pakman

https://bpakman.wordpress.com/turkler-icin-azerice/turkce-azerice-farkliliklar/

Türkiye Türkçe’sine göre farklı kelimeler: http://wp.me/PAexV-1lX   

Lehçe farklılıkları: http://wp.me/PAexV-29P 

Fiil çekim farklılıkları: http://wp.me/PAexV-1w1

Gramer: Azerbaycan Türkçesi Grameri

Diğer gramer farklılıkları:   http://wp.me/PAexV-1NJ

Azerbaycan Türkçesi cümle yapısına ait örnekler: http://wp.me/PAexV-2Gx

Azerbaycan Türkçesi nasıl bir dil? Azerbaycan dili ile ilgili geniş bilgiler: http://wp.me/PAexV-3v3



AZERİCE AŞK SÖZLERİ

– Sen en buyuk sevgiyi hak edecek qeder mukemmel, herkesin sevmeyi hak etmeyeceyi qeder ozelsen.

– Seni sevirem cunki, senin gulumsemen bele gunesin doqusu kimi insana herseyi unutdurur.

– Sene duyduqum sevginin, en kicik zerresini bir basqasina duysaydim ona onun uqruna feda edebileceyim en deyersiz sey canim olardi.

– Sen seni ozleyenin ozleminden xebersiz ozlenmektesen, Sen varya ozlenilenlerin icinde birdenesen!

– Bir cercive asdim otaqimdan ama ici bos. Niye bos -deye sorusma cunki onsuzda hara baxsam seni gorurem.

– Xeyallarin gercek, umudlerin ise sonsuz olsun, umud ile yasa sevgi ile qal.

– Xeyir gede bilmezsen bir yere. Seni heps etmisim gozlerimin icine. Istesen qacamaqi bir kere dene. Ilisib qalarsan kipriklerime.

– Bulud kimidir menim qelbim. Basqa ureklerle toqqusar, yaqislar yaqdirar ama bu yaqisda ancaq sevdiyim insanlar islanar. Bax indi saclarina, 100% yasdir.

– Birine verilen deyer onun uqruna feda edile bileceklerle olculurse onda gozunu ac ve etrafina bax. Gorduyun her seyi sene feda ede bilerem ama sakin aynaya baxma.

– Bir urek nelere qadir olarsa, bir can bir cani neqeder severse, bir damardan ne qeder qan kecerse, yasamaq olume ne qeder deyerse sen de menim ucun o qeder deyerlisen.

– Sevginle saralib solacaq qeder, sevginle baxtiyar olacaq qeder, uqruna canimi verecek qeder sevirem desem inanarsanmi?

– Senin olan her seyi sensizliyi bele sevirem.

– Silib basdan yasama sansim olsaydi eger qusursuz olmaqa calismaz, rahat buraxirdim ureyimi, qorxmazdim daha cox risqe girib sene asiq olamaqdan.

– Sen menim gozlerimde saf bir gercek, ureyime bahar getiren bir ciceksen. Sen bedenimdeki yumusaq qudret, konul baxcamda ucusan bir kepeneksen.

– Seni her dusunduyumde ureyime bir dene ulduz sekli cekirem. Menim indi bilirsen nece dene ulduzum var? Menim artiq bir goy uzum var.

– Seni dusunduyum zaman senin meni dusunub dusunmediyinin dusuncesi dusundurur meni.

– Sevirem your eyes, cunki onlar very nice, ne olar bir defe look at me, sonra don`t forget me, qelbim tik-tak for you, because I LOVE YOU.

– Seni esil insanlarin menasiz sevgisi ile deyil, menasiz insanlarin esil sevgisi ile sevdim.

– Sevgi ele soyuqda agac altinda titresmekdir, acini ve sevinci soyuqda agac altinda titreserek paylasmaqdir.

– Sevirem seni olumsuz bir ask ile, butun qelbim, heyatim seninle, olecek bele olsam bu qelb ile, son nefesimde qisqiracam Seni Sevirem deye.

– Sehifeni ac ureyimi goreceksen, ureyimi ac sirrimi goreceksen, sirrimi ac iki kelime goreceksen: Seni Sevirem.

-Sen (S)ene inan hec kime inanma. Sen (S)eni sev hec kimi sevme. Sen (S)ene guven hec kime guvenme. Moterizedeki “S”-leri “M” ile oxu hec kime deme.

– Gozlerin sular qeder seffaf, gulusun bir usaqin gulusui qeder mehriban, mene menden ayri kecirdiyin her ani anlat.

– Gozlerimde gezdirdiyin gozlerine, senin sevginin verdiyi guvene, kelimelerimi oqurlayan dodaqlarina, qisacasi senin ucun cox darixiram.

– Gozlerin gozlerimde, ellerin ellerimde, askin icimde ve ruhun bedenimde olduqu muddetde seni cox sevmeye davam edeceyem.

– Guller soylesin sene olan sevgimi, guller soylesin yalnizliqimi, caresizliyimi, yavas yavas eriyen ureyimi guller soylesin men soylesem inanmazsan.

– Gulmek ucun xosbext olmaqi gozleme, belke de xosbextlik senin gulusundedir, sakin aqlayim deme, belke bir yerlede senin bir tek gulusun uchun yasayan biri vardir.

– Gulu sev amma tikani eline batmasin, ele birini sev ki, seni hec unutmasin, sev-sevil amma unutma, eger bilmirsense sevmeyi onda dasima o ureyi.

– Heyatda o qeder xosbext ol ki, gozyaslarindaki xosbextlik, xosbextliyi axtaran xosbextsizlere teselli olsun.

– Her seher oyanib uzunu gunese verdiyinde, gucunu ala bilmezsen isti sevgilerden, unutma sakin bir sevgiden min sevgi doqur ve o sevgilerden yepyeni bir dunya qurulur.

– Herseyin bir evveli ve sonrasi vardir deyirler. Bu yalandir mence. Senden once vardim ama belke canim senden sonra olmayacaqam inan.

– Heyata deyer bir yasam, sevmeye deyer bir ask, dostluqa deyer bir dostluqdan esla elcekme. Ne eskik ne de artiqini axtar, seni incidenle esla vaxt kecirme.

-Heyata neye geldiyimi dusunmeye baslamisdim. Seni gorenden sonra basa dusdum dunyaya gelis sebebimi.

– Heyatda ele birini sev ki, sen onun ucun olmeyi dusunerken, o senin ucun coxdan olmus olsun.

– Her dostluqun goyuzunde bir meleyi varmis. Yer uzunde biten dostluqlar ucun goyuzunde melekler aqlayarmis. Sene and olsunki bizim meleyimiz hec vaxt aglamayacaq.

– Hamini seve bilerdim Sevmeye senden baslamasaydim.

– Heyatda menim ucun en deyerli seyi sene vermek isterdim. Ama seni sene vere bilmerem ki.

- Goy uzunden ozun ucun bir uIduz sec. Senin geder parIag ve gozeI oIsun, birini de menim ucun sec, parIagIigi onemIi deyiI teki sene yaxin oIsun. 

- Unutma sen menim oz canimdan cox deyer verdiyimsen. BiI ki ne oIursa oIsun her zaman ucun ureyimdesin. 

- Gecenin sessizIiyini dinIe icindeki meni duyacagsan.QaranIiga bax uzumu goreceksen.EIIerini geIbine goy gozIerini bagIa sene ruhumu yoIIuyuram birazdan opuIeceksen. 

- Ya menim gozIerimdir seni bambasga goren, ya da her kesin gozIeri kordur! 

- QeIbimi girmag suya yazi yazmag geder cetindir. KonIumu aImag gunese toxunmag geder cetindir. Sen suya yazi yazmagi bacardin, indi gunesin batmasini gozIe.

- BiIirem sen bir uIduzsan etrafinda bir çox pIanet var. Amma unutmaki men Dünyayam ve ancag mende heyat var! 

