Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "resimli mesajlar"

TEVEKKÜL ETMEK AHMAKLIK MI?

8 Ekim 2021 Cuma / No Comments
ahmak, çalışmak, iş, işçi, işçi alımı, işçilik, işkur, resimli mesajlar, tevekkül nedir, tevekkül sözleri, tevekkül ile ilgili sözler, bedizüzzaman sözleri, said nursi sözleri, ertuğrul gazi sözleri,

Ahmak çabalar, 
iş olacağına varır.

*

Tevekkül ile ilgili sözler 

Tevekkül nedir? 

Tevekkül,  Allah’a teslim olmak, güvenmek, dayanmak, bağlanmak ve sığınmak anlamlarına gelmektedir.

Dini terim olarak tevekkül ne anlama gelmektedir?

Tevekkül’ün dini terim olarak anlamıysa, bir amaca ulaşmak için gerekli olan her türlü önlemi alarak; elinden gelen tüm gayreti gösterdikten sonra kalben Allah’a bağlanıp ona güvenmek, sonucu sadece ve sadece Allah’tan beklemek anlamına gelmektedir.

Tevekkül nedir? Örnek vererek açıklayınız?

Sınava çalışan öğrencinin yüksek not almak için dua etmesi ve sonucunu Allah’a bırakmasıdır. Çaşılmadan sınava girip sonucu beklemek tevekkül olmaz.
Hasta bir kişinin tüm ilaçlarını zamanında aldıktan sonra şifa istemesi.
Yolcuk sırasında emniyet kemeri takıldıktan sonra Allah’a sığınması.

 Tevekkül ile ilgili sözler

Tevekkül Hz. Peygamber s.a.v.’in hali ve ahlâkıdır. Çalışıp kazanmak Rasulullah s.a.v.’in sünnetidir, peygamberin yolundan gitmek isteyen sünnetini terk etmesin. Sehl bin Abdullah Tüsterî (r.a.)
*
Tevekkül, ilahi kaza ve hükümlere itirazsız teslim olmaktır. (İbn Mesrûk r.a.)
*
Tevekkül, sadece içinde bulunulan günün geçim derdine düşmek, yarın düşüncesini kalpten silmektir. Ebu Bekir Zekkak (r.a.)
*
Yüce Allah’ın verdiği rızıktan bir hırs ve tamah göstermeden yemek içmektir. Ebu Ali Dekkâk (r.a.)
*
Gerçek tevekkül sahibi olan kimse, bulunduğu beldede kendisinden daha muhtaç biri varken orada bir şey yemez. Hallac-ı Mansur (r.a.)
*
Baş eğmeziz edaniye dünya-yı dun içün,
Allah’adır tevekkülümüz itimadımız. Baki
*
Bize, hepimize düşen Allah’a tevekkül etmektir. Ertuğrul Gazi
*
Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakîn, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar. Abdulkadir Geylani
*
Çalışıp da tevekkül etmek, bir yere çekilip ibâdet yapmaktan hayırlıdır. Abdullah Bin Menazil
*
Tevekkül kalbin mala ve mülke, genel olarak da yaratılmış olan şeylere güvenmeyip sadece Allah’a dayanması, Allah’ın kendisine istediklerini verdiği zaman hissettiği duygularla vermediği zamanki duygularının aynı olmasıdır. İbrahim Havvas
*
Tevekkül, esbabı bütün bütün reddetmek değildir. Belki esbabı dest-i kudretin perdesi bilip riayet ederek; esbaba teşebbüs ise bir nevi dua-yı fiilî telâkki ederek, müsebbebatı yalnız Cenâb-ı Hakk’dan istemek ve neticeleri O’ndan bilmek ve O’na minnettar olmaktan ibarettir. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri



ahmak, çalışmak, iş, işçi, işçi alımı, işçilik, işkur, resimli mesajlar, tevekkül nedir, tevekkül sözleri, tevekkül ile ilgili sözler, bedizüzzaman sözleri, said nursi sözleri, ertuğrul gazi sözleri, 

GEÇMİŞ GELECEK SÖZLERİ

22 Eylül 2021 Çarşamba / No Comments
anılar,gelecek ile ilgili sözler, geçmiş günler, geçmiş ile ilgili sözler, geçmiş zaman, geleceğimizin teminatı, gerçek dost kimdir, ölüm, resimli mesajlar, toprak, geçmiş gelecek sözleri, vefa nedir,

GELECEĞİMİZ

Biri sizi geleceğinizde görmüyorsa,
onu geçmişinize bırakma zamanı
gelmiş demektir...
Çünkü hiçbir kimse vazgeçilmez değildir.
Toprağın altı vazgeçilmezlerle doludur.

*
geçmiş gelecek sözleri, geçmiş günler, geçmiş ile ilgili sözler, geçmiş zaman, geleceğimizin teminatı, gelecek ile ilgili sözler, gerçek dost kimdir, ölüm, resimli mesajlar, toprak, vefa nedir, 
GEÇMİŞ VE GELECEK İLE İLGİLİ SÖZLER

Soru: Geleceği nasıl seziyorum? 
Cevap: Şimdinin işaretleri sayesinde. 

Gizin kökü şimdidedir; şimdiye dikkat edecek olursan, onu iyileştirebilirsin. Ve şimdiyi iyileştirebilirsen, daha sonra gelecek olan da iyi olacaktır. Paulo Coelho

*

Zor zamanlar geçiriyorsanız, sevdiklerinizi kaybetmekten dolayı acı çekiyor ya da gelecekten korkuyorsanız, hayatın sadece şimdiki zamandan mevcut olduğunu aklınızdan çıkarmayın; tüm düşünce ve hatıralarınızı şimdiki zamana yöneltin. Böyle yaptığınız takdirde, geçmişe ait tüm acılarınız, geleceğe dair tüm endişeleriniz yok olur gider, mutluluğu ve özgürlüğü duyumsarsınız. Tolstoy

*

Yakınındakileri mutlu et, uzaktakiler gelecektir. Çin Atasözü

*

Gül biraz; bunca keder, bunca göz yaşı dinsin,

Gül biraz; şu gökkubbe kahkahanı işitsin.

Her gidenin ardından koşmaya değmez hayat,

Gelecekleri bekle, gidecek varsın gitsin. Ümit Yaşar Oğuzcan

*

Gelecek; güçsüzler için ulaşılmaz, korkaklar için bilinmezlik, cesurlar için ise şanstır. Victor Hugo

*

Gelecek, bugün ne yaptığınıza göre şekillenir. Gandhi

*

Geleceği merak etme, nasıl olsa gelecek. Ama geçecek olanı iyi düşün, çünkü aklından silinmeyecek. Balzac

*

Atalarınızı değiştiremezsiniz; fakat torunlarınızla ilgili olarak bir şeyler yapabilirsiniz. Wes Izzard

*

Geçmişini sadece özlemek istemiyorsan ayak izlerini kaybetmemelisin. Gelecek senin notlarındır, geçmişse sınavın. Abraham Lincoln

*

Zaman ileriye doğru akıp gittiği sürece, büyülendiğimiz “gelecek” el değmemiş “geçmiş”ten başka bir şey değildir. Serdar Özkan

*

Benim bütün ilgim gelecektedir; çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Charles Kettering

*

Nereye gidiyorsun? Sanıyor musun ki gelecekte bir yerde varılacak bir hedef var? Hayat zaten burada! Ne diye geleceği bekleyesin ki? Niye her şeyi geleceğe erteleyesin? Ertelemek intihar etmektir. Osho

