Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "filozof sözleri"

İRADE VE YALNIZLIK

19 Temmuz 2017 Çarşamba / No Comments
albert camus sözleri, albert camus sözleri facebook, filozof sözleri, ünlü düşünürlerin etkileyici sözleri, büyük düşünür sözleri, ünlü düşünürlerin özlü sözleri, yabancı yazarların sözleri kısa

Albert Camus Sözleri

İrade de bir yalnızlıktır. / Albert Camus

Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter. / Albert Camus

İnsanları seviyorum, çünkü düşüşlerini gördüm. / Albert Camus

Sevmek ya da birlikte ölmek, başka yolu yok. / Albert Camus

Bütün büyük eylemler ve büyük düşünceler başlangıçta küçüktü. / Albert Camus

Erdem, tiksinti verici değildir. Ama, erdem üstüne söylevler tiksinti vericidir. / Albert Camus

Zekayı küçümsüyorum sözü aslında, kuşkularıma katlanamıyorum anlamına gelir. Gözlerimi açık tutmayı yeğlerim. / Albert Camus

İnsan, kendi kendisinden saklamaya çalıştığı yanını sevmez. / Albert Camus

Erdem bile kargaşa zamanlarında cinayetle birleşir. / Albert Camus

Bir insanın öldürülmesi için her zaman nedenler vardır. Buna karşın, onun yaşamasını haklı çıkarmak olanaksızdır. İşte bu yüzden suçlu her zaman avukatlar bulur, masum ise bazen. / Albert Camus

Sonra her şey o kadar çabuk, kesin ve doğal biçimde olup bitti ki, şimdi hiçbir şey hatırlamıyorum. / Albert Camus

Hiç kimsenin masum olduğunu kesinlikle söyleyemeyiz, oysa herkesin suçlu olduğunu kesinlikle onaylayabiliriz. / Albert Camus

Düşünmeye başlamak, için için yenmeye başlamaktır. / Albert Camus

Üretim toplumu sadece üreticidir, yaratıcı değil. / Albert Camus

Başkaldırı ilk gerçekliğinde, tümüyle tarihsel hiçbir düşünceyi doğrulamaz. Başkaldırı birlik ister, tarihsel devrimde tümlük. Birincisi bir 'evet' e dayanan 'hayır'dan yola çıkar, ikincisi salt yoksamadan yola çıkarak çağların sonuna atılmış bir 'evet'i yaratabilmek için bütün kölelikleri bağrına basar. Biri yaratıcıdır, öteki yoksayıcı. Birincisi gittikçe daha çok var olmak için yaratmaya adanmıştır, ikincisi daha iyi yok saymak için üretmek zorundadır.Tarihsel devrim durmamacasına yıkılan şu bir gün var olma umudu içinde eyleme yönelir. / Albert Camus

Kendine ve insana yapılmış adaletsizliğe başkaldırır kişi. / Albert Camus

Dünyanın hiçbir anlamı yoktur, demek, her çeşit değer yargısını ortadan kaldırmak olur. / Albert Camus

Sorgulanmayacak hiçbir şey yoktur... / Albert Camus

Çocuklara işkence yapıIan bu dünyayı sevmeyi, öIünceye kadar reddedeceğim. / Albert Camus

GençIik, koIay mutIuIukIar için parIak bir çağdır. / Albert Camus

SuçIu bir vicdan günah çıkarmak ister. Günah çıkarmak bir sanat işidir. / Albert Camus

Ya dünyamızın bütün kendi gürültülerini aşan bir anlamı var ya da bu gürültü patırtıdan başka hiçbir gerçeği yok. / Albert Camus

Ölüm, oyuna ve kahramanlığa gerçek anlamını verir. / Albert Camus

Bugünün dünyası ancak bir efendiler ve köleler dünyası olabilir. / Albert Camus

Bildiğim tek bir görev var, o da sevme görevidir. / Albert Camus

Göz ardı etmeye zorlayan hiçbir şey doğru değildir. / Albert Camus

Kitap bir itiraftır, tanıklık etmem için gereklidir. / Albert Camus

Birini aşırı sevmek, öteki bütün insanları öldürmek demektir. / Albert Camus

İnsan, ne ise, o olmaya yanaşmayan tek yaratıktır. / Albert Camus

Ve siz şimdi kör bir öfkenin gücü ile savaşıyorsunuz. Aklın sesine değil, silah seslerine vermişsiniz kulaklarınızı, her şeyi kabartıp saplantılarınızın ardına düşmüşsünüz bütün inadınızla. / Albert Camus

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla vazgeçmez. / Albert Camus

İnsan bir kez güçlü bir biçimde sevme şansına erdi mi, tüm yaşamı bu ateşi ve bu ışığı aramakla geçer. / Albert Camus

Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın. / Albert Camus

Bir adam karısına arabasının kapısını açıyorsa emin olabilirsiniz: ya arabası yenidir, ya da karısı. / Albert Camus

Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun martı sevdiği denizden asla vazgeçmez. / Albert Camus

İnsan böyledir, aziz bayım, iki yüzü vardır onun: kendini sevmeden sevemez. / Albert Camus

Basın özgürlüğü belki de özgürlük düşüncesinin giderek aşağılanmasından en çok acı çekmiş özgürlüktür. / Albert Camus

Ateşten ve yiyecekten yoksun bir insan için özgürlük, hiç de acelesi olmayan bir lükstür. / Albert Camus

Çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar reddedeceğim. / Albert Camus

Yaşam, üstü kapanmamış bir yaradır. / Albert Camus

Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi. / Albert Camus

Umudun kalmadığı yerde, bizlere umudu yeşertmek düşer. / Albert Camus

Kişisel huzuru ve mutluluğu korumak için, haksızlığa karşı direnmek gerekir. / Albert Camus

Bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez. / Albert Camus

Hiçbir şey hissetmemek, bazen huzur verir. / Albert Camus

Sizi yıpratan insanlardan sessizce uzaklaşın. / Albert Camus
Mutluluk çoğu kez mutsuzluğumuza acıma duygusundan başka bir şey değildir. / Albert Camus

Önemli olan insan olmak, yalın olmaktır diyebilirim ve birazdan diyeceğim. Hayır, önemli olan doğru olmaktır ve bunun için de hepsi vardır. İnsanlık da, yalınlık da. / Albert Camus

Bugün annem öldü veya dün, tam hatırlamıyorum. / Albert Camus

Ben dilimin sınırlarında nöbet beklerim. / Albert Camus

Yaşam atılımı, bilinçaltının gelişmesi, usdışının haykırışı, desteklenmesi gereken, biricik arı gerçeklerdir. / Albert Camus

Gerçek umutsuzluk can çekişme, mezar ve uçurumdur. / Albert Camus

Sanat zorbalığa karşıdır. / Albert Camus

Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı. / Albert Camus

Büyük olmanın yolu da, deha gibi çalışma ve alınterinden geçer. / Albert Camus

Yolculuk, bizi yeniden oluşturan, çok ciddi ve çok yüce bir bilgi birikimidir. / Albert Camus

Özgürlüğün olmadığı bir dünyayla başa çıkmanın tek yolu, kendi varoluşunu bir başkaldırı haline getirecek kadar özgür davranmaktır. / Albert Camus

Bir kitap oluşturmak için üç yıl, o kitabı gülünç hale düşürmek için beş satır ve yanlış alıntılar. / Albert Camus

Doğruluk duygusu, haklı olmanın verdiği doyum, kedini değerlendirmenin sevinci, bayım, bizi ayakta tutan ya da ilerleten güçlü zembereklerdir. Tersine, insanları bundan yoksun ederseniz, onları ağzı köpüren köpeklere çevirirsiniz. Nice suçlar işlenmiştir, yalnızca bunları işleyenler kusurlu olmaya dayanamadıkları için! / Albert Camus

Mutluluk, bizi zorlayan kadere karşı kazanılan zaferlerin en büyüğüdür. / Albert Camus

Yaşamının bir bölümünü gizleme zorunluluğu ona erdemli bir hava veriyordu. / Albert Camus

Yüzü bu kadar acıya bağlıyken nasıl oluyor da bana yine de mutluluğu çağrıştırıyor? / Albert Camus

O çocuk olmasaydım, bu adam mı olurdum? / Albert Camus

Her şey hakkında yargıya varamazsınız. Acının da kendine göre hakları vardır. / Albert Camus

Ben, yurdumu, adaleti de severek, sevebilmek istiyorum. Kan ve yalan pahasına kazanılmış olduktan sonra her türlü büyüklüğün onda toplanmasını isteyemem. / Albert Camus

İnsan tümüyle suçlu değildir çünkü tarihi o başlatmadı, ama tümüyle suçsuz da değildir çünkü tarihi sürdürdü. / Albert Camus

Bir yazar, çokluk, okunmak için yazar. Bunun tersini söyleyenleri alkışlayalım, ama inanmayalım onlara. / Albert Camus

Felsefe, utanmazlığın çağdaş biçimidir. / Albert Camus

Şerefini bir yana bırakan inkılap, bu duygunun egemen olduğu kaynaklarına ihanet etmiş olur. / Albert Camus

Sevmekle iş bitseydi her şey fazlasıyla basit olurdu. / Albert Camus

Evren insan için uyumsuzdur ve bilinemez. / Albert Camus

Eski zamanın sanatçıları zorbalık karşısında hiç değilse susabiliyorlardı. Günümüzde zorbalık gelişti: Bugünün zorbaları ne susmayı kabul ediyorlar, ne de tarafsızlığı. / Albert Camus