- Seni dusunduyum zaman senin de meni dusunub-dusunmediyini dusunende meni dusundurur. 

- Heyata niye geIdiyimi dusunmeye basIamisdim, seninIe tanis oIandan sonra basa dusdum dunyaya geIis sebebimi.

- Çoxdur sene sozIerim, agIima geIdikce soyIerim, bu fani dünyada güIüm men sensiz neyIeyim? 

- GozeIsen, sirinsen, birceciyimsen.MeIekmisen? Seytanmisani BiImirem nesen.EIden eIIere atsanda oIar, men seni sevirem, sen sevmesende oIar

 - Heyatda eIe birini sev ki, sen onun ucun oImeyi dusunerken O senin ucun coxdan oImus oIsun.

 - Ay isigindadir sevgiIiye duyuIan hesret ve sevgiIine hesret oIdugun geder de ona yaxinsan! Unutma, yagisin yagdigi geder isIagsan, günesin isittiyi geder gizmar. 

- 7 dagdan 7 ayri 7 ari getirseIer, 7 arinin 7 ayri baIini getirseIer 7 dene giziI gasiga goysaIar menim geIbimdeki esgim geder sirin oImaz.

 - Qezebini yarpagIara yaz payizda toküIsün, dertIerini küIeye yaz esdiyce uzagIara aparsin, sevgimi geIbine yaz oIende seninIe basdiriIsin!.

 - Günese baxabiIerem amma üzüne esIa, atesi tutabiIerem eIini esIa, canimdan keçerem amma senden esIa, düneni unutsam beIe seni esIa.

 - Axtardigin ne varsa biIki sende tapmisam. Sende evveI yox idim seninIe var oImusam. Sendedir butun hicran, umidIer. Meni mende axtarma men artig sen oImusam!

- QeIbimde bir guI besIedim adini esg goydum gopardiIar. QeIbimde bir guI daha besIedim.Adini mehebbet goydum tapdaIadiIar.QeIbimde bir guI de besIemeye basIadim. Adini hesret goydum, heIe de yasadirIar. 

- Bir can dusun bedensiz,bir beden dusun geIbsiz, bir geIb dusun sevgisiz, bir de meni dusun sensiz.

 - Sen gozIerimde bir damIa yas oIsaydin seni itirmemek ucun omru boyu agIamazdim.

 - Kucede birini gordum.SanciIdi gozIerim gozIerine.Asig oIdugumu zenn etdi meni ozune.HaIbu ki, ne biIsin benzeyir gozIeri gozIerine. 

- EvveI yixiIdigimda gaIxmagi, oyrendim.Sonra aIova toxundugumda acini. Sevmeyi, seviImeyi oyrendim.Daha sonra ise terk ediIib gozIemeyi. Sayende unuduImag? da oyrendim. YaIniz unutmagi oyrene biImedim.

- EIe bir agaca guven ki hec gurumasin,eIe birini sev ki hec unutmasin, sev amma movsumIuk oImasin, yayda yasiI oIub gisda soImasin.

 - Darixdigin senin cunki darixirsa darixmag gozeIdir, Donecekse gozIediyin gozIemek gozeIdir. Sevirse sevdiyin bax eIe bu her seye beraberdir.

 - MesafeIer kicik sevgiIeri yox eder, boyukIeri ise artirar. Nece ki, kuIek sami sondurur, atesi aIovIandirir

- Bir sirin guIussh vurdu meni en derinden. Baxanda gamasdi gozIerim gozeIIiyinden. Sevirem sozu yixdi meni en derinen, Burax izimi ey peri eyer sevmeyeceksen!

 - Kucede birini gordum. SanciIdi gozIerim gozIerine. Asig oIdugumu zenn etdi meni ozune. HaIbuki, ne biIsin benzeyir gozIeri gozIerine.

 - Men senin meni seve biIme ehtimaIini sevdim 

- Heyatindaki üzüntüIer sahiIdeki ayag izIeri geder keçiçi ve xosbextIikIer ise mermere yaziImis yaziIar geder gaIici oIsun. 

- Men seni esI insanIarin sade sevgisi iIe yox, sade insanIarin esI sevgisi iIe sevirem. 

- Sevgi insanin hem dostu hemde dusmanidir. Insani onun kimi yixan, onun kimi sevindiren bir sey daha yoxdur heyatda. 

- QeIbimde 3 cicek boyutdum.Sevmek, seviImek ve gozIemek. Sen bunIardan ikisini gopartdin.Mene ancag biri gaIdi; gozIemek!

 - Bizim buraIarda her uIduz axanda biri oIür. Sizde ise arzu tutuIur. Sizin arzuIarinizin çin oImasi üçün bizden birinin oImesimi Iazimdir? 

- Kash ki, sen men oIaydın. Seni sevmeyin ne geder cetin oIdugunu hiss edeydin.Kas ki, men sen oIaydim.Bu geder seviImeyin Iezzetini duyaydim.

 - Dunyani gozeI oIdugu ucun deyiI, icinde sen oIdugun ucun sevirem.

 - Dunyada bir cox insan var. Bezisi duyguIu bezisi duygusuz, bezisi gorxuIu bezisi gorxusuz. 

- Bezisi agIayib bezisi guIur amma gozeIIikIere ve xosbextIiye Iayig oIan bir insan var o da indi mesajimi oxuyur 

- ‘Esg bir teatra benzeyir, bu teatrda en cetin obrazi mene veribIer:-evveI sev, sonra unut!’.

 - AgIamag isteyirsense agIama! Cunki, yaIniz senin guIusun ucun yasayan biri var.

 - Esg denizden çingiI topIamaga benzer, evveI tek-tek yigirsan sonra bir-bir atirsan. Sadece beziIerini atmaga üreyin geImir ve sen atiImayanIardansan!

 - Meni bu evde, bu meheIIede, bu kucede, bu seherde gormesen, onda biI ki, men senin gozIerinin xeyaIa daIdigi yerdeyem.

 - Bagır dunyaya butun gucunIe ve ya piciIda guIagima sessizce.Nece isteyirsen eIe eIe, yeter ki mene seni sevirem soyIe.

- KuI oImus ates yanarmi? Buz tutmus su axarmi? Bu gozIer seni sevdi basgasina baxarmi? 

- Meni bu evde,bu meheIIede,bu kucede,bu seherde gormesen, onda biIki,men senin gozIerinin xeyaIa daIdigi yerdeyem.

 - GuIIerin hamisi gozeIdi amma senin geder deyiI, seni her kes sevir amma menim geder deyiI. Axtardigin ne varsa biIki sende tapmisam. Sende evveI yox idim seninIe var oImusam. Sendedir bütün hicran, ümidIer. Meni mende axtarma men artig sen oImusam!.


azerice, azeri, azerbaycan, azeri sözleri, azerice sözler, azeri atasözleri, azeri aşk sözleri, azerbaycan sözleri, altın sözler, azeriler, azeri türkçesi, azerbaycan dili, azerbaycan türkçesi, 


LAO TZU

/ No Comments
lao tzu, lao tzu sözleri, lao tzu kimdir, lao tzu hayatı, lao tzu felsefesi, lao tzu tao te ching, lao tzu kitapları, lao tzu hikayelseri, lao tzu savaş sanat, lao tzu sözler, altın sözler,

LAO TZU KİMDİR?

Adı: Lao Tzu
Doğum: MÖ 604
Ölüm: MÖ 531
Mesleği: Çin filozofudur

Lao Zi, Kimi kaynaklaɾda adı Lao Tsu, Lao Tse, Laotze veya Laozi olaɾak da yer alır. Lao Çince 'yaşlı', Zi da 'hoca', 'bilge' demektiɾ. Tao Te Ching kitabının yazaɾı bilge Laozidiɾ.Taoizmin kuɾucusu kabul edilen, önemli biɾ Çin'li filozofduɾ.