*

Zavallı gelecek! İnsanlar ona öyle çok umut besliyorlar ki, gerçekleştiğinde bütün çekiciliğini yitiriyor! Maksim Gorki

*

Yarınlar, yorgun ve bezgin kimselere değil, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir. Cicero

*

Gelecek için umut taşımak, birilerine patronluk taslamaktan daha iyi bir örnek olmanızı sağlar. Nelson Mandela

*

Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir. Birçok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir ya da evli olmadığı için acı çekiyordur.
Simone De Beauvoir

*

İnsanlar ve toplumlar gelecekleri ile ilgilenmezlerse, üzüntü ve kayıpları büyük olur. Konfüçyus

*

Gelecek su gibidir. Bütün hareketlerimiz suyu dalgalandırıp yansımasını değiştirir.
Jeaniene Frost

*

Birlikte geçireceğimiz bir gelecekten neden söz ediyorsun Milena? Olmayacağını bildiğin için mi? Franz Kafka

*

Bugünün değerini anlamadan yarını bekleyen bu insanlar, dünün geçtiğini ve yarının belki de hiç gelmeyeceğini düşünemiyorlar. Douglas Burton

*

Eğer başkalarının gelecekle ilgili olumsuz beklentilerini kabullenirseniz, kendinizle ilgili sonucu asla değiştiremezsiniz. Michael Jordan

*

Kaderimizi belirleyen seçtiklerimiz değil, aslında vazgeçtiklerimizdir. Vazgeçmen gerekenden hele bir vazgeç… Yerine gelecek olan seni bulacaktır zaten.
Burak Özdemir

*

Geçmişten çok geleceği düşünmeliyiz; çünkü bundan sonra orada yaşayacağız.
Jackson Brown

*

Çoğu insan bugünü yaşamaz. Gelecek onları yiyip bitirir. Oysa geleceği yaratan bugünü nasıl yaşadığımızdır. Her gün yeni bir hayat için fırsattır çünkü her gün hayatınızın dönüm noktasında durursunuz. Rhonda Byrne

*

Gelecek yüzyıl güçlü liderlerin değil, güçlendiren liderlerin yüzyılı olacaktır.
Bill Gates

*

Hiçbir zaman geçmişi ele alarak, geleceği planlayamazsınız. Edmund Burke

*

Yalnız geçmişine değer veren insanın, gelecek beklemeye hiçbir hakkı kalmaz.
Oscar Wilde

*

İnsan zekayla ödüllendirilmiştir. O, kendi kendini bilen bir yaşamdır; kendisinin diğer insanların, geçmişinin ve gelecekte onu bekleyen olasılıkların farkındadır.
Erich Fromm

*

Geleceği satın alabilecek tek şey, bu gündür. Samuel Johnson

*

İnsan yalnız kalır da gözlerini gelecek zamana kaparsa, rüyasında ebediyetin korkunç uçurumu açılır önünde. Miguel De Unamuno

*

Geçmişi değiştiremezsin; ama gelecek daha elinin içindedir. Hugh White

*

Fikrinizi her zaman değiştirebilirsiniz. Ancak şunu unutmayın; farklı bir gelecek seçmek, farklı bir geçmiş yaratmakla mümkündür. Richard Bach

*

Geçmiş üç H – hafıza, hüzün ve haksızlık – demek bizim için. Gelecek ise başarının süslemeleriyle bezenmiş bir sığınak, daha önce hiç sahip olmadığın bir emniyet duygusu, çoğunluğa katılma, normalleşme arzusu. Elif Şafak

*

Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimlendirip sahip olabileceğimiz bir gelecek bizi bekliyor. W. Robertson

*

Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır.
Hakan Günday

*

Geleceğin en iyi yanı, her günün teker teker gelmesidir. Abraham Lincoln

*

Gelecek korkusu, insana başının üzerindeki çatının her an yıkılabileceği, açıkta veya çatının altında kalabileceği hissini yaşatır. Naşide Gökbudak

*

Üzüntülüyseniz, ‘geçmişte’; endişeliyseniz, ‘gelecekte’ ve huzur içindeyseniz, ‘şimdiki zamanda’ yaşıyorsunuz demektir. Lao Tzu

*

Ne kadar geriye bakarsanız, o kadar ileriyi görebilirsiniz. William Churchill

*

Mazinin önünde şapkamızı çıkarıp eğilelim, istikbalin karşısında kollarımızı sıvayalım. William Churchill

*
anılar,gelecek ile ilgili sözler, geçmiş günler, geçmiş ile ilgili sözler, geçmiş zaman, geleceğimizin teminatı, gerçek dost kimdir, ölüm, resimli mesajlar, toprak, geçmiş gelecek sözleri, vefa nedir, 

OLGUN İNSANIN ÖZELLİKLERİ

16 Ağustos 2021 Pazartesi / No Comments
dostoyevski, insan nasıl olgunlaşır, olgun insan kimdir, olgun insan nedir, olgun insanın özellikleri, olgun insanın vasıfları, Olgunlaşmak nedir, resimli mesajlar, suç ve ceza,

Olgunlaşmak;
Hiç bir şeye şaşırmamaktır. 

Dostoyevski

*
dostoyevski, insan nasıl olgunlaşır, olgun insan kimdir, olgun insan nedir, olgun insanın özellikleri, olgun insanın vasıfları, Olgunlaşmak nedir, resimli mesajlar, suç ve ceza, altın sözler
OLGUN İNSANIN ÖZELLİKLERİ

Toplumlar olgun insanların sayısı oranında daha medeni ve müreffeh olur. İşte Olgun İnsanların Ortak Özellikleri:

1-Hayatın her yönünü severler, şikayet etmekle ya da olayların daha değişik olmasını istemekle vakit kaybetmezler.

2-Bağımsızlıklarına çok düşkündürler.

3-Sevgi anlayıştan, sevdiklerine hiçbir şeyi zorla kabul ettirmemeyi gerektirir.

4-Onay arama ihtiyaçları yoktur, övgü ve ödül talep etmezler.

5-Çok net ve dürüst konuşurlar, çünkü vermek istedikleri mesajları başkalarını memnun etmek için dikkatli kelimeler arkasına gizlemezler.

6-Gülmeyi ve yeri gelince başkalarını güldürmeyi iyi bilirler.

7-Kendilerini ve hayatı şikayet etmeden kabullenirler. Maddi ve manevi benliklerini sahteliklerle gizlemezler.

8-Fıtri ve tabidirler, başkalarına eğlenceli gelmeyen şeylerden zevk alma yetenekleri vardır. Gün batımını izlemek ya da kırlarda küçük bir gezinti yapabilmek, yaralı bir kediyi veterinere götürmek onlar için mükemmel bir-şeydir.

9-Başkalarını çok iyi anlarlar, şaşırıp şok olmazlar.

10-Gereksiz kavgalarda asla taraf olmazlar.

11-Hastalık hastası değildirler.

12-Dürüsttürler; yalan söylemezler, olayları çarpıtmazlar.

13-İnsanlar hakkında konuşmaz, insanlarla konuşurlar.

14-Titizlik ya da düzenlilik gibi dertleri yoktur, verimli yaşamaya bakarlar. Organizasyon nevrozundan bağımsız olduklarından kâşiftirler aynı zamanda…

15-Bu insanların müthiş enerjileri vardır, enerjileri hayatı ve hayattaki faaliyetleri sevmelerinin sonucudur.

16-Şiddetli bir merak duygusuna sahiptirler. Hep araştırır, hayatlarının her anım kavramak isterler. Her insan, varlık ve olay daha çok öğrenmek için bir fırsattır.

