Yazı Duyurusu

Menu

Browsing "Older Posts"

Browsing Category "resimli sözler"

İFTARA NEDİR?

22 Ekim 2020 Perşembe / No Comments
gök ehli, iftara, resimli mesajlar, resimli sözler, suç ve ceza, iftira nedir, iftiranın cezası nedir, islamda iftiranın yeri, ifk hadisesi, hz aişeye iftira olayı, iftiranın dindeki yeri, en çok kimin düşmanı vardır

İFTİRA 

Kötülük etmeyen temiz bir kimseye
iftirada bulunmak;
göklerden daha ağır bir suçtur.

*

İFTİRA NEDİR?

Sual: 

Yalan ve iftiranın dindeki yeri nedir?

CEVAP:

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:

'Yalan söylemek ve iftira etmek haramdır, sakınmak lazımdır. Bu iki fenalık, her dinde de haram idi. Cezaları çok ağırdır.' (C.3, m.34)

'İftira büyük günahtır ve çok fenadır. Bunda yalan söylemek de vardır ki, yalan, her dinde haramdır. İftirada bir mümini incitmek de vardır ki, bu da, başkaca haramdır. Bunlardan başka, iftira etmek, yeryüzünde fesat çıkarmaya, ortalığı karıştırmaya sebep olur ki, bu da haramdır.' (C.3, m.41)

'Müslümanlara suizan, zulüm etmek, mallarını gasp etmek gibi ve haset, iftira ve yalan söylemek ve gıybet etmek gibi haramdır.' Hadika

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: 

"Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehenneme sokar." Ebu Davud

"Bir müminde her haslet bulunabilir. Ancak hıyanet ve yalan bulunamaz." İbni Ebi Şeybe 

"Yalan, münafıklıktan bir kapıdır." İbni Adiy

En çok düşmanı olan kimdir? 

En çok düşmanı olan Allahü teâlâdır! 

Bir gün Musa aleyhisselam, insanların konuşmalarından bıkmış, "Ya Rabbi, n'olur bu insanlar benim hakkımda konuşmasın" diye dua etmiş. 

Allahü teâlâ buyurmuş ki:

"Ya Musa, senin istediğin o şeyi ben, kendim için bile yapmadım. Görmüyor musun, duymuyor musun, Benim hakkımda neler konuşuyorlar."

Peygamber efendimiz Allah’ın habibi idi, âlemlere rahmet idi. İnsanları Cennete davet için, Cehennemden sakındırmak için en acı sıkıntıları çekti. Ona akla hayale gelmeyecek iftiraları yaptılar, hâşâ, sihirbaz dediler, hâşâ, mecnun dediler, hâşâ, şair dediler, hâşâ, hanımı Âişe validemize iftira ettiler, çok eziyet ettiler, yollarına dikenler döşediler. Allah’ın Habibi ile savaştılar. Halbuki O rahmet-i ilahi idi, insanlar yanmasın diye adeta çırpınıyordu. 

"Bilmiyorlar, bilselerdi yapmazlardı" buyuruyordu. 

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: 

"Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehennemde bırakır." Ebu Davud

Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki: 

"Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlardır. İşte onlar, yalancıların tâ kendileridir." Nahl 105

İkinci binin müceddidi, hadis-i şerifle müjdelenen imam-ı Rabbani hazretlerine yaptıkları eziyet diğer iftiraların yanı sıra ne dediler biliyor musunuz, Serhend cahili dediler, bu isimle de yazılar yazıp dağıttılar. 

Resulullahın vârislerinin istisnasız hepsi de aynı eziyet ve sıkıntılarla karşılaşmışlar, çeşitli iftiralara maruz kalmışlardır. Hatta ibni Âbidin hazretleri, hocası Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerine yapılan iftiralara dayanamayıp, iftiracılara ve onlara inananlara bir reddiye risalesi yazdı. Bu risaleye de Sell-ül-Hüsâmü'l-Hindi li-Nusreti Mevlana Şeyh Halid Nakşibendi ismini verdi.

İmam-ı Gazali hazretleri de iftiralara maruz kalan büyüklerdendir. Felsefeciler ve bid’at ehli olanlar hâlâ bu büyük imama iftiralarına devam etmektedirler. 

Kim Muhammed aleyhisselama çok benzerse o derece, bu sıkıntılar, bu iftiralar başına gelir. Bunlar, bu yolun şanındandır. Eden kendine eder. Allahü teâlâ kimi azaba atmak isterse büyüklerin üstüne salar, yani o insanlar büyüklere dil uzatır. Yaradılışında said olanlar kesinlikle büyüklere dil uzatmazlar. Başka günahları olabilir ama büyüklere dil uzatmazlar.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: 

Şeyh-ul-islam Abdüllah-i Ensâri Hirevi, "Ya Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor" buyuruyor. Bu büyüklere düşmanlık etmek, sonsuz ölüme sürükleyen bir zehirdir. Onları incitmek, sonsuz felaketlere sebep olur. Allahü teâlâ bu belaya düşmekten korusun! Şeyh-ul-islam yine buyurdu ki, "Ya Rabbi, her kimi felakete düşürmek istersen, onu bizim üzerimize atarsın." (m.106)

Peygamberlerden başka herkes günah işler. Allahü teâlâ sevdiği kullarının günahlarının cezasını ahirete bırakmaz. Çünkü günah suçtur. Karşılığı cezadır. 

Dünyada üç sıkıntı verir:

1- Hastalık verir. Sabrederse affeder. Sebeplere yapışmak ve geleni Allah’tan bilmek lazımdır. Ve ne maksatla geldiğini bilerek şükretmeli.

2- Günahların affı için ikinci yol maddi sıkıntıdır. Borçlu olmaktır. Borçlarını ödemek için çekilen sıkıntılardır. Bu da günahların affına sebeptir.

3- İnsanların yalan ve dedikodu ve iftiralarıyla haksız olarak iftiraya uğramaktır.

İftiranın Cezası:

Sual: Hazret-i Âişe validemize iftira yapılınca, âyet-i kerime inmişti. Bu âyet-i kerimeye göre iftira edenler cezalandırıldı mı?

CEVAP:

Evet, iki erkekle bir kadına kazf haddi yapıldı. Ebu Davud

Kazf haddi: Kazf, fırlatmak, atmak demektir. İslamiyet’te muhsan olan [evli olan namuslu] erkek veya kadına zina lafı atmak olup, büyük günahtır. Kazf edilen kimsenin istemesiyle, kazf edene had vurulur.

Sabır nedir? sayfamız için tıklayınız...
Yalan nedir? sayfamız için tıklayınız...

gök ehli, iftara, resimli mesajlar, resimli sözler, suç ve ceza, iftira nedir, iftiranın cezası nedir, islamda iftiranın yeri, ifk hadisesi, hz aişeye iftira olayı, iftiranın dindeki yeri, en çok kimin düşmanı vardır

ÇERKES ATASÖZLERİ

23 Eylül 2020 Çarşamba / No Comments
atasözü, çerkezler, kafkas, kafkas kartalı, resimli mesajlar, resimli sözler,  çerkez atasözleri, atasözü çerkez,
kafkas,çerkesler,resimli mesajlar,resimli sözler,kafkas kartalı,atasözü,çerkes atasözleri,atasözü çerkes,şeyh şamil,hacı murat,atasözleri
Seni evinin avlusuna kadar
uğurlamayanın, evine gitme...