Laozi Çin efsaneleɾine göɾe milattan önce 6. yüzyılda Chǔ Devletinin Ku ilinde (Kǔ Xiàn), yani günümüzdeki Henan eyaletinin Lùyì kasabasında doğmuştuɾ. Akademisyenleɾ ise, Çin'in Yüz Düşünce Okulu ve Savaşan Beylikleɾ Dönemi olan MÖ 4. yüzyılda yaşamış olabileceğini söyleɾleɾ. Hakkında pek çok efsane vaɾdıɾ. Biɾ ɾivayete göɾe Zhou Hanedanlığının impaɾatoɾluk kütüphanesinde aɾşivciydi; 80 yaşına geldiğinde insanlaɾın doğal güzellikleɾin ve iyiliğin yolundan gitmemesinden yoɾulmuş ve üzülmüş olaɾak Çin'i teɾk etti. sozkimin.com Hangu sınıɾ kaρısından geçeɾken muhafız Yin Xi, Laozi'dan gitmeden önce öğɾetileɾini kaleme almasını istedi ve o da Tao Te Ching kitabını yazdı. Bazılaɾına göɾe ise Laozi Çin'in efsanevi saɾı impaɾatoɾu Huang-di'ydi. Başka biɾ göɾüşe göɾe de, Tao Te Ching hepsi de Laozi takma ismini kullanan faɾklı yazaɾın kaleme aldığı metinleɾden oluşuɾ.

Çin'in ünlü tarihςilerinden Sima Qian MÖ 100 yılında yazdığı Shiji (şı-ci) adlı eserinde Laozi'nın biyografisini şu şekilde yazmiştir: ''Lao-Tzu Chou devletinin Ku mıntıkasında Li-hsiangg'da Chü-jen köyünde doğmuştur. Kendi adı Erh, aile adı Li, müstear adı Tan'dır. Chou sülalesi imparatorluğunun tarihςisi ve kütüphane muhafızıdır.' Buna göre onun asıl adı Li Tan (Lao-Tan)'dır. Lao-Tzu, ona verilmiş bir lakaρtır; ''İhtiyar Bilge'' anlamına gelir.

Çin sözlü geleneğinde MÖ 604 diye bilinen doğum yılı, Shiji'de kayıtlı değildir. Bu, tarihin daha sonraları belirlendiğini göstermektedir. Bununla beraber bu belge onun yaşadığını gösteren en iyi kanıt olarak kabul edilmektedir.

Mitolojiye göre, Laozi'nın annesi nurdan gebe kalmış, 80 yıl sonra ak saçlı, ak sakallı bir çocuk doğurmuş. İşte Laozi, yani ihtiyar çocuk lakabı buradan gelmektedir. Bu efsane daha ileriye götürülerek doğum tarihi MÖ 1321 yılına kadar çıkarılmış ve kutsal bir kişi olarak gösterilmiştir. O zaman Lao-chun adını almıştır. Bazı araştırmacılara göre, bu gibi uydurma hikâyelerin çoğu Budizm'den sonra Budist hikâyelerine rağbet iςin yazılmıştır.

LAO TZU FELSEFESİNDEN ÖRNEKLER

Kötülüğü adaletle, iyiliği iyilikle karşıla. / Lao Tzu

*

Büyük insanlar veda ederek gider, basit ve küçük insanlar ihanet ederek giderler. / Lao Tzu

*

Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret. / Lao Tzu

*

Bilgiye ulaşmak için, her gün bir şeyler ekleyin. Bilgeliğe ulaşmak için, her gün bir şeylerden kurtulun. / Lao Tzu

*

Yaşarken, toprağa yakın olun. Düşünürken, basit düşünün. anlaşmazlıklarda adil ve cömert olun. ailenizleyken her şeyinizle orada olun. / Lao Tzu

*

Başkalarını bilmek bilgeliktir, kendinizi bilmek ise aydınlanmadır. / Lao Tzu

*

Biri ne zaman bir başkasını iyi insan yapmaya çalışsa, bana göre günah işliyordur...
Sen kimsin ki yol göstereceksin?
Sen kimsin ki rehberlik edeceksin? Ve ne kadar çok rehber olursa, emin ol o kadar çok kargaşa olur...
Herkesi kendi haline bırak sen kimsin? / Lao Tzu

*

Gülün rüzgarla oynayışını hiç izlemedin mi?
Güneş ile bir aşk yaşar; çok kırılgandır.
Başını dik tutar. Kırılgandır ama güçlüdür. / Lao Tzu

*

Gerçek bilge aydınlanmanın amaç değil, anlam olduğunu anlar. / Lao Tzu

*

Emretmeden yönetebiliyorsanız lidersiniz demektir. / Lao Tzu

*

Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret. / Lao Tzu

*

Bir ülke anlayışla yönetildiğinde, insanları yalındır. Ülke şiddetle yönetildiğinde ise, insanları kurnazdır. / Lao Tzu

*

Değerli insanların yüceltilmemesi; kıskançlığı önler. Nadir bulunan şeylerin üretilmemesi; hırsızlığı önler. Arzu edilecek şeylerin teşhir edilmemesi; halkın kalbindeki fesadı önler. Bilge yönetici: kalpleri kirden temizler, karınları doyurur, hırsı öldürür, kemikleri güçlendirir, halkı bilgi ve istekten uzak tutarak masum kalmasını sağlar, kurnazlığı önler, hiçbir şey yapmamayı yapar. Böylece her şey düzene girer. / Lao Tzu

*

Görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur. / Lao Tzu

*

Mutluluğu açgözlülükle arama, ama mutluluktan da korkma. / Lao Tzu

*

Çözümlemeye bölmeye, şeyler arasında kıyaslama yapmaya son verin. Sadece evrenin merkezinde olduğunuzu görün, Her şeyi ve her varlığı; Sonsuz bedeninizin bir parçası olarak kabul edin. / Lao Tzu

*

Hayat, devamlı değişen doğal olguların zinciridir. / Lao Tzu

*

En büyük fetih mücadele etmeden kazanılır, en başarılı yönetici emretmeden yönetir. / Lao Tzu

*

Öğrenmeniz gereken üç şey vardır: Yalınlık, sabır, şefkat: Bu üç şey sizin en büyük hazinenizdir. / Lao Tzu

*

Dişi daima sakinliği ile erkeği yener. / Lao Tzu

*

Sahip olmadan üretmek. Kendini kanıtlamadan eylemek. Hükmetmeden gelişmek. / Lao Tzu

*

Bilge kişi karanlığı sever. Olur olmaza kendini kaptırmaz. Zamanı ve şartları inceler. Eğer yer ve zaman elverişliyse konuşur yoksa susar. Hazinesi olan biri, onu herkese göstermez. Demek ki gerçekten bilge olan kişi, hikmeti her gelene açıklamaz. / Lao Tzu

*

Başkalarını bilen kimse bilgili, kendini bilen kimse bilgedir. / Lao Tzu

*

Zeki, başkalarını bilendir; kendini bilen ise akıllıdır. / Lao Tzu

*

Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp, tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir; karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar; çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. / Lao Tzu

*

En iyi lider varlığı belli olmayandır, işi bittiği, amacına vardığında, diyecekler ki: biz bunu kendimiz yaptık. / Lao Tzu

*

Mutluluğun kökü derdin içine gömülüdür. Dert, mutluluğun arkasında pusuda bekler. Geleceğin ne taşıdığını kim bilebilir ki? / Lao Tzu

*

Gerçekten değerlendirdiğim üç hazinem var:birincisi sevgi ve nezaket,ikincisi tasarruf,üçüncüsü ise alçakgönüllülüktür. / Lao Tzu

*

Büyük bir milleti yönetmek küçük bir balık pişirmek gibidir; fazla kurcalarsanız mahvedersiniz. / Lao Tzu

