Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "ilahi aşk"

AŞK; ÜÇ HARF, BİR HECE, TEK NEFESTİR!

13 Mart 2019 Çarşamba / No Comments
aşk ne demektir, aşk nedir, aşkı memnu, aşkın anlamı, filozoflara göre aşk nedir, kişiye göre aşk, leyla ile mecnun, aşk sözlük anlamı, aşk sözleri, aşk şiirleri,ilahi aşk

AŞK NEDİR?


Aşk Ne Demektir?

Aşk kelimesi topu topu üç harflik bir kelimedir ancak anlamını anlatmaya sözler kifayetsiz kalıyor. Aşk denildiği zaman hiçbir zaman cümlenin sonuna nokta konulamıyor. Söz konusu aşk ise her insanda ayrı bir okyanusun manası oluyor.

Aşk kelimesi sadece üç harflik bir kelime ama aşk uğruna Mecnun olup çöle düşmek, Ferhat olup dağları delmek yasa nice isimsiz aşk öykülerinin kahramanı olmak mümkündür. Sadece erkekler için değil kadınlar için aynısı ve daha fazlası mümkündür.

Türk Dil Kurumuna Göre Aşk Nedir?

TDK’ya göre aşk kelimesinin anlamının ne olduğuna bakarak başlayalım. Arapça bir isim olan aşk kelimesinin anlamı aşağıdaki gibidir;

Toplumlara Göre Aşk

Aşk kişiden kişiye farklılık gösterdiği gibi toplumdan topluma da farklılık gösteren bir olgudur. Her toplumda aşkın yaşanış biçimi farklıdır. İnsanların kendi içinde yaşadıkları toplumların kültürel farklılıkları, yaşantıları, öfrleri, adetleri, değerleri ve kişisel özellikleri toplumlara göre aşkın farklılık kazanmasını sağlar.

Aşk üzerine binlerce söz söylenmiş, binlerce aşk şiir yazılmış, aşk kitapları yazılmış, aşk için makaleler yazılmış, aşk romanları yazılmış, aşk filmleri çekilmiş, aşk şarkıları söylenmiş, aşk resimleri çizilmiş ve böyle de devam edecektir. Bir Fransızın aşkı tanımlaması ve yaşaması farklıyken, bir Türk’ün aşkı tanımlaması ve yaşaması da farklılaşır.

Filozofa Göre Aşk

Felsefenin de en önemli konularından birisi aşk olmuştur. Filozoflara göre göre aşk bir varlık olarak görülmüş ve “aşk nedir” sorusuna tarih boyunca yanıt aranmıştır. Bugün günümüzde filozoflara ek olarak psikologlarda aşk üzerine çalışmalar yapıp çeşitli tanımlamalar yapmaktadır.

Kişiye Göre Aşk

Aynı ülkede, aynı bölgede ve hatta aynı toplumda yaşayan bireylerin de aşka yaklaşımı farklı olabilir. Kimisi aşkı kavuşmak olarak tanımlar, kimisi de aşkı kavuşmamak olarak tanımlar. “Kavuşursun meşk olur, kavuşmazsan aşk olur” sözünü de hatırlatmak gerek. Kimisi aşkın kişiye olması gerektiğini, kimisi de aşkın soyut bir kavrama olması gerektiğini savunur.

Aşk iki kişi arasında olabileceği gibi farklı şeyler için aşk söz konusudur. Kimisi ilahi aşkın peşinden gider, kimisi meslek aşkının peşinde gider, kimisi okumaya aşıktır, kimisi gezmeye aşıktır, kimizi evrene aşıktır, kimisi bir hayvana aşıktır, kimisi de bir eşyaya aşıktır. Aşk için sınır çizmek imkansızdır.

Aşkı en genel tabileri ile özetlemek gerekirse;


“Aşk gururdur.”
“Aşk özlemdir.”
“Aşk bağlılıktır.”
“Aşk emektir.”
“Aşk şiddettir.”
“Aşk tutkudur.”
“Aşk sadakattir.”
“Aşk iradedir.”