*

ÇERKEZ ATASÖZLERİ


* Aklı olmayan fakirdir. 
* Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez.
* Akıl malın en kıymetlisidir. 
* Ağızdan çıkan söz namludan çıkan kurşun gibidir. 
* Atın başı geçtikten sonra kuyruğundan yakalamağa kalkma. 
* Atı kaybolanın kulağından at sesi gitmez. 
* Açlık korkağıda yiğit yapar. 
* Aslanı terbiye ederler,kaplanı uslandırırlar. 
* Atına binince düşman,inince dost gibi davran.
* Atına dostun gibi bak, düşmanın gibi bin.
* Az çoğun aracısıdır.

B

* Biçmesini bilmeyenin orağı kördür.
* Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz.
* Bilmediğini söyleme,söylediğini inkar etme.
* Bir kere tökezleyen şaşı,iki kere tökezleyen kördür.
* Belayı arayıp takılma,sana takılmışsa korkma.
* Beşiği yapılıp mezarı kazılmayan yoktur.
* Bir kıvılcım bütün köyü yakar.
* Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.

C

* Candan önce onur gelir.

Ç

* Çoban kötü olursa koyunları kuzgun dahi götürür.
* Çığ'ı bir küçük serçe harekete geçirir.
* Çağırana, seni öldürecek isede git.
* Çerkeslerin en fakiri dahi konuk sahibidir.

D

* Dil safradan acı,baldan tatlı,kılıçtan da keskindir.
* Delinin bey'i olmaktansa akıllının kölesi olmak daha iyidir
* Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir.
* Deriyi yüzsende gönüldekini alamazsın.
* Düşünüp konuş, bakınıp otur.

E

* Ecel insanın koynunda yatar.
* Ecel ne acele eder, nede gecikir.
* Eceli arama. O seni bulur.
* Eski dostunla yaptığın gizli işi yeni dostuna güvenip söyleme.
* Eski yolu ve eski dostu terketme.
* Evinde kendini eğit,topluma öyle gir.
* Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme.
* Evsahibi misafirin hizmetkarıdır.
* Eşek köpege ot vermiş köpek eşege et ikiside aç kalmiş.

F

* Fakirin dünyası sonbahar gibidir.

G

* Gönül yaşlanmaz.
* Geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.
* Genç geleceği ümid ederek yaşlanır,yaşlı geçmişi hayal ederek ölür.
* Gözün beğendiğini kalp de beğenir.
* Günde bir kere babasının huyu oğlunda görülür.
* Güzel söylersen güzel cevap alırsın.
* Güzel; iyi olandır.
* Güzeli güzelleştiren huyudur.

H

* Hediye değil,sevgi değerlidir.
* Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez.

İ

* İp uzunsa,söz kısaysa makbuldür.
* İlim ile sanatın fazlası olmaz.
* İhtiyar kimse çocuk gibidir.
* İyi at iyi arkadaş gibidir.
* İyi gördüğünü söyler,kötü verdiğini.
* İyi komşu kardeş sayılır.
* İyi komşu uzaktaki akrabadan öncedir.
* İyi yaşlı olmayan yerde iyi genç olmaz.
* İyilik kötülüğü öldürür.
* İyiyi bilmiyorsan değerli olanı seç.

K

* Konuşana değil bilene bak.
* Kuşu yükselten kanat,İnsanı yükselten akıldır.
* Kitap ilmin anahtarıdır.
* Kibirlenmek deli işidir.
* Kadından utanmayanda yüz yoktur.
* Kadının el mahareti aklını gösterir.
* Kadının olduğu yerde kılıç çekilmez.
* Kafa bomboşsa ayağa yazık olur.
* Kalbinde iyilik olmayana iyilik gelmez.
* Kalp kalbe karşıdır.
* Kıskanç insan gizli düşmandır.
* Kısmet gelecek olursa yün iplik getirir,gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz.
* Kıtlık akrabayı unutturur.
* Komşuya değer vermeyen kendini değersiz kılar.
* Kötü yoldaş kötü silah gibidir.
* Kötülük yapıp iyilik bekleme.

M

* Maharetle bilgi kardeştirler.
* Mezartaşı kaybolur, şarkı kaybolmaz.
* Misafir her şeyden önde gelir.

Ö

* Öküze iltifat et, at ile kavga...

S

* Sudaki sögüt,bedendeki kalp çürümez.
* Saadet misafir yolcudur. Gelir ve gider.
* Sevgi ateş değildir.Yandığında söndüremezsin.
* Sevgi kuvvetle alınamaz.
* Söylenmeyen şey duyulmaz.
* Su akacağı yolu kendi bulur.

Ş

* Şansı olmayanı, deve üstünde bile köpek ısırır.

U

* Utanması olanın nasibi de vardır.
* Utanması olmayandan daha kıymetsiz yoktur.

Ü

* Ümit atadan kalma mirastır.
* Ümit uzun ömürlüdür.

V

* Vakit altından daha değerlidir.
* Verene ver,vurana sende vur.
* Ver malını ellere, vur dibini yerlere...

Y

* Yanında iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir şey ifade etmez.
* Yaşlımım sözü,gencin aklını yener.
* Yaşlısı olanın kuralları vardır.
* Yaşlısına saygısı olmayanın kendisinede saygısı yoktur.
* Yaşlıya iltifat et gence güvence ver.
* Yaz fıkaranın cennetidir.
* Yiyeceğini kötüleyen kişinin sofrasında yemek yeme.
* Yoldaşın korkaksa ayı ile boğuşma.
* Yüze karşı övgü arkadan yapılan yergi gibidir

Z

* Zora düşen, düşmanın da olsa yardım et!



atasözü, çerkezler, kafkas, kafkas kartalı, resimli mesajlar, resimli sözler,  çerkez atasözleri, atasözü çerkez, 

HZ.MEVLANA'NIN VASİYETİ

7 Eylül 2020 Pazartesi / No Comments
hz.mevlana, mevlana, mevlananın hayatı, mevlananın sözleri, mevlananın vasiyeti, resimli mesaj, resimli sözler,

VASİYET

Size;

-Gizlide ve açıkta Allah’tan korkmayı, 
-Az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, 
-İsyan ve günahları terk etmeyi, 
-Oruç tutmayı, 
-Namaza devam etmeyi,
-Sürekli olarak şehveti terk etmeyi, 
-Bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, 
-Aptal ve cahillerle oturmamayı, 
-Güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum. 

İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. 
Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.

"Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir"



hz.mevlana, mevlana, mevlananın hayatı, mevlananın sözleri, mevlananın vasiyeti, resimli mesaj, resimli sözler, mevlana sözleri, vasiyet

HZ.MEVLANA'NIN HAYATI

/ No Comments
hz. mevlana, mevlana, mevlananın hayatı, mevlananın sözleri, resimli mesajlar, resimli sözler, mevlana kimdir, mevlana nerede doğdu, mevlana nerede yaşadı, şemsi tebrizi mevlana

MEVLANA KİMDİR?

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur.

Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

     Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı.

     Mevlana dervisler Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır.

     Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler.

     1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi.

     Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi.

     Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini mevlana celaleddin rumimuhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler.

     Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

     Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu.

     Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü.

     Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar.

      Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını Mevlâna'nın vasiyeti üzerine Sadreddin Konevî kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevî çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine, Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Sıraceddin kıldırdı.

     Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

hz. mevlana, mevlana, mevlana kimdir, mevlana nerede doğdu, mevlana nerede yaşadı, mevlananın hayatı, mevlananın sözleri, ödev notları, resimli sözler, şemsi tebrizi mevlana, 

MUTLULUĞA GİDEN YOL

27 Ağustos 2020 Perşembe / No Comments
alın yazısı, asıl mesele, büyütmek, kaç kilometre var, kolaylıklar, menzil, mesafe ne kadar, mesafeler, mutluluk, resimli mesajlar, resimli sözler, tabela, utansın, yazmak, yol, yolculuk,

MUTLULUĞA HANGİ YOLDAN GİDİLİR?

Hiç bir tabela yazmaz,
mutluluğa kaç kilometre kaldığını.
Yine de yola çıkmak gerek, belki bizi bekliyordur.
Yola çıkmaktır asıl mesele.
Yola çıkınca düzleşir ve kolaylaşır belki de. 
Gözümüzde büyüttüklerimiz küçülüverir.
Bilinmeyen tek şey mesafedir.
Mesafeler de bakarsın kısalıverir.
Yola çıkmaktır asıl mesele.
Belki hemen yanıbaşımızdadır mutluluk.
Hemen şu tepenin ardında.
İlk virajı dönünce belki.
Belki de ilk uğrayacağın yerdedir.
Dağların tepesine bakarak yürüyen zirveye ulaşamaz.
Zirveye ulaşmanın yolu ilk adımı atıp, ikinci adım, 
üçüncü adım ve diğer adımları atmaktan geçer.
Adım adım küçülür tepeler, dağlar...
Sen çık yola da.
Menzile varmayan yollar utansın...acr


alın yazısı, asıl mesele,hedef büyütmek, kaç kilometre var, kolaylıklar, menzil, mesafe ne kadar, mesafeler, mutluluk, resimli sözler, tabela, utansın, yazı yazmak, yol, yolculuk, altın sözler

ŞARKI SÖZLERİ / BARIŞ MANÇO

1 Haziran 2020 Pazartesi / No Comments
barış manço şarkıları, boşluk, şarkı sözleri, barış manço şarkı sözleri, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yiğit, yoksul,
barış manço şarkı sözleri, barış manço şarkıları, boşluk, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, şarkı sözleri, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yoksul, 
YAZ DOSTUM

Güzel sevmeyene adam denir mi?
Selam almayana yiğit denir mi?
Alt üstü beş metrelik bez için,
Boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?
*
Yoksul görsen besle kaymak bal ile,
Garipleri giydir ipek şal ile,
Öksüz görsen sar kanadın kolunu,
Kimse göçmez bu dünyadan mal ile...

Barış Manço

*

ABBAS YOLCU

Denizlerde okyanuslarda
Dalgalarin koynunda
Bir ömür tükettikten sonra
Su icip bogulmak varsa

Cöllerde kizgin kumlarda
Karli buzlu daglarda
Bir ömür tükettikten sonra
Cukurda kaybolmak varsa

Korkunun ecele faydasi yok
Bu kosusma niye
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Tas üstüne tas koya koya
Yarattigin dünyanin
Cöktügünü görmek bir yana
Birde altinda kalmak var ya

Korkunun ecele faydsi yok
Bu kosusma niye?
Abbas yolcu soran yok
Yolculuk nereye
Kim kaldi geriye

Sana uzatilan elleri
Görmek istemesen de
Bir gün o eller üstünde
Bu dünyadan göcmek var ya...

*

AĞLAMA DEĞMEZ HAYAT

Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana
Rüya gibi her hatıra her yaşantı bana
Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana
Ne bulduysa kaybetti gönül aşktan yana

Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına

Her damla yaş oyuk oyuk iz bırakır kalbimde
Her damla yaş oyuk oyuk iz bırakır kalbimde
Hayat şarap gibidir keder de var neşe de
Hayat şarap gibidir keder de var neşe de

Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kısa
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına
Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına

*

ALLA BENİ PULLA BENİ

Alla beni pulla beni
Al koynuna yar
Gözüm senden baskasını görmez oldu yar
Gönlüm senden birşey ister nasıl desem yar

Senin için dağları deler
Yol açarım yar
Senin için denizleri kuruturum yar
Senin için gök kubbeyi
Yerlere çalarım yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

Dağlar taşlar uçan kuşlar senin olsun yar
Deniz derya gökler hep yerinde dursun yar
Gönlüm senden bir şey ister nasıl desem yar
Alla beni pulla beni al koynuna yar

Saçlarına yıldızlardan taç yapayım yar
Bir nefeste güneşleri söndüreyim yar
Çıra gibi uğrunda ben yanayım yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

Yıldızlar yerinde güzel bırak dursun yar
Saçlarımı ellerinle okşa yeter yar
Gönlüm senden bir şey ister nasıl desem yar

Rüzgar olup ince beline sarılayım yar
Çimen olup ayağına serileyim yar
Sürme olup gözlerine sürüleyim yar
Canım iste canım bile sana kurban yar

*

AYI

Bugün hava güzel dedim ki hanıma
Haydi kalk giyin de çıkalım biraz
Bak cıvıl cıvıl kuşlar uçuyor
Dalları basmış erikle kiraz

Çoluk çocuk cümbür cemaat
Piknik yapalım ne dersiniz ha?
Ev halkı uçtu yihhu aslan baba sen çok yaşa

Yolda düşündüm bizim çocuklar tanımıyorlar hayvanları
Bir hayli garibime gitti doğrusu bir baba olarak verdim kararı
Anında bir ters U dönüş, doğru hayvanat bahçesine
Biliyoruz ayıp oldu hakim bey ama zar zor girebildik içeriye

Bak evladım buna ayı derler
Ormandan inip şehre gelirler
Ağır mağır hantaldır ama
Armudun iyisini ayılar yerler

Evet babacım ona ayı derler
Ayılar bizleri çok severler
Ağır mağır hantaldır ama
Armudun iyisini ayılar yerler

Seninde canın günün birinde
Armudun iyisini yemek isterse
Sakın ha aman manava gidip te
Armutları tek tek elleme

Adamın kafası bir atarsa
Bayramlık ağzını bir açarsa
Sana neler der biliyor musun
Mahalle duyar rezil olursun

A de bakayım -A- bi de Y de -Y- şimdi bi de I -I-
Oku bakayım AYI oku bakayım AYI
Maksat çoluk çoçuk öğrensin hayatın çetin yollarını
Kaptırmasınlar kimseye kafalarını ve kollarını
Hani baba olarak vazifemiz tabi uyandırıp ikaz etmek
Uzunlar yanmıyor hakim bey kısa yoldan anlatmak gerek

Hayvan sevgisi tabiki lazım ama herşey karşılıklı
Ben seni seveyim sende beni say ki bozulmasın ağzımızın tadı
Armudun iyisini zaten o yer bir eli yağda ötekisi balda
Buramıza geldi artık hakim bey takdir sizden birazda ite kaka

A de bakayım -A- bi de Y de -Y- şimdi bi de I -I-
Oku bakayım AYI oku bakayım AYI