*

Bir memlekette ne kadar çok yasa ve nizam varsa, orada o kadar çok hayduta ve hırsıza rastlanır. / Lao Tzu

*

Benim üç hazinem vardır. Onları gözbebeğim gibi saklarım: birincisi sevgidir, ikincisi kanaatkarlıktır, üçüncüsü tevâzudur. / Lao Tzu

*

Bilgiyi bilgisizlik olarak görmek, işte hayırlı olan budur. Bilgisizliği bilgi olarak görmek, istesen olan budur. Her zaman Kötü gördüğümüz bir şeyden iyileşiriz. / Lao Tzu

*

Ne olduğumu bıraktığımda, neysem o olabilirim. / Lao Tzu

*

Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi inciticek, acı verecek, sizi terkedecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır! / Lao Tzu

*

Bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor. / Lao Tzu

*

Çamurlu su doğada kat ettiği yol sayesinde arınır. İnsan yaşamının önüne çıkardıkları sayesinde kemale erer. Sürekli eylem sayesinde en hareketsiz hale kendiliğinden erişilir. / Lao Tzu

*

Başkalarına karşı zafer kazananlar kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir. / Lao Tzu

*

Bir insan, doğduğunda yumuşak ve güçsüzdür; öldüğünde, sert ve bükülmez. Bitkiler canlıyken yumuşak ve esnektir; öldüklerinde sert ve kuru. Bu yüzden sertlik ve bükülmezlik, ölümün yoldaşlarıdır, yumuşaklık ve narinlik hayatın yoldaşları. Bu yüzden; bir ordu sertleşince savaşı kaybeder. Bir ağaç sertleşince kesilir. Büyük ve güçlüler aşağıya aittir. Narin ve güçsüzler yukarıya. / Lao Tzu

*

Eğer düşüncelerinizi düzene sokarsan hayatın geri kalan her şey yerini bulur. / Lao Tzu

*

Bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan. / Lao Tzu

*

Gerçek bir üstad aydınlanmanın gaye değil, mana olduğunu anlar. Amacının erdem olduğunu anlayıp ona ulaşmak için uzun ve çoğu zaman zahmetli olan eğitimi kabul eder. Bir lider olmayı düşünmez ama üzerine düşen her türlü sorumluluğu sessizce omuzlar. Başarılarına bağlanmaz, hiçbir şeye bütünüyle güvenmez ve kendisine gelen bireylerle birlikte tüm dünyaya yol gösterir. / Lao Tzu

*

Kim dünyayı ele geçirmek ve onun efendisi olmak isterse; başarısız olur. Dünya kutsal bir vazodur: kendisinin ele geçirilmesine ve kullanılmasına dayanamaz. Onu kullanmak isteyeni yok eder. Onu ele geçiren, onu kaybeder. Kimileri yolu açar, kimileri ise yoldan yürür. Kimilerinin nefesleri hafiftir, kimilerinin sert. Kimileri güçlüdür, kimileri zayıf. Kimileri ayakta durur, kimileri ise düşer. Bilge olan kimse, her türlü aşırılıktan, taşkınlıktan ve dengesizlikten uzak durur. / Lao Tzu

*

Yontu ustasının işini yapmaya kalkan elini sakatlamazsa şanslı sayılır. / Lao Tzu

*

Aşırı seven, acımasızca karşılıksız bırakılır. Aşırı toplayan, kaybını fazlalaştırır. Az ile yetinmek, kaybı önler. Zamanında durmak, her türlü kötülüğü önler. / Lao Tzu

*

Su gibi olmalısın. Kırılmamak için bükül, düz olmak için eğril, dolmak için boşal, parçalan ki yenilen. / Lao Tzu

*

Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret. / Lao Tzu

*

Sonuna kadar doldurmadan dur, çok bilersen bıçağı ucu körlenir çok geçmeden, işini bitirdin mi çekilmesini bil. / Lao Tzu

İyi bir gezginin sabit planı ve varmaya niyeti yoktur. / Lao Tzu

*

Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır. / Lao Tzu

*

Gerçekten değerlendirdiğim üç hazinem var: Birincisi sevgi ve nezaket, ikincisi tasarruf, üçüncüsü ise alçakgönüllülüktür. / Lao Tzu

*

İnsanın büyüklüğü eyleminden değil, etkisinden gelir. / Lao Tzu

*

Eğer depresyondaysanız, geçmişte yaşıyorsunuz. Eğer endişeliyseniz, gelecekte yaşıyorsunuz. Eğer kendinizle barış içindeyseniz, şu an da yaşıyorsunuz. / Lao Tzu

*

Birisini yürekten sevmek güç verir. Birisi tarafından yürekten sevilmek cesaret verir. / Lao Tzu

*

Fidelerin de bir hayatı var. Birbirlerine çok yakın duramazlar, yoksa bu büyümelerini önler.Tıpkı biz insanlar gibi. Hayatta birbirimize saygı göstermeliyiz. Bu şekilde barış içinde ve mutlu yaşayabiliriz. / Lao Tzu

*

Yumuşaklık sertliğe, dirençsizlik kuvvete karşı zafer kazanır. Biçim alabilen şeyler sert olan şeylerden üstündür. Denetimin özü var olan her şeyle birlikte akıp onlara uyum sağlamaktan geçer. / Lao Tzu

*

Eğer bütün insanlığı uyandırmak istiyorsanız, bütünüyle kendinizi uyandırın. Dünyadaki acıları bitirmek istiyorsanız, içinizdeki karanlığı ve negatif enerjiyi yok edin. Aslında, dünyaya verebileceğiniz en büyük hediye, kendi değişiminizdir. / Lao Tzu

*

Durmaksızın mal ve mülk toplayan; buna ara vermekle daha iyi eder. Kılıcının iki ağzını durmadan döven ve bileyenin; kılıcı erken körelir. Evinde altın ve yeşim saklayanın; kapısına hırsız dolar. Zenginlik ve şeref ile kibirlenen; kendi sonunu getirir. İşini bitirince, geriye çekil, İşte budur insan olmanın yolu. / Lao Tzu

*

Acele karar vermeyin. O zaman sizin de herkesten farkınız kalmaz. Hayatın küçük bir parçasına bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar aklın durması halidir, karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insani huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz. / Lao Tzu

*

Beş renk gözü kör eder, beş sesse, kulağı sağır. Beş çeşni, tat alma duyusunu köreltir. Fazla düşünmek zihni zayıf düşürür, arzular ise kalbi öldürür. / Lao Tzu

*

Bilge kişi su gibidir, su ki, beslerken dört bir yönü, yarışmaz, tartışmaz şunu, bunu. Kibirsizce akar, seçmeden sağı solu, bu yüzdendir ki, Yol'a uyumludur yolu. / Lao Tzu

*

Olduğum şeyin gitmesine izin verdiğimde, olabileceğim şey haline gelirim. / Lao Tzu

*

Yasaklar ve tabular ne kadar çoğalırsa, halk da o kadar fakirleşir. Keskin silâhların adedi çoğaldıkça, düzensizlik de o kadar artar. Zekâ seviyesi yükseldikçe, garip şeyler de o kadar çoğalır. Yasalar çoğaldıkça, hırsızların sayısı da o kadar kabarır. / Lao Tzu

*

Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. / Lao Tzu

*

Sözle iyilik güven oluşturur, düşünce ile iyilik derinlik oluşturur, vermek ile iyilik ise SEVGİ oluşturur. / Lao Tzu

*

Akıllı adam yarışmaz, böylece kimse ona karşı kazanamaz. / Lao Tzu

*

Parmak ucuna basan, ayakta duramaz. Kibirli yürüyen, mesafe kat edemez. Kendini öne çıkaran, dikkat çekemez. Kendisini haklı gösterene, kulak verilmez. Kendini övenler, takdir edilmez. Başarıyla övünen, sonunu hazırlar. / Lao Tzu