17-Başarısız olmaktan korkmazlar, hatta onu sevinçle kabul ederler. Bu insanlar kendilerine zarar verecek duygulan yok etme ve kendilerine verdikleri değeri artıracak olanları doya doya yaşama yeteneğine sahiptirler.

18-Asla kendilerini savunma ihtiyaçları duymazlar. Basitçe “Her şey yolunda, biz yalnızca farklıyız. Anlaşmak zorunda değiliz!” derler. Bir tartışmayı kazanma ve muhatabı yanlışlığına ikna etme ihtiyacı duymadan hemen orada keserler.

19-Değerleri dar değildir; bu yüzden insan kazanmaya çalışırlar, kaybetmeye değil.

20-Kimseyi putlaştırmazlar. Herkesi insan olarak görür, hiç kimseyi insanüstü konuma getirmezler.

21-Başkalarının yeteneksizliği sebebiyle kazanmak yerine, zaferi kendi gayretleriyle elde etmeyi yeğlerler.

22-Onun bunun hatalarıyla ilgilenmezler, kendi değerlerini yaşayıp yaşatmaya çalışırlar.

23-Tökezleyip düştüklerinde tekrar ayağa kalkar ve sızlanmadan yaşamaya devam ederler.

24-Mutluluğu kovalamazlar, sadece yaşarlar ve mutluluk onları bulur. Cidden nadir bulunan insanlardır, onlar için her gün mükemmeldir.

dostoyevski, insan nasıl olgunlaşır, Olgunlaşmak nedir, resimli mesajlar, suç ve ceza, olgun insan nedir, olgun insan kimdir, olgun insanın özellikleri, olgun insanın vasıfları

POZİTİF HAYAT

13 Ağustos 2021 Cuma / No Comments
hayatı güzelleştirmek, negatif düşünce, negatif zihin, olumsuzluklar, pozitif düşünce, resimli mesajlar, zen metodu nedir, pozitif düşüncenin yararları, mutlu yaşam, mutlu yaşamanın yolları

POZİTİF OLMAK

Negatif bir zihinle,
pozitif bir hayat yaşayamayız.
Hayat olumsuzlukları düşünerek zorlaşır.
Bardağın sürekli boş tarafına bakılmamalı.
Yaşadıklarımıza olumlu yönden bakabilmeliyiz.
Hayatımızı güzelleştirmek için;
Güzel bakmalı, güzel düşünmeli ve
Hayatımızdan lezzet almalıyız.

*
hayatı güzelleştirmek, mutlu yaşam, mutlu yaşamanın yolları, negatif düşünce, negatif zihin, olumsuzluklar, pozitif düşünce, pozitif düşüncenin yararları, resimli mesajlar, zen metodu nedir, 
POZİTİF DÜŞÜNCE VE YARARLARI

Bilinçaltınızı olumlu bir yapıya kavuşturmanın en etkili yolu, önce konuşmalarınızın içinde bulunan ve zararsız gibi görünen olumsuzluk taşıyan çok küçük ifadeleri çıkarıp atmaktır. Sonra da düşüncelerinizi kontrol altına alıp en küçük olumsuzluk düşüncesinden başlayarak büyük olumsuzluk düşüncesine doğru onların önce bilincine varıp vücuttaki ve yüzümüzdeki meydana getirdiği kasılmaları gevşetmek ve onları kaslarımız sayesinde vücudumuzdan akıp gitmesini sağlamaktır. Konuşmalarımızdaki kullandığımız olumsuz sözcükler ve bu sırada aklımızdan geçen olumsuz düşünceler tek başlarına zararsız bile görünseler, bir zaman sonra bilinçaltımızda son derece zararlı etkilere yol açarlar. Bilinçaltımız böylece olumsuz bir tutum alır. Kendi kendine devamlı olumlu sözler söyleyip telkinde bulunan insan zamanla bilinçaltının o yönde çalışmasını sağlar. Bu aynı jimnastik alıştırmaları gibidir. En kötü bir olayı dahi anlatırken ama iyi olacak deyip sonrada o kötü olayın nasıl iyi yanları.

ve etkileri olabileceğini düşünüp söyleyin. Hatta onları bir kağıda yazıp devamlı okuyun. Umut dolu, daima olumlu ve yapıcı eleştiri yapan, ileriye neşe ve ümitle bakan insanlarla ilişki kurun ve sizde öyle bir insan olun. Devamlı üzülen, olumsuz insanların bu huylarını değiştirmeye uğraşın. Bir insan nasıl düşünürse öyle yaşar. Üzüntü, sağlıksız ve yıkıcı bir zihinsel alışkanlık, bir hastalıktır. Üzüntü parça parça yok edilir. Bunun için önce küçük şeylere üzülmeyi bırakınız. Konuşmalarınızdan üzüntü ve korku belirten kelimeleri çıkarınız. “Ben yapamam” cümlesi bir hastalık belirtisidir. Daima ben başarırım, ben yaparım deyin. Günde 20 kez ben yaparım, ben başarırım diye tekrarlayın. İleride otomatik olarak böyle düşünmeye başlayacaksınız. “Ben yapamam’ı değiştirmenin bir başka yolu da kendinize ait bir teknik arayıp bulmanızdır. Eğer yokları düşünürseniz varlara ulaşamazsınız. Eğer gerçekçiyim diye övünüyorsanız ve gerçekçiliğiniz sizi karamsar yapıyorsa siz gerçekçi değil karamsarsınız. İyimser olan insanda beyin endorfin denilen bir hormon salgılar. Bu hormon insanin kendini daha iyi ve mutlu hissetmesini sağlar. Coşkulu yaşayın coşkuyu bulun ve coşku için dua edin kendinize”

MUTLU YAŞAM

Dünya ve kendinizle barışık olmak. Bu görkemli anda hiç bir şey canınızı sıkmaz ne insanlar ne dünya nede KENDİNİZ.

MUTLU YAŞAMIN YOLU

Sırasıyla yapılacaklar:

kendiyle birlikte olmaya boyun eğme
hedef ve istek
inanç
anahtar sözcük
Büyük ben’inize boyun eğin İsteyin hedefinizi gerçekten isteyin. Hedefinizi istemeyi sevin Bilinçaltınıza isteğinize hedefinize hiç kuşkunuz kalmayacak şekilde inanın. Ve uygun anahtarı seçip elektrik düğmesi gibi çalıştırın.

ZEN METODU

Bu yolla yapılacak meditasyonda sırayla şunlar yapılmalı:

"Dizinizi bükerek veya sandalyenin üzerinde dik olarak oturunuz
En azından 15 dakika boyunca içinizdeki nehire konsantre olunuz. Bütün kötü olumsuz duyguları korkuları içinizdeki nehire atıp akıp gitmesini sağlayınız. Bedensel olarak duyduğunuz duyumlar (karnınveya gögsünüzde) nehirden akıp gitsin. Düşüncelerin gelip yanınızdan adeta bir tren gibi geçmesine yardımcı olun. Mümkünse hiç bir şey düşünmeyin. Hiçbir şeye karşı koymayın. Bütün kötü düşünceler sizi yalayıp gitsin. Akan suya baraj olmayın. Yollayın gitsin, aksın gönlünce. Duran su kokar, hastalık yapar. Bentleri kaldırın..."

Bunu günün her anı yapmaya gayret ediniz. Kendinize karşı durmayın. Bunları yaparken uyuklamayın vücudunuzu bilinçli şekilde hissedin.
Vücudunuz sizin mutlu ve huzurlu yaşadığınız evinizdir.