*

BUGÜN BAYRAM

Sen gittin gideli
İçimde öyle bir sızı var ki
Yalnız sen anlarsın
Sen şimdi uzakta
Cennette meleklerle
Bizi düşler ağlarsın

Bugün bayram
Erken kalkın çocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi

Sen yaz geceleri
Yıldızlar içinden ara sıra
Bize göz kırparsın
Sen soğuk günlerde
Kalbimi ısıtan en sıcak anımsın

Bugün bayram
Erken kalkın cocuklar
Giyelim en güzel giysileri
Elimizde taze kır çiçekleri
Üzmeyelim bugün annemizi

Bugün bayram
Çabuk olun çocuklar
Annemiz bugün bizi bekler
Bayramlarda hüzünlenir melekler
Gönül alır bu güzel çiçekler

*

DÖNENCE

Dün çoktan döndü buralarda
Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum
Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor
Görüyorum dönence
Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor
Biliyorum dönence
Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes
Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor
Duyuyorum dönence

Duyuyorum biliyorum görüyorum dönence
Dönence gün dönende dönence
Bir gün gelecek dönence biliyorum

*

GAMZEDEYİM DEVA BULMAM

Hey heeeeeeeeeeeeeey! Heeeeeeeeeeeeeeeeeyyyy Heeeeeeey heeey hey!

Gamzedeyim deva bulmam garibim bir yuva kurmam
Gamzedeyim deva bulmam garibim bir yuva kurmam
Kaderimdir hep çektiğim inlerim hiç reva bulmam
Kaderimdir hep çektiğim inlerim hiç reva bulmam


Hey heeeeeeeeeeeeeey! Heeeeeeeeeeeeeeeeeyyyy Heeeeeeey heeey hey!

Elem beni terk etmiyor hiçte fasıla vermiyor
Nihayetsiz müteakiben doğrusu ömür yetmiyor
Elem beni terk etmiyor hiçte fasıla vermiyor
Nihayetsiz müteakiben doğrusu ömür yetmiyor

*

HALHAL

Halhal, halhal, halhal, halhal, halhal
Akşam olup gün batınca dağlara hüzün çökünce
Lale sümbül boynun eğip kurt kuzuya kem bakınca
Köye döner nazo gelin yavru ceylan gibi kaçar
Seke seke çaydan geçer nazo gelin ayağına takar halhal

Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Ayağında gümüş halhal ince nakış gümüş halhal
Yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçer
Nazo gelin ayağına takar halhal


Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Halhal, halhal, halhal, halhal, halhal

Yedi köyün yiğitleri ağaları ve beyleri
Boş yere durmuş beklerler yaralıdır yürekleri
Gitti gelmez nazo gelin yavru ceylan gibi kaçar
Seke seke çaydan geçer nazo gelin ayağına takar halhal

Bir bakışı canlar yakar gülüşüne cihan değer
Nazo gelin ayağına takar halhal
Ayağında gümüş halhal ince nakış gümüş halhal
Yavru ceylan gibi kaçar seke seke çaydan geçer
Nazo gelin ayağına takar halhal

*

HEMŞEHRİM MEMLEKET NERE?

Kendimi bildim bileli yollarda tükettim koskoca bir ömrü
Bir uçtan bir uca gezdim şu fani dünyayı
Okumuşu, cahili, yoksulu, zengini hiç farkı yok hepsi aynı
Sonunda bende anladım hanyayı Konya'yı

Sanki insanlık pazara çıkmış ekmek aslanın ağzında
Bir sıcak çorba içermisin diyen yok
Dört duvarı ören çatısını kapatıp içten kilitlemiş kapıyı
Bir döşekte sana serelim buyur diyen yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe


Kardeşlik ve eşitlik üzerine uzun uzun nutuklar çekip
Niye senin derin benden koyu diye soran çok
Kaşının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken
Kalan dul ve yetim ne yer ne içer diye soran yok

Barış garibim bulamadı çözümü oturdu etti bunca sözü
Gelin hepberaber anlaşalım diyen yok
Zaten paramparça bölünmüş ve yaşanmaz olmuş dünyamız
Daha fazla kesip bölmeye hiç gerek yok

Tek bir soru hemşerim memleket nire?
Dedim ya yahu bu dünya benim memleket
Hayır anlamadın hemşerim esas memleket nire
Bu dünya benim memleket
Tövbe, tövbe, tövbe

*

KARA SEVDA

Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sığmıyor
O deli dolu neşe dolu kişi ben değilim sanki
Dışarısı buz gibi lapa lapa kar var benim içim yanıyor
Eksi kırk derece soğuk suda bile yüzerim inan ki

Karasevda karasevda dedikleri daha ne olabilir ki
Karasevda karasevda seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyipte geçme sakın gülme halime
Nasıl oldu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

Nasıl anlatsam bilemiyorum gözlerim kararıyor
Tepe taklak oldu dünya sanki
Bütün aşıklar el ele kol kola cıvıl cıvıl geziyor
Bense Nuh'un gemisinde tek başıma gibi inanki

Karasevda karasevda dedikleri daha ne olabilir ki
Karasevda karasevda seni benden kim ayırabilir ki
Çocukça bir aşk deyipte geçme sakın gülme halime
Nasıl oldu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

*

OSMAN

Osman bir deli oğlan onyedisinde
Bir dikili taşı yoktu şu fani dünyada
Osman yoksul Osman garip Osman bir deli oğlan
Osman sahipsiz Osman bir aşık oğlan

Şerife bir güzel kız onbeşinde Şerife ay parçası
Şerife elma yarısı Şerife bey kızı Şerife ağa kızı
Osman kim Şerife kim derler
Derler de araya girerler ağalar beyler

Sana yoksul dediler Osman garip fakir dediler Osman
Ağa kızı nene gerek seni oyuna getirdiler Osman
Gel büyük sözü dinle Osman hani kan kardeştik Osman
O kızı sana yar etmezler gece vakti dellenme Osman
Bırak o silahı yerine Osman silahla mertlik olmaz Osman
Allah'ın verdiği canı almak sana mı kaldı Osman
Destur be tövbe de Osman yüzbin kere tövbe de Osman
Tetik kolay düşer ama Osman dur Osman
Dur çekme Osmaaaaaan

Osman bir deli oğlan onyedisinde
Bir dikili taşı yok derlerdi şu fani dünyada
Dinleyin ağalar dinleyin beyler
Üç günlük dünyada üç kuruşluk mala gönül verenler
Bilesiniz artık Osman'ında dikili bir taşı var
Bir avuç toprağa dikili bir taşı
Bir de ağızdan ağza yayılan yanık bir türküsü var Osman'ın

*

TWİST İN USA

Everybody twist
There twistin in Cleveland In Kansas city too
They're wailin' in Warwood In Pittsburg and St. Louis
So baby get ready I'm gonna twist with you
Eee ohh round and round and up and down we go
Ye ye yeheeee
Make it with the shake it to and so
From Boston to LA
Don't cha know that's twistin USA
They're twistin in New York and old Chicago town
In Hartford and Frisco they all go round and round
They're twistin on Bandstand
So baby don't you put me down
Ahh so now
The Shimmy in Charlotte They Shake in Baltimore
In Detroit and Dallas And down Miami shore
So baby ohh baby
Ohh what A waiting for
Eee ohh round and round and up and down we go
Eee ohh round and round and up and down we go
Ye ye yeheeee
Make it with the shake it to and so
Don't cha know that's twistin USA

*

YOU AND ARE

You and I are just like children
We are always playing games
Even though we love each other
I never said its much the same
If you left me on my own again
Leaving me with so much pain
You hurt me more and more each time

Don't know what I found in you
People ask me all the time
If they knew you like I do
They would't say I'm wasting time
And you left me on my own again
Leaving me with so much pain
You hurt me more and more each time

I don't think we'll ever grow up
As long as you are there
I don't think we'll ever grow up
As long as you are there
You know
You and I are just like children yes
You and I are just like children
Just as long as you are there...


barış manço şarkıları, boşluk, şarkı sözleri, barış manço şarkı sözleri, ingilizce şarkı sözleri barış manço, resimli sözler, selam, şal, yaz dostum şarkı sözleri, yetim, yiğit, yoksul, 

UMUDUNU ASLA KAYBETME!