Haklı olan asla öldürmeyendir. Bu demektir ki Tanrı olamaz. / Albert Camus

İnsan kendini sevmeden başkasını sevemez. / Albert Camus

Bu dünyada en büyük suç, insanların taşıdıklarından kaçmak değilse nedir? / Albert Camus

Düşünce arttıkça tedirginlik de artar. / Albert Camus

Ben yalnızca zalimlerden tiksinirim. / Albert Camus

Yabancı' saçmanın karşısındaki insanın çıplaklığını gösterir. / Albert Camus

Talihsiz insanları ekmeksiz bıraktıktan sonra, ne şatafatla, ne güzel sözlerle, ne giz dolu vaatlerle bağışlatamazsınız kendinizi. / Albert Camus

Başkaları hakkında verdiğiniz hüküm dosdoğru gelip kendi yüzünüze çarpar ve orada bazı yaralar açar sonunda. / Albert Camus

Yirminci yüzyılımız korku çağıdır. Diyeceksiniz ki korku bir bilim değildir, ama bu korkuda bilimin payı var. / Albert Camus

Hepimiz öleceğimize göre, ne zaman ve nasıl olduğunun önemsizliği meydandadır. / Albert Camus

Düşünce arttıkça tedirginlikte artar. / Albert Camus

Yaratıcı olarak ölümün kendisine hayat verdim. Ölmeden önce yaptığım şey bu. / Albert Camus

Hiç yaşamadığı şeylerden söz eden, onları işleyen yazar nefret uyandırır. Ama dikkat, bir katil, cinayetten söz edecek en uygun kişi değildir. / Albert Camus

Kısaca, mahkum idamına manen yardım etmek zorundaydı. İşlerin kolayca yürümesi kendi yararınaydı. / Albert Camus

O çocuk olmasaydım, bu adam mı olurdum? / Albert Camus

Bütün büyük olayların, büyük düşüncelerin önemsiz bir başlangıcı vardır. / Albert Camus

Merhamet faydasız olunca, insan ondan bıkar usanır. / Albert Camus

Soylu olan isyanın kendisi değil, bizden talep ettiği şeylerdir. / Albert Camus

Aşk acısının ne olduğu bilinebilir, aşkın ne olduğu bilinemez. / Albert Camus

İnsanlara boyun eğdirmek isteyenin kulağı sağırdır. / Albert Camus

Vicdan rahatsızsa, itiraf kaçınılmaz olur. / Albert Camus

Sanatçılar yaşamdan yanadırlar ölümden yana değil. / Albert Camus

Basın özgürlüğü belki de özgürlük düşüncesinin giderek aşağılanmasından en çok acı çekmiş özgürlüktür. / Albert Camus

Oldum olası içimde biri, tüm gücüyle, hiç kimse olmamaya çalışıyor. / Albert Camus

İnsan yaşamı kumara sürülen paradan öte bir şey değildir. / Albert Camus

Hiçbir ideoloji bir çocuğun gözyaşlarından daha değerli değildir. / Albert Camus

Dünyanın mutsuzluğunu yüklendik, bu cezalandırılacak bir kibirdir. / Albert Camus

Dünyadaki kötülüklerin çoğunun temelinde, başkasının varolan veya olası sorunlarını görmezden gelmek yatar, iyi niyetli yaklaşımlar da alt yapıda yetersiz ise, kötü bir niyetin ki kadar tahribata yol açabilir. / Albert Camus

Yaşamak için zaman gerekir. Her sanat yapıtı gibi yaşam da üzerinde düşünmeyi gerektirir. / Albert Camus

Yirminci yüzyılın gerçek tutkusu köleliktir. / Albert Camus

Düşünme alışkanlığı edinmeden yaşama alışkanlığı ediniyoruz. / Albert Camus

Sanatçı yalanla ve kötülükle uzlaşamaz. / Albert Camus

Hiçbir şey korkuya dayanan saygı kadar iğrenç değildir. / Albert Camus

Bazılarının, sadece normal olmak için ne büyük çaba sarf ettiğini kimse fark etmiyor. / Albert Camus

Özgürlük gelecek umudu değildir. O, şu 'an'adır ve insanlarla ve şu andaki dünyayla uyumludur. / Albert Camus

Bir insanın tek başına mutlu olması utanılacak bir şeydir. / Albert Camus

En büyük mutsuzluk; sevilmemiş olmak değil, sevmemektir! / Albert Camus

Resmi tarih oldum olası büyük katillerin tarihidir. Kabil, Habil'i bugün öldürmüş değil, ama bugün Kabil, Habil'i akıl uğruna öldürüyor ve onur madalyası istiyor. / Albert Camus

İnsan, kendinden saklamaya çalıştığı yanını sevemez. / Albert Camus

Zeki, akıllı adamların tümünün ortak eğilimi: kurallara aykırılık. / Albert Camus