Aşkın Anlamları

1 –  Aşk acı tatlı her şeyi paylaşmaktır.
2 – Aşk demek kırık kalp demektir.
3 – Aşk paylaştıkça yücelen bir duygudur.
4 – Aşk sonsuzluktur. O sonsuzlukta kaybolmaktır.
5 – Aşk hiç gelmeyeceğini bildiğin halde beklemektir.
6 – Aşk insanda devrim yaratan bir duygudur.
7 – Aşk bütün kusurları örten sihirli bir pelerindir.
8 – Aşk zifiri karanlıkta yolu gösteren bir ışıktır.
9 – Aşk ölümün bile önünde diz çöktüğü bir tutkudur.
10 – Aşk aklın tatile çıktığı bir okuldur.
11 – Aşk noktası olmayan bir cümledir.
12 – Aşk eriyip biteceğini bildiğin halde yaktığın bir mumdur.
13 – Aşk kaybettiğinde bile kazandığını bilmektir.
14 – Aşk ulaşılması imkansız bir zirvenin adıdır.

*

AŞK YARASI

Yüreğimden aşk kurşunu yedim ben
Doktor ağlar, merhem ağlar yarama.
Dilekçemi gökyüzüne verdim ben
Yağmur ağlar, meltem ağlar yarama.

Gözyaşları kiripiklere dizilir
Damla damla yanaklara süzülür
Ruh röntgenim duygulara çizilir
Zülüf ağlar, perçem ağlar yarama.

Yazan kalem kesin yazmış fermanı
Kimse sorsam ''yoktur'' diyor dermanı
Anlatsam çıldırtır dağı - ormanı
Yangın ağlar, deprem ağlar yarama.

Aşk yarası ilaç kabul etmezmiş
Bir gelirse daha dönüp gitmezmiş
Tıb ilminin aklı fikri yetmezmiş
Hatip ağlar, ebkem ağlar yarama...

25 Eylül 1997/Yasaklı Rüyalar

Abdurrahim Karakoç

*

AŞK YARASI

şimdi sen yoksun ya kan ağlıyor gözlerim,
gidiyorsun ya ağlamaklı sözlerim,
bir yıldız kaydı gökyüzünden kalbimin ortasına kanadı kırık bir kuş misali kaldım yine sensizlikle,yorgun düştü bedenim,
ruhsuzlaştı her yerim...

kamadı artık korku diye bir şey,
hayatın kahpeliğiymiş aşk denilen şey...
hiç bir şeyim kalmadı artık yolunu gözlediğim,sevgisini beklediğim,yolunda titrediğim,belki belki ben de severim dediğim...

yoksullukmuş sevmelerim,aşk dediklerim,
uğruna ölümü bile hayat bildiğim...
zamanıdır dostlar,şimdi hayata inat bir kadeh,bir kadeh daha içelim,
içtikçe gerçekleri görelim ümitsizliği yitirip,
son bir kez daha hayata merhaba diyelim..

şuh bir kahkaha atmak geliyor içimden, doğru bilidiğim her şeye inat ayakta durduğum,yorunluğumu bile unuttuğum,sebepsizce sararıp solduğum,
en zor olanın yaşarken ölmek olduğunun...

bir ruhun ona bahşedilenden fazlasını yapamaması kadar yakıcı,insanlığın kendini yitirmesi,tüm yanlışları doğru bilmesi,aslında yaşarken ölmesi kadar üzücü,kırıcı ve imansız olanı beklemek gibi,sonsuz ümidi biriktirmekmiş aşk...

içime akan gözyaşlarımdı sevmelerim,
onun için yanıp tutuşmalarım,
onsuz asla yapamam dediklerim,ruhumu bahşettiklerim,sonsuzu istediklerim,yaşamayı bile reddetmelerim.
gitme dur demek bile artık anlamsız,
cansız bir bedende,umutsuz bir ruhla yaşamaya çalışmak bile imkansız...

kızgın değilim,kırgın değilim beni seven dostlarıma,bana yoldaş olanlara,benim için zor anlar yaşayanlara,ama yinede seviyorum beni sevmeyen ruhları,bana bir yumruk daha atmış olanları,içinde az da olsa iyilik olanları,ölmeyide yaşamak kadar çoşkuyla karşılayanları.

Mustafa Gündoğan




aşk ne demektir, aşk nedir, aşkı memnu, aşkın anlamı, filozoflara göre aşk nedir, kişiye göre aşk, leyla ile mecnun, aşk sözlük anlamı, aşk sözleri, aşk şiirleri, ilahi aşk

AŞK NEDİR?