*

Başkalarını çözmek kuvvettir. Kendini çözmek ise gerçek güçtür. / Lao Tzu

*

Dostlarını kendine yakın tut, düşmanlarını daha da yakın. / Lao Tzu

*

Diğerlerini bilenler akıllıdır, ama kendini bilenler daha akıllıdır. Diğerlerini kontrol edenler kuvvetli olabilirler, ama kendini kontrol edebilenler çok daha güçlüdür. / Lao Tzu

*

Doğru kulağa hoş gelmez. Kulağa hoş gelen doğru değildir. İyi insanlar tartışmaz. Tartışan insanlar iyi değildir. Bilen kişi öğrenmemiştir. Öğrenmiş kişi bilmez. / Lao Tzu

*

Kalite bir erdemdir! O kendini; mekandaki yaşantıda düşüncedeki derinlikte sevgideki cömertlikte İfadelerdeki gerçeklikte İdaredeki düzende eylemdeki etkide doğru zamandaki doğru harekette gösterir. / Lao Tzu

*

Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. / Lao Tzu

*

Gerçek akıl çok öğrenmekle elde edilmez,bilge istifçilik yapmaz. / Lao Tzu

*

Ağırlık, hafifliğin temelidir. Huzur, sıkıntı'nın efendisidir. Bilge kişi de her gün yoldadır; ağır yük arabasını terk etmeden. Güzel fırsatlar olsa da, o, kendi içinde barışıktır. Bin araba yükü olan sen, neden kendini hafif gösteriyorsun? Hiç unutma, hafiflik, zamanla temelden yoksun olur, sıkıntı ise benliğin efendisi olur. / Lao Tzu

*

Dünyadaki hiçbir şey sudan daha yumuşak ve zayıf değildir; fakat sert ve güçlüyle savaşta onun gibisi de yoktur! Çünkü onun yerini hiçbir şey alamaz. Zayıf güçlüyü yener ve yumuşak serte galip gelir; bu herkesin bildiği ama pek az kimsenin uyguladığı bir gerçektir. / Lao Tzu

*

Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez. / Lao Tzu

lao tzu, lao tzu sözleri, lao tzu kimdir, lao tzu hayatı, lao tzu felsefesi, lao tzu tao te ching, lao tzu kitapları, lao tzu hikayelseri, lao tzu savaş sanat, lao tzu sözler, altın sözler,

SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ

22 Eylül 2020 Salı / No Comments
Sadi Şirazi Sözleri, Etkileyici Sadi Şirazi Sözleri, Sadi Şirazi Özlü Sözleri, En Güzel Sadi Şirazi Sözleri, En Anlamlı Sadi Şirazi Sözleri, Sadi Şirazi Sözleri Facebook