10 Mart 2020 Salı / No Comments
umut fakirin ekmeği, hayat iksiri, inanç sistemi, resimli sözler, umut ile ilgili atasözleri, ümit ile ilgili atasözleri, umut ile ilgili atasözleri ve manaları, umutlu sözler, ümit sözleri, ümitli sözler,

UMUT

Umut; fakirin ekmeği.
Umut; hayat iksiri.
Umut; geleceğe olan inanç.
Umutla başlayan her şey,
yeterince büyüktür.
Umudunu asla kaybetme...Acer
inanç sistemi, resimli sözler, umut fakirin ekmeği, umut ile ilgili atasözleri, umut ile ilgili atasözleri ve manaları, umutlu sözler, ümit ile ilgili atasözleri, ümit sözleri, ümitli sözler, 
*

Umut ile ilgili atasözleri ve anlamları


Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar.
*
İşi bozulan kişi umutsuzluğa düşmemeli, Tanrı’nın onu daha iyi bir işe kavuşturacağına inanmalıdır.
*
Almadığın hayvanın kuyruğunu tutma.
*
Almayacağın bir şeye alacakmışsın gibi yakın ilgi gösterme, işinde çalıştırmayacağın kimseye çalıştıracakmışsın gibi umut verme.
*
Çiftçinin karnını yarmışlar, kırk tane “gelecek yıl” çıkmış.
*
Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar, o da hep gelecek yıla umut bağlar.
*
Evimiz bezden, ne umarsın bizden.
*
Kendisi yardıma muhtaç olandan yardım beklemek boşuna umutlanmaktır.
*
Gün doğmadan neler doğar.
*
Beklenmedik bir sırada umut verici durumlarla da karşılaşma imkânı vardır.
*
Ölme eşeğim, ölme (yaza yonca bitecek)
*
Umutsuz bir bekleyişi anlatmak için söylenen bir söz.
*
Çıkmadık canda umut var.
*
Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse gereken çabayı harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.
*
Çıkmadık candan umut kesilmez.
*
Elden gitti sandığımız bir şeyle ilgimiz büsbütün kesilmemişse gereken çabayı harcayarak onun elimizde kalmasını sağlayabileceğimizi umabiliriz.
*
Umut, fakirin (garibin) ekmeğidir.
*
Yoksul kişi, hep yakında bolluğa, rahata kavuşma umudu içinde yaşar.


umut fakirin ekmeği, hayat iksiri, inanç sistemi, resimli sözler, umut ile ilgili atasözleri, ümit ile ilgili atasözleri, umut ile ilgili atasözleri ve manaları, umutlu sözler, ümit sözleri, ümitli sözler, 

ULUSLARARASI SAVAŞ HUKUKU

2 Mart 2020 Pazartesi / No Comments
çocuklar ölüyor, dogu guta, doğu guta, duma, halep, imdat, insanlık ölüyor, resimli mesajlar, resimli sözler, savaş hukuku, uluslararası savaş hukuku, savaş hukuku kuralları

SAVAŞ HUKUKU

"Sizi Rabbime şikayet edeceğim." 

Suriyeli Çocuk

*
çocuklar ölüyor, dogu guta, duma, halep, idlip, keşmir, doğu türkistan, resimli sözler, rusya, savaş hukuku, savaş hukuku kuralları, suriye savaşı, uluslararası savaş hukuku, yemen, 

ULUSLARARASI SAVAŞ HUKUKU

Savaş esnasında uyulması gereken kuralların bir uluslararası sözleşme vasıtası ile ilk kez ortaya konuluşu, 22 Ağustos 1864 tarihinde 16 Avrupalı devlet arasında imzalanan “Kara Savaşlarında Yaralı ve Hasta Askerlerin Durumunun İyileştirilmesine Dair Sözleşme” ile olmuş, daha kapsamlı sözleşmeler 1899 ve 1907 yıllarında La Hey de yapılmıştır. Savaş hukukuna ilişkin en kapsamlı sözleşmeler 1949 yılında Cenevre’de imzalanmış ve günümüzde hemen bütün ülkeler sözleşmelere taraf olmuşlardır.

Bu kuralları ihlal edenlerin yargılanması için bir uluslararası mahkeme kurulması fikri ilk defa, 1864 yılındaki sözleşmenin yapılışına öncülük etmiş İsviçreli hümanist Gustav Moynier tarafından 1870’li yılların başında ortaya atılmıştır. Savaş hukuku kurallarını ihlal edenlerin kendi ulusal mahkemelerince yargılanması hukuken mümkün ve yukarıda bahsedilen sözleşmeler gereği zorunlu iken, bir uluslararası mahkemeye olan ihtiyacın her donemde hissedilmesinin temel bir gerekçesi bulunmaktaydı. Devletler savaş kurallarını ihlal eden kendi askerlerini veya üst düzey liderlerini ya hiç yargılamamakta, ya da göstermelik bir şekilde yargılamaktaydılar. Bu temel gerekçe ile, 1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Versailles Antlaşması, Alman imparatoru Kaiser II. Wilhelm ve diğer Alman savaş suçlularının yargılanmasını öngörmüşse de, bu hükümler uygulamaya konulamamıştır.

İkinci Dünya Savaşı’nı takiben önemli Alman ve Japon savaş suçlularını yargılamak için geçici nitelikli de olsalar Nüremberg ve Tokyo mahkemeleri kurulmuş ve her iki ülkenin önde gelen savaş liderleri yargılanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nı takip eden yıllarda, 9 Aralık 1948 tarihinde imzalanan Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme ile birlikte BM Genel Kurulu, Uluslararası Hukuk Komisyonu’ndan (UHK) bu türden suçları işleyenlerin yargılanması için bir uluslararası mahkeme kurulması imkânını araştırmasını istemiştir. Her ne kadar UHK bu tür bir mahkeme kurulmasını mümkün görüp 1951 ve 1953 yıllarında kurucu antlaşma taslakları hazırlamışsa da, özellikle soğuk savaş döneminin yarattığı gergin ortamda mahkemenin kurulması yeterli destek bulamayıp ertelenmiştir. Gerekçe olarak ise, “saldırı suçu” nun tanımının henüz yapılamamış olması gösterilmiştir.