3 Haziran 2017 Cumartesi / No Comments
aşk, aşk şiirleri, aşk sözleri, aşk ve mavi, aşk nedir, en güzel aşk sözleri, ilahi aşk, altın sözler


Aşkı genelde insanlar, bir insanın karşı cinse duyduğu güçlü bağlılık duygusal yakınlaşma, kendine ona karşı bağlı hissetme, karşı cinse karşı duyulan sevgi gibi anlamda kullanmaktadır. Halbuki aşkın anlamı ve tanımı böylemidir acaba. Evet aşk nedir?

Bilimsel anlamda aşk şu şekilde tanımlanmaktadır;
Aşkın ve sevginin hormonlarla da ilgili olduğu kanıtlanmıştır. Örneğin, annenin çocuğuna duyduğu karşılıksız, sonsuz sevginin kaynağı doğum sonrası salgılanan hormonlardır. Bu hormonlar yalnız kadınlarda(ve memeli hayvanların dişilerinde) bulunur ve yalnız doğum sonrası salgılanmaya başlar. Ancak aşk olarak tanımlanan ve karşı cinse duyulan tutkulu sevgide farklı hormonlar görev yapar. “Aşk hormonu” olarak tanımlanabilen tek bir hormon henüz bulunamasa da yapılan çalışmalarda bir deneğe aşık olduğu kişi gösterilince kanında mutluluk hormonu, cinsel istek hormonu, stres hormonu ve adrenalinin arttığı tesbit edilmiştir. Aşk olgusunda birden çok hormonun rol oynadığı ve bu hormonların görsel, işitsel veya psikolojik etkilerle salgılandığı öne sürülmüştür.

Bazı deneysel çalışmalarda PET (Position Emission Tomography) ve MRI (Magnetic Resistant Imaging) yardımıyla beyindeki aktif bölgeler gösterilerek Aşkın beyindeki merkezi gösterilmeye çalışılmıştır. bulunan bazı verilerin olmasına karşılık hala tam olarak bir fikir bütünlüğüne varılamamıştır.

Aşkın türleri ve özellikleri hakkında ise şu bilgiler bulunmaktadır;
Bu sözcük tüm dillerde ortak olmak üzere bir erkeğin bir kadını, bir kadının bir erkeği tutkuyla sevmesine gönderme yapmaktadır. Ancak, gene başka dillerde olduğu gibi, Türkçe`de de sevgi sözcüğü bilimi, tanrıyı, şiiri vb. tutkuyla sevmeye de gönderme yapabilmektedir. Bu bağlamda bilim aşkı, tanrı aşkı, şiir aşkı denebilmektedir. Sözcüğün bu tür kullanımları onun zaman içinde anlam genişlemesine uğramış olduğu konusunda bir belirti olarak değerlendirilebilir.

Bu sözcük ileride belki de taşımakta zorluk çekeceği ölçüde çok anlamla yüklü olacaktır. Belki de şimdiden böylesine anlam yüklü bir duruma gelmiştir. Kavramın uzlaşılabilir bir tanımının bir türlü yapılamaması, belki böyle bir duruma ulaşmış olduğu konusunda bir kanıttır.

Ancak insanlık ölçüsünde eski olan bu tür sözcüklerin anlamca genişlemeleri kaçınılmazdır. Sigmund Freud da sevgi sözcüğü için benzer bir sav ileri sürmektedir. O, sevginin cinsellikten şefkate dek uzanan pek çok sözcüğün işini tek başına gördüğünü söylemektedir. Bunlar arasında doğallıkla sevi sözcüğü de bulunmaktadır. Sevgi sözcüğünün tanımlanmasındaki güçlükler de buradan kaynaklanmaktadır.




AŞKIN SIRRI

21 Mayıs 2017 Pazar / No Comments
aşk nedir, en güzel aşk sözleri, altın sözler, ilahi aşk, mesneviden seçmeler, mevlanadan sözler, aşkın halleri, akıl tutulması, aynalar, aklın yolu

Akıl kalbe, kalp ruha, ruh sırra dönerse, 
Aklın sana ayna olur. Ve kalp sırla birleşir. 
Belki aklın sırrını göremezsin ama, 
Sır sana aynada kendini gösterir. 
*
Aklın sırrı AŞKTIR. 
Her şey 
AŞKLA başlar 
AŞKLA kalkar 
AŞKLA gider 
AŞKLA biter 
AŞK sırra kadem basar ve 
Sonsuzluğa kadar devam eder. acer 







aşk nedir, aşkın halleri, en güzel aşk sözleri, ilahi aşk, mesneviden seçmeler, mevlanadan sözler, sır nedir, sırra kadem basmak, 