Şimdi mutlu olmayı değil yalnızca bilinçli olmayı diliyorum. / Albert Camus

İnsan umutsuz olduğuna tamamen inanmışsa, umut edebilirmiş gibi davranması gerekir ya da kendini öldürmesi. / Albert Camus

Bütün gün boyunca zaman yitiriyorum ve ötekiler çok çalışkan olduğumu söylüyorlar. / Albert Camus

Beni kuru bir ağaç kovuğunda yaşamaya zorlasalardı da gökyüzüne bakmaktan başka bir işim olmasaydı. / Albert Camus

Hayatımın kusurlu yanlarını saklamak zorunda oluşum bana soğuk bir hava veriyordu, bu soğukluğu da erdemle karıştırıyorlardı. / Albert Camus

Onur, yoksulun son zenginliğidir. / Albert Camus

Merhamet faydasız olunca, insan ondan bıkar usanır. / Albert Camus

Kulağımı yüreğimin atışına veriyordum. Bunca zamandır bana arkadaşlık eden bu gürültünün durabileceğini bir türlü aklım almıyordu. / Albert Camus

İnsanı savunuyorum çünkü düştüğünü gördüm. / Albert Camus

Oldum olası içimde biri, tüm gücüyle, hiç kimse olmamaya çalışıyor. / Albert Camus

Ölüm bir istatistik ve devlet işi oldu mu, dünya işleri artık iyi gitmiyor demektir. / Albert Camus

Bir insanı sevmek, onunla birlikte yaşlanmaya razı olmaktır. / Albert Camus

Yaşamak için, utanca, yalana ve zorbalığa katlanmaktansa, ölmeye razı olmalısınız. / Albert Camus

Zannederiz ki insan, sevdiği kişi öldüğü için acı çeker, oysa asıl üzüntüsü bundan çok daha az önemsizdir: En büyük kederin bile uzun sürmeyeceğinin farkına varmaktır asıl dert. Acının kendisi bile anlamdan yoksundur. / Albert Camus

Kim cüret edebilir seni yargılamaya şu yargıçsız, şu kimsenin masum olmadığı dünyada. / Albert Camus

Dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır. Bunu fahişelikle karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır. / Albert Camus

Yalnız zaman gerekiyor mutlu olmak için. Çok zaman. Mutluluk da uzun bir sabırdır zaten. Ve çoğu kez, para aracılığıyla zaman kazanmak gerekirken, yaşamımızı para kazanarak tüketiyoruz. / Albert Camus

İnsanlarla uzun süre yaşayamıyorum. Sonsuzluğun payından bana biraz yalnızlık gerek. / Albert Camus

Erkekler ve kadınlar aşk edimi denen şeyde çabucak birbirlerini yutarlar ya da iki kişilik uzun bir alışkanlık geliştirirler. Bu uçlar arasında çoğunlukla bir orta nokta yoktur. / Albert Camus

Başkalarının ölümünü düşünememek, çağımızın bir bozukluğu. / Albert Camus

Sanatçılar yaradılışları gereği sınırlarını bilirler, ötekiler bilmez. Eski Yunan uygarlıklarında yaşayan bilginler, sınır vardır ve onu aşan belasını bulur, diyorlardı. / Albert Camus

Bizim istediğimiz insan öldürmenin haklı görülmediği bir dünyadır. / Albert Camus

Başkaldıran insan, başkaldırının kendisidir. Başkaldıran insan, adalete ve özellikle doğruluğa vurgundur. Hayır demeyi bilen insandır başkaldıran insan. / Albert Camus

Hiç kimse zevklerinde iki yüzlü değildir. / Albert Camus

Yaşadığım dünyadan iğreniyorum; ama orada acı çeken insanlara bağlıyım. / Albert Camus

İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer. / Albert Camus

Katilin ruhu kördür ve insan her tür sağduyudan yoksunsa güzel aşk ve gerçek iyilik diye bir şey olamaz. / Albert Camus

Huzur, insanın vicdanında yaşattığı, sağır-dilsiz bir çocuktur. / Albert Camus

Hakiki ve ciddi bir tek felsefi sorun vardır: İntihar. Hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak, bu felsefenin temel sorusunu cevaplamaktır. / Albert Camus

İnsanlar gösterdiğiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak siz öldüğünüzde inanırlar. Hayatta olduğunuz sürece durumunuz kuşkuludur. Kuşkulu olmaktan çıkmak için düpedüz var olmaktan çıkmak gerekir. / Albert Camus

Neden bir filozof değil de bir sanatçıyım? Çünkü fikirlere değil, sözcüklere göre düşünüyorum. / Albert Camus

Ölmek zorunda olduğumu ne zaman düşünüversem, pelerinimi yere seriyorum ve uyumaya doymuyorum. / Albert Camus