Soğuk Savaş sonrası dönemde, 1990’lı yılların başlarında hem eski Yugoslavya’da hem de Ruanda’da işlenen savaş suçlarının faillerini yargılamak için BM Güvenlik Konseyi tarafından ayrı ayrı geçici iki uluslararası ceza mahkemesi kurulmuş, hem yeni dönemin hem de bu mahkemelerin yarattığı etki ile sürekli bir uluslararası ceza mahkemesi kurulması çalışmaları 1994 yılında yeniden başlatılmıştır. Çalışmalar sonucunda, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran antlaşma 15 Haziran-17 Temmuz 1998 tarihleri arasında, 160 devletin katıldığı ve Roma’da yapılan devletlerarası bir konferans sonucunda 17 Temmuz 1998 tarihinde Roma da 120 devlet tarafından imzalanmıştır. Aralarında ABD, İsrail, Çin, Irak ve Katar’ın da bulunduğu 7 devlet Konferans’ta karşı oy kullanırken 21 devlet çekimser oy kullanmıştır. Mahkemenin kurucu antlaşması 1 Temmuz 2002’de yürürlüğe girmiş, yargıçları 3-7 Şubat 2003 arasında ve başsavcısı 21 Nisan 2003 tarihinde seçildikten sonra Mahkeme çalışmaya başlamıştır.

Mahkemenin yargı yetkisi ulusal mahkemelerin yargı yetkisini tamamlayıcı niteliktedir. Bir başka deyişle, savaş suçu işlediğinden şüphelenilenlerin kendi ulusal mahkemelerince ya hiç yargılanmaması ya da göstermelik (eksik) yargılanmaları durumunda, bu kişilerin üzerinde mahkemenin yargı yetkisi kullanılabilmektedir.

Kısaca özetlemek gerekirse, mahkeme, soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu (121 ve 123. maddelerdeki şartlar oluştuktan 7 yıl sonra) işlediği iddia edilenleri yargılama yetkisine sahiptir. Mahkeme yürürlüğe girdikten sonraki tarihleri kapsamak üzere, taraf devletlerin vatandaşlarının dışında veya taraf devletlerin ülkesinde veya Mahkeme ile antlaşma yapmış ülke topraklarında bu suçları işleyenleri de kapsamaktadır. 18 yargıçtan oluşan Mahkeme’nin yargıçları Mahkeme’ye taraf olan devletler tarafından seçilmektedir.

Mahkeme hakkında genel olarak bahsedilmesi gereken önemli hususlardan birisi de Mahkeme Savcılığı’nın bir kişi hakkında bir soruşturmayı nasıl başlattığıdır. Savcı soruşturmayı üç şekilde başlatabilmektedir: kişi ya da örgütün verdiği bilgiler doğrultusunda kendi elde ettiği deliller üzerine kendi inisiyatifi ile; mahkemeye taraf bir üye devletin talebi ile; BM Güvenlik Konseyi’nin talebi ile. Savcı bütün bilgileri toplar ve daha fazla araştırmaya gerek olup olmadığına karar verir. Şayet devlet söz konusu kişiyi yargılıyor ya da yargılamışsa savcı bir işlem yapmaz. Ancak bu yargılama, göstermelik ise, araştırma ve soruşturma, gerekirse de yargılama yapılır. Güvenlik Konseyi bir kişi ile ilgili 12 ay boyunca soruşturmayı engelleme yetkisine sahiptir.

Uzun bir süreç ve mücadelenin sonucunda ve bu suçları işleyenlerin cezasız kalmasını engelleme umuduyla kurulmuş Mahkeme, gerçekten de son 10 yılda beklentilere ne derece cevap verebilmiştir?

Öncelikle suçluların yargılanması adına neler yapabildiğine bakalım. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yaşanan iç savaşta suç islediği iddia edilenler arasında Kongo Yurtseverler Cephesi’nde üst düzey komutanlarından olan Germain Katanga, Ulusal Bütünlük Cephesi’nin üst düzey komutanlarından Mathieu Ngudjolo Chui ve Thomas Lubanga Dyilo hakkında savcılık tutuklama kararı çıkardı. Daha sonra, Callixte Mbarushimana, Sylvestre Mudacumura ve Bosco Ntaganda hakkında da tutuklama kararı çıkarılmıştır. Bunlardan Thomas Lubanga Dyilo, Germain Katanga, Bosco Ntaganda ve Callixte Mbarushimana yakalanmış ve yargılanmalarına başlanmıştır. Sylvestre Mudacumura ise halen yakalanamamıştır. Mahkeme, Thomas Lubanga Dyilo hakkında 14 Mart 2012 tarihinde kararını vermiş ve Dyola’yı 14 yıl hapis cezasına çarptırmıştır. Yargılananlardan Mathieu Ngudjolo Chui ise 21 Aralık 2012 tarihinde verilen kararla berat etmiş ve serbest bırakılmıştır. 16 Aralık 2011’de verdiği kararla Callixte Mbarushimana hakkındaki suçlamalar Mahkemece reddedilmiş ve serbest bırakılmıştır.

Mahkeme’nin ele aldığı bir diğer çatışma bölgesi Uganda olmuştur. Uganda’daki olaylarla ilgili olarak da dört kişi hakkında (Joseph Kony, Vincent Otti, Okot Odhiambo ve Dominic Ongwen) tutuklama kararı verilmiştir. Bu dört kişiye karşı açılan davalar 2 nolu Yargılama Öncesi Daire önünde bulunmakta. Mahkeme son zamanlarda Tanrının Direniş Ordusu”nun 5 üst düzey üyesi hakkında da tutuklama kararı çıkarmış, bunlardan birisinin öldüğü tespit edilmiş ama diğer dördü halen yakalanamamıştır.

Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki iç savaşta yaşanan ihlallerle ilgili ise Jean-Pierre Bemba Gombo hakkında tutuklama kararı verilmiş, Mahkemeye transfer edilmiş ve yargılama öncesi aşamada dava devam etmektedir.

Sudan’da Darfur’da yaşanan çatışmalardan dolayı ise hakkında tutuklama kararı çıkarılan kişiler Ahmad Harun ve Ali Kushayb tutuklanarak Mahkeme önüne çıkarılmıştır. Daha sonra, çok daha unlu bir figür, Devlet Başkanı Al Bashir hakkında da tutuklama kararı çıkarılmıştır. Ayrıca, Bahar Idriss Abu Garda, Abdallah Banda Abakaer Nourain, Saleh Mohammed Jerbo Jamus ve Abdel Raheem Muhammad Hussein hakkında da tutuklama kararları çıkarılmıştır. Bunlardan Harun, Kushayb, Al Bashir ve Hussein henüz tutuklanıp mahkeme önüne çıkarılabilmiş değildir.

Mahkeme, bezeri şekilde Kenya, Fildişi Sahilleri ve Mali’deki iç savaşlarda da suç islediği iddia edilen kişilerden bazıları hakkında tutuklama kararı çıkarmış ve bu kişilerden bazıları mahkeme önüne çıkarılmıştır.