Zen durumunda yakaladığınız uyumu SİZ dahil kimsenin bozmasına izin vermeyin. O UYUMU savunun.

Başka bir yol:

Rahat ve gevşemiş durumda sandalyeye oturun. Vücudunuzun her öğesinin varlığının bilincine varın. Ayak parmaklarınızdan kaslarınıza kadar vücudunuzun her parçasını gevşetin. Bunu yaparken “ayak parmaklarım gevşiyor, ayak bileklerim gevşiyor” diyerek her öğenin bilincine vararak her yerinizi gevşettin.
Zihninizi dalgalı bir su gibi düşünerek yavaş yavaş dalgaları dindirin. Dalgalar gittikçe azalsın, küçülsün ve suyun yüzeyi dümdüz olsun.
Sakinlik ve huzur veren kelimeleri söylemeye başlayın. Huzur, sakinlik, sessizlik, uyum, billur, hoş duygu, gibi bunları yaptığınızda ALFA durumuna geçmiş oldunuz.

Bilinçli bilginiz; bildiğiniz, sözcüklerle anlatabildiğiniz her şeydir. Bilinç altı bilginiz ise sonsuzdur. Bilinçaltı bilginizin çok az bir kısmını hatırlayabilirsiniz, sadece yüksek sesle ifade edebileceğiniz bölümünü. 

HAYATI KENDİNİZE ZEHİR ZİNDAN EDEN YİNE SİZSİNİZ

Acıyı kederi korkuyu kısacası BÖLÜNMEYİ nerede hissediyorsanız vücudunuzda, oradan özür dileyin. Özür diliyorum deyin; özür dileyin kendinizden. Ta ki acı ve kötü duygular kaybolana kadar. Ruhun aynı senin bebeğin gibidir; ona sevgi şefkat göstermeli, onu kollarına alıp korumalısın. Her deneyim belleğinizde depolanmıştır. Bunu bir deneyim fabrikası olarak adlandırabiliriz. Bu fabrikadaki makinelerin çoğu çalışmaz durumdadır. Fakat bu makinalar kullanılmaya kullanılmaya ihmal yüzünden paslanmış körlenmiş zor veya hiç çalışmaz durumdadır. Makineleri eski durumuna getirmek için bir çok deneme, zaman, inanç ve güven gerekecektir. Bu bellek fabrikanızı çalıştırma düğmesi BİRLİKTE kelimesidir. Ona yaptığı bütün işler için yirmi dört saat mesai yaptığı için teşekkür edin. Kendi kendinize cahilim, aptalım, şişmanım derken BEN kelimesini kullanın biz kelimesini kullanmayın GİZLİ BENİNİZİN olanaksızı gerçekleştirme deneyimine güvenin. Korkunun sebebi telaştır. KENDİNİZLE BİRLİKTE OLMADIĞINIZI kabul etmek zorundasınız. Bunu kabul edin ve ben kendimle birlikte değilim değin. Bilinçaltım DUYGULARIMI İRADEMİ ve BİLİNÇSİZ DÜŞÜNCEMİ yönetir. Onu çalıştır ona çalışmadan önce ve çalıştırdıktan sonra gözü kapalı İNANINIZ.

Dıştan gelen ve sizi yıpratan etkenler BÖLÜNMEYE sebep verir. Ama en zararlı bölünme kendi kendimize yarattığımız bölünmedir. Bölünmemek için kötüyü görme, duyma, konuşma. Bölünmenin sebepleri; acılar, kaygılar, korkular, aşırı duyarlılık, öfke, tartışma, tiksinme, tembellik, sorumluluktan kaçma, can sıkıntısı, pişmanlık, kararsızlık, unutkanlık, bir şeyi zamanında yapmamak.

Bir anda kendinizi cesaretli, kendine güvenir, kaygısız, hissettiğiniz anlar olmuştur. Sevinçli ve mutlusunuzdur. Sonra önemsiz, can sıkan bir olayı yada kişiyi düşünür yine canınızı sıkarsınız O güzelim duygular bir anda kaybolurlar. KIM dir sizi mutsuz eden? yine SİZ. Kendi kendinize yine BÖLÜNDÜNÜZ. Bir şeyi yapacağımızı söylüyorsak kendimizden BİZ diye bahsetmeliyiz. Ben diye bahsedersek sadece bilincimizden bahsetmiş oluruz. BEN bir şeyi yapacağım dersiniz. Eğer ben kullanırsanız sadece bilincinizi kastetmiş olursunuz. Aslında ESAS YAPICI BİLİNÇ ALTINIZDIR Bilinciniz değil. Bir şey yapmak isterseniz bilinç altınızdan yardım isteyin. Bilincinizle düşünebilirsiniz hissedebilirsiniz ama bilinçaltınızla isteyebilirsiniz. KENDİME SAYGILIM. KENDİME SAYGI DUYUYORUM.

Bilinçaltına sizden başka sı ulaşamaz onu duyamaz. Bilinçaltı kendini dünyada sizden başka sına anlatamaz. BİLİNÇALTIMLA DAYANIŞMA İÇİNDEYİM. GİDİP GELİN anahtar sözcüğü ile bilinçaltınızı düşünün. Bu sözcük size en iyi dostunuzu kazandıracaktır. Böylece bilinçaltınızla bilinciniz birbirine gidip gelecek ilk dostunuzu böyle kazanacaksınız. Bu sözcük dost kazanmada çok önemlidir. 28 kere birlikte şarkısını söyleyin. Ruhunuzu koşullandırın. Bilinçaltınıza TEŞEKKÜR EDİN. Anahtar sözcüklerle gizli fabrikanızın makinelerini çalıştırabilirsiniz. Bilinçli bir çaba veya yardım olmaksızın bilinç altınız

istediğiniz sonuçları GÖRÜNMEZ ve BİLİNMEZ yollardan elde etmenizi sağlayacaktır.

Akşam yatarken de SİZDEN VE SİZE YAPTIĞIM HATALAR İÇİN ÖZÜR DİLİYORUM BAĞIŞLAYINIZ BENİ YALVARIYORUM deyin.

Bilinçaltınıza şu soruları sorun

Tam olarak ne istiyorum?
Benim için en iyi şey nedir?
Nasıl istiyorum?

Yalnızca bilinçaltımızı kullanarak yaptığımız şeylerde bir mükemmellik ve mükemmelliğe giden bir hal vardır. Bilincimiz ise devamlı bizi eleştirir. Korumaya çalışır. İkaz eder. Bilinç devamlı bilinçaltının işine karışır ve sessiz bilinçaltı devamlı bilinçten azar işitir. Bilincin bilinçaltına bu hareketlerini kontrole aldığımız zaman, bilinçaltını kendi haline bırakıp mükemmellik yaratacağı bir ortam hazırlamış oluruz. Sonuç olarak bilincinizin bilinçaltını olumsuz yönde etkileyecek telkinlerde bulunmasını önlemeli, olumlu telkinleri bilinçaltına göndermeliyiz. Bu durumun farkında olursak, günün her ani bunu uygulayabiliriz. Kendimize bir şeyi mükemmel yaparken birden ama diye başlayarak o mükemmelliği bozmamız tamamen bilincin suçudur. Kendinizi bilinçaltına teslim edin. Olumlu kontrolü elden bırakmayın.
Bilinçaltınıza ne kadar güvenirseniz kendine güven de o kadar artar. Kendine güven için korkuları ve içimizdeki suçluluk duygusunu atmalı bu yönde çaba göstermeliyiz. Bunun için kendimizden yardım isteyin. Bir şeyi iyi yapamadığınızda veya yapmadığınızda suçluluk duymayın. Her gün değişik bir gündür. Bugün belki canınız istemez, iradeniz kuvvetsizdir ama belki bir saat sonra belki yarın ruhsal gücünüz daha fazla olacak ve o işi daha iyi yapacaksınız. Unutmayın bulutlar ne kadar siyah ve sık olursa olsun o bulutların arkasında mutlaka bir parlak güneş vardır. Öyle değil mi? BİRLİKTE ve MUTLU olmak için