Hayatın anlamı en önemli meseledir. / Albert Camus

Kültür ve onun vaat ettiği göreli özgürlük olmaksızın, mükemmel bir toplum bile bir ormanın içindedir. Tüm özgün yaratıların geleceğe bir armağan olmasının nedeni budur. / Albert Camus

İnançlarımı yargılamadan, kimseyi yargılamadım. / Albert Camus

Bu savaştan sonra ağaçlar yeniden filizlenecektir çünkü nihai olarak dünya her zaman tarihi yener. / Albert Camus

Tabi gerçek aşk pek az rastlanan bir şeydir, aşağı yukarı yüzyılda iki ya da üç kez görülür. Bunların dışında boş gurur ya da can sıkıntısı vardır. / Albert Camus

Gözünden yaş gelene kadar yaşa! / Albert Camus

Polemik yüzünden çoğumuzun gözünü perdeler bürümüş, artık insanlar arasında değil bir gölgeler dünyasında yaşıyoruz. / Albert Camus

Gölgesiz güneş yoktur ve geceyi tanımak gerekir. / Albert Camus

Bir aşk, yaşamda büyük bir aşk gerekir. Çünkü bu aşk, belimizi büken nedensiz umutsuzlukların yerini alır. / Albert Camus

Kişi susar sessizliğin basitliğine yerleşir, evrene oradan bakar. İşte o zaman başlar aydınlanmaya. / Albert Camus

Elbette her varlığın tasavvur edilmeyen bir içgüdüsel öğesi vardır ve anlayış o denli de önemli bir rol oynamaz. / Albert Camus

Suçlu her zaman avukat bulur, masum ise bazen. / Albert Camus

Her felaketin bir iyi yanı olur. / Albert Camus

Politika için yaratılmadım. Çünkü hasmın ölümünü istemekten ya da kabul etmekten acizim. / Albert Camus

Hatırlamak için yavaşlar, unutmak için hızlanırız. / Albert Camus

Bazı insanlar sevmek için, bazı insanlar yaşamak için yaratılmışlardır. / Albert Camus

Edebiyat büyük yazarların elinden alınsaydı belki de onlara ait en kişisel şey alınmış olacaktı. / Albert Camus

Tanımı gereği, devletin vicdanı yoktur. Kimi zaman bir politikası filan olduğu görülmüştür, fakat daha fazlası değil. / Albert Camus

Bir yapıtın kalbinde, orası karanlık bile olsa sönmeyen bir güneş parlar. / Albert Camus

Bir yerde kalabilmek için bazı nedenler vardır. Dostluklar, bir takım insanların sevgisi. Yoksa burada ya da başka bir yerde kalmanın bir ayrımı yok. / Albert Camus

İnsan eninde sonunda her şeye alışır. / Albert Camus

Bana bu çağı en iyi tanımlar gibi görünen şey, ayrılık. Herkes dünyanın geri kalanından, sevdiklerinden ya da alışkanlıklarından ayrıldı. / Albert Camus

Düşünmek görmeyi, dikkatli olmayı yeniden öğrenmektir, bilinci yönetmektir, her düşünceyi, her imgeyi bir ayrıcalıklı nokta durumuna getirmektir. / Albert Camus

Hiç kimsenin neyin ak, neyin kara olduğunu söyleyemediği yerde, ışık söner, özgürlük gönüllü bir tutsaklık olur. / Albert Camus

Her şeye katlanabilirim, yeter ki içimde o yoğun ve coşkun yalımı duyayım. / Albert Camus

Olduğumuz şey olmak, kendi derin ölçümüzü bulmak o kadar da kolay değil. / Albert Camus

Yaratmak, iki kez yaşamaktır. / Albert Camus

İnsanı güçsüzleştiren, yoksulluk ya da aralıksız çalışma değil. Fabrikanın tiksindirici köleliği ve banliyölerdeki yaşam. / Albert Camus

Ey genç kız kendini yine suya at da her ikimizi kurtarma şansına bir kez daha ereyim. Bir kez daha, ha, amma ihtiyatsızlık! / Albert Camus

Bilirsiniz ki; en zeki insanlar bile yanındakinden bir şişe fazla devirmekten şeref duyarlar. / Albert Camus

Anam ölmüş bugün. Belki de dün, bilmiyorum. İhtiyarlar yurdundan bir telgraf aldım: 'Anneniz vefat etti. Yarın Kaldırılacak. Saygılar.' Bundan bir şey anlaşılmıyor. / Albert Camus

Sessizliklerin en keskini susmak değil, konuşmaktır. / Albert Camus

Sanatçı tanımı gereği, bugün tarihi yapanların buyruğuna girmez. / Albert Camus

Tuhaf; yalnız kalmayı becerememek, yalnız kalmamayı da becerememek. İnsan ikisini de kabulleniyor, ikisi de yararlı. / Albert Camus