Su ana kadar Mahkeme neredeyse tamamen Afrika’nın bazı ülkelerindeki çatışmalarda suç islediği iddia edilenlerle ilgili soruşturmalar başlatmıştır ve davalar görülmeye başlanmıştır. Yalnızca son dönemde 26 Şubat 2011’de BM Güvenlik Konseyi’nin oybirliği ile meseleyi Mahkeme’ye havale etmesi üzerine Libya”daki iç çatışmalar Mahkeme’nin gündemine girmiştir. Mahkeme 1 Haziran 2012’de, Muammer Gaddafi, oğlu Saif Gaddafi ve Abdullah Al-Senussi hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır. Muammer Kaddafi’nin ölümü üzerine onunla ilgili tutuklama kararı düşmüş, diğer iki kişi ise halen yakalanamamıştır.

Yine son dönemde Mahkeme Savcılığı, Afganistan, Gürcistan, Gine, Kolombiya, Honduras, Kore veNijerya’daki durumları incelemeye almıştır.

Görüldüğü gibi Mahkeme son on yılda daha ziyade Afrika ülkeleri ile meşgul olmuş gözükmektedir. Bu durumun beklentilerin geriside kaldığını belirtmek mümkündür. Zira, sürekli bir uluslararası ceza mahkemesinden beklenti, yaşanan çatışmalarda suç islemiş kişilerden cezasız kalanların yargılanmasını sağlamaktır. Dünyanın diğer birçok bölgesinde bezeri çatışmalar yaşanmış ve yaşanmakta olmasına rağmen, Mahkeme’nin bu bölgelere nüfuz edemediğini görüyoruz. Avrupa devletleri dâhil 122 ülkenin taraf olduğu Mahkeme, öyle gözüküyor ki büyük devletlerin siyasi desteğini alamayacağı çatımsa bölgelerine nüfuz edememektedir. ABD’nin Mahkemeye taraf olmaması, hatta Mahkeme’ye taraf bazı ülkelerle, ABD’nin kendi askerlerini Mahkemeye teslim etmemeleri için ikili antlaşmalar yapması Mahkeme’nin gücünü azaltan bir unsur olarak gözükmekte. Zira büyük devletlerin desteğini alamayan bir Mahkeme, hakkında yakalama kararı çıkarılmış kişilerin ele geçirilip yargılanmasını sağlayamayacaktır.

Mahkeme’nin etkinliğini artıracak unsurların neler olduğu ancak başka bir incelemenin konusu olacak kadar genişken, yargılamaların sayısının artması Mahkeme’ye olan güvenin ve desteğin artmasına katkı sağlayacaktır. Afganistan, Gürcistan, Gine, Kolombiya, Honduras, Kore ve Nijerya ile ilgili incelemelerin başlatılmış olması umut verici bir işaret olarak algılanabilir.

Yücel ACER

Kaynak:www.uiportal.net



çocuklar ölüyor, dogu guta, doğu guta, duma, halep, imdat, insanlık ölüyor, resimli mesajlar, resimli sözler, savaş hukuku, uluslararası savaş hukuku, savaş hukuku kuralları 

VATAN SEVGİSİ

23 Ocak 2020 Perşembe / No Comments
albayrak, anadolu, atalarımız, ay yıldız, bayrak, vatan borcu, vatan sözleri, vatan nedir, vatan ile ilgili sözler, bedel ödemek, ezan, görevlerimiz, kutsal emanetler, millet, resimli mesajlar, resimli sözler,
albayrak, anadolu, atalarımız, ay yıldız, bayrak, bedel ödemek, ezan, görevlerimiz, kutsal emanetler, resimli mesajlar, resimli sözler, vatan borcu, vatan ile ilgili sözler, vatan nedir, vatan sözleri, 
VATAN İÇİN BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ

Dedelerimiz nasıl bedel ödediyse, 
biz de o bedeli ödemeye hazırız.
Toprak; bedel ödendiğinde Vatan olur,
Bayrak; uğrunda can verilirse Bayrak olur...
Anadolu toprağı Vatan'dır, 
Ay Yıldızlı Al Bayrak ise gerçek Bayrak'tır.
Atalarımız ne pahasına olursa olsun;
Vatan toprağını çiğnetmemiş, 
Bayrağı indirtmemiş ve 
Ezanı dindirtmemiştir.
Emanetler ve Görev torunlarındadır.

*

Vatanla İlgili Sözler

Sizinle düşman olan birini affedebilirsiniz ama vatanınıza düşman olan birini asla affetmeyiniz.
*
Mustafa Kemal Atatürk vatan ile ilgili bir sözünde: “Mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır. “demiştir.
*
Vatan öyle kutsaldır ki onun uğruna ölen sorgusuz sualsiz cennete gidecektir.
*
Bu vatan, bu vatan için kanlarını akıtanlarındır, yüzyıllar boyunca dalgalanan ay yıldızlı bayrak için canlarını verenlerindir.
**
Bugün vatan tehlikede iken rahatı için yatanların, yarın yatacak bir vatanı olmayacaktır.
*
YükseI Türk senin için yüksekIiğin hududu yoktur. İşte paroIa budur. M. Kemal Atatürk
*
Vatan sevgisi farklı görüşteki insanları bir araya getiren en büyük sevgidir.
*
BayrakIarı bayrak yapan, üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda öIen varsa, vatandır. ((Mithat Cemal Kuntay))
*
Bu vatan için savaşan ve bu vatan uğruna şehit düşen, bu vatan var oldukça yaşayacaktır.
*
Benden eyerimi isteyiniz vereyim, atımı isteyiniz vereyim. Fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin veremem. ((Mete Han))
*
Vatan yurdu için çalışan çalışkan ve azimli insanların çabası sayesinde yükselecektir.
*
Vatan sevgisi ilkokulda çocuklarımıza verilmelidir. Bu vatanın nasıl kazanıldığı anlatılmalıdır ki; nasıl bir toprağın üzerinde yaşadığını bilsin.
*
Vatanın taş, kaya da olsa bir karış toprağı verilmez.
*
Dedelerimizin kanları ile alınan vatan, bizlerin canını almadan verilmez.
*
Vatan onu koruyan ve üzerinde yaşayan millet oldukça vatandır.
*
Mehmet Akif Ersoy’un vatanla ilgili sözü çok manidar ve düşündürücü: “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor; bir hilal uğruna, ya rab, ne güneşler batıyor. “
*
Vatan aşkını artırmak için en emin yoI, bir müddet yabancı bir memIekette kaImaktır.(WiIIiam Shenstone)
*
KıIıçIa aIınan vatan, para iIe satıImaz. II. AbdüIhamid
*
Vatanımızı seveIim; orası babaIarımızın da üIkesidir. SchiIIer
*
İnsanın kendi vatanı için yaIan söyIemesi, bir yurtseverIik sanatıdır; buna dipIomasi derIer. Ambrose Bierce
*
Vatan bir miIIetin evidir. Ahmet Mithat
*
Vatan için yaşamak, vatanın terakki ve teaIisine çaIışmak da vatan için öImek kadar şerefIidir. Gerigori Petrof
*
Hayatını vatan yoIunda kaybeden, hiçbir zaman öImez. G. HippeI
*
Dedem koynunda yattıkça benimsin ey güzeI toprak, neIer yapmış bu miIIet, en yakın tarihe bir sor bak. SüIeyman Nazif
*
Vatan sevgisi ahIakta iyiIiği, ahIakta iyiIik de vatan sevgisini meydana getirir. Montesquieu
*
Vatan, çaIışkan insanIarın omuzIarı üstünde yükseIir. Tevfik Fikret
*
Vatana oIan borcunu ödemeden öIen insan bedbahttır. J. FIetcher
*
O da gazi oImak istedi; fakat ona anIatmak gerekti ki şehit oImayı göze aIamayan, gazi oIamazdı. Arif Nihat Asya
*
Toprak, devIetin temeIidir, hiç kimseye veriImez. Mete Han
*
Vatan sevgisi; ruhIarı, kirden kurtaran en kuvvetIi rüzgârdır. Mustafa KemaI Atatürk
*
Vatan, bize kıIıcımızın ekmeğidir. Namık KemaI
*
Bu memIeket tarihte Türk’tü. Bugün de Türk’tür ve ebediyen Türk oIarak kaIacaktır. Atatürk
*
Vatanına sadakatIe hizmet edenin ataIara ihtiyacı yoktur. VoItaire
*
En yüksek vatan ve hayırseverIik, kanunIarı değiştirmek ve müesseseIeri ısIah etmekIe değiI; insanIarın serbestçe kendiIerini ısIah etmeIerine ve kendi kendiIerini yetiştirmeIerine, yardım etmekIe eIde ediIir. SamueI SmiIes
*
Benden eyerimi isteyiniz vereyim, atımı isteyiniz vereyim. Fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin veremem. Mete Han