Kalbini kin ve nefretten arındır. 
Kendinden niye nefret ediyorsun?
Kafanı üzüntü, korku ve suçluluk duygularından arındır.
Basit bir hayat yaşa
Başkalarından çok az şey bekle, umma, beklentin az olsun. Kendin için iyi olan yaptığın şeyler için kendinden de bir karşılık bekleme. Senin kendin için iyi olana inan ve yap onu ama sonucunda kendinden bir karşılık bekleme.
Başkalarına çok ama çok şey ver. Sakin ama sakın bencil olma. Başkalarına verirsen onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlarsın. Kendini sizin tarafınızdan değerli hisseden insan sizi sever size değer verir. Dolayısıyla sizin kendinize değer vermeniz sağlanmış olur.
Ruhsal gücünü hesaba katarak mümkün olduğu kadar çok ama çok çalış
Yaşamını SEVGİYLE doldur. Verebileceğin en küçük sevgiyi hisset ve ver. Onu alınganlık, küçük hesaplar ve karşılık bekleyerek söndürme.
Başkaları tarafından aranan sevilen bir insan ol. Hepimizin içinde bize devamlı sinyaller gönderen bir aygıt vardır. Bu sinyalleri dikkate alırsak bu sinyaller bizim nasıl mutlu olacağımızı söyler. Bu sinyalleri duymak için kendimize devamlı sorular sormalı, kendimizin ve vücudumuzun iyi bir dinleyicisi olmalıyız. Bu aygıt sağduyumuzdur. Sağduyu bilinçaltının bilinçlendirilmiş bölümüdür.
hayatı güzelleştirmek, negatif düşünce, negatif zihin, olumsuzluklar, pozitif düşünce, resimli mesajlar, zen metodu nedir, pozitif düşüncenin yararları, mutlu yaşam, mutlu yaşamanın yolları

TÖVBE NASIL YAPILIR?

11 Ağustos 2021 Çarşamba / No Comments
cuma mesajları, hayat, resimli mesajlar, resimli sözler, tövbe, tövbe nedir, tövbe nasıl edilir, nasıl tövbe edilir, nasuh tövbesi nedir, tövbenin kabul edildiği nasıl anlaşılır

TÖVBE 

Hayırlı Cumalar 
Hayat kısa.
Tövbe et...
cuma mesajları, hayat, nasıl tövbe edilir, nasuh tövbesi nedir, resimli mesajlar, resimli sözler, tövbe, tövbe nasıl edilir, tövbe nedir, tövbenin kabul edildiği nasıl anlaşılır, tövbe nedir
*
TÖVBE NEDİR?

Bir daha günahı tekrarlamamak niyeti ve gayretiyle tevbe etmeye samimi tevbe denir. Bir tevbenin kabul edilip edilmediğini ancak Allah bilir. 

Nasûh Tövbesi Nedir? 

Nasûh, nush kökünden mübalağa kipidir. Çok öğüt veren demektir. Tövbe, çok öğüt verici olarak nitelendirilmiştir. Yani sahibine, günahı bırakmasını öğütle yen, onu günahtan kurtaran sadık bir tövbe ile tövbe ediniz, Allah’a dönünüz demektir. O halde nasûh tövbesi; hemen günahı terk etmek, geçmişte olanlara pişman olmak, gele cekte günah işlememeye karar vermek ve üzerinde bulunan her hakkı sahibine ödemek demektir. (İbnü’l-Kayyım, Medâricü’s-Sâlikîn, Kahire trs, I, 356.)

Efendimiz (s.a.s.), nasûh tövbesini; “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rucu’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dön memesidir.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/446) şeklinde tanımlamıştır.

Gazalî, nasûh tövbesini tanımlarken şunlara yer vermiştir: “Nasûh tövbesi yapan lar, tövbe edip ölünceye kadar tövbesinde duranlardır. Bunlar geçmişteki eksiklerini tamamlar ve bir daha günaha dönmeyi hatırdan bile geçirmezler, zelle ve sürçmeler müs tesna. İşte tövbede istikamet budur. Günahların sevaplarla değiştirilip hayırlarda müsabaka edenler bu tür tövbe sahipleridir.” (Gazalî, İhyâ, IV, 78.)

cuma mesajları, hayat, resimli mesajlar, resimli sözler, tövbe, tövbe nedir, tövbe nasıl edilir, nasıl tövbe edilir, nasuh tövbesi nedir, tövbenin kabul edildiği nasıl anlaşılır

CAN YÜCEL SÖZLERİ VE ŞİİRLERİ...

5 Temmuz 2021 Pazartesi / No Comments
altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar, aşk şiirleri,

*


altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar

*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*


*



ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

Agaçları Kesmeyin

Düs bir yas dalindan düserse 
Nereye düser hiç düsündünüz mü? 
Yerde bir iz kalmayacak mi izdüsüm? 
Düsen yas dalindan düsünce 
Gözlerinizdedir pinari 
Bir yas bir daldan düsünce 
Kökündedir yasi 
Bir yas düser bir daldan 
Hepimizin ölen arkadasi 
Ve çok eskilere dair bir düsünce

*

Ağıt

Dün gece seyrimde gördüm cerenim. 
Kizlar ne kadar çok seviyorlarmis ki seni 
Mosmor olmus gülyazisi bedenin 

Mosmor olmus gülyazisi bedenin 
Düsmüs sanki erguvanlar içinde 
En genç burcu yildizdan bir kalenin 

En genç burcu yildizdan bir kalenin 
Uçmus sanki uçsuz bir uçuruma 
Gökyüzünün çakir gözlerinden 

Gökyüzünün çakir gözlerinden 
Düsmüs bir damla, bir deniz feneri 
Isinlariyla sile bezlerinin 
Güdüyor çobansiz kalmis tekneleri

*

Al Bir Uzun Hava

Çekirgeydi Rasko'nun elindeki güvercin 
Rasko'da mengeneydi, bu beynimizde kalsin! 
Çekmisler istor diye muhribin dumanini 
Böyle ask, böyle baris, Allah belami versin! 