Sanatçı başkalarının katlandığı acıları uyuşturmasın içinde. / Albert Camus

İnsanlar için en ideal düzen, onların mutlu olduğu düzendir. / Albert Camus

İnsan da, yaşam da saçmadır; boşunadır, rastgeledir, sağlam hiç bir şey yoktur; ama yine de yaşamak gerekir. / Albert Camus

Bana her şeyi açıklayan öğretilerin aynı zamanda beni zayıflatmalarının nedenini şimdi anlıyorum. Kendi yaşamımın ağırlığından kurtarıyorlar beni, oysa onu yalnız başıma taşımam gerek. / Albert Camus

Yalan da kölelik de bulundukları yerde yalnızlıkları çoğaltır. / Albert Camus

Hürriyet, tarihin kaybolmayan tek değeridir. / Albert Camus

İnsanların tarihi, bir anlamda, birbiri ardından gelen başkaldırıların toplamıdır. / Albert Camus

Üzerimden ter ve güneşi silkip attım. Günün dengesini, üzerinde mutlu olduğum kumsalın o olağanüstü sessizliğini altüst ettiğimi anladım. O zaman yerde cansız yatan cesede dört el daha ateş ettim. Kurşunlar, görülmeden saplanıyordu. Yıkımın kapısını kesik kesik dört kez çalmıştım sanki. / Albert Camus

Ölümden üç sonuç çıkarıyorum: başkaldırım, özgürlüğüm ve tutkum. / Albert Camus

Her siyasal nutuk duyduğumda ya da bizi yönetenleri her okuduğumda, yıllardan beri, hiçbir biçimde insani bir ses duyamayacağımdan ürkmüşümdür. / Albert Camus

Dostoyevski,'yaşamın anlamını sevmeden önce, yaşamı sevmek gerekir',der. Evet, yaşama aşkı kaybolduğu zaman, bizi hiçbir anlam teselli etmez. / Albert Camus


Bu yazı, albert camus sözleri, albert camus sözleri facebook, filozof sözleri, ünlü düşünürlerin etkileyici sözleri, büyük düşünür sözleri, ünlü düşünürlerin özlü sözleri, yabancı yazarların sözleri kısa ile ilgilidir.

ALTIN SÖZLER-6 (NİETZSCHE'DEN)

7 Haziran 2017 Çarşamba / No Comments
altın sözler, en güzel sözler, nietzsche hayatı ve eserleri, nietzsche kimdir, nietzsche'den sözler, nietzsche sözleri, felsefe sözleri, felsefi sözler, filozof sözleri,

NİETZSCHE SÖZLERİ

Friedrich Wilhelm Nietzsche Alman filozoftur. Bu yazıda kısaca hayatını inceleyerek, felsefesinden özetler sunacağız. Yazı Nietzsche’nin kim olduğuna odaklanmıştır. Felsefesini ayrı bir yazıda inceleyeceğiz. Nietzsche, 15 Ekim 1844’te, Prusya Devleti’nde, Lützen’de doğdu. Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm’in yaş gününde doğduğu için bu isimle vaftiz edildi. Babası ve dedesi rahipti. Mütevazı, Lüteran bir aileydiler. Babası Friedrich Ludwig 1849’da  o zamanlar “beyin yumuşaması” dedikleri bir nedenle ölmüştü. Ailesinde mental rahatsızlıklar vardı.

Nietzsche’nin çocukluğu annesi, kız kardeşi, anneannesi ve iki teyzesi ile geçti. 13 yaşında Pforta eyalet okuluna başladı. Dindar, şımartılmış iyi aile çocuğu olan Nietzsche okulda “küçük Protestan papazı” diye çağrılıyordu. Derslerinde başarılıydı. On dokuz yaşına geldiğinde, papaz olabilmek için Bonn Üniversitesinde ilâhiyat ve klasik filoloji öğrenimine başladı Hayatı evdekiler tarafından planlanmıştı.Nietzsche bundan hoşnut değildi. İlk zamanlardan beri bir isyan duygusu edindi.

Bonn’da alışkanlıkları değişti. Çekingenliği bırakıp girişkenliğe yeltendi. Hatta taşkın bir öğrenci olduğu söylenebilir. Birliklere katıldı, içki içti, katıldığı bir düelloda yaralandı, öğrenci etkinliklerinden geri durmadı.  Bu dönemde “tanrı öldü” düşüncesini edindi. Tatil için eve döndüğünde bir daha kiliseye gitmemeye karar verdi. Sonraki yıl üniversitesini değiştirerek Leipzig’e yerleşti ve klasik filolojiye odaklandı.

