Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "kahramanlık şiirleri"

KAHRAMANLIK ŞİİRLERİ

10 Ekim 2019 Perşembe / No Comments
bir, çanakkale, destan, gel, ödev notları, gelecek, kahraman, kahramanlık destanı, millet, kahraman sözlük anlamı, kahraman kime denir, kahramanlar

KAHRAMAN KİME DENİR?
akıncı şiiri, bayrak şiiri, bir yolcuya şiiri, bu vatan kimin şiiri, çanakkale destanı, çanakkale şehitlerine şiiri, istiklal marşı, kahramanlık şiirleri, ödev notları, plevne marşı
Sözlükte kahraman kelimesinin manası:

-Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. 
-Bir olayda önemli yeri olan kimse.
-Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi
-Yiğit, cesur.
-Bir olayın, serüvenin başlıca kişisi.
-Sessiz, yumuşak kimse.

1. yiğit, cesur, (bahadır). 
2. hüküm sahibi, iş buyuran. 
3. Fars mitolojisinde Rüstem'in yendiği kimse. -  Yiğit, cesur, bahadır.

*
akıncı şiiri, bayrak şiiri, bir yolcuya şiiri, bu vatan kimin şiiri, çanakkale destanı, çanakkale şehitlerine şiiri, kahraman sözlük anlamı, kahramanlık şiirleri, ödev notları, istiklal marşı
KAHRAMANLIK ŞİİRLERİ

İSTİKLÂL MARŞI -Kahraman Ordumuza

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl,
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim; bendimi çiğner, aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar,
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın… belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyâları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecd ile bin secde eder –varsa- taşım;
Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır rûh-i mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek Arş’a değer, belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl! MEHMET AKİF ERSOY

*

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünya’da eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
- Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya -
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayasızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde - gösterdiği vahşetle "bu: bir Avrupalı"
Dedirir- yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahpesi, yahud kafesi!

Eski Dünya, yeni Dünya, bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer!
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;
Sade bir hadise var ortada: vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela..
Hani tauna da züldür bu rezil istila.
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahluk-u asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyle sefil.
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına,
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa hala bize afetti o yüz..
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz!
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: eder her biri bir mülkü harab.

Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı,
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin,
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer..
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak
Boşanır sırtlara, vadilere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından,
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, haşa, edecek kahrına ram?
Çünkü te'sis-i ilahi o metin istihkam.

Sarılır indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-u beşer;
Bu göğüslerse Hüda’nin ebedi serhaddi
"O benim sun'-u bediim onu çiğnetme!" dedi.
Asım’ın nesli.. diyordum ya.. nesilmiş gerçek,
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmiyecek!

Şüheda göğdesi, bir baksana, dağlar, taşlar..
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor; *
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki  kanın kurtarıyor Tevhid'i..
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi..
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab..
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
"Bu taşındır" diyerek Kabe' yi diksem başına,
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına.
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namiyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana..
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki,  son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili Sultanı Salahaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran..
Sen ki, İslamı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki asara gömülsen, taşacaksın.. Heyhat!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat..
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber
Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber...

Mehmet Akif Ersoy
 (1873  - 1936 )

*

AKINCI 

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!

Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna' dan kafilelerle..

Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan.
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.

Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla,
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla..

Cennette bugün gülleri açmış görürüz de,
Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde!

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!..YAHYA KEMAL BEYATLI

*

PLEVNE MARŞI (OSMAN PAŞA MARŞI)

Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Pilevne’den çıkmam diyor.

Düşman Tunayı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa’nın kolunda
Beşbin top birden patladı

Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Pilevne’den çıkmam diyor.

Düşman Tunayı atladı
Karakolları yokladı
Osman Paşa’nın kolunda
Beşbin top birden patladı


*

BAYRAK 

Şehirlerden şehirlere
Uçtu, kuş gibi, bir haber:
Bayraklar açmada fecre
Şarkının her vardığı yer.

Kaldı birdenbire step
Yalın ayaklar altında;
Yürü! Bayraklar altında,
Yürü! Davullar çalsın hep.

Önden gidene bir kurşun,
Aldı bayrağı ikinci...
Ve yiğitlerin en genci
Düştü sonunda yokuşun.

İnsan doğunca bir defa
Andırır kırılacak dalı;
Ölecektin nasıl olsa,
Öldün, alnından vurulu.

Ne toprağa gömülmektir,
Ne ruhun uçması tenden!
Ölüm, ölüm, gülerekten
Bir bayrak altında ölmektir...AHMET MUHİP DIRANAS

*

BAYRAK 

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder..
Gölgende bana da, bana da yer ver!
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar?
Yurda ay-yıldızının ışığı yeter!

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün,
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün,
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı,
Yüksek yerlerde açan çiçeğim!
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen,
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!..ARİF NİHAT ASYA

*

BU VATAN KİMİN?

Bu vatan toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır.
Bir tarih boyunca onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir.

Tutuşup kül olan ocaklarından,
Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutta gaza bayraklarından
Alnına ışıklar vuranlarındır.

Ardına bakmadan yollara düşen
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır.

İleri atılıp sellercesine
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir.

Tarihin dilinden düşmez bu destan,
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir.

Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil
Topun namlusundan görenlerindir ...Orhan Şaik GÖKYAY

*

BİR YOLCU'YA 

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, 
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.. 

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, 
Gördüğün bu tümsek, Anadolu' nda,
İstiklal uğrunda, namus yolunda, 
Can veren Mehmed' in yattığı yerdir.. 

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele, 
Mübarek kanını kattığı yerdir..

Düşün ki, haşrolan* kan, kemik, etin 
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin,
Bir harbin sonunda, bütün milletin, 
Hürriyet zevkini tattığı yerdir... NECMETTİN HALİL ONAN
çanakkale destanı, kahramanlık şiirleri, kahraman sözlük anlamı, bir yolcuya şiiri, bu vatan kimin şiiri, çanakkale şehitlerine şiiri, akıncı şiiri, bayrak şiiri, tarihte kahramanlar, ödev notları

MİLLET VE MİLLİYETÇİLİK

11 Temmuz 2017 Salı / No Comments
nihal atsız sözleri, nihal atsız şiirleri, nihal atsız kimdir, felsefi sözler, altın sözler, facebook sözleri, kahramanlık şiirleri, millet nedir, milliyetçilik nedir
*
*
*
*
*


Bu yazı, millet nedir, milliyetçilik nedir, nihal atsız şiirleri, nihal atsız sözleri, milliyetçi sözler, Türk milliyetçiliği, Nihal Atsız kimdir, kahramanlık, kahramanlar, altın sözler, facebook sözleri, tweet sözleri ile ilgilidir. 

GÜZEL YURDUM

7 Temmuz 2017 Cuma / No Comments


ataol behramoğlu kimdir, ataol behramoğlu şiirleri, ataol behramoğlu eserleri, ataol behramoğlu güzel yurdum şiiri, vatan şiirleri, kahramanlık şiirleri, ataol behramoğlu hayatı
*
*
*


Bu yazı, ataol behramoğlu kimdir, ataol behramoğlu şiirleri, ataol behramoğlu eserleri, ataol behramoğlu güzel yurdum şiiri, vatan şiirleri, kahramanlık şiirleri, ile ilgilidir.