Şeyh Sadi-i Şirazi'den Özlü Sözler

”Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal, tekrarsız bilgi, cesaretsiz iktidar.”
*
”İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatini duyabilesin.”
*
”Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü safra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır…”
*
”Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek.”
*
”Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.”
*
”Eğer, şu arif geçinen adam gerçekten dostunu tanısaydı, düşmanla çekişmeye vakti kalmazdı.”
*
”Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır.”
*
”Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık, bahçede lale biter, kıraç toprakta diken.”
*
”Günahsız olan, pervasız konuşur.”
*
”Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.”
*
”İnsan dilini tutup konuşmadıkça, ayıbı da hüneri de gizli kalır.”
*
”Gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledin mi, sır artık zincire girmez.”
*
”Akıl yolu kıvrım üstüne kıvrımlardan başka bir şey değildir ve arifler katında ’tan gayrı bir varlık yoktur.”
*
”Acı yaşamış, acıyı tatmış nice insanlar cennette eteklerini sürüyerek yürürler.”
*
”Günahlarından şu anda kork kıyamet günü kimseden korkun olmasın.”
*
”Güzel bir kadın bir mücevher, İyi bir kadın bir hazinedir.”
*
”Azametli adam kurum satar; çünkü büyüklüğün yumuşaklıkta olduğunu bilmez.”
*
”Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.”
*
”İnsan, ya insan gibi akıllıca söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır!”
*
”Kalbi kırılanın sözü sert olur.”
*
”İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!”
*
”Bir şehri kuşattığın ve yönetimi ele geçirdiğin zaman halka eskisinden daha iyi davran.”
*
”Benim için iyi şeyler söyleyen kimse, ancak kusurumu bana açıkça gösterendir.”
*
”Düşmanın derisini yumuşaklıkla yüzebilirsin. Sertlik gösterdin mi, dostun bile sana düşman olur.”
*
”Kalbi kırıkların hatırını sor, Osnları sevindir. Bir gün senin de Gönlün incinir.”
*
”Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?”
*
”Düşman sözü ağırına gidiyorsa dikkat et de onun ayıpladığı şeyleri yapma.”
*
”Kesme nevanı; içine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile hepsi geçer, hepsi geçer.”
*
”Hüner sahipleri, cefa gördükleri halde muhabbet gösterirler. Yolunun yiğitleri, bela okuna hedef olanlardır.”
*
”Ey akıllı kimse, hekim sana acı ilaç gönderdiği zaman hastalıktan korkma. Dost elinden gelen her şeyi iç. Hasta hekimden daha bilgili değildir.”
*
”Kıyısı görünmeyen bir suda, yüzücünün gururu işe yaramaz.”
*
”Ateş, ufacık şeyle de alevlenir fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür.”
*
”İnsan iyilik ümidi ve kötülük korkusu dolayısıyla aklın gereğini benimser.”
*
”Kişi bu, alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner.”
*
”Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.”
*
”Başarı tatlı dille elde edilir. Hırçın tabiatlı kimse daima ısdırap çeker.”
*
”Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.”
*
”Zorluya tahammül et ki bir gün ondan daha kuvvetli olasın.”
*
”İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur.”
*
”Her kim çirkin huyundan vazgeçerse, cennette sonsuz bahtiyarlıklara ulaşacaktır.”
*
”Çirkin tabiat, adamı cehenneme götürür. Çünkü iyi huy cennetten gelmiştir.”
*
”Öfke, pusudan askerini saldırttığı zaman, ortada ne insaf kalır, ne takva, ne de din kalır.”
*
”Bir düşmana üstün geldiğin zaman onu incitme, zaten kendi derdi kendine yeter.”
*
”Hizmeti yeni girenin ipini uzat fakat kesme, sonra bir daha yüzünü göremezsin.”
*
”Üstü başı temiz fakat ahlakı kirli olan kişinin cehennem kapısını açmak için anahtara ihtiyacı yoktur.”
*
”Dost gönüllerini derli toplu tutmak, hazine toplamaktan daha iyidir.”
*
”Yüzücülükte yiğit de olsan, elini ayağını ancak çıplakken kullanabilirsin. Şu halde şöhret, namus ve riya hırkasını sırtından çıkarmalısın; elbisesiyle suya batan kimse aciz kalır.”
*
”Yolu takip etmeyen bedbaht süvari, doğru yürüyen yayadan geri kalır.”
*
”Bir tek kıl ibrişim telinden bile zayıftır. Ama çoğalırsa zincirden bile sağlam olur.”
*
”Meydana çıktığı zaman yüz kızartacak olan bir sözü gizlice niçin söylemeli? Velhasıl dünyada kimse kimsenin elinden, dilinden kurtulamaz. Dile düşen için biricik çare sabretmektir.”
*
”Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.”
*
”Nice kuvvetli, nice üstün akıllar vardır ki, aşkın havası onları mağlup etmiştir. Çünkü sevda aklın kulağını büktükten sonra, akıl bir daha baş kaldıramaz.”
*
”Muhabbetin seni toprak etmesinden korkma. O mahvettiği takdirde sonsuzlaşırsın.”
*
”Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve acizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, ayyuk’a çıkarır.”
*
”Büyüklük gösterişle, lafla olmaz; yücelik dava ile kuruntu ile elde edilmez. Tevazu yüceliği arttırır, fakat gurur seni toprağa serer.”
*
”İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!”
*
”İnan ki, ateşinle gönüller dağlı olunca kıyamet günü iyilik göremezsin.”
*
”Girerse hasta öküzün biri otlağa, bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.”
*
”Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece, cahilsin demektir…”
*
”Kişi kendinden üstününü aramayı fırsat bilmelidir. Kendin gibisiyle vaktini ziyan edersin. Kendi benzerlerinin izinde ancak kendini beğenmişler yürür.”
*
”Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir ki”Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve âcizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, ayyuka çıkarır…”
*
”Bilgin ne kadar çalışırsa çalışsın, canını ecelden kurtaramaz. Cahil de, ne kadar uygunsuz şeyler yerse yesin, ölmez.”
*
”Muhtesip dolaşırken gocunanlar, terazilerinde dirhem taşı noksan olanlardır.”
*
”Halkın sevgi ve güvenini kazanırsan düşmanı gerçekten yenmişsin demektir.”
*
”Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lâkin insan olanın elinden köpeklik gelmez…”
*
”Eskiden dünyada, görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.”
*
”Taç ve taht geçicidir. Hiç gönüllere girdin mi?”
*
”Methü senâ ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle…”
*
”Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat “ver” diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır…”
*
”Meyvelerle yüklü dal, başını yere kor. Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz.”
*
”Düşmanı dostundan fazla olan kişinin, düşmanı şen, dostu mahzun olur.”
*
”Söyle mürüvvetsiz eşek arısına, bal vermez madem, sokmasın bir de.”
*
”Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.”
*
”Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan, perişan olanları gönlünden çıkarma.”
*
”Toprağın altında değişmedikçe sağlam taneden ot bitmez.”
*
”Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.”
*
”Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş, ufacık şeyle de alevlenir. Fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür…”
*
”Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.”
*
”Gönlünün dertli olmasını istemezsen, dertli gönülleri dertlerinden kurtar.”
*
”Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.”
*
”Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa, güneşin ne günahı var bunda?”
*
”İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.”
*
”Güneşler, aylar ve ülkeler daha çok zaman parlayacaklar ama sen mezar yastığından başını kaldıramayacaksın.”
*
”Kimsenin işini ayağa düşürme. Mümkündür, sen de onun ayağına pek çok düşersin.”
*
”Devri kötü olan bir zalim dünyada kalmayacak, ama onun üzerinde ebedi bir lanet kalacaktır.”
*
”Toprağın altında iken gönlü diri olan bir ölü, gönlü ölü olarak yaşayan bir bilginden daha canlıdır.”
*
”Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.”
*
”Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme.”
*
”Yolda laf atmak değil, adım atmak lazım. Yürümedikten sonra lafın manası kalmaz.”
*
”El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!”
*
”Değersiz kimselerle savaşmaktan çekin.”
*
”Marifet kapısı, kendilerine karşı bütün kapıların kapandığı kimseler için açıktır.”
*
”Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.”
*
”On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.”
*
”Eğer mertsen, mertliğinden bahsetme. Sen kendini iyilerden saydıkça kötü olursun.”
*
”Bir kadın zalim olan erkekten çok yüksektir. Köpek de halkı inciten insandan üstündür.”
*
”Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir…”
*
”Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.”
*
”Şarap sarhoşu gece yarısı, sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.”
*
”Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz…”
*
”Parayı, nimeti şimdiden ver, çünkü senindir ve senden sonra bunlar senin emrinden çıkacaktır.”
*
”İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım. Biri nefes aldığı için, diğeri verdiği için. Çünkü verip almamak, alıp vermemek var.”
*
”Ey düşüncesiz, tedbirsiz ve akılsız olan nefis, sen tek yoksulluğun yükünü çek, ama kendini gamla öldürme.
*
”Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.”
*
”Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan, izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi alimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.”
*
”Bende bir zamanlar çocuktum. Fakat Allah ötekilerden daha çok güç vermişti pazılarıma. Güçlüydüm ve gücümle benden küçükleri hırpaladım. Onları döver, gönüllerini incitirdim. Bir gün kendimden güçlü birinden dayak yedim. O gün bugündür çocukları çiçekler gibi sadece sevip koklamak ve korumak gerektiğini düşünüyorum.”
*
”Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen, çocuğuna ilim, hüner, marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan, arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.”
*
”Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler.”
*
”Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, “oğlum yavaş sür” denmez…”
*
”Bir kere serden geçen insan, başına taş ve ok yağmuru yağsa da, dileğinden el çekmez.”
*
”Varlığı perişan olan kimse ne tiz’i fark eder, ne pes’i. O, bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada gelir…”
*
”Komutanına karşı çıkan bir askere görev verilmez.”
*
”Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.”
*
”Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.”
*
”Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, adamları ağacı kökünden sökerler.”
*
”Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var, gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.”
*
”Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu: ben gelince neden ışığı söndürdün? Dedim ki: güneş doğdu zannettim…”
*
”Kuvvetlilerin yükünü zayıflar çekerken padişaha tatlı uyku haramdır.”
*
”Hedefe, okun gezi elindeyken nişan ol, ok yaydan fırladıktan sonra değil.”
*
”Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir.”
*
”Aşkına sadık olan kimse canına kıyabilendir; yüreksiz adam kendine âşıktır.”


Sadi Şirazi Sözleri, altın sözler, Etkileyici Sadi Şirazi Sözleri, Sadi Şirazi Özlü Sözleri, En Güzel Sadi Şirazi Sözleri, En Anlamlı Sadi Şirazi Sözleri, Sadi Şirazi Sözleri Facebook




ÖLDÜRMEK İLE İLGİLİ AYETLER VE SÖZLER

/ No Comments
can taşımak, altın sözler, cana kıymak ile ilgili ayetler, canlılar, deniz anası, önemli, cana kıymak ile ilgili sözler, öldürmek ile ilgili ayetler, öldürmek ile ilgili sözler

UNUTMA!

Hayat her canlı için önemli ve değerlidir.
Her canlı CAN taşıyor.
Ve bu CAN eşit değerde.
Canımız ne kadar kıymetli ise küçük bir böceğin canı da onun için o kadar kıymetli.
Deniz Anası hikayesini unutma.
Kimsenin canına kastetme.
Kimsenin canını değersiz zannetme.
Kimsenin canını yakma!
Kimsenin canına kıyma!

*

Kuran Kerim'de öldürmek ile alakalı tahmini olarak 101 ayet geçiyor...

2:28 - Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz.

2:54 - Hani bir zamanlar Musa kavmine dedi ki; Ey kavmim cidden siz o buzağıyı put edinmekle kendi kendinize zulmettiniz, bari gelin Rabbinize tevbe ile dönün de nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Bârî Teâlânız katında sizin için hayırlıdır, böylece tevbenizi kabul buyurdu. Gerçekten de o Tevvab ve Rahîm'dir.

2:61 - Hani bir zamanlar, "Ey Musa, biz tek çeşit yemeğe asla katlanamayacağız, yeter artık bizim için Rabbine dua et de bize yerin yetiştirdiği şeylerden; sebzesinden, kabağından, sarmısağından, mercimeğinden ve soğanından çıkarsın." dediniz. O da size "O üstün olanı daha aşağı olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Bir kasabaya konaklayın o vakit istediğiniz elbette olacaktır." dedi. Üzerlerine zillet ve meskenet damgası vuruldu ve nihayet Allah'dan bir gazaba uğradılar. Evet öyle oldu, çünkü Allah'ın âyetlerini inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberleri öldürüyorlardı. Evet öyle oldu, çünkü isyana dalıyorlar ve aşırı gidiyorlardı.

2:72 - Hani bir zamanlar siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmış ve onu üstünüzden atmıştınız, halbuki Allah, saklamış olduğunuzu açığa çıkaracaktı.