Nietzsche kimdir 30 larYirmi bir yaşına bastığı Ekim 1865’’te Leipzig’e vardı. Buradaki genelev ziyaretlerinde frengi mikrobu kaptı. Bu yüzden kadınlara karşı muhalif bir tutum edindi. Daha sonra Schopenhauer‘in “İstem ve Tasarım olarak Dünya” adlı eserini okudu. Schopenhauer’in istemin temel rolü ile ilgili tasarımından etkilendi. “Burada her satır vazgeçiş, yadsıma ve kabulleniş çığlığıydı; burada, dünyayı, yani yaşamı ve insan doğasını ürkünç bir muhteşemlikle gördüğüm bir aynaya baktım… “

1867’de bir yıllığına Prusya ordusuna katıldı. Burada geçirdiği kaza sonucu hastaneye kaldırıldı, terfi ve terhis ettirildi. Leipzig’te üniversiteye devam etti. İlkokuldan beri en çalışkan öğrencilerdendi. Profesörlerin beğenisini kazanmıştı. Ancak filologları sevmezdi. Nietzsche’ye göre filoloji, “bir budala tarafından döllendirilen felsefe tanrıçasının bir hilkat garibesi” idi. Kararsızlık ve çaresizlik içersinde kaldı. Bu sırada besteci Richard Wagner ile tanıştı. Wagner, Nietzsche’nin babasıyla aynı yaştaydı ve fiziksel olarak da benziyordu. Eksik olan rol modeline uygundu. Onun Schonpenhauer’e olan derin sevgisini de öğrenince, hayranlığı daha da arttı. Wagner de karşılıksız kalmadı ve kendisine yakın buldu.

İŞLER

Daha sonra İsviçre’deki Basel Üniversitesinden klasik filoloji kürsüsünde profesör olmak üzere davet aldı. Yirmi dört yaşındaydı ve doktorası bile yoktu. Filolojiye olumsuz bakıyordu, ama bu öneri kendisi için geri çevrilebilecek cinsten değildi. Nisan 1869’da Basel’deki görevine başladı ve filoloji dersleri yanında felsefe derslerine de girdi. Estetiği ve klasik çağ öğrenimini sentezlemek ve uygarlığın zayıflıklarını irdeleyebileceği bir araç geliştirmek istedi.

Basel’de kültür tarihçisi Jacob Burchardt ile tanıştı. Burada Nietzsche ile aynı tinsel duruma sahip olan tek kişiydi. Belki de Nietzsche’nin hayatı boyunca saygı duyduğu tek kişiydi. Ancak biraz düzeyli ilişkilere sahipti. Hayata karşı avam duruş sergiliyordu. Nietzsche de hafta sonlarını Wagner’in lüks villasında geçirmeye başladı. Wagner burada bir opera kahramanı gibi, dileğince yaşıyordu. Genç Nietzsche baş döndürücü atmosferin ve boğucu salonların içersine girmişti.

Nietzsche olgunTemmuz 1870’de Almanya ve Fransa arasında savaş çıktı. Nietzsche vatanperverlik coşkusuyla gönüllü hasta bakıcısı olmak için başvurdu. Cephede güçlü düşmanlarla karşılaştı. İlk kez, en güçlü ve yüksek yaşama isteminin hayatta kalmak için mücadele etmekte değil, tersine güç, savaş ve egemenlik isteminde yattığı duygusunu edindi. Güç İstemi Kuramı’nı böylece oluşturdu. İleride bu düşünceden uzaklaşsa da, askerliğin etkisini inkar edemeyecektir.

Prusya galip geldi. Ancak Nietzsche savaştaki her şeyin şanlı olmadığını anladı. Sayısız üzünç verici kalıntılar gördü.  Hastalandı. Dizanteri ve difteri teşhisleriyle hastaneye sevk edildi. İki ay sonra Basel’deki görevine ve derslerine döndü. Filoloji ve felsefe derslerine odaklandı. “Tragedya’nın Doğuşu”nu yazmaya başladı. Yunan kültürünün analizini yaptı. Apolloncu (ölçülü ve düzenli), yetinmeciliğin karşısına karanlık, içgüdüsel ve Dionysoscu (coşkulu, tutku) güçleri yerleştirdi. Nietzsche’ye göre Yunan Tragedyası bu iki unsurun senteziyle oluşmuş, Sokrates’in sığ rasyonalizmi tarafından da yok edilmişti. Uygarlığın zayıflamasına neden olduğunu düşündüğü Hıristiyanlık’a  karşı diyonisyen anlayışı öne sürdü. Nietzsche’ye göre tanrı ölmüş ve Hıristiyanlık süreci sona ermişti. Hristiyanlık’ın bilinçsiz motiflerine, güç istemini hadım etmeyi amaçladığını düşündüğü “köle ahlakına” karşı saldırıya geçti.