AŞK YENİDEN

15 Nisan 2017 Cumartesi / 1 Comment
aşk sözleri, aşk yeniden, aşkı memnu

Yolu aşk olanı engelleri yok olur. 
*
Musa önünde ordu gibi bir deniz , 
arkasında deniz gibi bir ordu. 
Yolu aşk olunca deniz yol oldu. acer 



aşk, aşk nedir, aşk yeniden, deniz, hz. musa, ilahi aşk, leyla ile mecnun, musa, ordu, resimli mesajlar, yol, 

ALLAH'I HER ZAMAN ANMAK...

7 Aralık 2016 Çarşamba / No Comments
 Etiket: allah, allah aşkı, ilahi aşk, kimsesizlerin kimsesi, resimli sözler, Allah'ı zikretmek, Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir, zikrullah, subhanallah, Allah’ı anmak, Zikir, Kur’an-ı Kerim,

ALLAH'IM
SENİ HATIRLARIM...

Ne zaman çaresizliğe düşsem,
seni unuttuğumu hatırlarım.
Ey çaresizlerin çaresi,
Ey kimsesizlerin kimsesi,
Ey gariplerin sahibi,
Ey sessizlerin sesini duyan,
Ey her şeyi işiten,
Ey her şeyi bilen,
Varlığınla kuşat bizi,
Sevginle donat bizi,
Aşkınla ağlat bizi,
Seni unutturma ne olur...

*

Allah'ı Zikretmek

Kur’ân-ı Kerîm’in bildirdiğine göre; 

Allah’ı zikretmek en büyük ibadettir.

Ebedî kurtuluşa ermenin yolu Allah’ı çok zikretmektir.

Kalpler, ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşur.

Onun için mü’minler Allah’ı çok zikretmelidir;

sabah akşam, yüceliğine yakışmayan sıfatların Allah’ta bulunmayacağını söyleyip “subhânallah” diye O’nu tesbih etmelidir.

Allah Teâlâ, kendisini çok anan erkek ve kadınlara bir bağışlanma ile pek büyük bir ödül hazırlamıştır.

Allah Anılmayı İster

Allah Teâlâ, kulunun boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle ve sesini yükseltmeden sabah akşam kendini anmasını ve gafillerden olmamasını ister.

Her zaman ve her durumda, ayakta, otururken, yan yatarken bile kulunun kendisini anmasını diler.

Siz beni anın, ben de sizi anayım buyurur.

Şimdi bu konuda bir de Peygamber Efendimize kulak verelim:

Bir kul Allah’ı yalnız başına anarsa Allah da onu yalnız başına anar.

Kul, Rabbini bir toplulukla beraber anarsa O da kulunu, daha hayırlı bir topluluk içinde anar.

Ve Allah şöyle buyurur:

“Kulum beni andığı, dudakları benim adımı söyleyerek kıpırdadığı zaman ben kulumla beraber olurum.”

Zikir İnsanı Yüceltir

Efendimizin sohbeti devam ediyor:

Allah’ı çok anan erkeklerle kadınlar öne geçerler.

Onların dillerindeki zikir, sırtlarındaki günah yükünü indirir; böylece kıyamet gününde Allah’ın huzuruna hafiflemiş olarak gelirler.

Cenâb-ı Hakk’ın en sevdiği şey, kulunun Allah’ı anarak ölmesidir.

Birgün bir bedevî Rasûl-i Ekrem’in huzuruna geldi.

“Ey Allah’ın Elçisi!” dedi. “İslâmiyet’in emirleri pek çoğaldı. Bana, hiç ihmal etmeden yapacağım az, öz bir şey öğret!”

Peygamber Efendimiz ona:

“Dilin hep Allah’ı zikretsin.” buyurdu.

Allah’ın Övdüğü Topluluk

Müslümanlar Allah’ı anıp zikretmek için bir araya gelirse,

bir yandan melekler onların etrafını sarar,

öte yandan Allah’ın rahmeti onları dört bir yandan kuşatıverir;

gönüllerine derin bir huzur dolar,

ve Allah Teâlâ büyük meleklerine onları metheder.

Tenhada Allah’ı anıp gözleri yaşla dolan kişiyi, hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ kendi gölgesinde barındırır.