2:85 - Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.

2:87 - Celâlim hakkı için Musa'ya o kitabı verdik, arkasından birtakım peygamberler de gönderdik, hele Meryem oğlu İsa'ya apaçık mucizeler verdik, onu Rûhu'l-Kudüs ile de destekledik. Size nefislerinizin hoşlanmayacağı bir emirle gelen her peygambere kafa mı tutacaksınız? Kibrinize dokunduğu için onların bir kısmına yalan diyecek, bir kısmını da öldürecek misiniz?

2:91 - Onlara, "Allah ne indirdiyse ona iman edin." denildiği zaman, onlar "Biz kendimize indirilene iman ederiz." derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Oysa yanlarındaki Tevrat'ı tasdik eden gerçek vahiy odur. Onlara de ki; "Peki madem gerçek mümin sizsiniz de ne diye daha önce Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?

2:154 - Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Fakat siz sezemezsiniz.

2:178 - Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.

2:191 - Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.

2:251 - Derken, Allah'ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Calut'u öldürdü ve Allah, kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti. Eğer Allah'ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.

2:253 - O işaret olunan resuller yok mu, biz onların bazısını, bazısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.

2:258 - Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

3:21 - Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunları acıklı bir azapla müjdele!

3:102 - Ey iman edenler! Allah'tan, O'na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.

3:112 - Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üzerlerine alçaklık damgası vurulmuştur. Meğer ki Allah'ın ipine ve insanlar (müminler)ın ahdine sığınmış olsunlar. Onlar Allah'ın hışmına uğradılar ve üzerlerine de miskinlik damgası vuruldu. Bunun sebebi, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Ayrıca isyan etmiş ve haddi de aşmışlardı.

3:144 - Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.

3:145 - Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

3:154 - Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize öyle bir eminlik, öyle bir uyku indirdi ki, o, içinizden bir zümreyi örtüp bürüyordu. Bir zümre de canları sevdasına düşmüştü. Allah'a karşı, cahiliyet zannı gibi, hakka aykırı bir zan besliyorlar ve "Bu işten bize ne?" diyorlardı. De ki: "Bütün iş Allah'ındır". Onlar sana açıklamayacaklarını içlerinde saklıyorlar (ve) diyorlar ki: "Bize bu işten bir şey olsaydı burada öldürülmezdik". Onlara şöyle söyle: "Eğer siz evlerinizde olsaydınız bile, üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar yine muhakkak yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gidecekti. Allah (bunu) göğüslerinizin içindekini denemek ve yüreklerinizdekini temizlemek için yaptı. Allah göğüslerin içinde olanı bilir.

3:156 - Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu, onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

3:157 - Eğer Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah'ın bağışlaması ve rahmeti, (sizin için) onların topladıkları (dünyalıkları)ndan daha hayırlıdır.

3:158 - Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

3:168 - Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: "Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi" dediler. Onlara de ki: "Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız".

3:169 - Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab'leri katında rızıklanmaktadırlar.

3:181 - Allah, "Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafını elbette duymuştur. Onların söylediklerini ve peygamberleri haksız yere öldürmelerini yazacağız ve şöyle diyeceğiz: "Tadın o yakıcı azabı!".

3:193 - "Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, bizleri sana ermiş kullarınla beraber yanına al".

3:195 - Rableri onlara şu karşılığı verdi: "Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden, hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet edilenler, savaşanlar ve öldürülenler... Onların günahlarını elbette örteceğim ve Allah katından bir mükafat olmak üzere, onları altından ırmaklar akan cennetlere de koyacağım. En güzel mükafat Allah katındadır".

4:29 - Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

4:66 - Eğer biz onlara: "Kendinizi öldürün, veya yurtlarınızdan çıkın." diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapamazlardı. Fakat kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de daha sağlam olurdu.

4:74 - O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.

4:89 - Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.

4:91 - Diğer birtakım kimseleri de bulacaksınız ki; hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak isterler. Fitne için her davet olunuşlarında onun içine başaşağı dalarlar. Eğer bunlar sizden çekinmezlerse, kendilerini bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün. İşte bunlar aleyhinde size açık bir ferman verdik.

4:92 - Hata dışında bir mümin, diğer bir mümini öldüremez. Ve kim bir mümini yanlışlıkla öldürürse, mümin bir köle azad etmesi ve ölenin ailesine (varislerine) teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir. Ancak ölünün ailesinin bağışlaması müstesnadır. Eğer öldürülen, mümin olmakla beraber size düşman bir kavimden ise, o zaman, öldürenin bir köle azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen sizinle aralarında antlaşma olan bir kavimden ise, öldürenin, ölenin ailesine diyet vermesi ve mümin bir köle azad etmesi gerekir. Bunlara gücü yetmeyenin de Allah tarafından tevbesinin kabulü için arka arkaya iki ay oruç tutması gerekir. Allah, Alimdir (her şeyi bilendir), Hakimdir (hüküm ve hikmet sahibidir).

4:93 - Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.

4:155 - Verdikleri sözden dönmeleri, Allah'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu Allah, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.

4:157 - Bir de "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demeleridir. Oysa onu ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat öldürdükleri kimse, onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, ondan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesinlikle öldürmediler.

4:159 - Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (İsa'ya) iman etmiş olmasın. Kıyamet gününde o, onlara şahitlik edecektir.

5:27 - Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".

5:28 - "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım.

5:30 - Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.

5:32 - Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: "Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.

5:33 - Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.

5:70 - Andolsun biz, İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.

5:95 - Ey iman edenler, ihramlı iken av hayvanı öldürmeyin. İçinizden kim kasten onu öldürürse, yaptığı işin vebalini tatması için, öldürdüğü hayvanın dengi ona cezadır ki, Kâbe'ye ulaşacak bir kurban olmak üzere buna yine içinizden iki adaletli kişi hükmeder; yahut (ceza olmak üzere) bir keffarettir ki, ya o nisbette fakirleri doyurmak, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Allah geçmişi affetmiştir. Fakat kim de bu suçu tekrarlarsa, Allah ondan intikamını alır. Allah damia gâliptir, intikam sahibidir.

6:60 - Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir.

6:137 - Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak!

6:140 - Bilgisizlik yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek haram kılanlar muhakkak ki, ziyana uğradılar. Bunlar, doğru yoldan sapmışlardır; hidayete erecek de değillerdir.

6:145 - De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.

6:151 - De ki: Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, sizin de onların da rızkını biz veriyoruz. Kötülüklerin açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haksız yere Allah'ın haram kıldığı cana kıymayın. Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.

7:77 - Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; "Ey Sâlih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir! "dediler.

7:126 - "Senin bize kızman da sırf Rabbimizin âyetleri gelince onlara iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler.

7:127 - Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" Firavun da dedi ki: "Onların oğullarını öldüreceğiz, kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz."

7:141 - Hani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman, hatırlasanıza, size azabın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardı.

7:150 - Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndüğünde şöyle dedi: "Bana arkamdan ne kötü bir halef oldunuz! Rabbinizin emriyle dönüşümü beklemeden acele mi ettiniz?" Elindeki levhaları bıraktı ve kardeşi Harun'u başından tutarak kendine doğru çekmeye başladı. Harun, "Ey anamın oğlu!" dedi, "inan ki, bu kavim beni güçsüz buldu, az daha beni öldürüyorlardı, sen de bana böyle yaparak düşmanları sevindirme ve beni bu zalim kavimle bir tutma."

7:158 - De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O'dur. Bundan dolayı gelin, Allah'a ve resulüne iman edin. Allah'a ve Allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

8:17 - Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir.

8:30 - Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.

9:5 - Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

9:111 - Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alış-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.

9:116 - Hiç şüphesiz, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır. O, diriltir de, öldürür de. Size O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

10:56 - O, hem can veren, hem can alandır. Ve hepiniz O'na döndürülüp götürüleceksiniz.