albayrak, anadolu, atalarımız, ay yıldız, bayrak, vatan borcu, vatan sözleri, vatan nedir, vatan ile ilgili sözler, bedel ödemek, ezan, görevlerimiz, kutsal emanetler, millet, resimli mesajlar, resimli sözler, 

YOL VE YOLDAŞ SÖZLERİ

/ No Comments
aşık veysel sözleri, diken, gitmek sözleri, altın sözler, gül, hayat yolculuğu, necip fazıl kısakürek sözleri, nfk, resimli sözler,  süleyman demirel, uzun ince yol, yol sözleri, yol ile ilgili sözler, yoldaş,
altın sözler, aşık veysel sözleri, gitmek sözleri, gül, hayat yolculuğu, necip fazıl kısakürek sözleri, resimli sözler, süleyman demirel, yol ile ilgili sözler, yol sözleri, yoldaş,
YOL VE YOLDAŞ

'Uzun ince bir yoldayım, 
Gidiyorum gündüz gece,
Bilmiyorum ne haldeyim, 
Gidiyorum gündüz gece'..... Aşık Veysel

*

'Yollar seni gide gide usandım, ayağıma diken battı gül sandım'

*

'Yol O'nun, varlık O'nun gerisi hep angarya' N.F.K

*

'Yollar yürümekle aşınmaz'
'Yol' için çok şeyler yazılmış, çok şeyler söylenmiş.
Ya yolun zorluğundan, yada yoldaşın hal bilmezliğinden olsa gerek.
Çıkılan yolculukta, yol da yoldaş da önemli.
Hayat bir yolculuk ise; 
Yola kiminle çıktığımız ve yolu kiminle tamamladığımıza bakmalı.
Yol da Yoldaş da vefalı ve güvenilir olmalı.
Çünkü yol uzun, zaman kısa, gönül yorgun vesselam...
*
YOL SÖZLERİ

Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu.
Necip Fazıl Kısakürek
*
Yürüdüğün yolu sevmiyorsan, kendine başka bir yol çizmeye başla...Tessa Bailey
*
Küçüklüğünden beri, bir çocuğa hayatın da takip edeceği yolu iyice gösterirseniz, o büyüdükçe bu yoldan sapmaz...S.Smiles
*
Yıldızlara dokunamazsınız! Ama karanlık geceler de onlar size yol gösterir...Ahmet Şerif İzgören
*
Dağ ne kadar yüce olsa, yol onun üstünden geçer...Yunus Emre
*
Eğer daha iyiye giden bir yol varsa,bu en kötüye eksiksiz bir bakışı gerektirir...Thomas Hardy
*
En kısa yol, sarp yollardır...Heinrich İbsen
*
Aydınlık, yol gösterir, eğer göz kamaştırmazsa...Cenap Şahabettin
*
Gideceğin yoldan eminsen, engeller ‘dinlenme noktan’ olmaktan öteye gidemez...Paulo Coelho
*
Vazgeçmek;
Kaybetmek değil, yeniden başlamaktı.
Bazen aydınlığa çıkan tek yol,
Yoldan çıkmaktı...Franz Kafka
*
Yolumuz; ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur...Hacı Bektaşi Veli
*
Nereye gittiğini gerçekten bilen insana dünya kenara çekilip yol verir...Üstün Dökmen
*
Dünyada hiçbir yol, kalple beyin arasındaki kadar uzun değildir...Selma Lagerlöf
*
Aşka yol çizebileceğinizi düşünmeyin, çünkü aşktır size yol gösterecek olan, sizi kendine layık bulursa eğer...Halil Cibran
*
Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz...Bernard Shaw
*
En kısa yol, bilinen yoldur...Napoleon Bonaparte
*
Dünyada hiçbir yol, kalple beyin arasındaki kadar uzun değildir...Selma Lagerlöf
*
Bazı insanlar belayı kendine çekerdi. Bazı insanlar, hayat onlara çok kolay bir yol çizmiş olsa da, her şeyi berbat etmenin bir yolunu bulurdu...Harlan Coben
*
Aralarında bir seçim yapabileceğin yollar yoksa özgürlük nerede kalır?..St.Exupery
*
Yolları en iyi kaplumbağalar bilir, tavşanlara sorma…Halil Cibran
*
Sevdiğin bir varlıkla, nefret ettiğin bir varlığa yol vermek.Nefret ettiğini sevmek..İşte yol vermek budur!..Dostoyevski
*
Aynı yolu beraber yürüdüğümüzü sandığımız insanlar, aslında bize sadece gidecekleri yere kadar eşlik ediyor...Mark Twain
*
Yolcular yanılır, yollar yanılmaz...Aşık Seyrani
*
İnsanların en geç öğrendikleri şeyler, kendi haklarında olanlardır. Yolla ölçülür bazı şeyler, yaşla değil. Yol dedikleri, yalnızca çok yıl yaşamış olmakla alınacak bir şey değildir. Onca yaşa karşın, yolun yarısına bile gelemeyenlere ne demeli?..Murathan Mungan
*
Uzak dediğin, önce içinde birikir insanın; sonrası yalnızca yoldur...Murathan Mungan
*
Yol kimi zaman masallarla bezenir, tıpkı uykunun düşlerle bezendiği gibi; ama menzile ulaşıldığında gözleri açmak gerekir...Amin Maalouf
*
Hiçbir yol, aşılmayacak kadar yüksekten geçmez...Hans Christian Andersen
*
Yolun kısasını bulan herhangi bir kimse, seyahati esnasında bu yoldan geçmek suretiyle faydalanan halka iyilik etmiştir...Jonathan Swift
*
Yola çıkan insan yol üstünde evini yapmaz; göç eden kimse de eşyasını evde bırakmaz...Yusuf Has Hacib





aşık veysel sözleri, diken, gitmek sözleri, altın sözler, gül, hayat yolculuğu, necip fazıl kısakürek sözleri, nfk, resimli sözler,  süleyman demirel, uzun ince yol, yol sözleri, yol ile ilgili sözler, yoldaş,