MÜCADELELER

Nietzsche kimdir tabloDaha sonra Wagner’in entelektüel kimliğini aralayarak ondaki iticiliği keşfetti.Hristiyanlığı öven bir eser üzerinde çalışan Wagner’i eleştirdi ve ondan uzak durmaya başladı. 1879’da Basel’deki görevinden ayrıldı.Birkaç yıldır hastalık hastasıydı, ama şimdi gerçekten de hasta bir adam olmuştu. Üniversite kendisine küçük bir maaş bağladı ve doktor ona daha yumuşak iklimli yerlerde yaşamayı tavsiye etti. O da İtalya’yı, Fransa’nın güneyini ve İsviçre’yi gezdi. Gözleri iyi görmüyordu. Şiddetli ve felç edici bir baş ağrıları çekiyordu. Bu ağrılar onu zaman zaman günlerce yatağa bağlıyordu. Çoğu zaman da sayısız küçük şikayetlerden muzdaripti. İksirlerden, ilaçlardan, haplardan, kolonyalardan ve özütlerden medet umuyordu. Buna rağmen Üstinsan tasarımını geliştirdi.  Bakınız: dmy.info/ustinsan-nedir-nietzsche

Arkadaşı Paul Ree aracılığıyla yirmi bir yaşındaki Rus kızı Lou Salomé ile tanıştı. Ree ve Nietzsche Salome’ye aşık oldu. Nietzsche Ree’ye onun adına Lou ile konuşması ricasında bulundu. Reddedildi. Bir daha görüşmediler. Artık yalnız yaşıyor, yüksek, uzak iklimlerde, ucuz odalarda kalıyordu. Bedensel şikayetlerini dindirmeye çalışırken  “Sabah Alacası”, “Şen Bilim” ve “İyinin ve Kötünün Ötesinde” gibi önemli eserler yazıyordu. Ancak okunmuyordu. Danimarka’da eserleri profesörlerce okutulmaya başlanmıştı ancak yeterince tanınmıyordu. Ocak 1889’da Turin’de, bir cadde üzerinde yürürken birden fenalaştı. Düşerken feryatlarla, az önce kırbaç yemiş bir fayton atının boynuna sarıldı.

HASTALIK VE ÖLÜM

yatalak NietzscheAşırı çalışma, yalnızlık çektiği acılar ile birlikte frenginin “beyin felcine” neden olan üçüncü evresi onu yatağa bağımlı hale getirdi. Bir hastanede kısa süreli yattıktan sonra annesinin refakatına verildi. Artık zamanının çoğunu kasılıp kalır bir durumda geçiriyordu. Sessiz sakin bir münzevi oluvermişti. Bir gün birisi ona kitap uzattığında: “Ben de iyi kitaplar yazmadım mı ? ” dedi.

Annesi 1897’de öldüğünde bakımını kız kardeşi Elisabeth Nietzsche üstlendi. Üç yıl sonra, 25 Ağustos 1900’de Nietzsche öldü. Kız kardeşi, anti semitist kocasının etkisiyle Nietzsche’nin eserlerine eklemeler yaptı. Nazilere yaranmaya çalıştı. Naziler de Nietzsche’nin üst insan fikrini kendilerince kullandılar. Onu bir aziz gibi görüyorlardı. Anca Nietzsche şöyle demişti:  “Günün birinde beni aziz ilân etmelerinden çok korkuyorum… Ben aziz biri olmak istemiyorum, öyle olmaktansa, soytarı olmayı yeğlerim…”

NİETZSCHE’DEN

Nefret, kıskançlık, açgözlülük ve her şeyi denetim altına alma arzusu gibi duygular yaşam şartlarını belirleyen ve yaşamın sürdürülmesine ilişkin yöntemler içinde özellikle, mutlaka bulunması gereken duygulardır.

Yaşadığımız zorluklardan utanç duymamalıyız ama eğer bu zorlukları işleyip bunlardan güzel bir şey ortaya çıkaramadıysak belki o zaman utanabiliriz.

Bir çağ, bir halk, bir birey ne denli büyük, ne denli korkunç tutkuların kendisini yönetmesine izin verirse ve bu tutkuları bir araç olarak kullanma yetisine ne denli sahipse, onun kültürü o denli yüksek bir düzeye ulaşacaktır.

Kötücül ve şüpheli olanı kabul etme … bunları makul biçimde yönlendirip denetim altına almaya çalışma ama asla yok etmeye uğraşmama .

Bir eylem insana ne denli mutluluk veriyorsa o denli doğru, ne denli mutsuzluk veriyorsa o denli yanlıştır. Mutluluk ile kastedilen acıdan uzak olma, mutsuzluk ile kastedilense acı çekme ve keyiften yoksun olmadır.

Şarabın insanı neşelendirdiğine inanmak için ancak Hıristiyan olmam, yani topyekün bir saçmalık olduğunu düşündüğüm şeye inanmam gerek.

Erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi zeki bir kadın tarafından sevilmektir.







altın sözler, en güzel sözler, nietzsche hayatı ve eserleri, nietzsche kimdir, nietzsche'den sözler, nietzsche sözleri, felsefe sözleri, felsefi sözler, filozof sözleri,