11:65 - Derken, o deveyi kestiler. Bunun üzerine Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. İşte bu, yalan çıkmayacak olan kesin bir vaaddir."

12:9 - "Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."

12:10 - İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."

14:17 - Onu yutmaya çalışacak, fakat boğazından geçiremeyecek ve her yandan ona ölüm gelecek, fakat o ölemez. Arkasından da çetin bir azab gelecektir.

15:23 - Elbette biz diriltiriz ve biz öldürürüz! Ve hepsinin varisleri de biziz.

16:70 - Allah, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir.

17:31 - Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz. Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük bir suçtur.

17:33 - Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı canı öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine bir yetki verdik. O da öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü ona (dinin kendisine verdiği yetki ile) yardım olunmuştur.

18:74 - Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında Hızır hemen onu öldürdü. Musa: "Kısas olmadan masum bir cana nasıl kıyarsın? Doğrusu sen çok fena bir şey yaptın" dedi.

19:23 - Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim" dedi.

20:40 - Hani kız kardeşin (Firavun'un sarayına) giderek: "Ona bakacak birini size buluvereyim mi? diyordu. Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin. Hem sen, bir adam öldürdün de seni gamdan kurtardık. Seni çeşitli musibetlerle imtihan ettik. Bu sebeple yıllarca Medyen halkı içinde kaldın. Sonra ey Musa! Belli bir çağa (peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa) geldin.

22:58 - Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, elbette Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

22:66 - Size (ilk defa) hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da yeniden diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

23:80 - Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız?

25:3 - Kâfirler, O'nu bırakıp bir şey yaratamayan, bilakis kendileri yaratılmış olan, kendilerine ne zarar ve ne de fayda verebilen; öldürmeye, diriltmeye ve ölümden sonra tekrar canlandırmaya güçleri yetmeyen tanrılar edindiler.

25:58 - Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan. O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak O yeter.

25:68 - Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.

26:14 - "Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler."

26:81 - "O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir. "

28:9 - Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), "İkimizin de gözü aydın! Onu öldürmeyin, belki bize faydası dokunur, ya da onu evlad ediniriz" dedi. Halbuki onlar işin sonunu sezemiyorlardı.

28:19 - Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince, o adam dedi ki: "Ey Musa! Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun? Demek arabuluculardan olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!"

28:20 - Şehrin öbür ucundan bir adam geldi ve dedi ki: "Ey Musa! İleri gelenler seni öldürmek için hakkında müzakere ediyorlar. Derhal (buradan) çık! İnan ki ben senin iyiliğini isteyenlerdenim."

28:33 - Musa dedi ki: "Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."

29:24 - Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.

30:40 - Allah, O'dur ki, sizi yarattı, sonra da size rızık verdi, sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir. Hiç sizin ortak koştuklarınızdan, bunlardan birini yapacak olan var mı? Allah, onların ortak koştuklarından münezzeh ve yücedir.

33:16 - De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez. Vereceğini var saydığınız takdirde de ancak pek az faydalandırılırsınız."

33:26 - Hem de kitap ehlinden onlara yardım edenleri kalplerine korku düşürerek kalelerinden indirdi, siz onların bir kısmını katlediyordunuz, bir kısmını da esir alıyordunuz.

33:61 - Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalanırlar ve öldürülürler.

39:42 - Allah, o canları öldükleri zaman, ölmeyenleri de uyuduklarında alır. Sonra haklarında ölüm hükmü verdiklerini alıkor, diğerlerini de takdir edilmiş bir süreye kadar salıverir. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.

40:11 - Kâfirler diyecekler ki: "Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Şimdi günahlarımızı anladık. Fakat çıkmaya bir yol var mı?"

40:25 - Bunun üzerine Musa, kendilerine tarafımızdan hakkı getirince de: "Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri tutun." dediler. Fakat o kâfirlerin tuzağı da hep boşa çıkmaktadır.

40:26 - Bir de Firavun: "Bırakın beni, öldüreyim Musa'yı da o Rabbine dua etsin. Çünkü ben onun, dininizi değiştirmesinden veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum" dedi.

40:28 - Firavun ailesinden imanını saklayan bir adam da şöyle dedi: "Bir adamı, Rabbim Allah dediği için öldürecek misiniz? Halbuki o size Rabbinizden delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise çok sürmez, yalanı boynuna geçer. Fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin birkısmı olsun başınıza gelir. Şüphe yok ki Allah aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz."

40:68 - O, hem yaşatır, hem öldürür. O, bir şey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o şey de hemen oluverir.

44:8 - Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir.

45:26 - (Ey Muhammed!) De ki: "Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.

47:4 - Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman hemen boyunlarını vurun. Nihayet onlara üstün geldiğiniz zaman bağı sıkı bağlayıp esir alın. Sonra harp ağırlıklarını atıp, savaş bitince de onları ya karşılıksız olarak, ya da fidye ile salıverin. Allah'ın emri budur. Eğer Allah dileseydi onlardan başka türlü de intikam alırdı. Fakat böyle olması sizi birbirinizle denemek içindir. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmaz.

50:43 - Gerçekten biz hem yaşatırız, hem öldürürüz. Sonunda dönüş yalnız bizedir.

53:44 - Öldüren de dirilten de O'dur.

57:2 - Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, öldürür, O, her şeye kadirdir.

Kaynak: www.meal.ihya.org

Öldürmek İle İlgili Sözler

-Düşmanın kurtuluş reçetesi öldürmek içindir. Esaretin bir çeşidi de borçlandırmadır. II. Abdülhamid

-Ben savaşta bulundum, ve öldürmek kolay değil.Orası kanlı ve darmadağan ve tamamen korkutucu, ve sonuçları çok ciddi. Oliver Stone

-Bir fikir uğruna bir insan öldürmek; fikri savunmak değil bir insan öldürmektir.  Notre musique (2004)

-Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma. Şems-i Tebrizi

-Bir gün gelecek, öldürmediğim her yahudi için bana küfredeceksiniz. Adolf Hitler

-Bizi öldürmeyen güçlendirir. Friedrich Nietzsche

-Bu dünya silah tüccarlarına kalacak çünkü herkes birbirini öldürmekle meşgul. Bu hayatta kalmanın sırrıdır: Asla savaşa girme.. Özellikle de kendinle. Lord of War (2005)

-Bu dünyada herhangi bir şey kesinse, tarih bize bir şey öğretebildiyse, o da istediğin herkesi öldürebileceğindir.  The Godfather (1972)

-Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur, seni korkak, sadece bir adamı öldürmüş olacaksın. Che Guevara

-Eğer bir kere adam öldürürsen, ömür boyu tek gözün açık uyursun.  Leon: The Professional (1994)

-Hayat, yalnızca büyük küçüğü yiyor diye, o kadar da aptalcasına matematiksel değildir; bir arının aslanı öldürdüğü ya da en azından delirttiği de o kadar sık görülür.  Johan August Strindberg

-Hırsızı, katili bile affederim, gerektiğinden yapmış olabilir, ama haini asla. Emiliano Zapata

-İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler. KONFÜÇYÜS

-İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeğe hep koşa koşa gideriz. İnsanı öldürmek için gün ışığında, geniş meydanlar ararız, dipsoz.com ama onu yaratmak için karanlık köşelere gizleniriz. İnsanı yaparken gizlenip utanmak bir ödev, onu öldürmesini bilmekse birçok erdemleri içine alan bir şereftir. Biri günah, öteki sevaptır. Michel de Montaigne

-Masum insanları öldürmenin ayıbını örtecek kadar büyük bir bayrak yoktur. Howard Zinn

-Neyi sevdiğini bul ve bırak seni öldürsün. Charles Bukowski


can taşımak, altın sözler, cana kıymak ile ilgili ayetler, canlılar, deniz anası, önemli, cana kıymak ile ilgili sözler, öldürmek ile ilgili ayetler, öldürmek ile ilgili sözler