Bugün kitabim verdim tek pedal matbaaya 
Bu yol beni götürür saglam Selimiye'ye 
Agliyorsam gözyasim iki gözüme dursun 
Vermisim ben canimi al-uzun bir havaya

*

Anayasası İnsanın

Kan yasasi bu insanin: 
Üzümden sarap yapacaksin 
Çakmak tasindan ates 
Ve öpücüklerden insan! 
Can yasasi bu insanin: 
Savaslara yoksulluklara 
Ve binbir belaya karsin 
Ille de yasayacaksin! 
Us yasasi bu insanin: 
Suyu savka döndürüp 
Düsü gerçege çevirip 
Düsmani dost kilacaksin! 
Anayasasi bu insanin 
Emekleyen çocuktan 
Uzayda kosana dek 
Yürürlükte her zaman

*

Aşk Çocuğu

Pencerelerin kenarindan 
Sarkmis tül perdeleri 
Pembe Evin 
Uçup uçup yüz sürüyorlar 
Karsi tepedeki manastirin selvilerine 

Rüzgârla egilip dogruldukça 
Sardunyalar, biberiyeler, 
Hiç korkma 
Karada ölüm yok oglum sana bugün 

Leylekler daldi birden gögün acentasina 
Gidip-gelme almak üzere Güneye hicret 
Sen de gel diyorlar kanatlariyla, 
El salliyorum ben de yattigim yerden 
Leyleklere Leylim-Leylim 
Diye diye 

Günesle karisik bir esinti geçiyor sakagimdan 
Uzatiyorum elimi denizden yeni çikmis senin serinligine,
Gögsümün, karnimin, kasiklarimin, bacaklarimin 
Tüyleri kamasiyor sevinçten 

Uyaniyoruz sonra 
Dizine yatirip beni çingene benlerimi sikiyorsun 
Gümüslü zurnasi dikiliyor havaya çeribasinin 
Isiklar bir bahriye çiftetellisi çaliyor yüzümde 

Hay allah 
Yine tutuldum galiba 
Derken bir ask çocugu doguyor 
Çirpinan denizin karnindan 
Bu siir 

Aglarken gülüyor 
Ve agliyor gülerek 
Tuzlu damlalariyla günesin, 
Sözcükler yanip yanip sönerken 
Körpecik teninde 
Uzaylardan aparttigim yildiz bitleriyle.

*

Ateş İle Su

ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında; 
sevdalanmış onun deli dalgalarına. 
hırçın hırçın kayalara vuruşuna, 
yüreğindeki duruluğa... 
...demiş ki suya: 
gel sevdalım ol, 
hayatıma anlam veren mucizem ol... 

su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa, al demiş; 
yüreğim sana armağan... 
sarılmış ateşle su birbirlerine sıkıca, kopmamacasına. 

zamanla su, buhar olmaya, ateş, kül olmaya başlamış. 
ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı... 
baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de 
yüreğindeki kederi de alıp gitmiş uzak diyarlara su...

ateş kızmış, ateş yakmış ormanları... 
aramış suyu diyarlar boyu, 
günler boyu, geceler boyu 
bir gün gelmiş, suya varmış yolu 
bakmış o duru gözlerine suyun, 
biraz kırgın, biraz hırçın. 
ve o an anlamış; 
aşkın bazen gitmek olduğunu, 
ama gitmenin yitirmek olmadığını. 

ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla. 
işte o zamandan beridir ki: 
ateş sudan, su ateşten kaçar olmuş... 
ateşin yüreğini sadece su, 
suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...

*

Barış İçin

Gözleri görmeyen Esber, 
Dünyayla barisik 
Gözleri açiklar 
Dünyaya kapali, 
Yagmurdereli`yle birlikte 
Savas için, Rusça niyet 
Yani hayir, 
Yagmurdereli`yle birlikte 
Baris için dögüselim, 
Dereler gibi akacak 
Güzelim yagmur 
Rahmet gelecek dünyaya 
Kör gözlerimizden akan 
Baris gelecek dünyaya 
Baris için dögüselim

*

Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın 
Kanatların çırpındığı kadar hafif.. 
Kalbinin attığı kadar canlısın 
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... 
Sevdiklerin kadar iyisin 
Nefret ettiklerin kadar kötü.. 
Ne renk olursa olsun kaşın gözün 
Karşındakinin gördüğüdür rengin.. 
Yaşadıklarını kar sayma: 
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; 

Ne kadar yaşarsan yaşa, 
Sevdiğin kadardır ömrün.. 
Gülebildiğin kadar mutlusun 
Üzülme! bil ki ağladığın kadar güleceksin 
Sakın bitti sanma her şeyi, 

Sevdiğin kadar sevileceksin. 
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer 
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

Bir gün yalan söyleyeceksen eğer 
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. 
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret 
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın 
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın 
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. 
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın 
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. 
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. 

İşte budur hayat! 
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın 
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün 
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun 
Çiçek sulandığı kadar güzeldir 
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli 
Bebek ağladığı kadar bebektir 
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, 
Sevdiğin kadar sevilirsin...





altın sözler, aşk sözleri, can yücel sözleri, can yücel şiirleri, can yücel facebook sözleri, felsefi sözler, resimli mesajlar, resimli resimli sözler, can yücel tweet sözleri, şairler ve yazarlar, aşk şiirleri, 

DİNİ BAYRAMLAR NEDEN KUTLANIR?

27 Nisan 2021 Salı / No Comments
barış, bayramlar, gerçek bayram, hayat, resimli mesajlar, dini bayramlar zaman, dini bayramlarımız, dini bayramlar nelerdir, dini bayramlar neden kutlanır,  zamanı doğru okumak,

BAYRAMLAR

Bayramlar gelir geçer.
Ama kiminle ve nasıl geçtiği önemlidir.
Bayramlar hayatın mola yerleridir.
Küskünler barışır, sevgililer buluşur, 
anılar canlanır, kaybedilenler hatırlanır.
Bayram sevdiklerimizin varlığı ile asıl bayram olur.
Zamanla anlıyor ki insan;
sevdikleri ile geçen her gün bayrammış.

*

Dini bayramlar nelerdir? Ne zamandır? Nasıl kutlanır?

Son zamanlarda sadece tatil olarak anlamlandırılan dini bayramlar hangileri? 
Bu konuya, ‘din ve bayram nedir’ sorusuna cevap vererek başlayalım mı?..

Din; insanları, peygamberler vasıtasıyla gönderilen kitap ve hükümlerle bildirilen gerçekleri benimsemeye ve uygulamaya çağıran Allah tarafından konulmuş bir kanundur. İnsanların yaratıcılarıyla, birbirleriyle ve diğer varlıklarla olan ilişkilerinin belirleyicisidir. İyi ve faydalı şeyler yapmaya yönlendirir, zararlı işlerden de alıkoyar.

Arapça kökenli din sözcüğünün, köken itibariyle ‘yol, hüküm, mükafat’ gibi anlamları vardır. Zaman zaman inanç sözcüğünün yerine de kullanılan farklı kültür, topluluk ve bireylerdeki din kavramı; her çağda, coğrafya ve kültür değerlerine göre yenilenmiş, gelişmiştir.

Bayram, ‘ferah ve sevinç günü’ manasına gelir. Dini bayramlar ise, yeryüzünde yaşayan çeşitli dinlere mensup toplulukların belli bir tarihte, bir veya birkaç gün sevinç gösterileriyle kutladığı günlerdir. Bu bayramlara özel ibadetler vardır.

İslam dininde Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere iki büyük dini bayram vardır.

Ramazan ve Kurban bayramları hicretin (Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçü) ikinci yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Dini bayramlar ulusal bayramlardan farklı olarak ay takvimine göre düzenlendiğinden her yıl bir önceki yıldan 10 gün erkene gelirler. Bayramın ilk gününden önceki güne arefe denir. Ramazan Bayramı, Şevval ayının birinci günü başlar, üç gündür. Kurban Bayramı, Zilhicce ayının 10. günü başlar, dört gündür.

Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca farz olan orucun da sonunu ifade eder. Şeker Bayramı olarak da isimlendirilen Ramazan Bayramı’nın ilk günü, aynı zamanda Şevval ayının birinci günüdür.