En Üstün Zikirler

Rasûl-i Ekrem Efendimizi dinlemeye devam ediyoruz:

Zikrin en faziletlisi “lâ ilâhe illallah” demektir.

Söylenişi kolay olan, mizanda pek ağır gelen ve Rahmân olan Allah’ı çok hoşnut eden iki cümle vardır:

“Subhânallahi ve bi-hamdihîSubhânallahi’l-azîm.”

“Subhânallahi ve bi-hamdihî” diyene cennette bir hurma ağacı dikilir.

“Subhânallahi ve bi-hamdihî” zikrini sabah, akşam yüzer defa söyleyen kimse, kıyamet gününde Allah’ın huzuruna en değerli zikri söylemiş biri olarak çıkar.

“Subhânallahi ve bi-hamdihî” zikri, Allah Teâlâ’nın melekleri ve kulları için seçip uygun gördüğü bir zikirdir.

Günde yüz defa “Subhânallahi ve bi-hamdihî” diyen kimsenin, denizköpüğü kadar günahı olsa hepsi bağışlanır.

Allah Teâlâ sözlerin arasından dört değerli cümleyi seçmiştir:

Bunlar “Subhânallah”, “elhamdülillâh”, “lâ ilâhe illallah” ve “Allahuekber” sözleridir.

Bir kimse “Subhânallah” dediğinde ona yirmi sevap yazılır, yirmi günahı affedilir.

“Allahuekber” dediğinde yine böyle olur.

“Lâ ilâhe illallah” dediğinde yine aynı şekilde hem sevap kazanır hem günahı bağışlanır.

İçinden gelerek “elhamdülillâhirabbi’l-âlemîn” dediğinde ise, ona otuz sevap yazılır, otuz günahı affedilir.

Bu zikirlerin belli bir sırası yoktur; önce hangisi söylense fark etmez.

Şunu da bilmelidir:

“Elhamdülillah” sözü mizânı doldurur;

“subhânellah” ve “elhamdülillah” zikirleri ise yer ile gökler arasını sevap ile doldurur.

Allah’ı Çok Zikretmelidir

Peygamber Efendimizi dinlemeye devam ediyoruz:

İnsanlar! Allah’ı zikrediniz!

Önce yeri yerinden oynatan birinci sûr üflenecek.

Arkasından ikincisi gelecek.

Ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak. Evet, ölüm bütün şiddetiyle gelip çatacak.

Rabbinizin yanında amellerinizin en hayırlısı, en verimlisi,

derecelerinizi en fazla yükseltecek olanı,

Allah rızası için altın, gümüş dağıtmaktan daha sevabı,

düşmanınızla çarpışıp onları öldürmekten veya bu yolda öldürülmekten daha faziletlisi nedir, biliyor musunuz?

Allah’ı zikretmektir.

Birgün Rasûl-i Ekrem:

“Cennet bahçelerine uğradığınız zaman, oradan bol bol istifade ediniz.” buyurmuştu.

Sordular:

“Cennet bahçeleri nedir, Ey Allah’ın Elçisi?”

Şöyle cevap verdi:

“Cennet bahçeleri; Subhânallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, Allahuekber, diye Allah’ın zikredildiği zikir halkalarıdır.”

Çok İstiğfâr Etmelidir

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Estağfirullah” diyerek Rabbinizin sizi bağışlamasını isteyiniz ve O’na tövbe ediniz.

Onlar, “estağfirullah” diye bağışlanma dilerken Allah onları cezalandırmaz.

Peygamber Efendimizi dinleyelim:

Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla “estağfirullah” diyerek tövbe ederim.

Amel defterine bakınca mutlu olmak isteyen, çok istiğfâr etsin.

Amel defterinde çok sayıda istiğfâr bulacak kimseye müjdeler olsun.

Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

Ey âdemoğlu!

Günahların gökyüzünü kaplayacak kadar çok olsa sonra da istiğfâr ederek benden af dilesen, günahlarının çokluğuna bakmadan hepsini affederim.


SİYER-İ NEBİ DERGİSİ, 28. SAYI / TEMMUZ-AĞUSTOS 2014
Yazar: Prof Dr. M. Yaşar KANDEMİR





Etiket: allah, allah aşkı, ilahi aşk, kimsesizlerin kimsesi, resimli sözler, Allah'ı zikretmek, Prof. Dr. Mehmet Yaşar Kandemir, zikrullah, subhanallah, Allah’ı anmak, Zikir, Kur’an-ı Kerim,