Kurban Bayramı, Hz. İbrahim Peygamber döneminden günümüze taşınan bir ibadetin bayramıdır. Bu bayram kurban kesme ibadetinden gelir. Maddi gücü elveren Müslümanlar’ın kestirdiği kurbanın eti, düzenli olarak et yeme şansı bulamayan kişilere dağıtılır. Bu bayram, Müslümanlar arasındaki kardeşlik ve dayanışma duygularını artırır.

Bayramda neler yapılır?

Bayramların ilk sabahı Müslüman erkekler bayram namazı kılar. Bayram boyunca eş, dost, akraba ziyaretlerine gidilerek bayram kutlanır. Bayramlarda bakımlı düzenli olmak adettendir. Çocuklara ailelerin bütçesi elverdiğince yeni kıyafetler alınır.

Çocuklar gruplar halinde kapı kapı dolaşarak şekerleme toplarlar. Bazı büyükler ellerini öpen çocuklara hediye veya harçlık verirler. Evlerin mutfaklarında bayramda gelecek misafirler için çeşit çeşit ikramlıklar hazırlanır.


barış, bayramlar, gerçek bayram, hayat, resimli mesajlar, dini bayramlar zaman, dini bayramlarımız, dini bayramlar nelerdir, dini bayramlar neden kutlanır,  zamanı doğru okumak, 

ALBERT EİNSTEİN

5 Nisan 2021 Pazartesi / No Comments
anştayn, atom, dünya hayatı, dünya neden tehlikelidir, resimli mesajlar, seyirci kalmak, albert einstein kimdir, atomu kim buldu, en zeki insan einstein, einstein hayatı, nobel bilim ödülleri

TEHLİKENİN SEBEBİ SEYİRCİLER Mİ?

Dünya;
kötülük yapanlar değil,
seyirci kalıp hiç bir şey yapmayanlar yüzünden
tehlikeli bir yerdir. 

Albert Einstein 

*

ALBERT EİNSTEİN KİMDİR?

Yirminci yüzyılın en önemli bilim adamlarından, kuramsal fizikçilerinden biri olmasının yanı sıra renkli hayatı, politika ve sosyal hayat hakkındaki görüşleri, zamanına göre sıra dışı sayılabilecek davranışları ve tavırları ile tarihteki en renkli ve dikkat çekici kişiliklerden biri olmayı başarmıştır.

Albert Einstein Hayatı (Okul Hayatı)

Albert Einstein 14 Mart 1879 tarihinde Alman İmparatorluğu’nun Ulm kentinde doğdu.

Albert Einstein hayatının ilk yıllarını ve ilköğrenim çağını ise Münih’de geçirdi.

Geç konuşmaya başlaması, içine kapanık bir yapıya sahip olması ve okula yeni başladığı dönemdeki bazı başarısızlıklar ailesini korkutmuştu.

Aslında okulunda akademik olarak çok başarılı idi. Albert Einstein birinci sınıfı atlamış ve hemen her dönem sınıfında birinci olmuştu.

Ama okuldaki sıkı disiplin ve ezberci zihniyetteki öğrencileri ödüllendiren sistem hoşuna gitmiyordu.

Albert Einstein insanlık tarihinin kayıt altına aldığı en büyük dehalardan biri olacağını bu performansından tahmin etmek çok zor bir iş olarak kabul edilebilir.

Çünkü akademik olarak başarılı olsa da uyumsuz olan pek çok kişi yeteneklerini boşa harcamıştır.

Albert Einstein annesinin isteği ile 6 yaşından 14 yaşına kadar keman dersleri aldı.

Amatör olarak oldukça iyi çaldığı kemanı ile çok beğendiği Mozart’ın sonatlarını ve Beethoven sonatlarını çalmayı seviyordu. 9,5 yaşına kadar okuduğu ve sevmediği Katolik okulundan ayrıldığında ise Luitpold Gymnasium’a başladı ve eğitimini orada sürdürdü.

Albert Einstein burada Antik Yunanca ve Latincenin yanı sıra coğrafya, edebiyat, modern diller ve matematik gibi alanlarda eğitim gördü. Ancak burada da sıkı disiplin nedeniyle sorun yaşıyor ve öğretmenler ile sürekli çatışıyordu.

Ailesinin takip ettiği bir gelenek gereği evlerine yemeğe gelen Max Talmud isimli üniversite öğrencisi Albert Einstein’ın gelişiminde önemli rol oynayan bazı kitaplara ve görüşlere ulaşmasını sağladı.

Immanuel Kant ve Öklid’e ait bazı kitaplar hem ufkunun genişlemesine yardımcı oldu hem de matematik ve mantık alanlarındaki yeteneklerini geliştirmesini sağladı.

Albert Einstein 11 yaşında olduğu dönemde din konusuna da ilgi duydu ve bazı kitaplar okudu.

Ancak bu süre bir yıldan daha az sürdü. Okuduğu bilimsel yayınlar ile dini metinlerin çeliştiğini görünce bu hevesi kırıldı.

Otoriteye karşı takındığı şüpheci tavrının da bu dönemde geliştiğini söylemek yanlış olmayacaktır.

12 yaşında olduğu sırada amcası tarafından getirilen cebir kitabı üzerinde çalıştı ve amcasından çözmek için problemler getirmesini istedi.

Albert Einstein Pisagor teoreminin ispatını bu dönemde yaptı. Sonrasında ise geometri, kalkülüs, diferansiyel ve integral hesaplamaları gibi alanlara yöneldi.

1894 yılında aile şirketleri iflas etti. Bunun üzerine babası ve amcası aileleri ile birlikte İtalya’ya gitmeye karar verdiler.

Liseyi bitirmesine 3 yıl olan Albert Einstein’nın Gymnasium’da okulu bitirmesine karar verildi.

Fakat Münih’te geçirdiği 6 ayın sonunda sinirleri bozuldu ve ikna ettiği aile doktorundan ailesinin yanında kalması gerektiğini gösteren bir sağlık raporu aldı.

Ailesinden habersiz olarak okuldan ayrıldı ve İtalya’ya onların yanına geldi.

Sonraki süreçte ise bir lise terk öğrencisi olarak kalmak istemedi. Ailesine Zürih’te bulunan Federal Politeknik Okulu’na girmek amacıyla ders çalışacağına söz verdi.

Buraya girmek için lise diplomasına ihtiyacı yoktu, kabul sınavını geçmesi yetiyordu. Sınava kadar kaldığı İtalya’da ders çalışmanın yanı sıra müzeleri ve sanat galerilerini gezme fırsatı da buldu.

Albert Einstein 1895 yılında Zürih’e giderek özel izinle girdiği (çünkü 18 yaşında girilebilen okula 16 yaşında girmeyi deniyordu) Politeknik kabul sınavlarında matematik ve fizik alanlarında çok iyi dereceler aldı.

Mühendislik bölümüne başvurduğu okulun diğer bölümlerdeki sınavları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Okul yöneticisi onun bir İsviçre lisesinden diploma almasını ve tekrar başvurmasını önermişti. Bunun üzerine ailesi İsviçre’nin Aarau bölgesinde bulunan bir liseye kaydını yaptırdı.

Açık fikirli yöneticisi, öğrencilerin bağımsız düşünmesini destekleyen öğretim tarzıyla Albert Einstein’a uygun gelen bu okulda geçirdiği süre gençliğinin en rahat yılları olarak görünüyor. 1896’taki final sınavlarını çok yüksek notlarla geçti ve okulu tamamladı.

1896 yılı bir yönü ile daha Albert Einstein için çok önemli bir yıl olmuştu. Alman disiplini ve militarizmi ona ters geliyor, zorunlu askerlik yapmak istemiyordu.

Bu nedenlerle babasına Almanya vatandaşlığından çıkmak ve İsviçre vatandaşı olmak istediğini bildirmişti. Babası başta tereddüt etse de bu fikri onayladı ve gerekli kâğıtları imzaladı.

Albert Einstein 28 Ocak 1896’da resmi olarak Almanya vatandaşlığından çıktı. Ama İsviçre vatandaşlığına kabul edileceği 1901 yılına kadar vatansız kalması gerekecekti.

Albert Einstein Hayatı (Üniversite Hayatı)

Albert Einstein Liseyi bitirdiği 1896’da Politeknik Okulu’nun fizik bölümüne girdi. 18 yaşına 6 ay kala girdiği bu okula yaşını doldurmamış olmasına rağmen kabul edilmişti.

Fakülte üst seviyede eğitim veren ve önemli matematikçiler ve araştırmacıların öğretim üyeliği yaptığı bir kurumdu.

4 senelik okulda sadece 2 dönem sonunda sınava girilmesi gerekiyordu ve yoklama alınmıyordu. Dolayısıyla pek çok öğrenci gibi Albert Einstein da istediği derslere girdi, beğendiği kitapları okudu, arkadaşları ile yaptığı tartışmalara okula ayırdığı vakitten daha çoğunu ayırdı.

Ders notu da tutmamasına rağmen ömür boyu arkadaş kalacağı Marcel Grossman’in tutmuş olduğu ders notlarından faydalanarak sınavlarını geçti. Albert Einstein İlk eşi olan Mileva Marić ile de bu okulda tanıştı.

Albert Einstein daha sonra evleneceği Elsa Loewenthal (Teyzesinin Kızı) Eczacılık bölümünde 1 yıl okumuş ve daha sonra fizik bölümüne geçmişti. Aralarında başlayan ilişki üniversitenin son yılına kadar sürmüştü ve bu dönemde evlenmeye karar verdiler.

Hamile olduğu için okulu bırakan ve 1902’de bir kız çocuğu dünyaya getiren Mileva’nın bu çocuk hakkında net bir bilgi sağlamadığını söylemek gerekir. Öldüğü ya da evlatlık verildiği düşünülmektedir.

Okuldaki üçüncü senesinde Profesör Heinrich Weber tarafından verilen elektroteknik laboratuvarı dersini alan Albert Einstein hocasının ileri fizik konusundaki derslerini beğenmemesi ilerleyen dönemlerde sorun yaratacaktı. Weber üniversitede akademik bir pozisyona yerleşmesine engel olmuştu.

Albert Einstein 1900 yılında okuldan mezun oldu ama üniversitede asistan olarak kalamadı.

Profesörlerini derslere kendi yöntemleriyle çalışması ve derslere katılmaması, başına buyruk tavırlar takınmış olması ile kızdırmıştı. Başka üniversitelere de başvurdu ama istediği sonuca ulaşamadı. İki yıl öğretmenlik türünde bir iş aradı ama bulamadı.

Sonunda bir tanıdık vasıtası ile Bern Patent Ofisi’nde asistan müfettiş olarak iş buldu. Burada elektromanyetik cihazları incelerken ışığın doğası ve uzay-zaman ilişkisi gibi konularda yaratıcı sonuçlara varmıştı. 1903 yılında ise üniversitedeki sevgilisi Mileva yanına geldi ve çift evlendi.

Bu evlilikten iki oğlu dünyaya geldi. 1912’de yaşadığı bir ilişki sonucu evliliği bozuldu, 1914 yılında eşiyle ayrı yaşamaya başladılar.

1919 yılında ise boşandılar. 1905 yılı annus mirabillis yani mucizevi yıl olarak anılan bir yıl oldu. Albert Einstein özel görelilik kuramının da içinde olduğu dört önemli makale yayınladı ve fizik dünyasında adeta depreme neden oldu.

Albert Einstein teorileri bu dönemde öneminin kavrandığı teoriler oldu ve kendisine bir bilim adamı olarak saygı gösterilmeye başlanılan yıl 1905 yılı oldu dersek yanlış olamayacaktır.  

Albert Einstein Hayatı (İş ve Evlilik)

Albert Einstein 1908 yılında ise ünlü bir bilim adamı olmuştu ve Bern Üniversitesinde öğretmen olarak görev yapıyordu. 1909 yılında ise öğretmenlik görevinden ve patent ofisindeki işinden ayrıldı.

1911 yılında profesör oldu. 1914’te yılında döndüğü Almanya’da üniversite ve enstitülerde yöneticilik ve profesörlük yaptı. Albert Einstein 1911 yılında genel görelilik kuramına dayanarak yıldızın başka bir ışığının güneş tarafından kırılacağını hesaplamıştır.

1919’daki güneş tutulmasında doğrulanan ve dünya basını tarafından haberleştirilen bu olay tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır.

Albert Einstein 1921 yılında aldığı Nobel Fizik Ödülü’ne ise fotoelektrik etkisini açıklaması nedeniyle layık görülmüştü. Görelilik kuramı o dönemde hala kuşku ile karşılandığı için fazla söz konusu olmamıştı.

Albert Einstein 1919 yılında boşandıktan birkaç ay sonra ikinci evliliğini yaptı.

Bu evliliği ilk evliliğinin bitmesine neden olan ilişkiyi yaşadığı teyzesinin kızı Elsa Einstein ile yapmıştı. Çocukları olmayan çift ABD’ye gidene kadar Berlin’de yaşadı.

Albert Einstein 1933 yılında Amerikan üniversitelerini ziyaret ederken Alman Hükümeti’nin Yahudileri tüm resmi makamlardan men ettiğini öğrendi.

Yakılan kitaplar arasında kendi kitapları da bulunuyordu. Avrupa’ya döndüğünde birkaç ay Belçika’da kaldı, kısa süreliğine İngiltere’ye geçti ve aynı yıl ABD’ye göç etmeye karar verdi. 1956 yılında ölene kadar Princeton, New Jersey’de, Institute for Advanced Study’de çalışmaya devam etti.

Albert Einstein Atom Bombası 

Manhattan projesi ise Leo Szilard ve bir grup bilim adamının Almanların atom bombası yapma tehlikesine dikkat çekmesine rağmen önemsenmemeleri nedeniyle başlayan bir maceraydı.

Albert Einstein bu iddiayı destekleyen ve bu konuda araştırmalar yapılmasını öneren mektubunu Roosvelt’e yolladı ve bazı buluşmalar yaptı. Sonucunda ise ABD atom bombası yapma yarışına girdi ve Dünya Savaşı bitmeden hedefine ulaşan tek ülke oldu.

Albert Einstein Ne Zaman Öldü

Albert Einstein 76 yaşında, 18 Nisan 1955’te iç kanama geçiren Albert Einstein Amerikanın New Jersey eyaletinde aynı gece hayatını kaybetti.

Albert Einstein sözleri

Albert Einstein sözleri ile de dünyaya damgasını vurmuş önemli bir figür olarak görünüyor. Yani sadece bilim adamı yönü ile değil, filozof ve düşünür olarak da öne çıkan bir kişilik olduğu söylenebilir.


anştayn, atom, dünya hayatı, dünya neden tehlikelidir, resimli mesajlar, seyirci kalmak, albert einstein kimdir, atomu kim buldu, en zeki insan einstein, einstein hayatı, nobel bilim ödülleri
ahiret hayatı, albert einstein, anştayn, atom, dünya hayatı, dünya neden tehlikelidir, resimli mesajlar, seyirci kalmak, seyirciler, tehlike,